<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: br - Son Konular</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/br</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 00:39:37 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/br/topics" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>DUACI burada "NURLU BİR DUA (DUACI)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9994#post-153727</link>
			<pubDate>Sat, 01 Mar 2008 16:42:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator>DUACI</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">153727@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>(ALLAHÜMMEC'ALLİ NÜRAN Fİ KALBİ,VEC'ALLİ NÜRAN Fİ SEM'İ,VEC'ALLİ NÜRAN MİN BEYNİ YEDEYYE VE NÜRAN MİN HALFİ VE ZİDNİ NÜRAN VE ZİDNİ NÜRAN)<br />
 "ALLAH'IM KALBİME NUR VER ,KULAĞIMA NUR VER,GÖZÜME NUR VER.BANA SAĞIMDA NUR,<br />
SOLUMDA NUR VER.BANA ÖNÜMDEN NUR ,ARKAMDAN NUR VER.NURUMU ARTIR,NURUMU ARTIR,NURUMU ARTIR AMİN AMİN AMİN
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>DUACI burada "EŞ, İŞ, Arkadaş İsteyen EVLATLERIMIZA HAYDİ DOSTLAR DUA  EDELİM"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7397#post-115149</link>
			<pubDate>Tue, 08 Jan 2008 09:44:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator>DUACI</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">115149@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>YA RABBİM<br />
YUVA KURMAK İSTEYEN EVLATLARIMIZA HAYIRLI EŞLER NASİB EYLE<br />
YA RABBİM İŞSİZ EVLATLARIMIZA HAYIRLI İŞ KAPILARI AÇ<br />
YA RABBİM ARKADAŞ İSTEYEN EVLATLARIMIZI İYİLERLE KARŞILAŞTIR AMİN
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Sahip olduğumuz nimetlerin farkında mıyız? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9147#post-139222</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 20:32:16 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139222@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Okudukça hayretimizi geliştiren bir olay şöyle cereyan eder :</p>
<p>Hazret-i İsa aleyhisselam bir ağacın altında dua eden birini gördü. Dikkatlice baktığında adamın ayakları yürümeyen, gözleri de görmeyen, bedeninde de bars hastalığı bulunan bir kötürüm adam olduğunu anladı. Ama adam bütün bunlara rağmen ellerini kaldırmış mutluluktan uçacakmış gibi dua ediyordu : </p>
<p>- Ey! Nice zenginlere vermediği nimeti bana ikram eden Rabbim! Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!.. </p>
<p>Hazret-i İsa aleyhisselam kötürüm adama yaklaştı :</p>
<p>- Ayağın yürümüyor, gözün görmüyor. Bedenin de sıhhatli görünmüyor. Buna rağmen çoğu zenginlere verilmeyen nimetlerin sana verildiğini düşünmekte, bunun için de büyük bir mutlulukla şükretmektesin. Hangi nimettir nice zenginlere verilmediği halde sana verilen nimet? </p>
<p>Kulaklarıyla sesin geldiği yana yönelen adam dedi ki :</p>
<p>- Efendi! Allah bana öyle bir kalp vermiş ki, o kalple O'nu tanıyorum. Öyle bir dil vermiş ki, o dille de O'na şükrediyorum. Halbuki dünyanın serveti elinde olan nice zenginler var ki, kalbinde O'nu tanıma sevinci, dilinde de O'na şükretme mutluluğu yoktur. Ama gel gör ki, ayakları topal, gözleri kör, bedeninde hastalıklar bulunan bu kötürüm adama Rabb'im, bu sevgiyi ihsan eylemiş, bu nimetin farkına varma tefekkürünü nasip eylemiş. İşte bunu düşününce kendimi tutamıyor da : </p>
<p>- Nice zenginlere vermediği nimeti bana veren Rabb'im! Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!. diye teşekkürden kendimi alamıyorum. </p>
<p>Kafa gözü kapalı da olsa kalp gözü açık olan bu adama yaklaşan Hazret-i İsa aleyhisselam :</p>
