<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: EVLİLİK - Son Konular</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/evlilik</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 10:48:34 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/evlilik/topics" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Mucize-net burada "Evlilerin mutluluğu ve bekarların hayırlı bir yuva kurmaları için dua..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/10098#post-155512</link>
			<pubDate>Tue, 04 Mar 2008 15:45:20 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mucize-net</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">155512@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Evlilerin mutluluğu ve bekar kardeşlerimizin en kısa zamanda hayırlı ve huzurlu bir yuva kurmaları için dua eder misiniz?</p>
<p>Murat ve Burcu kardeşim için 3 ihlas.<br />
Tüm evliler için 11 ihlas<br />
Bekarlarımız için ise 7 ihlas okudum Rabbim kabul buyursun.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>nessu burada "GERİ DÖNMESİ İÇİN LÜTFEN DUA EDİN"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7327#post-114209</link>
			<pubDate>Sat, 05 Jan 2008 23:25:20 +0000</pubDate>
			<dc:creator>nessu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">114209@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>S.A. DOSTLAR SİTENİZE VE DUALARINIZA ORTAK OLMAKTAN ÇOK MUTLUYUM.DUALARIN GÜCÜNE SONSUZ GÜVENİM VAR .LÜTFEN DUALARINIZDA BENİ DE UNUTMAYIN.ÇOKKK BUNALDIĞIM BİR DÖNEMDEYİM VE ÇIKMAZDA HİSSEDİYORUM KENDİMİ. SEVİP DE SEVİLDİĞİME İNANDIĞIM  NEDENİNİ BİLMEDEN YAŞADIĞIM BİR AYRILIĞIN DERİN ÜZÜNTÜSÜNÜ YAŞIYORUM.BİRLİKTE YAŞLANMAYA SÖZ VERDİĞİMİZ HALDE YALNIZ KALMAK ANCAK DUALARLA HERGÜN BU AYRILIĞIN BİTECEĞİNE İNANARAK YAŞAMAK ÇOKK ZOR .  BİR AN ÖNCE BANA DÖNMESİ İÇİN SİZLERDEN ÇOKK ÇOKK DUALARINIZI BEKLİYORUM.LÜTFEN BENİ DE DUALARINIZA ORTAK EDİN.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mucize-net burada "Eş seçiminde dikkat edilmesi gerekenler?"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8328#post-127059</link>
			<pubDate>Sat, 02 Feb 2008 03:50:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mucize-net</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">127059@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>İnternet üzerinden uzun yazılar okuma konusunda pek hevesli olduğum söylenemez fakat bu yazıyı bir solukta okumaktan geri duramadım.Sizlere tavsiyem yazının tümünü okumanızdır inşaallah faydalı olacaktır.</p>
<p><strong> Soru</strong><br />
Bir müslüman hanım evlenirken karşısındaki insandan neler beklemelidir? Onda ne gibi özelliklere bakmalıdır?</p>
<p><strong>Cevabımız</strong><br />
Değerli Kardeşimiz;</p>
<p>“İçinizden bekâr olanları evlendirin” mealindeki âyeti bizim arkadaşlar “Evlenmeyi düşünenlere yol gösterecek bir yazı yayınlayın” diye de tefsir ettikleri için, hayli zamandır sıkıştırıyorlardı beni. Tarkan’dı, İkiz Kuleler’di derken, sonunda sıra geldi bu konuya. Ve, evlilik hazırlığı yapan gençlerin çeyizinde bulunsun diye tavsiyelerimi kaleme aldım. Yazdıklarım kişisel fikirlerim sayılmaz; çoğu terapistin de katılacağı tavsiyelerdir bunlar. Şanslı olduğunuzu da bilin. Bizim zamanımızda bu konularda pek konuşulmaz, fikir verilmezdi. Evli-barklı, olgun-oturaklı abilerimiz hep çok daha mühim mevzuları anlatır, bu konuya gelince susarlardı. Dinî dergilerde de yer almazdı bu konular, gençlerin zihni dağılmasın(!) diye. Öyle olunca da biz fısır fısır konuşurduk aramızda: “Evlensek mi acaba? Nasıl biriyle evlensek?” “Hoşlandığım bir kız var ama namaz kılmıyor, problem olur mu dersin?” “Büyüklerimin bulacağı bir kızla evlensem mutlu olur muyum sence?” Siz bu tür açmazlar yaşamazsınız umarım. Zamanımızda bu konular daha rahat konuşuluyor zaten. Doğru karar vermenizde yazacaklarımın da biraz faydası olursa ne mutlu bana.</p>
<p><strong>EVLENMEK ŞART MI?</strong></p>
<p>Kimse Robinson Crusoe değildir. O bile bir dost bulduğunda sevinçten zıplamıştı. Kendi başına da dünyanın en huzurlu insanı olan ve hatta doğrudan Rabbine muhatap olabilen Peygamberimiz (a.s.m.) bile, bazen eşine “Yâ Âişe, konuş benimle!” dermiş, kitaplarda böyle nakledilir. Konuşmak, paylaşmak ve yardımlaşmak bu zorlu imtihan dünyasına tek başına gelen insanın en büyük ihtiyacıdır belki de. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “İnsanın en fazla ihtiyacını tatmin eden, kalbine mukabil [karşılık&#62; bir kalbin mevcut bulunmasıdır ki, her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini mübadele etsinler [paylaşsınlar&#62; ve lezaizde [güzel şeylerde&#62; birbirine ortak, gam ve kederli şeylerde de yekdiğerine muavin ve yardımcı olsunlar.” “Evet, bir işte mütehayyir [hayret veya tereddüt içinde&#62; kalan veya birşeye dalarak tefekkür eden adam, velev zihnen olsun [hayalî bile olsa&#62;, ister ki, birisi gelsin, kendisiyle o hayreti, o tefekkürü paylaşsın.” “Kalplerin en latifi [duyarlısı&#62;, en şefiki [şefkatlisi&#62;, ‘kısm-ı sani’ [diğer yarım&#62; ile tabir edilen kadın kalbidir.” Zaten evlilik, değil bu insanî ve ulvî ihtiyaçları, insanın en temel ihtiyaçlarını—barınma, beslenme ve üreme—dahi karşılayan bir kurum olduğu içindir ki, tartışmasız her asırda, her kültürde el üstünde tutulmuş, şart gibi görülmüş, hatta kutsanmıştır. Gelin görün ki, en fazla şikayet edilen kurumdur da aynı zamanda. Bir problemi olan, işleri yolunda gitmeyen, gençliğindeki ideallerini yakalayamamış kişiler, evliliğinden şikayet ederler genellikle. Sanki bekârlığında çok mutluymuş gibi, sanki bekâr kalsa ideallerine ulaşacakmış gibi. Hem evlenir, hem şikayet ederler; hem şikayet eder, hem de evlilikten vazgeçmezler. Olan da bekâr gençlere olur. Kafalar karışır: “Evlenmesek mi?” Siz bakmayın onlara. Hatta bana da bakmayın siz, bazen ben de “Bekâr bayan yarımdır, evlenince tam olur. Bekâr erkek yarımdır, evlenince tamamen biter” gibi espriler yaparım ama, bal gibi biliyor, açıkça da görüyorum ki; bekârlık yıllarımda hedefsiz ve sonuçsuz bir koşturmaca hâlinde geçen hayatım, evlenince, bir tezgahın başına oturup üretime başlamak gibi bir değişim geçirdi ve maddî, manevî, sosyal sahalarda bugüne dek ne ürettiysem, hep evlendikten sonra oldu. (Eşime buradan teşekkürler!) Eski resimleri karıştırdığımda zaman zaman kendi kendine konuşan, yalnızlık sebebiyle arada kasvete dalan o genci görüp bugünkü hâlime şükrediyorum. Geçenlerde Ulusal Psikiyatri Kongresi’ne katılmıştım. Epeydir görmediğim birçok meslektaşım ve dostumla görüştüm. Son katıldığım kongreden bu yana peşpeşe iki çocuğum daha olduğu için benimle sohbet eden arkadaşların konuşmaları evlilik, çoluk-çocuk gibi konulara yöneldi genellikle. Benim de dikkatim bu konuya çevrildi tabiî. Kim evlenmiş, kim bekâr kalmış, kim boşanmış, kimin kaç çocuğu var? Dikkat ettim, kim ki evlenip yuva kurmuş; daha huzurlu, daha verimli, hedeflerini gerçekleştirmiş. “Nasılsın?” diye sorunca gevrek gevrek gülerek “İyii” diyor. Kim ki düzenli bir aile hayatı kuramamış; huzursuz, şaşkın, meslekî yönden de verimsiz, başıboş dolanıyor. “Yaa, bildiğin gibi işte, birşey yok, ne olsun?” O yüzden Bediüzzaman’ın “Bekârlık, bikârların kârıdır” sözüne aynen katılıyorum. Bekârlık, bu hayatta kazancı olmayanların işidir yani. Üstelik onun, az önce yazdığım espriden çok daha hakikatli bir sözü daha var ki; “Bekâr erkek üçte iki erkek, üçte bir çocuktur. Bekâr kadın üçte iki kadın, üçte bir erkektir.” Yani erkeklerin haylazlıktan kurtulup olgunlaşmaları, bayanların ise kişiliklerini oturtmaları için evlenmeleri lâzımdır. Peki, evleneceğiniz kişiyi nasıl seçeceksiniz?</p>
<p><strong>ÖNCE NE İSTEDİĞİNİZİ BELİRLEYİN</strong></p>
