<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: aa - Son Konular</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/aa</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 21:31:29 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/aa/topics" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Turkan burada "Ol mâhiler ki.."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8903#post-135175</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 00:34:44 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135175@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Bazı kimseler vardır hayatımızda, hep yanımızda yöremizdedirler..</p>
<p>Hep kuşatırlar bizi..<br />
Güneş gibi ısıtır-ışıtırlar kocaman yürekleriyle hep..</p>
<p>Ama hiç fark etmeyiz onları..</p>
<p>Tıpkı güneşin doğuşu gibi..<br />
Nefes aldığımız hava gibi..<br />
Ekmek gibi, su gibi, hiç fark etmeyiz, alışmışızdır..</p>
<p>Ama bir gün..</p>
<p>Bir şekilde kaybederiz onları..</p>
<p>Giderler bizden, hiç dönmemecesine..</p>
<p>İşte o zaman dank eder yüreğimize yoklukları, kalırız bir başımıza..</p>
<p>Karanlıklardayızdır..<br />
Aç, susuz, nefessisizdir, üşür yüreklerimiz..</p>
<p>Fark etmişizdir, ama ne fayda..</p>
<p>“Ol mahiler ki, derya içredir, deryayı bilmezler..”</p>
<p>Bakın etrafınıza..</p>
<p>Varsa sizlerin de böyle güneşleri, uçsuz bucaksız deryaları, kıymetlerini bilin vakit varken..</p>
<p>Henüz sizdeyken onlar..</p>
<p>Yoksa ebedi bir yürek sızısıyla taşıyamazsınız bu ağırlığı..</p>
<p>alıntıdır
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Namaz kılmamak bir kötülük değil bin kötülüktür! (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9009#post-137079</link>
			<pubDate>Wed, 13 Feb 2008 19:48:43 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">137079@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>İş adamı dostlarımdan biri, ziyaretim esnasında bana sordu:</p>
<p>— Hocam, ben çok iyiyim çok iyiyim de, sadece bir kötülüğüm var, namaz kılamıyorum, ne yapayım?</p>
<p>Ona dedim: Bu hâlinle sen hem iyisin, hem de kötüsün. Namaz kılmadığın için vicdan azabı çekiyorsun. Bu iyi olduğunun delilidir. Namaz kılmıyorsun, bu da senin kötü yönündür. Şimdi seni bu kötülükten ve kötü yönünden kurtarmak için bir misal vereceğim:</p>
<p>Duysan ki, Başbakan’dan bir davet gelmiş: “Gebze’de ne kadar iş adamı varsa hepsini falan gün, falan saat Ankara’da, başbakanlıkta görüşmeye bekliyorum.” demiş. Şimdi elini vicdanına koy ve düşün. Acaba Gebze’de bu davete koşmayan bir iş adamı kalır mı? Kalmaz. Neden? Çünkü emir büyük yerden geliyor. Çünkü Başbakanla görüşmek bir şeref.</p>
<p>Şimdi soruyorum: Başbakan’ın davetine koşup Âlemlerin Rabbi ve bütün başbakanların da Rabbi olan Allah’ın davetine koşmayan, bunu şereflerin en büyüğü görmeyen adam, akıllı adam olabilir mi, Vehbi Koç kadar serveti dahi olsa?</p>
<p>Şu halde nefis ve şeytan seni namazdan alıkoymak istedikleri zaman derhal emrin ve davetin nerden geldiğini düşüneceksin. Bu düşünce seni yerinden fırlatacak, elindeki nimetlerin sahibine koşturacak, Onun sevdasıyla seni coşturacak, Ona karşı minnet ve şükran borçlu olduğunu, bunun da ancak namazla mümkün olacağını sana söyleyecektir.</p>
<p>Kaldı ki namaz kılmamak bir kötülük değil, bin kötülüktür. Namaz kılmayan, en büyük kötülüğü önce kendine yapıyor. Çünkü Allah’ın hakkını vermiyor. Allah’ın hakkını vermeyen, başka haklara dikkat edemez. Etse de makbule geçmez. Çünkü namaz kılmadığı için Allah ondan razı olmaz. Namaz kılan insanın meşru her işi ibadet olur, ona sevap kazandırır.</p>
<p>Allah’ı aldattığını ve atlattığını sanan ve namazını kılmayan nefis aslında kendisini aldatmaktadır, haberi yok. </p>
<p>“Harmanımı yeller aldı,<br />
Bir yâr sevdim eller aldı,<br />
Benim benden haberim yok.”</p>
<p>diyen nasıl ihmalkârlığından ve gaşetinden dolayı dizlerini dövüyorsa; ömrünü namazsız geçiren adam da yaptıklarının hiçe gittiğini görünce:</p>
<p>“Eyvah! Sağlığımı yıllar aldı,<br />
Servetimi eller aldı,<br />