<p>- Ver şu elini öyle ise! Diyerek elinden tutar, eğilerek görmeyen gözlerinden öper. Peygamberin dudaklarının değdiği gözler Allah'ın izniyle anında açılır. </p>
<p>Karşısındakinin Hazret-i İsa aleyhisselam olduğunu görünce heyecanlanan adam, "Sen Allah’ın izniyle su ölüleri dirilten, hastalara şifalar bahşeden mucizelerin sahibi peygamber değil misin?" der. "Belli olmuyor mu?" deyince, "Gözlerimden belli oluyor da ayaklarımdan henüz belli değil." der. Tebessüm eden Hazret-i İsa aleyhisselam , "Sen hele bir ayağa kalkmayı dene!" deyince, silkinen kötürüm adam dimdik ayağa kalkar. Ayakları üzerine dikilebildiğini anlayınca söylediği ilk sözü şu olur : </p>
<p>"Ey Allah’ın Nebisi, sendeki bu mucizeler karşısında, izin ver de geç kalmayayım, Yüce Allah'a bir şükredeyim." diyerek hemen yere iner, başını secdeye koyarak der ki, 'Rabb’im! Seni tanıyan bir kalple, şükreden bir dil nimetinin şükrünü yapmaktan acizken, şimdi gören bir çift gözle, yürüyen iki de ayak lütfettin. Artık bilemiyorum nasıl şükretmem gerekiyor bu eşsiz nimetler karşısında?'.. </p>
<p>Bu sırada çevreden toplanan halk, gösterdiği bu mucizelerden dolayı Hazret-i İsa aleyhisselamin elini öpmek isterler. Ama Allah’ın Nebisi işaret eder, "Benim değil, secdedeki şu kötürüm adamın elini öpün!.." </p>
<p>Derler ki : "Onu secdeye indiren nimetlere biz baştan beri sahibiz. Ama hiç böyle mutluluk duymadık." </p>
<p>"Öyle ise der, tefekkür edin, siz de düşünün." Sözünü şöyle bağlar Allah’ın Nebisi : "Düşünen, sahip olduğu nimetin farkına varir. Düşünmeyen ise kendisini nimetten mahrumiyette sanır!.." </p>
<p>Ne dersiniz, tutan elimiz, gören gözümüz, yürüyen ayağımız birer eşsiz nimet değil mi? Bunların farkına varıyor, sevincini duyuyor, şükür duygusuna giriyor muyuz? Yoksa Allah’ın Nebisi'nin ikazı bizde de mi tecelli etmektedir?</p>
<p>- Düşünen insan, varır sahip olduğu nimetin farkına.</p>
<p>Yâ rabbi verdiğin sayısız nimetlerin için sana sonsuz şükürler olsun,<br />
verdiğin bu nimetleri elimizden alma,<br />
verdiğin nimetlerin kadrini, kıymetini bilenlerden eyle..<br />
ÂMİİN..
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "SÖZ KONUSU ALLAH İSE GERİSİ TEFERUATTIR ! (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9144#post-139209</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 20:16:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139209@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>İnsanoğlunun dünya hayatından bir tek amacı olmalıdır. O da “rıza-i İlahi”yi kazanmak. Biraz açacak olursak; örneğin Atilla Fikri kardeşimizin hayatı boyunca tek bir amacı olmalı “Allah’ın rızasını kazanmak.” Atilla kardeşimizin amacına ulaşması için araçlara ihtiyacı vardır. </p>
<p>Kişiyi “rıza-i ilahi”ye götüren araçlar nelerdir?<br />
Peygamber, Kur’an, namaz, oruç, zekât, hac, medrese, emri bi'l-maruf, nehyi ani'l-munker, hoca, şeyh, tarikat, cemaat, nafile ibadetler olmak üzere araçları çoğaltmamız mümkündür.<br />
Bunların hiçbiri amaç değildir.<br />
Amaç sadece Allah rızasıdır. Onun haricindeki her şey araç olmalıdır.<br />
Dünya hayatına sebepler âlemi de denilmektedir. Kul sebeplere yapışarak hayatını idame ettirir ve “rıza-i ilahi”ye ulaşır. Dünya hayatının her bir sebebi aynı zamanda bir araçtır. </p>
<p>Araçlar sadece dünya hayatı için yaratılmıştır. Kişi öldüğü zaman, bütün araçlar ortadan kalkar ve sadece amaç ile baş başa kalır. Ruh bedeni terk ettiğinde Kur’an’ın görevi sona erer… Namaz, oruç, zekât, hac, kısaca ibadetler sona erer.<br />
Peygamberin, imamın, hocanın, şeyhin, ananın, babanın, görevleri de sona eriyor. Kısaca ölüm gelince, Allah’tan başka her şey son buluyor. </p>