<p>“Ne iş olsa yaparım abi” diyen birinin, iyi ve uygun bir iş bulması çok zordur malûm. Hatta iş bulması bile zordur. Oysa kişi ne istediğini belirlese, aradığını bilmenin rahatlığı ile çok daha kolayca bulabilir. Evlilik için de böyledir bu. Nasıl biriyle evleneceğine karar vermek, işin yarısını halletmek demektir. Ama bunun için de tabiî önce kendi kişiliğinizi, yönelimlerinizi ve ihtiyaçlarınızı belirlemeniz gerekir. Yani kendinizi tanımanız lâzımdır önce. İkili ilişkilerde, aile hayatında sizin için önemli olan nedir? Huzur mu, paylaşım mı, destek mi, heyecan mı, ya da güven mi? Vazgeçemeyeceğiniz öncelikler hangileridir, kesinlikle kabul etmeyeceğiniz şeyler nelerdir? Bunların adını doğru koymanız gerekir. En az on cümleyle ihtiyaçlarınızı, beklentilerinizi, şartlarınızı sıralayın; elinizde ve aklınızda bulunsun. Tabiî, bu istekleri sıralarken, abartmayın da lütfen. Adam arkadaşına sormuş: —Evlenmiyor musun? —Şartlarımı tutarsa olur. —Ne istiyorsun ki? —Güzel olsun, akıllı olsun, dindar olsun, zengin olsun, kültürlü olsun, şefkatli olsun, ciddi olsun, itaatli olsun, bir de esprili olsun. —Ama abi, demiş öteki, birden fazla evlilik yasak artık! Fıkra, önerimi unutturmasın ama. Ne istediğinizi belirlemelisiniz mutlaka. On cümle lütfen.</p>
<p><strong>İDEAL BİRLİĞİ ŞART, AMA YETMEZ</strong></p>
<p>Hayat arkadaşını seçerken en çok dikkat edilmesi gereken noktaların başında ideal birliği gelir. Hayatı beraber yaşayacağınız kişinin hayatı ne gözle gördüğü, hedefinin ne olduğu ve değer yargıları, en çok üzerinde durulması gereken konudur. Hayat, keyif peşinde, rahat içinde mi yaşanacak, yoksa idealler peşinde, gereğinde fedakârlıkla mı? Kazanılan para ile daha iyi yaşamak mı hedeflenecek, yoksa o kazanç olabildiğince hayır yollarına mı sarf edilecek? Çocuk sahibi olunduğunda, çocuk hangi prensiplere göre büyütülecek, ona nasıl bir eğitim verilecek? Sosyal hayatta kimlerle nasıl bir diyalog kurulacak? Bu gibi temel tercihlerde uyum, iyi bir evlilik için olmazsa olmaz şarttır. Sizin hayatınızı bile uğruna feda edebileceğiniz ideallerinizi eşiniz yarım kulakla dinliyorsa, her satırını didik didik okuyup yaşamaya çalıştığınız kitaplarınızı eşiniz dinlerken uyukluyorsa, siz teheccüde bile kalkarken eşiniz yatsıyı bile kılmadan yatıyorsa, bırakın sevgiyi, saygı bile kalmaz ki aranızda. İlginç bir araştırma okumuştum. “Evlilikte mutluluğun şartları nelerdir?” sorusuna her iki cinsin en çok verdiği üç cevaptan birisi, hatta birincisi ‘inanç ve ideal birliği’ idi. (Diğerleri de sevgi ve cinsel uyum imiş.) O yüzden evlenmeyi düşündüğünüz kişide ilk bakacağınız nokta, aynı idealleri paylaşıp paylaşmadığınızdır. Yani size sizin yolunuzda ‘yoldaş’ da olabilmelidir eşiniz. “Şimdilik istediğim gibi değil, ama ileride düzelir” diye de kendinizi kandırmayın. Âyetin verdiği dersi hatırlayın: “Sen sevdiğine hidayet edemezsin, ancak Allah dilediğine hidayet eder.” Değişeceğine dair garantiniz var mı? Ya da o, garanti verebiliyor mu? Yoksa siz kumar meraklısı mısınız? Veya tehlikeyi çok mu seviyorsunuz? Ancak fikir uyumu önemli derken de ölçüyü kaçırmayalım. En önemli noktadır bu, ama tek önemli nokta değildir. Gereklidir, ama yeterli değildir. Bu noktada özellikle bir fikir grubu içinde olan ve idealleri yolunda yaşayan kişilerin çokça düştüğü bir hata vardır: iyisine kötüsüne bakmadan, sırf aynı fikirleri paylaştığı için uyumsuz biriyle evlenmek. “Zaten benim fikrimde olan az; ideallerimi paylaşan birisini bulursam, huyuna suyuna bakmaz evlenirim” diyenler çoktur. Ama unutmayalım ki, meselâ Hz. Zeyd ile Hz. Zeyneb de aynı yola baş koymuşlardı. Fakat bu mutlu bir beraberlik kurmalarına yetmedi. Zaten düşünürsek, aynı ideali bile farklı insanlar farklı biçimlerde yaşamaz mı? En basit bir örnekle, evde oturup kitap okumak, yazı yazmak da bir ideale hizmet biçimidir; sürekli gezip sohbetlere, faaliyetlere katılmak da. Ama arada dağlar kadar fark vardır. Sadece fikir birliğini önemseyip kişilik uyumunu yok saymak gibi bir hataya düşmeyiniz lütfen. Fikirleri size uyanlar içinde huyu da size uyan birini mutlaka bulursunuz.</p>
<p><strong>SEVGİ GEREKLİ, AŞK RİSKLİDİR</strong></p>
<p>Neredeyse klasik bir münazara konusudur: Evlilikte aşk lâzım mı, değil mi? Beylik bir cevap olarak herkes “Tabiî ki lâzım” der. Oysa bence sevgi şarttır, ama aşk şart değil, hatta risklidir bile. Hemen itiraz etmeyin, önce isimlendirmeyi doğru yapalım. Kullandığım mânâda sevgi, karşısındakine ihtiyacını hissetmek, onunla beraber olmaktan mutluluk duymak, onun eksiklerini de hoş görmektir. Aşk ise ona muhtaç olmak, onsuz olamamak, eksiklerini ise görmemektir. Böyle bir aşk, aslında sağlıksız (gözü kör de denir) bir ruh hâli değil midir? Peki sağlıksız bir duyguyla sağlıklı bir beraberlik nasıl kurulur? Depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların abartılı aşk duygularını da azalttığını biliyor muydunuz? Saplantı düzeyindeki aşk, bir hastalık bile sayılabilir aslında. Ama modern çağın klişelerinin dayatmasıyla, çoğu gençler aşk evliliğini en büyük hayalleri olarak kabul ederler. Bu kişilerin çoğu, aşık olduklarında karşılarındaki kişinin eksiklerini, uyumsuz yönlerini görmez, o coşkulu duygunun esiri olup mantığı tamamen bir kenara atarak yanlış evlilikler yaparlar. Aşık olmuş birisi için karşısındaki, dünyanın en mükemmel kişisidir, kusursuzdur, onun için yaratılmıştır, o olmazsa hayat boyu mutsuz kalacaktır. Oysa aşk bir duygu ve duygular da geçici olduğu için bir süre sonra aşk küllenmeye başladığında, önceleri görülmeyen yanlışlar göze batmaya başlar. Coşkuyla başlayan ilişki hüsranla biter çoğunlukla. Aslına bakarsanız, aşık olan için bu denli riskler taşıyan bu duygu, aşık olunan kişi için bile çok rahatsız edicidir. Düşünün; siz öylesine, gelişigüzel bir söz söylüyorsunuz (“İnecek var şoför bey!”), aşığınız “Ne hoş bir cümle kurdun” diyor. Siz sıradan gündelik bir davranışınızı yapıyorsunuz, o “Ne güzel içiyorsun çorbayı!” diyor. Böyle olduğundan büyük görülmek insanı rahatsız etmez mi sizce? İlişkinin doğallığını, davranışların içtenliğini öldürmez mi? Zaten o yüzden değil midir ki, çılgınca aşık olunanlar genellikle aşıklarına karşılık vermez, acı çektirir? “Delice sevdim, ömrümü verdim” diye başlayan şarkılar, “O beni sevmedi, kalbini vermedi” diye devam etmez mi hep? Tesadüf değildir bu. Aklı başında hiç kimse, olduğundan büyük görülmek, hak ettiğinden fazla ilgi ve sevgi görmekten mutlu olmaz—kısa süreli bir zevk dışında. Üstelik bu tip gerçekçi olmayan sevgiler, abartılı hayranlıklar, yöneldiği kişinin zihnine “Ben onun zannettiği gibi mükemmel değilim. Öyle olmadığımı fark ettiğinde ne olacak?” tedirginliğini kazır. Böyle seven, sevdiğini zorlu bir cendereye sıkıştırmıştır aslında. Ve göğe çıkaranlar, hayallerinin gerçek olmadığını görünce ortada bir yerde kalamaz, bu kez de yerin dibine batırırlar sevdikleri(!) kişiyi. Büyük beklentiler büyük hayal kırıklıklarını hazırlar. Siz siz olun, eğer karşınızdaki size olduğunuzdan daha fazla kıymet veriyorsa, sizi olduğunuzdan mükemmel görüyorsa, size sırılsıklam aşıksa, uzaklaşın ondan. Dozunca seven, hatalarınızı da gören, ama iyi yönlerinizin hatırına onları affeden, sizden abartılı şeyler beklemeyen, zorlamayan, destekleyen bir sevgi çok daha güzel değil mi?</p>
<p><strong>TEK BAŞINA DA MUTLU MUSUNUZ?</strong></p>