Benim benden haberim yok.?</p>
<p>diyecek ve dizlerini dövecektir.</p>
<p>Zaman sel dolaplarını süratle çalıştırıyor, ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor. Her şey elinden çıkmadan çabuk ol, daha fazla zarar etmeden geçmiş namazlarını kaza et ve Yunus’u dinle:</p>
<p>“Ölüm haberi gelmeden,<br />
Ecel yakamız almadan,<br />
Azrail hamle kılmadan,<br />
Gel gidelim Dosta gönül.”</p>
<p>Namaz kılmamakla bütün kötülüklere kapıyı açık tutuyorsunuz, demektir. Çünkü namazı emreden Allah, namazın insanı, bütün kötülüklerden, ahlâksızlığın her çeşidinden bizi koruyacağını açıklıyor.</p>
<p>Dr. Vehbi Karakaş<br />
Sa.Ünv.İla.Fak.Öğrt.Gör.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Dua dostlarımı göremiyorum..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9197#post-140092</link>
			<pubDate>Sat, 16 Feb 2008 20:33:47 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">140092@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Kimler online göremiyorum :) ama görmek istiyorum. :)
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Bir Gencin Tövbesi..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8955#post-136013</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 19:11:12 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">136013@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allahü teâlâ, peygamberi Musa aleyhisselâma hitap edip<br />
" (Ey Musa! Filân mahallede, bizim dostlarımızdan biri vefât etti. Git onun işini gör. Sen gitmezsen, bizim rahmetimiz onun işini görür) buyurdu.<br />
Hazret-i Musa, emir olunduğu mahalleye gitti.<br />
Oradakilere:<br />
-Bu gece, burada, Allahü teâlânın dostlarından biri vefât etti mi? diye sorunca:<br />
-Ey Allahın peygamberi! Allahü teâlânın dostlarından hiç kimse vefât etmedi. Ama, filân evde zamanını kötülüklerle geçiren fâsık bir genç öldü. Fıskının çokluğundan, hiç kimse onu defnetmeye yanaşmıyor, dediler.<br />
Musa aleyhisselâm:<br />
-Ben onu arıyorum, buyurdu. Gösterdiler.<br />
Hazret-i Musa, o eve girdi. Rahmet meleklerini gördü.Ayakta durup, ellerinde rahmet tabakları olup, Allahü teâlânın rahmet ve lütfunu saçıyorlardı.Hazret-i Musa, yalvararak münacaat etti:<br />
-Ey Rabbim! sen buyurdun ki, o''Benim dostumdur.'' İnsanlar ise fâsık olduğuna şahitlik ediyorlar. Hikmeti nedir?<br />
Allahü teâlâ:<br />
(Ey Musa! İnsanların onun için fâsık demeleri doğrudur. Ama, günahından haberleri var, tövbesinden haberleri yok. Benim bu kulum, seher vakti, toprağa yuvarlandı ve tövbe etti. Bizim huzurumuza sığındı. Ben ki, Allah'ım! Onun sözünü ve tövbesini kabul ettim. Ona rahmet ettim ki, bu dergâhın ümitsizlik kapısı olmadığı anlaşılsın!) buyurdu.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Bir Selâtü Selâm..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8959#post-136031</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 19:53:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">136031@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Hasan-i Basrî (r.a.) 'a bir kadın gelerek şöyle demiştir;<br />
"Genç bir kızım vardı,öldü.onu rüyamda görmek istedim ve sana onu rüyamda nasıl göreceğimi bana öğretmen için geldim."dedi<br />
Hasan-i Basrî ona ,kızını rüyasında nasıl görebileceğini anlattı.<br />
o kadın kızını rüyasında gördüğü zaman üzerinde katrandan bir elbise,boynunda zincir ve ayaklarında ise kelepçe vardı.<br />
Kadın bu durumu Hasan-i Basrî'ye habe verdiğinde Hasan-i Basrî çok üzüldü.<br />
bir müddet sonra Hasan-i Basrî bu kızı rüyasında başında bir taç olduğu halde Cennette gördü.<br />
Kız Ona ;"beni tanıdın mı?ben,sana ,beni rüyasında görmek için gelen kadının kızıyım"dedi.<br />
Hasan-i Basrî ona,"sana ne oldu da seni böyle gördü"dediğinde kız;<br />
"adamın biri bizim kabristandan geçerken,Peygamberize(s.a.v.) bir defa salâtü selâm getirdi.kabristanda azap çeken beş yüz elli ölü vardı.sonra şöyle bir nida duyuldu:'Bu ölülerin azabı şu adamın salâtü selâmının hürmetine kaldırılsın."