<p>***</p>
<p>Üzülerek belirteyim ki; amaç ile araçlar karışmış durumdadır.<br />
Bir mümin peygambere niçin ittiba etmelidir? Allah’ın emri olduğu için. Ondan “rıza-i ilahi”yi kazanmanın yollarını öğrenmek için…<br />
Kul peygamberi araç olmaktan çıkarır da, amaç haline getirirse, tehlike baş göstermiştir.<br />
Kul kitabı (Kur’an) araç olmaktan çıkarıp, amaç yaparsa tehlike baş göstermiştir.<br />
Peygambere bağlılığı o kadar ileri boyuta götürenler olmuştur ki; “rıza-i ilahi” ortadan kalkmış, yerini peygamber almıştır.<br />
Hocaya, şeyhe, lidere bağlılık o kadar ileri boyutlara gitmiştir ki; araç olmaktan çıkmış amaç haline gelmiştir.<br />
Örnek mi?<br />
Bir hocayı, şeyh efendiyi yâ da lideri ziyaret edelim. Ziyaret sonrasında, değil zat-ı muhteremin ağzından çıkan sözler, mimiklerine varıncaya kadar onu anlatabiliriz. O zat-ı muhteremi ziyaret eden grup ile akşam namazına duralım, namaz sonrası onlara soralım “İmam efendi ikinci rekâtta ne okur?” emin olun çoğunluk ne okunduğunun farkında değildir. Bu hâlde sorarım; “Hoca, şeyh, lider amaç mıdır araç mı?” Hiç kimse amaç olduğunu söylemeyecek ama uygulamalar gösteriyor ki; maalesef amaç olmuştur.<br />
İslam tarihi amacın araç yapıldığı hadiselerle doludur. Bugün eğer Müslümanların durumu İslam’ın özü ile çelişiyorsa bunun yegâne sebebi amaç ile aracın karıştırılmış olmasıdır. </p>
<p>***</p>
<p>Amaç hacca gitmek mi? Yoksa Allah’ın rızasını kazanmak mı? Eğer amaç Allah’ın rızasını kazanmak ise, on tane hac, yirmi tane umre yapmak yerine bir fakire, düşküne, garibe yardım etmek daha evla değil mi?</p>
<p>***</p>
<p>Bundan birkaç yıl önceydi. Bir topluluktayız, Filistin’e yardım için para toplandı. Para toplanan mahallede doğu Türkistan’daki Çin zulmünden canını kurtarmış güzel bir Müslüman vardı. Birçok sorunla boğuşuyordu. Bir tarafta yeni doğan bebeğinin hastalıkları, diğer yanda vatandaşlık işlerini halledememiş, yabancılar masası ikide bir evinden alıp götürüyor. İş yok, evini geçindirecek parası da yok… Dehşetli bir sıkıntı içinde…</p>
<p>Filistin için para toplayan kardeşlere dedim ki; “Şurada çok sıkıntı içinde bulunan bir kardeşimiz var, Filistin’den önce toplanan para ile onun ihtiyaçlarını karşılayalım.” Bana dedikleri şuydu :“Filistin bir davanın adıdır, ondan daha lüzumlu bir yer olamaz.” </p>
<p>Amaç Allah’ın rızasını kazanmak değil, amaç Filistin’e yardım etmek.</p>
<p>***</p>
<p>Bakıyorsun, Çeçenistan’ı, Afganistan’ı, Filistin’i, Kudüs’ü kurtarmanın peşinde koşup duruyoruz. Bu kafa ile devam ettiğimiz sürece de koşup duracağız.<br />
Her bakımdan yardıma ihtiyaç duyan kardeşin yanı başında dururken, sen Çeçenistan’ı kurtarmaya koş…<br />
Hemen yanı başındaki mahallede, bir bebek bakımsızlıktan hasta düşmüş, imkân olmadığından tedavisi yapılamamış, sen Afganistan’a yardıma koş…<br />
Bırakın bu sahteciliği, el-insaf…<br />
Amaç rıza-i ilahı değil…</p>
<p>***</p>
<p>Zekât niçin verilir? Allah rızası için…<br />
Gel gör ki; zekât birilerinin rızası için verilmeye başlanmış. Tevhid'e Doğru okurları için yazdığım “Zekât” başlıklı yazımızda bahsetmiştim, zekât gerçek manada Allah rızası için verilse, toplumu barış havası sarar, husumetler ortadan kalkar, kardeşlik duyguları gönüllere dolar. Her işimizde olduğu gibi burada da amaç ile araç maalesef yer değiştirmiş.</p>
<p>***</p>