<p>Meşhur atasözüdür: İki çıplak bir hamama yaraşır. Yani, iki mutsuz birleşince mutlu olmaz. Tek başına mutluluğu bulamamışsanız, ancak bir başkasına dayanarak mutlu olacaksanız, olmayın daha iyi. Zaten olamazsınız. Üstelik bu dayanma tarzı, o hapşırınca sizin nezle olmanıza yol açacak, fazla dayandığınızda da omuzu ağrıyacaktır. O yüzden, ilk anda size ters gelecek belki ama, eğer bekârken de mutlu, kendi içinde uyumlu bir insansanız, evlenince daha da mutlu olursunuz muhtemelen. Yok eğer bekârlığınız sıkıntılı, problemli, huzursuz geçiyorsa evlenince mutlu olma hülyası kurmanız gerçekçi olmaz. Kendi içinizde bir toparlanma yaşamalısınız evliliği düşünmeden önce. Unutmayın, iyi bir evlilik kötü bir hayatı düzeltmez, ancak düzelmiş bir hayatta iyi bir evlilik yapılır. Bu sözlerimle bazılarının tatlı hayallerini bozuyor olabilirim ama, tüm sıkıntılarının evlenince mucizevî biçimde geçeceğini sanmak maalesef çok düşülen büyük bir yanılgıdır. Evliliğe bu kadar fazla anlam yüklemek de hem mantıksızdır, hem de riskli. Karşınızdaki de sizin gibi bir insandır; beyaz atlı prens değil. Bu aldatıcı beklentinin uzun vadede en çok görülen sonucu ise (başlarda da dediğimiz gibi) evlilik de mutluluk getirmezse eşini suçlamaktır bu kez. Şu diyalogu o kadar çok yaşadım ki bugüne kadar: —Çok sıkıntılı ve mutsuzum doktor bey. —Sebep nedir sizce? —Eşim. Evlendiğimden beri bana destek olmuyor hiç. —Bekârken çok mu mutluydunuz? —Eeee, sorunlarım vardı tabiî. Gençliğimde de tedavi görmüştüm aslında. Bu gibi kişiler—hayal ve masalların da etkisiyle—evlenince tüm sorunlarının aniden biteceğini bekledikleri için, aynen devam eden sıkıntılar ciddi bir hayal kırıklığını ve öfkeyi de beraberinde getirir maalesef. Oysa, eğer biz değişmezsek, yarın bugünden farklı olmayacaktır. Nikahta sadece keramet vardır; mucize değil. O yüzden, önce siz tek başına da mutlu olmayı öğrenin, sonra evlenin. Mutluluk paylaşıldıkça artar.</p>
<p><strong>KONUŞABİLMEK LÂZIM</strong></p>
<p>Evlilik anlaşmaktır. İnsanlar da konuşa konuşa anlaşırlar, malum. Beğendiğiniz kişi dış görünüşüyle, huyuyla, yaşama biçimiyle size çok uyuyor ama konuşmaya başladığınızda bir kopukluk oluyorsa dikkat! Dozunda olunca tartışmak bile güzeldir, ama konuşamamak bir felakettir. Onunla konuştuğunuzda zihniniz açılıyor, 1+1=3 ediyorsa bu çok güzel. Eğer fazla olumlu bir katkı almıyor ama meramınızı anlatıp onu da anlayabiliyorsanız 1+1=2 ediyor demektir ki, idare eder. Ama—ne kadar seviyorsanız sevin—onunla konuşurken kendinizi anlatamıyor, onun da ne demek istediğini kavramakta zorlanıyorsanız, yani 1+1, 2 bile etmiyorsa işiniz zor. Hayat boyu mimiklerle anlaşamazsınız çünkü. Onunla konuşamazsanız ya kendi kendinize konuşmaya başlarsınız ya da başkalarıyla. İkisi de risklidir. “Mutlaka evlenin. Anlaşırsanız mutlu olursunuz, anlaşamazsanız filozof” diyenlere de katılmıyorum. Size muhatap olabilen, zihninizi açan, fikrinizi zenginleştiren biriyle evlenirseniz filozof değil evliya bile olabilirsiniz.</p>
<p><strong>FLÖRT NE İŞE YARAR?</strong></p>
<p>Konuşma deyince akla beraber çıkma ve flört de geliyor. İnsanların birbirlerini tanımak istemeleri çok normal tabiî. Ama flört dönemi, gerçek beraberliği aksettirmez çoğu zaman. Eğer flört, gerçek hayatın aynısı olarak yaşanabilse, belki evliliğin nasıl gideceğine dair ipuçları verebilir, ama bunun da başka bedelleri vardır malûm. Bildiğimiz anlamdaki flört, yani arada sırada görüşüp gezmek, sohbet etmek ise, aslında gerçek hayatta olunandan farklı bir kişiliğin sergilendiği bir dönemdir. Örneğin kişi günün yirmi üç saati tek başına, sessiz ve sakin bir hayat sürüyor, biriken sohbet ve gezme ihtiyacını günde bir saatlik buluşmalara saklıyorsa, o bir saatte çok konuşkan, canlı, eğlendirici biri gibi davranabilir. Ve çıktığı kişi de canlı, atak, sosyal insanlardan hoşlanıyorsa onun gözüne hoş görünebilir. Ama iş evliliğe gelince, o hareketli görünen kişinin günde ancak bir saat gezmeye ve sohbete tahammül edebildiği, aslında çok durgun ve sakin bir hayatı sevdiği açığa çıkar ve sürtüşmeler başlar tabiî. Ben üç-dört yıl flört edip birbiriyle çok iyi anlaşan, ama evlenince birkaç ayda hayal kırıklığı yaşayan nice insanlar gördüm. Evlilik hayatı başlayınca “Reklamları izlediniz, şimdi haberler” anonsu yapılmış gibi olur. “Peki, flört bile olmadan evlenilecek kişi nasıl seçilebilir?” diyebilirsiniz. Aslına bakarsanız bir insanın, karşısındaki kişiyi tanıması o kadar da uzun bir zaman gerektirmez. Yapılan araştırmalar özellikle bayanların, karşılaştıkları kişiyi ilk üç dakika içinde değerlendirip kategorize edebildiğini göstermiştir. Dikkatli bir insan için yüz hatları, mimikler, ses tonu, konuşma biçimi, hatta kullanılan kelimeler bile kişiliğe dair önemli işaretler taşır. Ve özellikle hanımlar bu tip işaretleri çok iyi değerlendirirler. Meselâ karşınızdaki kişiye “Hava bu gün ne güzel, değil mi?” diye sordunuz diyelim. Hepsi de ayrı bir kişilik yapısına işaret eden çeşit çeşit cevaplar alabilirsiniz. —Gerçekten harika bir hava var, insanın içi coşkuyla doluyor. (Canlı, iyimser.) —Böyle havaları çok mu seversin? (Karşısındakiyle ilgilenen.) —Hı hı. (Kontrollü ve ketum.) —Haklısın, çok güzel, değil mi? (Uyumlu, paylaşımcı.) —Esas üç gün önce çok daha güzeldi. (Geçmişte yaşayan.) —Yaa, bu güzel havada eve tıkıldık işte. (Şikayetçi, karamsar.) Bakın, bir tek cümleden ne kadar çok ipucu çıkartabiliyorsunuz. Yeter ki ona iyi bakın, dikkatli dinleyin ve ipuçlarını değerlendirin. Böylece yakışıklı prensi bulmak için yüzlerce kurbağayı öpmeniz gerekmez.</p>
<p><strong>ONU İYİ TANIYIN</strong></p>
<p>Yukarıdaki konunun devamı olmakla beraber ayrı bir paragraf olmayı hak eden bir önemi vardır bu bahsin. Bir insanın karşısındakini iyi tanıyabilmesi için bile, önce kendi sıkıntı ve saplantılarından arınması gerekir. Şimdi onu bir düşünün. Nasıl bir insan olduğunu tarif edebilir misiniz? Eğer onun kişiliğini en az on cümle ile tarif edemiyorsanız, onu tanımıyorsunuz demektir. (Ayrıca bu on cümleyi başta hazırladığınız tarifle kıyaslayacağınızı da anladınız tabiî.) Eğer onu tam olarak tanımadığınız halde ondan çok hoşlanıyorsanız, bu sizin farketmediğiniz bir kompleksinizle ilgili olabilir, dikkat edin! Ne demek istediğimi bir örnekle anlatayım: Faraza, diyelim ki, siz maddî sıkıntı yaşıyorsunuz. Fena halde zorlanıyorsunuz. Acilen borç para bulmanız lâzım. Ve bu arada bir yazarla tanıştınız. Çok ilginç fikirleri var. Size son çıkan kitabını anlatıyor. Ama siz onun fikirlerini dinlemiyorsunuz bile. Neden? Çünkü aklınız para probleminizde. Bu haldeyken onu ancak şöyle dinlersiniz: “Acaba kitabı iyi sattı mı? Parası var mı? Bana borç verir mi?” Anlattığı fikirleri dinlemezsiniz bile. Sonuçta sizin acil ihtiyacınız, meşgul olduğunuz probleminiz, onu tanımanızı engeller—saatlerce konuşsanız bile. Aynen bunun gibi; diyelim ki sizin beğenilme, önemsenme konusunda bir kompleksiniz var. İnsanların size hak ettiğiniz ilgiyi göstermediğini düşünüyorsunuz. Bu durumda yalancı ve ahlâksız biri bile size aşırı ilgi gösterse, peşinizden koşsa, sizi göğe çıkarsa, sizi elde etmesi kolaydır. Siz uğraştığınız tek konuda derdinize deva olacağını düşündüğünüz bu kişinin, aslında kolayca fark edilebilecek bir yığın yanlışını fark etmezsiniz. Sonra da “Evlenmeden önce anlayamamıştım onun böyle biri olduğunu” diye şikayet edersiniz. “Küçücük çocuklar bile karşılarındaki insanın huyunu-suyunu hissedebilirken, siz nasıl oldu da onun bu yönlerini görmediniz?” diye sorulduğunda da “Bilemiyorum, fark etmemişim” dersiniz. Aslında cevap açıktır: O yönlerine hiç bakmadınız ki... Sizin ilgilendiğiniz tek bir konu vardı. Saplantınız yani. O yüzden “Önce kendi saplantılarınızı bulup çözmeniz lâzım, doğru seçim yapabilmek için” diyorum. Ve sonra da duru bir gözle karşınızdakine bakıp onu tanımaya, anlamaya çalışmanız. Eğer karşınızdakinin huyunu-suyunu doğru düzgün tarif edemiyor, size sorulan “şu şu yönleri nasıl?” sorularına cevap bulamıyorsanız, tekrar bir değerlendirme yapmanız gerekiyor demektir. Bu değerlendirmeyi güvendiğiniz kişilerle beraber yapmanızda da fayda var bence.</p>
<p><strong>BİRKAÇ BİLENE DANIŞIN</strong></p>