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "UMUTLU OLUN"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8904#post-135178</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 00:36:29 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135178@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Yaşama küsmeyin eğer hayata küserseniz hayat size aldırmaz…<br />
o yoluna devam eder yolda kalan siz olursunuz üzülen siz olursunuz…<br />
umutsuzluğa düştüğünüzde sahip olduklarımızı düşünün..<br />
Yüce yaratıcının sizlere sunduğu nimetleri düşünün…<br />
Hayat yolunda hep düzlüklerde gideceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz…<br />
İllaki sıkıntılar olacaktır,aslolan bu sıkıntıların sürekli olmayacağını<br />
bilmek, sürekli yokuş tırmanmayacağınızı bilmektir…<br />
Sürekli mutluluk yoktur... umudunuzu yitirmeyin,hayatla elele tutuşarak yolunuza devam edin…<br />
Büyük düşünün,canınızı ruhunuzu kaybetmediğiniz sürece tüm sıkıntılarla mücadele edecek güçte olun ve bunları aşacak ve bunların geçeceği umuduyla yaşayın…<br />
Ve yüce yaratıcıdan sürekli yardım isteyin biricik ve tek olan o güce dayanın…<br />
Paranızı,işinizi,eşinizi,çocuğunuzu kaybedebilirsiniz…ama umudumuzu kaybetmeyin…<br />
Umut insanın en büyük sermayesidir…<br />
Hastane odalarındaki gülücüklerin kaynağıdır umuttur…<br />
Hapishane hücrelerinde çıldırmamanın adıdır umut…<br />
Buğulu pencereden hiç ayrılmayan bir çift gözün beklediğidir umut…<br />
Çilelerle geçen bir gebeliğin doğum anındaki adıdır umut…..<br />
Hayatın tüm çile ve sıkıntılarına dik duruştur umut…<br />
Yaşama bağlanmanın diğer adıdır umut…<br />
bir gün hayatınızda yepyeni sayfaların açılacağının müjdecisidir umut…<br />
hayattaki en büyük ve tükenmez sermayedir umut…
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Biz Neden Melekleri Göremiyoruz !?"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8956#post-136015</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 19:14:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">136015@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>--------------------------------------------------------------------------------</p>
<p>Hacı Bayram veli hazretlerinin geliboluda yaşayan iki kardeş öğrencisi varmış.Bu iki kardeş çok mubarek zatlarmış.Camilerde insanlara vaaz veriyorlarmış.Bir gün küçük kardeş geliboluda büyük bir camide vaaz verirken caminin kapısında abisinin onu tebessüm ederek dinlediğini görmüş.Fakat abisi vaaz bitene kadar kapıda kardeşini tebessüm ederek dinlemiş.İçeri girmemiş.Sohbet bitincede gitmiş.Vaaz veren küçük kardeş koşarak annesinin yanına gitmiş.</p>
<p>---Anne abim camide ben vaaz verirken kapıda beni tebessüm ederek dinledi içeri girmedi.İçeri neden girmediğini ağabeyimden öğrenirmisin acaba bir kusur mu işledim.---</p>
<p>Annesi bunun üzerine büyük oğlunun evine gider.Büyük oğluna olanları anlatır ve neden camiden içeri girmediğini sorar.Oğlu olanları şöyle izah eder.</p>
<p>---Ben kardeşimin mubarek sözlerini dinlemek için camiye gittim.Fakat içeri tam gireceğimde baktım ki caminin içerisinde melekler kanatlarını yaymışlar kardeşimi dinliyorlar.Ben bu manzara karşısında ne yapacağımı şaşırdım.içerisi meleklerle doluydu tıklım tıklım dı.Meleklerin kanatlarına basmamak için içeri girmedim kardeşimi kapıdan dinledim.---</p>
<p>Bunun üzerine Anne olanları küçük oğluna aktarır.Fakat küçük oğlu çok üzülmüştür.Annesi sevinmen gerekirken sen üzülüyosun oğlum neden diye sorar.Küçük oğlu </p>
<p>---Anne abim melekleri gördüğü halde ben neden göremiyorum.bunun cevabı sende anne iyi düşün der---</p>