<p>Her kişi ya da cemiyet kendisine bir idol seçmiş, o idolünü tabulaştırmış. Hâlbuki Mü'min ilke ve prensip insanı olmalıdır… Tarih boyunca güzel insanlar, âlimler, bilginler gelip geçmiştir. Bize düşen bu insanları tabulaştırmak değil, onların ortaya koydukları, insanlığa ışık tutacak düşünceleri sahiplenmek olmalıdır. "Falanca zat ne mübarektir, şöyle büyüktür, böyle faziletlidir…" Bize ne kişinin faziletinden, mübarekliğinden, büyüklüğünden… Biz onun ortaya koyduğu fikirden, düşünceden istifade edeceğiz. Burada da amaç ile aracı karıştırmışız…</p>
<p>Sonuç olarak diyorum ki: “SÖZ KONUSU ALLAH (CELLE CELALUHU) İSE GERİSİ TEFERRUATTIR !”
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "kar!! (günün anlam ve önemi)  :)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9015#post-137106</link>
			<pubDate>Wed, 13 Feb 2008 20:33:20 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">137106@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Nasıl kar yağdı bugün, gece sabaha karşı,<br />
Ortalık bembeyazdı, sanki bir gelin gibi.<br />
Tane tane döküldü, göklerin sevda marşı,<br />
Günahtan arındırdı, tüm günahkar yüzleri... </p>
<p>Yüzünde güller açtı kar yağınca herkezin,<br />
İlk kez böyle günahsız, ilk kez böyle neşeli.<br />
Çocuklar gibi gülşen, çocuklar gibi şen<br />
Gökten armağan gibi döküldü her tanesi... </p>
<p>Sokak lambalarından, süzüldü tane tane<br />
Usul usul indiler bir birine değmeden.<br />
Melekler indirirmiş her bir kar tanesi,<br />
Annem öyle derdi de inanmazdım küçükken. </p>
<p>Bir iken bin oldular, on binlere karıştı,<br />
Çoğaldı da yerden bir karış açtı.<br />
İnsanlar döküldüler yollara birer birer,<br />
Değen her ayak izi bir günah gibi kaldı... </p>
<p>Allah kar gibi yağdı kullarının üstüne,<br />
Temizledi akladı, bembeyaz bir kuş gibi.<br />
Her birimiz yıkandı, katran katran üstüne,<br />
Bakamaz olmuştuk biz aynalara gün gibi. </p>
<p>İnsanlar kötü artık, zaman hiç değişmedi,<br />
Geçen zaman ne yapsın, biz ettik kendimize.<br />
Bu karda yağmasaydı halimiz ne olurdu?<br />
Allah yine acıdı, bak yetişti bizlere... </p>
<p>Kar da bembeyaz yağar, anamızın sütü de<br />
Gelinlik de beyazdır, giydiğimiz kefen de,<br />
Birinde ağlarız biz diğerinde güleriz,<br />
Beyazdan ak beyazı, buyurun sıyırın işte... </p>
<p>Bedirhan Gökçe
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "BLUNMAYACAK TEK ŞEY SENİN BENZERİNDİR!!! (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9014#post-137101</link>
			<pubDate>Wed, 13 Feb 2008 20:28:07 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">137101@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu seyretmekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkân için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle... </p>
<p>Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkândan dışarı fırlayıp: </p>
<p>- "Küçüüük!" diye seslendi." Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir hârika!" </p>
<p>Çocuk, ona dönerek: </p>
<p>- "Gerçekten çok güzeller!" diye tebessüm etti, "Ama benim bir bacağım doğuştan eksik". </p>
<p>- "Bence önemli değil!" diye atıldı adam. "Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki! Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı veya vicdanı." </p>
<p>Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü: </p>
<p>- "Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi." </p>
<p>Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp: </p>
<p>- "Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?" </p>
<p>- "Çok basit!" dedi, adam. "Eğer yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hâttâ sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükâfat görecekler..." </p>
<p>Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işâret ederek: </p>
<p>- "Baktığın ayakkabı, sana yakışır!" dedi. "Denemek ister misin?" </p>