<p>Evleneceğiniz kişiyi tabiî ki kendiniz seçeceksiniz, ama fikrine güvendiğiniz kişilere danışmanızın da çok faydasını göreceksiniz. Hele aşık iseniz (yukarıda değindiğimiz gibi), tarafsız yorum yapamayacağınız için olaya üçüncü bir gözle bakan tecrübeli kişilerin yorumlarını da alın mutlaka. Sizi denk ve uyumlu bir çift olarak görüyorlar mı? Tecrübe, sandığınızdan (ve benim de gençliğimde sandığımdan) çok daha önemlidir. Ancak burada da abartıya kaçmamalı, mutlaka son kararı siz vermelisiniz. Hata yapma korkusu veya kararsızlık sebebiyle evleneceği kişiyi anne-babasına veya büyüklerine seçtirenlerin şikayete hakkı olmayacaktır ileride. Sizin yerinize seçim yapacakların da saplantıları olmadığı ne malûm? Hep söylerim, hayli bağımlı bir toplum olduğumuz ve ilişkilerimizde özerkliğe pek yer vermediğimiz için, iki uç arasında salınıp duruyoruz maalesef. Bir yanda gençlerin kararlarını onların yerine almak, başkalarının hayatını yönetmeye çalışmak, çocuğunu vesayete muhtaç bir aciz gibi görmek yanlışına düşen aileler, büyükler olduğu için; diğer yanda ya boyun eğmiş, sorumluluğunu üstlenmekten korkan ve her işini başkasının aklıyla yapan gençler yer alıyor ya da bu baskıyı reddedip ipleri tümden koparan, tamamen kendi başına davranıp kimseye danışmayan isyankârlar. Orta noktayı bulmak çok mu zor sizce? Burada özellikle sevdiği kişiyle evlenmesine ailesi izin vermeyen (ya da sevmediği biriyle evlenmesi istenen) gençlere de seslenmek isterim. Aileniz eğer bu dayatmayı bazı saplantıları doğrultusunda yapıyorsa, bununla onları (usulünce) yüzleştirmeyi deneyin. “Anne, sen mutsuzluğunu maddî sıkıntına bağladığın için benim illa ki o zengin çocukla evlenmemi istiyorsun; ama senin esas problemin para değil, babamın seni sevmediğini sanıyorsun. Zaten bak, filanca da zengin, ama hiç de mutlu değil” gibi. Eğer siz kendi tercihinizin sizi mutlu edeceğini yeterince ve mantıklı biçimde açıklarsanız neden kabul etmesinler ki? Kim çocuğunun mutsuz olmasını ister? Ha, eğer “Düşünce biçimleri yanlış, kuşak farkı var, anlamıyorlar” diyorsanız, yeterince konuşmuyorsunuz demektir. Onlar da sizin gibi genç oldular vaktiyle, siz meramınızı doğru anlatırsanız mutlaka anlayacaklardır. Bu konu üzerinde çok durmamın sebebi, mutlu bir yuva kuracağım diye arkanızda harabeler bırakmanızı istemeyişimdir. O harabe görüntüleri sizin hayalinizde hep yaşar, ne kadar iyi bir evlilik yapsanız da. Sizin iyiliğiniz için söylüyorum yani, aileniz için değil.</p>
<p><strong>ONUN AİLESİ NASIL PEKİ?</strong></p>
<p>“Anasına bak kızını al” sözü boşuna söylenmemiştir. Hele hele yapı olarak ailesine daha düşkün ve bağlı olan kızların, ailelerinin tarz ve kişiliğinden çok farklı olmaları hayli nadirdir. O yüzden özellikle bir erkeğin, evleneceği kızın ailesini iyi tanıması gerekir. Erkeklerin ise ailelerinden biraz uzağa düşebileceklerini de eklememiz lâzım, her ne kadar “Armut dibine düşer” ise de. Aileyi incelerken kişinin anne-babasıyla ilişkilerine de çok dikkat etmek gerekir. Zira psikolojik bir gerçektir ki, kız çocuğunun babasıyla, erkeğin de annesiyle ilişkisi, evlendiğinde de sürdüreceği bir iletişim tarzının temelini atar. Babasıyla mesafeli büyümüş bir kız, eşiyle de mesafeli olacaktır muhtemelen. Annesinin şefkatli ev kadını kimliğini benimsemiş bir erkek, çalışan ya da sosyal yönü kuvvetli bir kadına (sebebini bilemediği halde) tahammül edemez. Babası kendisine aşırı düşkün bir kızın, eşinden de yüceltilme beklemesi veya annesi baskın bir erkeğin pasif bir bayanla mutlu olamaması gibi örnekler de verebiliriz. Tabii “Ailesine bakın” derken aileler arasında uyumu da değerlendirmek lâzım. Eşler birbiriyle ne denli uyumlu olursa olsun, ailelerle veya aileler arasında yaşanan sürtüşmeler en azından tatsızlık sebebi olacağından, bu konuda da denklik aramakta fayda vardır. “Ailelerimiz anlaşabilir mi? Ben onun ailesiyle uyuşabilir miyim” diye de sorulmalıdır yani.</p>
<p><strong>DOĞRU ZAMANLAMA</strong></p>
<p>Yanlış zamanda yanlış karar verilir. Eğer bir bunalım dönemi yaşıyorsanız kesinlikle hayatınızı bağlayacak önemli bir karar vermeyin. Zira denize düşen yılana sarılır. Biz, depresyon gibi sıkıntılı dönemlerdeki hastalarımızı mutlaka uyarırız: “Şu an sağlıklı değerlendirme yapamayabilirsiniz. Kendinizi toparlayana kadar önemli bir karar almayın.” Öylesi bunalım dönemlerinde öncelikler değişir çünkü ve sağlıklı düşünmek pek mümkün olmaz. Depresyonda iken yaşadığı keyifsizliğin etkisiyle çok hareketli, neşeli birisine aşık olup evlenen bir hastam, düzeldiğinde “Ben bu havai, boşboğaz insanla nasıl yaşarım?” demeye başlamıştı. Evdeki huzursuzluktan kurtulmak için ilk çıkan kısmete evet diyen kızlarımızın çok yanlış seçimler yaptıkları ve daha büyük sıkıntılara düştükleri de yine çok gördüğüm bir örnektir. Yağmurdan kaçan doluya tutulur genellikle.</p>
<p><strong>KAÇ YAŞINDA EVLENMELİ?</strong></p>
<p>Zaman deyince, uygun evlenme yaşı da çok önemli bir konudur. Cinslere göre konuşursak, erkek, yapı olarak daha geç olgunlaşır. Bu, fizyolojik olarak da bilinen bir gerçektir. Bunu bazı şovenist erkekler “Erkek olmak zor bir iştir” diye yorumlarlar. Şaka bir yana, erkeğin evlilik sorumluluğunu üstlenecek kıvama gelmesi yirmibeş yaşından önce zordur gerçekten de. Hele bizim gibi bağımlı özellikleri olan, gençlerin bile çocuk muamelesi gördüğü bir toplumda, bu yaşı otuza bile taşıyabiliriz. Ancak geç evlenmenin erkekler için bazı hatalara düşme riskini arttırdığını da unutmamak lâzım. Bayanlar ise çok daha erken dönemlerden itibaren evlilik ve anneliğe hazır gibidirler. Dolayısıyla günümüzde genel kabul gören ortalama olan yirmi yaş civarı mantıklı sayılır. Tabii bu yaşı eğitim vb sebeplerle biraz ileriye almak da mümkündür, ama kişilik fazla kemikleşmeden evlenmekte de fayda vardır bayanlar için. Zira evlilik bir ölçüde elastik olmayı, uzlaşabilmeyi, gereğinde taviz verebilmeyi gerektirir. Yaş fazla ilerlemiş, yaşama tarzı oturmuş ise, karşısındakine uyum sağlamak güçleşecektir. “Bunca yıllık huyumu değiştiremem ki!” İdeal olanı, erkeğin sorumluluk üstlenecek, gerektiğinde eşine yol gösterecek bir olgunluğa eriştiği yirmibeş-otuz yaşlarında, bayanın da kendini ve hayatı tanıyıp fazla da kişiliği kemikleşmeden yirmi yaşlarında yapacağı evliliktir. Arada beş-on yaş fark olması da tavsiye edilir zaten; özellikle ileriki yıllar açısından.</p>
<p><strong>DÖRT DÖRTLÜK OLMALI MI?</strong></p>
<p>Yukarıda anlattıklarımız iyi bir evlilik yapabilmek için dikkate alınması gereken (bazı) faktörlerdir. Bu saydıklarımızın hepsinden tam not almak zorunda değilsiniz elbette ama, hepsini dikkate almanız sizin yararınızadır. Bu dünya cennet olmadığına göre ve birçok peygamber bile evliliğinde sorunlar yaşadığına göre, mükemmel, kusursuz bir uyum arzulamak fazla iyimserliktir tabiî ki. Evlenmek için illa da karşınıza dört dörtlük birisinin, bir masal kahramanının çıkmasını beklemeyin. ”Onun bu’su eksik, bunun şu’su fazla” derken sonunda eli böğründe kalıp hiç olmayacak biriyle evlenenler çoktur. Dört dörtlük uyum deyince şu soruyu sorasım geldi: “Dünyanın bir yerinde aynı sizin gibi, fiziğiyle, huyuyla tıpatıp size benzeyen birisi var” desem inanır mısınız? İnanmazsınız tabiî. Çünkü insanlar, hiçbiri diğerinin aynı olmayacak bir çeşitlilikle yaratılmışlardır. En benzer dediğimiz kişilerin bile, biraz dikkat ettiğimizde pek çok farklılıklarının olduğunu görürüz. Peki o zaman şu soruyu sorayım: “Dünyanın bir yerinde tıpatıp sizin hayalinize uyan birisi var” desem inanacak mısınız? Buna da inanmayın. Hayaller, idealler, yıldızlar gibidir. Onlarla yolumuzu buluruz ama, onlara ulaşamayız. Onların gerçekleşme yeri başka diyardır. Bu dünyada bulabildiğiyle yetinmek de bir fazilettir. İsterseniz formüle edelim: Dört dörtlük beklemeyin, dörtte ikiye de razı olmayın; dörtte üçü hedefleyin.</p>
<p><strong>SÖZLEŞME YAPIN</strong></p>