<p>Anne bir hayli düşündükten sonra cevabını bulmuştur.hemen oğluna anlatır.</p>
<p>----Oğlum sen küçüktün süt emiyodun.Bir gün namaza durdum tam osırada sen ağlamaya başladın.Komşumuz bizde misafirdi seni emzirmeye başladı.Hemen namazdan çıktım Komşuya abdestli olup olmadığını sordum.Abdesti yokmuş.sen bu sütten birkaç yudum içtin.Bense sizi hiç abdestsiz emzirmedim.---<br />
Şimdi anlamıştı küçük kardeş melekleri neden göremediğini.Abdestsiz süt</p>
<p>EVET KARDEŞLERİM SİZCE BİZ NEDEN MELEKLERİ GÖREMİYORUZ BİR DÜŞÜNÜN...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Dualarımız neden kabul edilmiyor. (alıntı)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8954#post-136009</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 19:03:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">136009@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>İbrahim B. Ethem, Basra çarşısında gezerken şöyle bir soruya muhatap olmuştur: “Ey Ebu İshak ! Allah, Kur’anda ‘Bana dua edin, dualarınızı kabul edeyim’ buyuruyor. Biz dua ediyoruz; ama Allah dualarımıza karşılık vermiyor. “Bunun üzerine İbrahim B. Ethem şöyle buyurmuştur;<br />
Çünkü sizin kalplerinizi on şey öldürmüş:<br />
• Allah’ı biliyorsunuz; ama O’nun hakkını vermiyorsunuz, eda etmiyorsunuz.<br />
• Kur’an’ı okuyorsunuz; ama onunla amel etmiyorsunuz.<br />
• Peygamberinizi sevdiğinizi iddia ediyorsunuz; ama O’nun sünnetini terk ediyorsunuz.<br />
• Şeytanın, düşmanınız olduğunu iddia ediyorsunuz; Sonra da ona uygun hareket ediyorsunuz.<br />
• Cenneti çok arzu ettiğinizi ifade ediyorsunuz; onun için çalışmıyorsunuz.<br />
• Cehennemden korktuğunuzu söylüyorsunuz; ondan kaçmıyorsunuz.<br />
• Ölümün hak olduğunu söylüyor; fakat onun için hazırlık yapmıyorsunuz.<br />
• İnsanların ayıplarıyla uğraşıp; kendi ayıplarınızı unutuyorsunuz.<br />
• Allah’ın nimetlerini yiyor; fakat şükrünü eda etmiyorsunuz.<br />
• Ölülerinizi defnediyorsunuz; fakat ibret almıyorsunuz…
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Lİsan-i AvÂm (halk Dİlİ)  :) :)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8957#post-136024</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 19:40:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">136024@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>--------------------------------------------------------------------------------</p>
<p>Bir varmış bir yokmuş, zamanın ve mekanın birinde bir medrese varmış. Bu medresede avâm (Halk) lisânı ile konuşmak yasakmış, konuşanlara ceza verirlermiş.</p>
<p>Bir gün talebeler, hocaları ile birlikte bir mesîre yerine teferrüce(pikniğe) gitmişler. Hoca talebelerden birisinin "su içtim" dediğini işitmiş. Talebeye kızgın bir şekilde:<br />
- Size kaç defâ lisân-ı avâm ile ifâde-i merâm eylemeyeceksünüz dedüm. İmdi şöyle demelüydün; "Bir kadeh-i lebrîz-i hoş-güvârı nûş ile, teskîn-i âteş-i dil-figâr ve iktisâb-ı ferâh-ı bî-şümâr eyledim." </p>
<p>Talebeyi bir güzel fırçalayan hoca bir daha böyle konuşması durumunda cezasının falaka olacağını da ifade etmiş. </p>
<p>Bir müddet sonra hoca, geçmiş mangalın başına. Bu esnada bir kıvılcım sıçramış hocanın kavuğuna. Biraz önce haşlanan talebe görmüş vaziyeti. Koşmuş hocanın yanına telaş içinde, söyleyememiş "kavuk yanıyor!" diye, başlamış söze havas lisânı ile:</p>
<p>- Ey hâce-i bî-misâl ve ey üstâd-ı zî-kemâl bu şâkird-i pür-kelâl size şu vech ile arz-ı hâl eyler ki; bir şerâre-i cevvâl, bî hikmet'il-müteâl, nâr-ı mangaldan pür-tâb ile ser-i âlînizdeki kavuğu iş'âl eylemiştir!.. demiş. Lâkin deyinceye kadar da kavuk yanmıştır.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Ben Sustum ; Sen Söyle Sensizliğimi ..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8804#post-133604</link>