<p>Çocuk, başını yanlara sallayıp: </p>
<p>- "Üzerinde 30 lira yazıyor" dedi, "Almam mümkün değil ki!" </p>
<p>- "İndirim sezonunu senin için biraz öne alırım!" dedi adam, "Bu durumda 20 liraya düşer. Zâten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder." </p>
<p>Çocuk biraz düşünüp: </p>
<p>- "Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!" dedi, "Onu kim alacak ki?" </p>
<p>- "Amma yaptın ha!" diye güldü adam. "Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım." </p>
<p>Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek: </p>
<p>- "Üstelik de öğrencisin değil mi?" diye sordu. </p>
<p>- "İkiye gidiyorum!" diye atıldı çocuk, "Üçe geçtim sayılır." </p>
<p>- "Tamam işte!" dedi adam. "5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zâten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!" </p>
<p>Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkâna girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek </p>
<p>- "Benim satış işlemim bitti!" dedi, "Sen de bana, bunu satsan memnun olurum." </p>
<p>- "Şaka mı yapıyorsunuz?" diye kekeledi çocuk, "Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?" </p>
<p>- "Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş..." dedi adam, "Antika eşyalardan haberin yok her hâlde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder." </p>
<p>Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi. Mutlaka bir rûyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rûya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kâğıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek: </p>
<p>- "Bana göre 20 lira yeterli." dedi. "İndirim mevsimini başlattınız ya!" </p>
<p>Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip: </p>
<p>- "Babam haklıymış!" dedi. "Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok! demişti." </p>
<p>* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,<br />
* Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur,<br />
* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur<br />
* Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir<br />
(alıntı)
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>DUACI burada "TÜM GÜNAHLARIMIZ İÇİN"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7508#post-116441</link>
			<pubDate>Fri, 11 Jan 2008 15:29:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator>DUACI</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">116441@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>SEVGİLİ DUA DOSTLERI MUBAREK GÜNLERDE BİLEREK VEYA BİLMEYEREK İŞLEDİĞİMİZ<br />
 TÜM GÜNAHLARIMIZA TEVBE EDELİM RABBİMİZDEN MAĞFİRET DİLEYELİM<br />
ESTAĞFİRULLAH ESTEĞFİRULLAH ESTEĞFİRULLAHEL AZİM VE ETİBU İLEYH<br />
    AMİN AMİN AMİN
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zeliha burada "kalbıne yumusaklık ver allahım"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8017#post-123171</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jan 2008 23:25:59 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zeliha</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">123171@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>sevgılı dua dosları kuzenım yaklasık on yıldır bırıyle bırlıkte buyuk bı ask onlarınkı cok buyuk engellerden zorluklardan buraya kadar gelebıldıler evlılk ıcın hazır olduklarında allahın emrını yerıne getırmek ıcın geldıler ama kuzenımın babası yanı enıstem bu aska karsı tek sebebı bızım koylu olmayısı 4 aydır mucadele ıcındeler ama ne olduysa babası yumusamadı ve kesınlıkle vermem dıyor onların muradına ermesı ıcın tum dua doslarından dua beklıyoruz ben bugun bır yasin bır amenel resulu okudum rabbım kabul eylesın muratlarına ermelerı ve enıstemın kalbıne yumusaklık olması ve hayırlı bır yuva kurmaları ıcın duasını yaptım sımdı sızlerden de dualrınızı beklıyorum herkeze sımdıden tesekkur edıyorum allah dua edendende etmeyendende razı olsun ve tum muratlarını hayırlısıyla gerceklestırmeyı nasip etsin
