<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: fetih - Son Konular</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/fetih</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 05:21:18 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/fetih/topics" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>haziran burada "FETİH SURESİ"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9906#post-152316</link>
			<pubDate>Fri, 29 Feb 2008 02:05:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator>haziran</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">152316@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ARKADAŞLAR FETİH SURESİ ÇOK  İYİ BİR DUAMI YANLIŞ ANLAŞILMAK İSTEMİYORUM BEN FETİH SURESİNİ BU SİTEYE GİRDİKTEN SONRA OKUMAYA BAŞLADIM BİLİYORDUM BENİMDE YASİN KİTABIMDA VARDI FAKAT HİÇ OKUMAMIŞTIM VE BENİM İÇİN BÜYÜK KAYIP DİYE DÜŞÜNÜYORUM ÇÜNKÜ FETİH SURESİ HER DERDİMİZE DEVA OLUCAK BİR DUA SANIRIM
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mucize-net burada "Fethin 554. yıl dönümü."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/1698#post-23777</link>
			<pubDate>Sun, 27 May 2007 20:35:29 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mucize-net</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">23777@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p><strong>29 Mayıs günü fethin 554. yıl dönümü hasebiyle:</strong></p>
<p>İşte o gece, 1453 yılının 28/29 Mayıs gecesini, şanlı ordu "Mum Donanması" yaparak geçirdi. Mum donanması denilen ateş ve ışık şenliği, hava karardıktan sonra başlamış ve Marmara'dan Haliç'e kadar uzanan, muhasara hattında bir anda kandiller, fenerler, mumlar, meşaleler ve öbek öbek ateşler yakılmış. Donanmanın gemileri de bu şenliğe iştirak edince, Bizans ateşten çember içine alınmıştır.</p>
<p>            Bu ışık deryası içinden yükselen Tekbir ve Tehlil sesleri Bizanslıların bütün maneviyatını yıkmıştı. Gözyaşlarıyla birbirini çiğnercesine Ayasofya'ya koşan halk, imparatorla beraber bütün saray erkanıyla katıldığı son ayine iştirak etmiştir.</p>
<p>            Mum donanması gece yarısına kadar devam etmiş ve bilahare ışıklar söndürülüp ortalık zifiri bir karanlığa gömülmüştür. </p>
<p>            Akşemseddin Hazretleri tepeden tırnağa beyazlara bürünmüş asker arasında dolaşıp doping telkini yapıyordu. Fatih ise at üzerinde bütün muhasara hattını son kez geziyordu. </p>
<p>            Hem maddi sahada kuvvetli, hem manevi sahada... Fatih, fecr vaktinde gözyaşları secdegahını ıslatıyordu. Şair şöyle der:</p>
<p>            Titrerdi secdegahın oldukça sen cebin say</p>
<p>            Hala gelir zeminden tekbir-ü zaru zarın</p>
<p>            Gözyaşlarına karışık yerden, tekbir seslerin geliyor</p>
<p>            Maddende kuvvetli tabi, bir ara atını denize sürüyor.</p>
<p>            Ya Bizans beni alır, ya da ben Bizans'ı alırım..! diyerek kükrüyor</p>
<p>            Aşağılık kompleksinde olan bir insan değil, mangal gibi yürek, dağlar gibi iman...</p>
<p>            Bu arada fethin manevi Fatih'i Akşemseddin Hazretleri çadırında murakabeye dalmış, taa Semerkand'daki Ubeydullahi Ahrar (Kuddise Sirruhu) ile manevi irtibatı kurmuş, yardım istiyor. Allah' ın (Celle Celalühu) izni ile, inayeti ile... Sen ehil olursan, istemeyi bilirsen, yardım gelir. Ve işte İstanbul surlarının üzerinde Ubeydullahi Ahrar (Kuddise Sirruhu) gözüküyor ve manevi bir heybetle cübbesinin yerlerinden İstanbul surlarına tepeden asker boşaltıyor. </p>
<p>            Evliyaullahın hali budur; kerameti haktır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın övdüğü orduya Mevla (Celle Celalühu) yardım ediyor. </p>
<p>            Ve nihayet fetih müyesser oldu. Fatih ordusu ile Topkapı'dan şehre giriyor. Bizans halkının tezahüratı, gazilerimizin Tekbir ve Ezan sesleri arasında ilerlerken, Rum kızları ellerinde çiçek buketlerini Akşemseddin’i Fatih zannederek O’na götürdüler. O’da gözleriyle işaret ederek, Fatih odur diyordu. Buketler Fatih'e gelince diyor ki : </p>
<p>            -"Bana değil, hocama verin. Her ne kadar sultan ben isem de, İstanbul'un manevi Fatih'i hocamdır. Çiçekleri ona götürün."</p>
<p>            İslam terbiyesine bakınız.! Saygıyı görüyor musunuz? </p>
<p>            Büyük belli, küçük belli. Saygı belli, sevgi belli. Edep belli, ahlak belli. Ve böylesine mesut bir millet hayatına ve böylesine bir iktidara şahit olabiliyoruz.</p>
<p>            İslam terbiyesi görmeyen, alime hocaya hürmet etmeyen, babasına moruk, anasına kocakarı diyen, Fransız'ın mı peşinden gideyim, İngiliz'in mi ardına düşeyim diyen, ona buna uşaklık sevdasında olur! Böyle devirleri değiştirme yolunda, tarihin akışına yön verme istidadında olamaz.</p>
<p>Yazının  tam metni için: <a href="http://www.beyan.com.tr/arsiv/1999/sayi3/guldeste.htm" rel="nofollow">http://www.beyan.com.tr/arsiv/1999/sayi3/guldeste.htm</a>
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