			<pubDate>Sun, 10 Feb 2008 19:03:07 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">133604@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=cpix3EBtaj4" rel="nofollow">http://www.youtube.com/watch?v=cpix3EBtaj4</a> / bu müzik eşliğinde okuyunuz ben gözyaşlarımı tutamadımm ....</p>
<p>---------------------------------------------------------------------------------------<br />
Ey yâr, susuşum sözümü esirgemekten değil. Sana değen sözleri çoktan yitirdim; dudağım avare, dilim perişan.<br />
Aklım ermiyor ki, sustuğumu bileyim. Kalbim ayılmıyor ki sana hitap edeyim. Kelimelerin sıcağı kaçmış, hece hece küllenmişler; sükût lehçesinde aç susuz bir mülteciyim şimdi. Seni taşa benzettiler. Öyle dilsiz, öyle hayatsız, öyle duygusuz diye. Değirmende konuşan taş değil midir peki? Acıyı öğütüp ekmek eyleyen senin dönüşün değil mi? Sen değil misin kabrimi bekleyen sadık yâr? Dillerin sustuğu yerde sen değil miydin ısrarla adını söyleyen unutulanların? Sen değil misin nice dertlinin derdini hiç itirazsız dinleyen?<br />
...</p>
<p>Sahiden taş mı kesildin? Oysa, sen sözlere efsûn bağışlayan dudaksın. Nefesi boşluğun hapsinden kurtarırsın. (Belki de her ses bir mahpusun kırılmış zincirlerinin şakırtısıdır.) Sana değdiği yerde dirilir sessizlik. Sana vuruldukça hece hece kanatlanır suskunluk; şiirlerin ufkuna yükselir söz, öykülerin kuytularında giyinir. Sen, dağı delen Ferhat’sın; söz ki dağı kar gibi eritir de Şirin yâri sımsıcak kucaklar. Sen Aslı’ya Kerem’sin; ses ki çatlak dudaklardan sızan kevserdir. Sen Kerem’in Aslı’sın; söz ki tek bir hecesi bizi varlığın koynuna saklar; “Ol!”sözü hatırına yokluk varlığa yüz bulur.<br />
Taşın sözü yok mudur ey yâr? Taş dediğin konuşur. Zamanın dudağıdır. Çatlaklarından acılar sızar; kuytularında çocuk gülüşleri gibi neşeler saklar. Taş dediğin susar. Zamanın dilidir; bir bakışında nice gürültüyü susturur; anlamsız telaşları dağıtır, hoyrat koşturmaları durdurur. Kadîm zamanlar içinden sızıp gelen bir kan gibidir taş; nabzımızı doldurur.<br />
...</p>
<p>Taş zamanla eskimez mi? Sen zamansın, ey yâr, gelir ve gidersin. Saatlerin kadranında uslu uslu gezinirsin amma saçlarımı değil sadece kemiklerimi dağıtırsın. Usulca sokulursun odama; “tik-tak”, sadece “tik-tak”, eşyalarımı değil sadece beni de benden çalarsın; elbisemi değil sadece tenimi de soyarsın. sevdiğimle arama ayrılıklar koyansın. Sen çoğaldıkça ben azaldım; seni tükettim derken ben tükendim. Sen zamansın, ey yâr, pek kıskançsın.<br />
...</p>
<p>Taş kesilmişsin ki sana vefasız dediler. Tanımazmışsın beni. Adımı bile anmazmışsın. Güzellikten hiç anlamazmışsın. Mehtabı kucaklayan sen değil misin her defasında? Günün ilk ışıkları sana koşmadı mı her sabah? Nice surlarda masum bebekleri bekleyen sendin. Nice sütunlarda fısıltılı dualara fısıltını ekleyen sensin. Köprülerde kemerlerde yâri yâre kavuşturan senin metanetin değil mi? Çeşmelerden serin sulara yol veren senin serinliğin değil mi? Dereler boyu suların elinden tutup şarkılar söyleyen sen değil misin?<br />
...</p>
<p>Aslında kendi taşını dikiyor değil mi insan? Her gün bir önceki günde bırakırız bedenimizi. Her yeni günün sabahında eskimiş bedenlerini yüklenir gibi insan. Sanki yakamızda çocukluk fotoğrafımızı taşır gibi yürürüz yeni zamanlara. Kendi cenazesini kaldırır gibidir insan. Baktığımız her yüzün ardında eskimiş yüzler saklıdır. Şimdiki bedenimiz daha öncekilerin başını bekleyen konuşkan bir taştır. Ölmüş yanlarımızı hatırlatır. Bir taş gibi ağırlaşır gözlerimizin karası. Var-yok arası bir titreyişe dönüşür nefesimiz. İki nefes ortasında dikilir taşımız. Taştan taşa koşar bakışımız. Hatıralarda saklı, solgun fotoğraflara nakışlı yüzler üzerine uzanır gölgesi.<br />