<p>Eğer tüm bu muhasebeler sonunda evlenme kararı alınmışsa, bu kararın şartlarını kağıda dökmenizi tavsiye ederim. (Sadece ben değil, tüm evlilik terapistleri tavsiye eder bunu.) Evlilikte uyulacak kurallar, hangi konularda kimin nasıl bir fedakârlık yapacağı, kimin neyden sorumlu olacağı, hatta hangi şehirde yaşanacağı gibi konuların bile yazılı anlaşma hâline getirilmesinde fayda vardır. Böylece evlilik sırasında olabilecek sürtüşmelerde “Benim dediğim mi olacak, senin dediğin mi?” tartışmaları yaşamazsınız. “Burada yazdıklarımız olacak. Ne söz vermiştik? Bak, altında imzamız bile var.” Ama bunun faydası sadece evlilik süresince çıkan problemlerin çözümüne yardım da değildir. Bence esas, çıkabilecek problemleri önceden görmeye ve belki de kötü bir evliliği engellemeye veya baştan düzeltmeye yarar; doğru karar vermeyi kolaylaştırır. O heyecanlı dönemin coşkusu içinde size önemsiz gibi gelen ve “anlaşarak hallederiz, bir yolunu buluruz” denilen nice gizli uyumsuzluk bu esnada açığa çıkabilir. Meselâ ailelerle ilişkinin düzeyi, edinilecek malların nasıl kullanılacağı, çocuk bakım ve eğitiminde eşlerin payları, özel ilgilere ne kadar zaman ayrılacağı, hatta televizyonda ne seyredileceğine kadar yazın bakalım. Hiç tahmin etmediğiniz kaytarmalar, itirazlar olabilir. Olmuyor mu? Hemen evlenin o zaman. Allah bir yastıkta kocatsın. Beraber gezme konusuna gelince, sözlü veya nişanlı bile olsak nikahlanmadıkça karşı cinsle bir yerde beraber kalamayız. Yanımızda mutlaka üçüncü bir şahsın bulunması gerekir. Bu noktadan nikah düşen kişilerle kapalı bir yerde yalnız kalma ve el ele tutuşmak doğru değildir.</p>
<p><strong>DR. YUSUF KARAÇAY</strong><br />
Selam ve dua ile...<br />
Sorularla İslamiyet Editör</p>
<p>kaynak: <a href="http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&#038;id=1550" rel="nofollow">http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&#038;id=1550</a>
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>GULUMSE25 burada "evlılık"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9127#post-138833</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 14:24:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator>GULUMSE25</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">138833@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>arkadslar evlılık kısmet dıyorlar evlenıcemız ınsanı bızmı secerız yoksa allah onu karsımıza cıkarırmı yanı aramakmı lazım yoksa beklemelımıyız hangısı dogru
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>GULUMSE25 burada "dua edelım önemlı okuyun"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9044#post-137570</link>
			<pubDate>Thu, 14 Feb 2008 12:56:52 +0000</pubDate>
			<dc:creator>GULUMSE25</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">137570@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>arkadslar bır az once saglıkocagından geldım ve herzamnkı gıbı eskı erkek arkadsımın nısanlanacagı konusuluyodu o kızın yerınde sımdı ben olucaktım taktır ıste bısey yapamıyorum bana yardımcı olun ne olur yazın dugunu olucak dugun salonu bana cok yakın duru dagıtacak kızlar gezıcek cok duyucam buradan uzaklasmak ısıtyorum hakkında bısey duymak ıstemıyorum bana cok acı verıyor 1.5 sene oldu bana arkadsım nankorluk ettı o ettı lutfen yardımcı olun dua bılen varsayazsın okuyayım unutmak gerek bılıyorum lutfen bu ansak duayla olur nankorluk eden o ortada kalan acı ceken ben lutfen ne olur bısıler yapmam lazım
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mucize-net burada "Mucizem"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3207#post-49862</link>
			<pubDate>Mon, 02 Jul 2007 01:04:45 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mucize-net</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">49862@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ</p>
<p>Mucizem</p>
<p>Ya Rabbi bana öyle bir mucize nasip eyle ki onunla geçireceğim her dakika seni hatırlatsın ve sana bir adım daha yakınlaştırsın. </p>
<p>Ya Rabbi bizi kendimize bırakma bizi senin dosdoğru yolunda sabit kıl. </p>
<p>Ya Rabbi senin dinini yaymakta bizleri vesile kıl.Senin dinine hizmet edecek evlatlar yetiştirmemizi nasip eyle. </p>
<p>Elbet sen sana sığınanları yalnız bırakmazsın.Ya Rabbi iman ateşimizi hiç bir zaman köreltme her geçen dakikada dahada alevlenip benliğimizi eritmesini nasip eyle. </p>
<p>Ya Rabbi! Ya Rabbi! Ya Rabbi! sahte aşklarla bizi sınama senin aşkını kalbimize düşürüp bizleri boş işlerin hevasına kapılmaktan koru.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mucize-net burada "Bekarlarımız için dua eder misiniz?"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3615#post-56744</link>
			<pubDate>Tue, 17 Jul 2007 15:01:27 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mucize-net</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">56744@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p><strong>Tüm bekarlarımız için dualarınızı esirgemezseniz sevinirim.</strong></p>
<p>"Ya Rabbi bizlere öyle bir mucize nasip eyle ki onunla geçireceğimiz her dakika seni hatırlatsın ve sana bir adım daha yakınlaştırsın." </p>
<p>"Ya Rabbi! Ya Rabbi! Ya Rabbi! sahte aşklarla bizi sınama senin aşkını kalbimize düşürüp bizleri boş işlerin hevasına kapılmaktan koru."</p>
<p><strong> Hadisler:</strong></p>
<p>456. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br />
"Ey gençler topluluğu! Gücü yeteniniz, evlensin. Çünkü bu, gözü haramdan daha iyi korur, edep yerini de.<br />
Gücü yetmeyen ise, oruç tutmalıdır. Çünkü orucun, şehveti kırma özelliği vardır."<br />
Alkame radıyallahu anh. Buhârî.</p>
<p>457. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br />
"Dünya bir metadır. Onun en iyi metaı ise, saliha bir kadındır."<br />
İbn Amr radıyallahu anh. Müslim.</p>
<p>458. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br />
"Evlenen, îmanın yarısını tamamlamış olur, kalan yarısı hakkında ise Allahtan korksun!"<br />
Enes radıyallahu anh. Taberânî.</p>
<p>459. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br />
"Karısı olmayan adam yoksuldur, yoksul."<br />
"Çok malı olsa da mı?"<br />
"Çok malı olsa da."<br />
"Kocası olmayan kadın yoksuldur, yoksul!"<br />
"Çok malı olsa da mı?"<br />
"Çok malı olsa da."<br />
İbn Ebî Necih radıyallahu anh. Buhârî.</p>
<p>460. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:<br />
"Kadınla dört şey için evlenilir: Malı, soyu, güzelliği ve dini için. Öyleyse, elleri toprak olası, sen dindarını al!"<br />
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.</p>
<p>Hadislerin alındığı site: <a href="http://din1lik.blogcu.com/3577718/" rel="nofollow">http://din1lik.blogcu.com/3577718/</a>
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>MehmetEskisehir burada "evlenme duası..............."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/5241#post-82374</link>
			<pubDate>Mon, 03 Sep 2007 13:35:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator>MehmetEskisehir</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">82374@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allahım, şüphesiz ki Sen takdir edersin, ben edemem; Sen bilirsin, ben bilemem; Sen gaybları hakkıyla bilensin. Eğer Senin ilminde (ismini söyleyerek) falan.. benim dinim, dünyam ve âhiretim hakkında hayırlısı ise, onu bana takdir buyur. Yok bir başkası dinim, dünyam ve ahiretim hakkında bundan daha hayırlı ise o zaman onu bana takdir et.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>MehmetEskisehir burada "AŞK DUASI"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4591#post-72299</link>
			<pubDate>Mon, 13 Aug 2007 15:05:45 +0000</pubDate>