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>DUACI burada "ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERİLEN PEYGAMBERİMİZE SALAT VE SELAM GETİRELİM"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7456#post-115753</link>
			<pubDate>Wed, 09 Jan 2008 20:45:25 +0000</pubDate>
			<dc:creator>DUACI</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">115753@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>CENABI ECELLİ ALA BUYURUYOR<br />
  EY!KULLARIM!BEN MUHAMMED KULUMA SALAT GETİRİYORUM .MELAİKELERE DE EMRETTİM ,ONLARDA GETİRİYORLAR<br />
  ÖYLE İSE SİZ DE EY MÜSLÜMANLAR!CENABI ECELLİ ALAYA İKTİDAEN PEYGAMBERİMİZE SALATU SELAM GETİRİNİZ<br />
SELAM GETİRMEYİ UNUTMAYACAKSIN.BEŞ ON DEFA SALAVATI ŞERİFE GETİRDİNMİ BİR DEFADA SELAM GETİRECEKSİN CENABI PEYGAMBER ,ÜZERİNE SALAVAT GETİREN KİMSEYİ UNUTMAZ .RESULU EKREM,CENABI HAKKIN"ŞEKÜR"İSMİ ŞERİFİNE MAZHAR OLMUŞTUR .KİMDEN BİR İYİLİK GÖRÜRSE ONU EBEDİYYEN UNUTMAZ<br />
  İNSAN KENDİNİ CENABI PEYGAMBER (S.A.V)'e SEVDİRMELİDİR
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>DUACI burada "KUR ANDA  PEYGAMBERLERİN  DUALARI"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7372#post-114803</link>
			<pubDate>Mon, 07 Jan 2008 14:04:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator>DUACI</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">114803@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ADEM ALEYHİSSELAMIN  DUASI<br />
  EY RABBİMİZ  YAZIK,BİZİ BAĞIŞLAMAZ,BİZİESİRGEMESSEN HERHALDE MADDİ VE MANEVİ EN BÜYÜK ZARARA UĞRAYANLARDAN OLACAĞIZ<br />
ALLAH TEALA ONUN DUASINI KABUL ETTİ
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>DUACI burada "KUR ANDA  PEYGAMBERLERİN  DUALARI"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7371#post-114802</link>
			<pubDate>Mon, 07 Jan 2008 14:01:10 +0000</pubDate>
			<dc:creator>DUACI</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">114802@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ADEM ALEYHİSSELAMIN  DUASI<br />
  EY RABBİMİZ  YAZIK,BİZİ BAĞIŞLAMAZ,BİZİESİRGEMESSEN HERHALDE MADDİ VE MANEVİ EN BÜYÜK ZARARA UĞRAYANLARDAN OLACAĞIZ<br />
ALLAH TEALA ONUN DUASINI KABUL ETTİ
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zeliha burada "cok sıkıntılı ve zor gunler yasıyorum ne olur dua edın bana dua doslarım"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7422#post-115441</link>
			<pubDate>Wed, 09 Jan 2008 00:34:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zeliha</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">115441@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>rabbım baskalarına dua edenlerın duasını kabul edermıs bızlerde baskarına dua etgımızde meleklerde bızlere dua ederlermıs ve melekler gunahsız olduklarından duaları kabul olurmus sımdı sızlerden kendım ıcın dua ıstıyorum bende sızler ıcın duacıyım aılem sevdıgım ınsana vermıyor gerekcelerı ıse koylu olmayısımız ve kulakdan dolma yalan yanlıs sozler ve baskasıyla evlenmem ıcın sureklı baskı goruyorum ve huzursuz zamanlar yasıyorum ne olur eger hayırlı ıse rabbım bana sevdıgımle hayırlı ve mutlu bır yuva kurnmak nasıp etsın dualrınızı beklıyorum
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