...</p>
<p>Sen değilsin; taş benim ey yâr. Kendimi taşımaya mecâlim yok. Kendime söyleyecek sözüm yok. Kabrimden kalbine taşınıyorum ey yâr. Suskunluğum taş olmaklığımdan. Sözsüzlüğüm sözümü taşa devrettiğim için.<br />
Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk... / Taşıdığım sensin ey yâr. / Söze sığdıramadığım. / Ve hiç susturamadığım. / Ne oldu kalbime? / Katılaştı, katılaştı. / Taştan da katılaştı. / Ağlarsa, taşlar ağlar. / Ben ağlayamadım; sen ağla... / Taş değil misin ey yâr?
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "İnsan!!! (Hadi biraz tebessüm)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8953#post-135997</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 18:52:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135997@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>GÜNÜN MENÜSÜ...</p>
<p>Bir ölçü "Günaydın"<br />
İki ölçek "İyi Günler"<br />
Birazcık "İlgi"<br />
Bir tutam "Anlayış"<br />
Normal ölçüde "Nezaket"<br />
Bir tatlı kaşığı "Tolerans"<br />
Malzemeyi iç dünyanızdan alın<br />
Yıkamaya gerek yok tertemizdir<br />
Gönül teknenizde yavaşça karıştırın<br />
Kokusu her yanınıza sinince<br />
İçine duygu şerbeti ekleyip karıştırın<br />
Karışımı hayat tabağının üzerine yavaşça boşaltın<br />
Üstünü sevgi marmelatı ile süsleyin<br />
Gökkuşağının renginden bir kaç parça serpiştirin<br />
Gün boyunca afiyetle yiyin<br />
Sadece kendiniz yemeyin<br />
Herkese verin...<br />
Yemeğin adı: İNSANLIK
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Mektup.."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8952#post-135996</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 18:50:35 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135996@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Aziz, Muhterem Kardeşim</p>
<p>Mademki İslam’ın her derdine razı olduğunu bildiriyorsun bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun o halde iyi dinle:<br />
VAZİFEN dikenler arasında güller toplayacaksın.Ayağın çıplaktır batacak.Elin açıktır ısıracak.BUNA SEVİNECEKSİN.<br />
Viravunlar kucağında büyüyen çocuk Musa’ları safına alacaksın.Aldığın için dövecekler .Konuştuğun için zindana koyacaklar.SEVİNECEKSİN<br />
Çöllere sürülürsen kanınla ağaç yetiştireceksin.Kutuplara sürülürsen ısınla sebze yetiştireceksin.Yeşilliği sevmeyenler olacak.Yakacaklar,yıkacaklar.Sen bunu SABIRLA SEYREDECEKSİN.<br />
Karanlık zindanlara salarlarsa ışık,paslı vicdanları görürsen ümit, imansız kalplere rastlarsan NUR vereceksin.Sen verdiğin için suç sen getirdiğin için ceza,sen konuştuğun için mahkum olacaksın.Ve buna ŞÜKREDECEKSİN<br />
Anadan, yardan, serden ayrılacaksın.Candan gönülden Kuran’a sarılacaksın.Damla iken deniz ,nefes iken tayfun olacaksın.Derdini yazmak için derini kağıt,kanını mürekkep edeceksin.Kimse ile görüştürmezlerse mecnun olup çöllere düşeceksin.Leyla arar gibi NUR arayanları bulacaksın.Bulamazsan ÜZÜLMEYECEKSİN.<br />
MAKAMLAR , SERVETLER verilirse NEFSİNİ UNUTACAKSIN.<br />
Yalan ,iftira, çamur fırtınasına tutulursan HİSSİYATINI TERKEDECEKSİN….<br />
Önünde demirden set yaparlarsa dişinle deleceksin.Dağları toptan oymak gerekirse iğne ile oyacaksın.UNUTMA! NEREDE OLURSAN OL KÜFRÜN VE CEHLİN TA TEMELİNİ ÇÜRÜTECEKSİN.Bir gün Kuran etrafındaki surların yıkıldığını görürsen hemen KEMİKLERİNİ TAŞ, ETLERİNİ HARÇ, KANINIDA SU edeceksin.Etrafına ilimden irfandan faziletten ahlaktan kaleler dikeceksin.KALELER FEDAİLER İSTER.Nasıl olsa sende içinde bir fedai olacaksın. İNŞALLAH.<br />