			<dc:creator>MehmetEskisehir</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">72299@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Aşk Duası<br />
Rabbim<br />
Bir insan koy kalbime<br />
Ama o insan senin de<br />
sevdigin olsun<br />
Ve bana öyle bir insan sevdir ki<br />
O insanin kalbi Seninle sevisen bir mabed olsun.<br />
Beni öyle bir insanla bulustur ki benden önce<br />
Onunla bulusmus olan sen olasin<br />
 Onunla el ele tutustugumuzda<br />
Ikimizin uzerinde Senin elin olsun<br />
Bana öyle gözler göster ki<br />
Ben o gözlerden sana bakayim<br />
Bana öyle bir sevgili ver ki<br />
O gözler cennete acilan iki pencere olsun<br />
Onunla oyle bir yolda yürüyelim ki<br />
Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim<br />
 Oyle bir sevgili verki bana<br />
Ona sarildigimda kainat bize baksin<br />
Birbirine sarilsin<br />
Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin<br />
Bize bakip seytan Adem'e secde etsin<br />
Günah sevap ugruna kendini feda etsin<br />
Olüler birer birer uyansin sevgimizle<br />
Bize öyle bir sevgili ver ki Rabbim!<br />
Sevgimizde Muhammed sevilsin<br />
Oyle sevelimki birbirimizi<br />
Hz. Hatice göklerden bize seslensin<br />
Ve desin ki<br />
"Bak ya Muhammed bak su sevgililere onlar bizde... bizde onlardayiz.<br />
Bak Askimiz birkez daha yasaniyor yer yüzünde..<br />
Allah Askimizi öyLe cok seviyorki binlerce insana yasatiyor..
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>ekin burada "kısmet için dua"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3200#post-49756</link>
			<pubDate>Sun, 01 Jul 2007 22:03:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator>ekin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">49756@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Arkadaşlar kısmetimizin açılması için dua biliyormusunuz?<br />
Evlenmek istiyorum ama karşıma doğru,gönülden istediğim bir insan çıkmıyor.bir yandan da ailem baskı yapıyor evlenmem için.Hayırlısı ile doğru insanın karşıma çıkmasını diliyorum.Bunun gerçekleşmesi için hangi duaları okumam gerek?
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>handanemrullah burada "dualarınıza muhtacım kardeşlerim"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8475#post-128814</link>
			<pubDate>Tue, 05 Feb 2008 14:07:42 +0000</pubDate>
			<dc:creator>handanemrullah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">128814@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Selamün aleyküm kardeşlerim öncelikle bu siteyi hazırlayan ve bize bu imkanı tanıyan kardeşlerime hayır dualarımı yolluyorum allah onlardan razı olsun benim sıkıntım 3 yıldır sevdiğim arkadaşımla artık yollarımı birleştirip evlenmek istiyorum bu konuda dualarınıza çok ihtiyacım var kardeşlerim şimdiden dua eden etmeyen tüm kardeşlerimden allah razı olsun allah'ımın selamı merhameti üzerinize üzerimize olsun
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>evolision burada "EVLİLİK TE EŞ SEÇİMİ"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8036#post-123405</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jan 2008 15:52:34 +0000</pubDate>
			<dc:creator>evolision</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">123405@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Bu sayfayı açanlar da Allah razı olsun.Gerçekten çok güzl şeyler yazıyorsunuz.Benim de yazmak istediğim bir yazı var.<br />
   NİYETİ GÜZEL OLAN KAZANIR; Genellikle kız taraı damat adayının maddi durumuna veya kariyer durumuna,erkek ise gelinin güzelliğine,iyi huyluluğuna dikkat eder.Oysa eş seçimi denince güzel bir yuva için pek çok konuda uyum sağlayabileceğimiz hayat arkadaşını aramaktan bahsederiz.Bu nedenle her şeyden önce  niyetmize dikkat etmeliyiz.Evlilik niyetimiz ALLAH için olursa ve hazırlığımız Efendimiz'in (s.a.v)sünnetine  uygun devam ederse sonuç da hayırlarla dolu olur.Bununla birlikte: Anlaşamazsam ayrılırım''niyetiyle yola çıkanların boşanma oranları daha yüksektir.Fakat''Ya bu deveyi güdeceğim ya da bu deveyi güdeceğim'' düşüncesiyle  karar verip yola çıkanlar güzel bir yuva kurup daha çok başarılı oluyorlar.''Furkan suresinin ''RABBİMİZ!BİZE GÖZÜMÜZÜ AYDINLATACAK EŞLER VE ZÜRRİYETLER BAĞIŞLA VE  BİZİ TAKVA SAHİPLERİNE ÖNDER KIL!mealindeki 74.ayeti.Evlenme niyetinde olan bir müminin diliden düşürmememsi gereken bu duanın vesile olduğu güzel bir evlilik var.Yaradanımızın rahmeti herkeZin üzerine olsun.Allah sizlerden razı olsun...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mucize-net burada "Evlilikte iletişimin altın kuralları"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/5002#post-79166</link>
			<pubDate>Fri, 24 Aug 2007 15:01:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mucize-net</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">79166@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Evlilikte iletişimin altın kuralları</p>
<p>* Önce kendinizi tanıyın, duygularınızın farkında olun.</p>
<p>* Eşinizi anlayabilmek için gayret edin, sürekli anlaşılmak için beklemeyin.</p>
<p>* Artık evlendiğinizi, yetişkin olduğunuzu, bazı yeni sorumluluklar yüklendiğinizi kabul edin.</p>
<p>* Her sorun çıktığında ‘ben babamın evine gidiyorum’ veya ‘ceketimi alır çıkarım’ demek çözüm değil. Yapıcı olmaya, kendi yuvanızın bağlarını kuvvetlendirmeye çalışın.</p>
<p>* Sorun çıktığında taraf tutacak hakemler tayin etmeyin. Kişileri değil, olayları değerlendirecek hakem bulun.</p>
<p>* Birbirinizi tanıdıktan sonra ‘Eşimle ne zaman, hangi üslupla, nasıl iletişim kurabilirim’ sorusunun cevabını biliyor olmalısınız.</p>
<p>* Neyi, nerde, nasıl söyleyeceğinizi hesap edin. Eşinizin hassasiyetlerini dikkate alın.</p>
<p>* Yeri geldiğinde özür dilemeyi bilin. Gurur yapmayın.</p>
<p>* Sorunları biriktirmeden çözüme kavuşturun. Her seferinde geçmiş hadiseleri beri çekmeyin.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://ailem.zaman.com.tr/?bl=3&#038;hn=5865" rel="nofollow">http://ailem.zaman.com.tr/?bl=3&#038;hn=5865</a>
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>tuba burada "arkadaşlar sizlerin dualarına ihtiyacım var..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7759#post-119725</link>
			<pubDate>Sun, 20 Jan 2008 22:17:33 +0000</pubDate>
			<dc:creator>tuba</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">119725@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>arkadaşlar dualarınıza ve yardımlarınıza ihticım var hayırlı bi iş için cumartesi görüşmem var çok tedirginim rabbim yardımcım olsun hayırlı ise olsun  nolur arkadaşlar dualarını benden esirgemeyin napıcam bilmiyorum benim için dua edermisiniz nolur.rabbim cümlemizin yardımcısı olsun.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Merve burada "ayetel kürsi"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7267#post-113272</link>
			<pubDate>Thu, 03 Jan 2008 21:24:00 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Merve</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">113272@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>AYETEL-KÜRSİYİ gece okumanın fazileti :</p>
<p>Ayetelkürsinin harfleri 170 tir, gece yarısında tenha bir yerde oturup kıbleye mütevec-cihen 170 defa ayetelkürsiyi okuduktan sonra Cenabı Allah'tan her hangi bir muradının hasıl olmasını talep ve niyaz eden kimseye Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri dilediği, istediği şeyi o kimseye lutfundan ve kereminden ihsan buyurur.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>MehmetEskisehir burada "EVLİLİĞİN İLK ADIMI TANIŞMA ADABI(mehmetESKŞHR)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/5648#post-89726</link>
			<pubDate>Mon, 17 Sep 2007 08:54:36 +0000</pubDate>
			<dc:creator>MehmetEskisehir</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">89726@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Evliliğin ilk Adım Tanışma Adabı</p>