Bu mektubu okuyunca,Mesnevi’yi okuyan Yunus Emre gibi “ Uzun olmuş” diyeceksin.O’nun gibi ben olsa idim “Ete kemiğe bürünürdüm Yunus gibi görünürdüm” derdim dediği gibi sende ne lüzum vardı uzun uzun saymaya, kısaca “KUR’AN TALEBESİ OLACAKSIN” deseydin,yeterli diyeceksin.Haklısın.Zira İslam yoluna giren bilir ki bu yol KILDAN İNCE, KILIÇTAN KESKİN.HER KİŞİNİN DEĞİL ER KİŞİNİN YOLUDUR.</p>
<p>MEHMET ZÜBEYÜR GÜNDÜZALP
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Sordum Afganlıya,Filistinliye,Çeçene,Iraklıya.. .."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8899#post-135123</link>
			<pubDate>Mon, 11 Feb 2008 23:50:15 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135123@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>"Nasılsın?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Cevabım mahşere kalsın!"<br />
Dedim:<br />
- "Bekleyemem şimdi söylesen?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Sabrederdin bu aşkı bir bilsen!.."<br />
Sordum:<br />
- "Kışın, hava soğuk donarsın!"<br />
Dedi ki:<br />
- "Bu aşk sende olsa yanarsın!"<br />
Dedim:<br />
- "Yalnız kaldın hiç yokmuş şansın?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Gafil Müslümanlar utansın!"<br />
Sordum:<br />
- "Bu savaşın nice sürecek?"<br />
Dedi ki:<br />
- "İman, küfrü yere serecek!"<br />
Sordum:<br />
- "Zaferin işareti ne?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Pek yakında herkes görecek!"<br />
Sordum:<br />
- "Bu silah ne?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Kardaşım!"<br />
Sordum:<br />
- "Ya bu otlar?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Aşım!"<br />
Sordum:<br />
- "Varisin kim ey kardeşim?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Yavrum gelir, onu gözlerim!"<br />
Sordum:<br />
- "Mirasın ne?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Cihad!"<br />
Sordum:<br />
- "Ne kazandın?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Miyad!"<br />
Dedim:<br />
- "Bu cefadan aldın mı bir tad?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Belli etmiyor mu sözlerim?"<br />
Dedim ki:<br />
- "Şu güneş ne?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Kanım!"<br />
Sordum:<br />
- "Ya şu yara?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Nişanım!"<br />
Dedim ki:<br />
- "Otur dinlen, ne olur canım?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Daha yorulmadı dizlerim!"<br />
Dedim ki:<br />
- "Azimlisin?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Bildin!"<br />
Dedim:<br />
- "Bıkmadın mı?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Yanıldın!"<br />
Sordum:<br />
- "Yavrundan nasıl ayrıldın?"<br />
Dedi ki:<br />
- "O hasreti kalbe gizlerim!"<br />
Sordum:<br />
- "Zafer?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Hakkın olacak!"<br />
Sordum:<br />
- "Tanklar?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Yolda kalacak!"<br />
Sordum:<br />
- "Yavrun seni nasıl bulacak?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Kanım akar, belli izlerim!"<br />
Sordum:<br />
- "Evin var mı?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Viran!"<br />
Sordum:<br />
- "Rehberin ne?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Kur'an!"<br />
Sordum:<br />
- "Peki ona yok mu saldıran?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Ezer kafasını düzlerim!"<br />
Sordum:<br />
- "Senin için ölüm ne?"<br />
Dedi ki:<br />
- "Nişanlım!"<br />
Anladım seni Afganlım, Çeçenlim, Fellucelim, Filistinlim alevlendi kalbimdeki közlerim!!!