<p>Eşler birbirini rızkı gibidir.Bu rızık da levh-i mahfuz'a yazılmıştır;zamanı gelince,sahibini bulur.Ancak yine de bizler bu rızkı edebine uygun aramakla hükümlüyüz.</p>
<p>Dr. DİLAVER SELVİ</p>
<p>Evlilik,ilahi takdirle belirlenmiştir ve kimin kime nasip olacağını ancak Allah bilir.Eşler birbirinin rızkı gibidir.Bu rızık da lehv-i mahfuz'a yazılmıştır;zamanı gelince,sahibini bulur.Ancak yinede bizler bu rızkı edebine aramakla yükümlüyüz.Bu nedenle evlenme niyetinde olan her müminin bu edebini öğrenmesi gerekir.Aksi halde hem mesul hem de mutsuz olur.</p>
<p>Öncelikle evliliğin bir eğlence aracı olmadığını bilmeliyiz.bir ömrü kapsayan bu sünnetin asıl hedefi,helalinden yuva kurmak,haramdan korunmak,nesil yetiştirmek,hayat nimetine fiilen şükretmek ve nefsi terbiye etmektir.Zaten aileyi özel ve değerli yapan şey de ondaki nimet ve hedef değimlidir.?Hedefi edep ve cennet olmayan evlilikler,oyun ve eğlenceden ibaret olur.Böyle evlilik üzerine aile kurulamayacağı gibi,onunla insan terbiyesi de gerçekleşmez.</p>
<p>Evlenecek kimselerin görüşmesi</p>
<p>Erkeğin evlenmek istediği kızı,kızında erkeği görmesi sünnettir.Peygamber efendimiz(s.a.v.) evlenmek isteyenlere,alacakları kızı önce görmelerini tavsiye ederek şöyle buyurur:Allah,bir erkeğin kalbine,bir kadınla evlenme düşüncesi koyarsa,ona bakmasında bir günah yoktur.Dinimize göre evlenme niyetinde kız ve erkek ancak kızın ailesi veya yakın akrabalarından birinin yanında özel görüşme yapabilir.Bir defa görüşmek yeterli olmadı ise aynı şartlarda,yakın aileden birinin eşliğinde gerektiği kadar görüşme yapabilir. </p>
<p>Erkek evlenmek istediği kızın yalnız yüz ve ellerine bakabilir.Zira yüz ve ellerin görülmesi kadının güzelliğini ve bedenin durumunu anlamak için yeterli sayılır.Her iki taraf için aranacak en önemli özellik akıl ve güzel ahlaklı olmalı.damat ve gelin adaylarının tanınması için aile çevresi de yardımcı olmalı.adaylar hakkında doğru bilgi verilmeli,erkek ve kadının evliliğine mani olacak ve ileri de sorun çıkarak bir durumları varsa,bu önceden belirtilmeli.</p>
<p>Yuva kurulurken damat ve gelin adayları hakkında bilinen kusurların söylenmesi gıybete girmez.Her iki taraf da yuvanın huzurunu bozacak,güzel geçime mani olacak ne türlü kusur varsa onları söylemek haram olmaz,gerekli görülür.Özellikle eşleri birbirine nefret ettirecek bedeni hastalıklar ve ruhsal bozukluklar varsa,tanışma safhasında açıkça söylenmeli.Çünkü öncen saklanan bu durumlar daha sonra pişman olunacak bir evlilik yapılmasına neden olabilir.Evliliği zora sokacak ciddi aldatma ve yalan beyan durumunda,her iki taraf içinde boşanma yolu açılır.</p>
<p>Usulsüz Görüşmeler</p>
<p>Evlenmek ile eğlenmek ayrı şeylerdir.Hiç bir yabanca kadın ya da erkekle eğlenme yahut vakit geçirme için görüşüp konuşma,dertleşme,gizlice buluşma ve arkadaş olmanın olmadığını bilmeliyiz.Bu tür işler nefse hoş gelse de biraz ötesi düşünüldüğünde gereksiz ve zararlı olduğu anlaşılır.zamanımızda flört denen bu ilişki başta kadın olmak üzere her iki tarafı da yıpratacak sonuçlar doğurur.evlenme niyetinde olan kişilerin,telefon ve benzeri iletişim araçları ile görüşmesi de ihtiyaç kadar olmalı,nikah kıyılmadığı müddetçe adaylarını birbirine yabancı olduğu unutulmamalı.görüşülen kimseler ile gönüller kaynaşmaz,diller anlaşmaz ve zevkler uyuşmaz ise,şartlar zorlanmamalı,çözümü olanaksız bir durum varsa iş ilerlemeden ayrılmalıdır.</p>
<p>Evlenecek erkek ve kadın,anne ve babasının duasını almayı da ihmal etmemeli.Çünkü anne babayı haksız yere üzüp de yüzü gülen kimse yoktur. Ancak ebeveynler dinene haram bir şey istiyorlarsa, o zaman kendilerine uyulmaz. Bir kızı, hiç tanımadığı veya tanıdığı halde sevmediği bir erkeğe zorla vermek de dinimizde helal değildir.Babanın öyle bir hakkı yoktur.</p>
<p>Allah için bak!</p>
<p>Muğire b. Şu'be (r.a.) anlatıyor: Hz. peygamber'e (s.a.v.) bir kızla evlenmek istediği söyledim;Resulullah Efendimiz(s.a.v.),Gidip istediğin kızı gör;böyle yapman aranızda muhabbeti temin için daha uygun buyurdu. Ben de kızın ailesine giderek,durumu haber verdim ve kızlarını görmek istediğimi söyledim.Kızın anne babası bunu hoş karşılamadı.O sırada kız perde arkasında bizi dinliyordu. Benim kendisi ile görüşmeden geri döndüğü görünce,anne babasına,Şu adamı ban çağırın! dedi.Beni geri çağırdılar. Kız perdenin dışına çıkarak bana Eğer Allah Resul'ü (s.a.v.)seni beni görmeni emrettiyse,bana bak;yoksa Allah için söylüyorum,ben bu işi hoş görmem dedi. Ben de kıza baktım ve kendisini beğendim.O da bana razı oldu ve evlendik.Kendisiyle huzurlu bir hayat sürdük.</p>
<p>SEMERKAND AİLE DERGİSİ
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>MehmetEskisehir burada "AŞK DUASI SLAYTI"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4784#post-75384</link>
			<pubDate>Fri, 17 Aug 2007 14:28:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator>MehmetEskisehir</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">75384@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p><a href="http://www.forumturka.net/resimyukle/uploads/6f3be0237b.swf" rel="nofollow">http://www.forumturka.net/resimyukle/uploads/6f3be0237b.swf</a>
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>faruk44 burada "allahım onu bana nasip et"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7308#post-113860</link>
			<pubDate>Fri, 04 Jan 2008 22:33:45 +0000</pubDate>
			<dc:creator>faruk44</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">113860@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>allahım hayallerim vardı beynimin içinde yaşayan ve karşıma cıktı yıllarca bekledikten sonra aileler arasında sorunlar yaşadık arkadaşlar lütfen allah rızası için bana dua edin hayatta hiç bir şey istemiyorum sadece tek dileğim sevdiğim allahım onun bana yokluğunu gösterme acısını yaşatma bana dua edin arkadaşlar allah rızası için dua edin şimdiden allah razı olsun
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Deniz02112404 burada "ALLAHIM BIZI AYIRMA..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4653#post-73130</link>
			<pubDate>Tue, 14 Aug 2007 17:22:19 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Deniz02112404</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">73130@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allahim ya rabbim beni esime kavustur tekrar, yuvamizi bozma, ben cok ama cok uzuluyorum bu duruma.Tek sen bana yardim edebilirsin. Ayrilik atesten bir ok yakiyor gectigi yeri.Içim sıkılıyor ne yapacami bilmiyorum. Carem kalmadi... Onsuz yasiyamam !Bu dünyanin tadi kalmadi huzursuz insan yasiyabilirmi ?<br />
Allahim bana yardim et dualarimi kabul et.<br />
Allah kimseyi sevdiklerinden ayirmasin.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>nurusabah burada "benim mucizem başladı,aranızdayım inşallah...."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4594#post-72320</link>
			<pubDate>Mon, 13 Aug 2007 15:33:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator>nurusabah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">72320@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ARKADAŞLAR NASİP KAPALILIĞI HAKKKINDA BİLGİ ALMAK İSTİYORUM NASİBİ AÇTIRMAK İÇİN HOCALARA GİDİLİYOMUŞ BÖYLE BİR ŞEY VARMI NE OLUR BANA YARDIMCI OLUN BİLGİNİZLE AYDINLANMAK İSTİYORUM
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>akayacan burada "kardeslerim cok zor durumdayım"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4538#post-71639</link>
			<pubDate>Sun, 12 Aug 2007 12:32:16 +0000</pubDate>