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Ben Seni Bıraktıgım Zaman Sen Beni Bırakma Allah&#039;ım"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8807#post-133611</link>
			<pubDate>Sun, 10 Feb 2008 19:10:35 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">133611@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Canım yanıyor, içimde bir sızı nedenini bilmiyorum..!<br />
Adı Sen’sizlik belki…!<br />
Yada ulaşamamak, ağlayamamak derinden,<br />
Kıyamdayken başka yerde, secdedeyken başka yerde olmak..!<br />
Yönelememek Sana içten bir aşkla,<br />
Canım yanıyor ya Rabbel Alemin,<br />
Bir sızı var anlayamadığım,<br />
Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin<br />
Adını koyamadığım,<br />
Bugün gitmek istedim buralardan..!<br />
Sana yakın olmak için,uzakları yakın yapabilmek için,<br />
Çıktım viran şehrimden; daha fazla gidemedim nedense,<br />
Bir yağmur başladı sessizce, ER-RAHİM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime,<br />
İrkildim Ya Rabbelalemin, rahmetine kavuştur beni,<br />
Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım,<br />
Bir güvercin gördüm sırılsıklam, EL-CELİL dedi içimdeki sese,<br />
Ne büyük.ne Yücesin; Yüceliğinle derman ol derdime,<br />
Islandım, yorgunum birde acı var içimde nereye baksam seni gördüm ALLAH’IM<br />
Bir çocuk tebessümünde, bir yaprağın vedasında mevsime,<br />
MALİKÜ’L-MÜLK tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte..!<br />
Sen her şeyin tek sahibi ALLAH’ım,<br />
İçimde bir uçurumken hayat, üstelik çıkmazdayken dar sokaklarım<br />
EL-MÜHEYMİN sesi kulağımda,<br />
Sen aciz kullarını unutmayan, hep gözeten ALLAH’ım, yardım et bu kuluna,<br />
Savruluyorum, nereye gitsem bilmiyorum, bir dağa bakıyorum bir mahlukata..!<br />
Hepsi rükuda, hepsi kıyamda..!<br />
Çiçekler, otlar, toprak secdede..!<br />
En küçük mahlukat zikirde, insanlık ise gaflette…!<br />
YA HÂLIK diyor tabiat; adem ise hüsranda, azapta…!<br />
Ey incelik, lütuf sahibi EL-LATİF<br />
Ey kusurlardan münezzeh KUDDÜS<br />
Ey adalet sahibi EL-ADL<br />
Ey büyüklük sahibi EL-AZİM<br />
Ey merhamet sahibi ER-RAHMAN<br />
Nereye baksam, nereye dönsem sen tecelli ettin,<br />
Bir tek insanlıkta görmedim huşu ile yakarış,<br />
Her şey Sen’de yaşarken; İnsanlık nefsinde ölmüş<br />
Her yer Sen’de iken, insanlık her yerde viran olmuş,<br />
Bu viran şehirde, divane dünyada yalnız bırakma bizi<br />
UTANIYORUZ RAHMETİ GENİŞ ALLAH’ım (c.c.)…!!!!<br />
Bizi bize bırakma ALLAH’ım (c.c.)….!!!!<br />
“ben beni bıraktığım zaman, SeN (c.c.) beni bırakma ALLAH’ım (c.c.)”
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