			<dc:creator>akayacan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">71639@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>dua edın ayırıyorlar sevenlerı sevdığım kız ıntıharın esığıne geldı ne yaptığını bılmıyor ben ne yapacağım bılıyorum dua edıyordum bır den bu siteyi buldum allah rıazsı ıcın dua edın
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>yakamoz burada "bende yeniyim sıkıntılı bi günümdeyim"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4205#post-66733</link>
			<pubDate>Fri, 03 Aug 2007 15:17:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator>yakamoz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">66733@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>SA çok bunalımda olduğum bu günde yüce Rabbim benim bu siteyi bulmama vesile oldu.duaları okudukca açıldım ferahladım.Allah hepinizden razı olsun.İnşaallah benide aranızda kabul görürsünüz.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mucize-net burada "Hayırlı bir eş."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/977#post-10451</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2007 16:37:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mucize-net</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">10451@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Bu zamana kadar maddiyatı bir sorun olarak görüp evlenmek için erken olduğunu düşünmekteydim.</p>
<p>Yalnız biraz düşündüm ki bir sene sonra bundan daha iyi olacağını kim garanti edebilir ki?<br />
Bir kaç haftadır yoğun olarak bu konuyu düşündüm ve bazı fikirlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Öncelikle evlenilecek kişinin kişiliği ve ahlağı değerlendirilmeli güzel veya yakışıklı olmasını istemek hakkımız olabilir fakat bunlarda ısrar edip diğer özelliklerini es geçmek pek hayırlı olmayabilir.</p>
<p>Asla kişinin maddiyatı ilk planda olmamalı düşünün ki maddiyat için evlendiniz bir süre sonra her şeyi vermeye ve almaya kadir olan Rabbimiz bunları sizin elinizden alabilir.Son zamanlarda çok sık düşülen yanlışlardan biride zengin hanım veya koca bulma hevesidir.</p>
<p>Bir hayat boyu yoldaşımızı olacak kişiyi seçmekte insan ister istemez tedirgin oluyor Rabbim inşaallah bizlere sırf bu dünya için değil ahiret içinde hayırlı olacak bir eş nasip eylesin.</p>
<p>Bu konuda fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>elvan burada "rabbim hepimizin duasını kabul etsin.AMİN"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/377#post-2550</link>
			<pubDate>Thu, 19 Apr 2007 13:39:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator>elvan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">2550@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ey yüce rabbim! merhametlilerin merhabetlisi senin verdiğin nimetlere şükürler,her hal ve durumumuza da hamd olsun.rabbim bütün din kardeşlerimin dualarını kabul eyle bizi doğru yolundan ayırma.rabbim sevdiğim kişi ile mutlu bir yuva kurmamızı tez zamanda nasip eyle.bize yanaşan kötülere fırsat verme.sevdiğim insanla senin yolunda bir ömür boyu ibedetler yapmamızı ve hayırlı işlerde vesile olmamızı nasip eyle.bizi hz. MUHAMMAD.(S.A.V)EFENDİMİZİ bize bu dünya da ve ahirette şefaatçi kıl.ahirette bizi onun alimlerinden eyle.</p>
<p>KARDEŞLERİM HEPİMİZİN DUASINI RABBİM KABUL ETSİN.RABBİM MERHEMETLİDİR ELBETTE DULARIMIZI KABUL EDER. ONA UZANAN ELLERİ GERİ ÇEVİRMEZ. SADECE BİRAZ SABRETMELİYİZ.RABBİMİZİ SÜREKLİ ANMAYA VE DUALARA DEVAM ETMELİYİZ.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>nihalnce burada "BÖYLE YAPARSAN,BÖYLE OLUR!"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3360#post-52458</link>
			<pubDate>Sun, 08 Jul 2007 15:58:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator>nihalnce</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">52458@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Yaşamayı ve iletişim halinde olduğun insanları ciddiye alıp önemsemezsen,onlarda seni ciddiye alıp önemsemezler.Akıl ve kalp tarlana bilgi,gayret,güzel ahlak ve fazilet tohumlarını ek ki;orada ayrık otları yetişmesin,yahut başkaları zararlı şeyler ekmesin.Gıybet ve dedikodu yaparsan,su-i zanda bulunursan;elbette hakkında iyi düşünülmesini bekleyemezsin.Sana gelecek iyilik ve güzelliğin ölçüsü başkasına verdiğin iyilik ve güzellikle orantılıdır.Ekmeden biçemezssin.Devamlı veren el ol,verdiğin sana er geç dönecektir;hem de misliyle.Muhatabın bunu haketmemiş olsada ver,işte o zaman Allahın rahmet ve bereketi seni bulur.Gerçek niyetinin haline ve sözlerine yansıdığını,muhatabın bunu net olarak farkettiğini asla unutma.En kurnazca söylenmiş sözler bile gerçek niyeti gizlemeye yetmez.En iyisi kendine ayıp ve yazık etme,niyetini her zaman saf ve halis tut.Engelleri aşmak istiyorsan kendine engel olma.Cesaretsizlik ve kararsızlık bariyerlerini kaldır,tembellik ve duvarını yık ki hedefine ulaşasın.Çileye talip değilsen mecburen çile çekeceksin demektir.Zoru tercih eden kazanır,en zoru tercih eden en çok kazanır.İçinde bir sıkıntı varsa,yaptığın işlerde samimiyetsizlik var demektir.Baştan savma iş yapanı başarı başından savar,sıkıntı esir alır.Elinden geleni yapman marifet değildir,elinden gelenden çok öte birşeyler yapabilmelisin.Elimden bu geliyor sözü ruhuna değil nefsine aittir.Ağzından çıkan her kelime ruh sağlığına zehir veya şifa olarak geri döner.Erteleme,üşenme,vazgeçme.Ertelenen hayal ve hedefler psikolojik problem olarak yansır.SELAM VE DUA İLE
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>nihalnce burada "mutluluğun sırrı"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3205#post-49820</link>
			<pubDate>Sun, 01 Jul 2007 23:39:12 +0000</pubDate>
			<dc:creator>nihalnce</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">49820@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>mutluluğun sırrı ihtiyarlık gelmeden gençliğin,hastalık gelmeden sağlığın,meşkuliyet gelmeden zamanın,fakirlik gelmeden zenginliğin,ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilmekmiş.Selam ve duayla
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>nihalnce burada "dualarımızla yardımlaşalım"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3018#post-46897</link>
			<pubDate>Tue, 26 Jun 2007 16:36:31 +0000</pubDate>
			<dc:creator>nihalnce</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">46897@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Arkadaşlar böyle dualarla yardımlaşmamız gerçekten çok güzel ki ölmüş ve yaşaymakta olan herkesin hayırlı dualara ihtiyacı herzaman vardır diye düşünüyorum.Zaten bizi yaratan yaratılış amacımızı belirlemiştir bizede göstermiştir.Cenab-ı Allah Zariyat suresinde(Ben insanları ve cinleri Beni tanısınlar ve Bana kulluk etsinler diye yarattım)diye dünyaya dünyaya gönderiliş sebebimizi bildirmiştir.Her insanın kalbinde Allahü tealaya giden bir yol vardır.İslam dininin özelliklerinden biride yardımlaşma değilmidir ne şekilde olursa olsun.Peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde(kim ki bir mümün kardeşine yardım ve ihtiyacını temin etmek için harekete geçip yürürse,Allahü tealanın yolunda harb eden mücahidler sevabı verilir)demiştir.Arkadaşlar benimde hayır dualarınıza ihtiyacım var şimdiden Allah razı olsun.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>nihalnce burada "herşeyin hayırlısı"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/2978#post-46415</link>
			<pubDate>Mon, 25 Jun 2007 15:14:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator>nihalnce</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">46415@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Sevgiyle açılan iki kol arasına sığmayacak dünya yoktur.Allah herkesin kalbine göre versin.Cenab-ı Allah isteyen herkese hayırlı bir eş hayırlı bir yuva nasip etsin inşallah,illaki herşeyin hayırlısı olsun.
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
