<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: güzellerinden - Son Mesajlar</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/guzellerinden</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 04:38:17 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/guzellerinden" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>ceylan burada "Bir ırmak…  (Okumanızı öneririm.)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8689#post-136337</link>
			<pubDate>Wed, 13 Feb 2008 06:50:07 +0000</pubDate>
			<dc:creator>ceylan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">136337@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah razı olsun
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Ayse1 burada "Bir ırmak…  (Okumanızı öneririm.)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8689#post-136319</link>
			<pubDate>Wed, 13 Feb 2008 03:23:32 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Ayse1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">136319@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>BU YAZI ÇOK HOŞUMA GİTMİŞTİ KEŞKE BÜTÜN DOSTLAR OKUSA:)
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Bir ırmak…  (Okumanızı öneririm.)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8689#post-135992</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 18:45:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135992@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Bir ırmak…  (Okumanızı öneririm.)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8689#post-133062</link>
			<pubDate>Sun, 10 Feb 2008 00:32:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">133062@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Amin. Cemi cümlemizden Allah (c.c.) razı olsun.<br />
Selamlar...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Necim burada "Bir ırmak…  (Okumanızı öneririm.)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8689#post-132837</link>
			<pubDate>Sat, 09 Feb 2008 19:37:22 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Necim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">132837@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>paylasimin icin tesekkur ederim allah senden razi olsun.dun gece okurken gozlerim doldu.mevlam yar ve yardimcin olsun.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>guleysa burada "Bir ırmak…  (Okumanızı öneririm.)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8689#post-132073</link>
			<pubDate>Sat, 09 Feb 2008 01:25:41 +0000</pubDate>
			<dc:creator>guleysa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">132073@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ben şuan çölde olsam gerek... çok güzel bir yazı Allah razı olsun
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Ayse1 burada "Bir ırmak…  (Okumanızı öneririm.)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8689#post-132056</link>
			<pubDate>Sat, 09 Feb 2008 01:06:00 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Ayse1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">132056@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Her gün bir yerden göçmek ne iyi<br />
Her gün bir yere konmak ne güzel<br />
Bulanmadan,donmadan akmak ne ala </p>
<p>Dünle beraber gitti cancağzım<br />
Ne kadar söz varsa düne ait<br />
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım </p>
<p>Mevlana Celaleddin RUMİ </p>
<p>***<br />
HARİKA BİR YAZIYDI!!!<br />
ALLAH RAZI OLSUN!!!
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Bir ırmak…  (Okumanızı öneririm.)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8689#post-132031</link>
			<pubDate>Sat, 09 Feb 2008 00:40:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">132031@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Bir ırmak, çok uzak dağlardaki kaynağından çıkıp çeşitli kırları ve vadileri dolaşarak sonunda çölün kumlarına ulaştı.</p>
<p>Her kelime bir potansiyeldir ve her bir kelimenin ruhuna girmeniz gerekir.</p>
<p>Bir ırmak…</p>
<p>Irmak, yaşam için kullanılan bir mecazdır –sizin yaşamınız için, benim yaşamım için, herkesin yaşamı için. Bir tesadüf eseri buraya gelmediniz. Hep buradaydınız. Irmağınız, uzaklarda tamamıyla unuttuğunuz dağlardan, artık hakkında fikrinizin olmadığı bir kaynaktan hep akıyordu.</p>
<p>Çeşitli kırları ve vadileri dolaştınız. Her türlü deneyimi yaşadınız. Bir çok yerlerden geçtiniz  Tüm çeşitlilikten, tüm olanaklardan geçtiniz –yaşam sizi bu şekilde zenginleştirdi.</p>
<p>Ama siz unutmaya devam ediyorsunuz. Günlük kaygıların bilincinizin büyük bir kısmını ele geçirdiği için hatırlamıyorsunuz. Aslında deneyimlerinizin büyük kısmını unutmanız gerekir, çünkü dikkatiniz çok kısıtlı. Eğer farkındalığınız artarsa daha fazla anımsayabilirsiniz.</p>
<p>Buraya bir anda gelmediniz, bir sürekliliğiniz var. Bilinç bir ırmaktır.</p>
<p>Her an bir şeyler değişiyor; beden bir akıştır, varlığınız bir akıştır. Birbirini takip eden iki dakika içinde bile aynı değilsiniz. Sabahın erken saatlerinde herkes şükran dolu ve masumdur. Gün ilerledikçe, ondan bundan etkilendilçe, itilip kakıldıkça masumiyetinizi kaybetmeye başlarsınız.</p>
<p>Sürekli değişiyorsunuz. Eğer aynı kalmaya çalışırsanız hüsran yaşarsınız, çünkü o zaman yaşamın doğasına karşı gelirsiniz. Mesaj akmaktır, bırakmak. Mesaj akıntıyla birlikte gitmektir: budur yaşam. Ve korkmayın, çünkü bu ırmak yüzyıllardır akıyor ve gelecekte de akmaya devam edecektedir.</p>
<p>Siz evrenin bir parçasısınız. Yok olmayacaksınız. Gözden kaybolsanız bile yok olmazsınız; öz yok olmaz.</p>
<p>Bir ırmak, çok uzak dağlardaki kaynağından çıkıp çeşitli kırları ve vadileri dolaşarak sonunda çölün kumlarına ulaştı.</p>
<p>Sonunda!</p>
<p>Her bilinç, Sufi’nin ‘çöl’ dediği cul-de sac (çıkmaz sokak) noktasına ulaşır. Çöl, yok olduğunuzu hissetmeye başladığınız noktadır. Çöl, tamamıyla ümitsiz, anlamsız hissettiğiniz andır –ne yapılması veya yapılmaması gerektiğini bilmediğiniz, olmanın ya da olmamanın fark etmediği andır. Her bilinç, bir gün çöl ile karşılaşır; çünkü çölü geçmeden oldunlaşamazsınız. Bu her ruhun eğitiminin bir parçasıdır. </p>
<p>Bu çok garip bir fenomendir –insan ihtiyacı olan her şeye sahip olduğu bir zamanda çöl ile karşılaşır. Refah toplumu çöl ile yüzleşir. Fakir toplım halen çölden uzaktır. Zenginlik çölü yaklaştırır, çünkü arzuladığını her şeye sahipsiniz demektir. Her zaman hayalini kurduğunuz şeylere sahipsiniz, artık hayalini kuracak bir şey yoktur; çöl gelmiştir. Aniden bir çeşit uykusuzluk hissedersiniz. Uyuyamazsınız, çöl her yerdedir.</p>
<p>Bu çölü nasıl aşmalı –anlamsızlık, hüsran ve saçmalık çölünü?</p>
<p>Irmak, diğer engelleri aştığı gibi bunu da aşmaya çalıştı…</p>
<p>Her zaman geçmişe göre düşünürüz. Herkes bu şekilde karşılık verir. Karşılığın anlamı budur. Karşılık ile tepki arasındaki fark budur. Tepkide olayı o kadar masum bir gözle görürsünüz ki geçmişe göre değerlendiremezsiniz. Duruma göre hareket eder, geçmişi düşünmezsiniz. Geçmişe göre düşünürseniz ve geçmişi şu ana taşırsanız gelişme fırsatını ortadan kaldırırsınız; eski paslanmış kalıplarınızla hareket etmeye devam edersiniz. </p>
<p>Diğer engelleri aştığı gibi…</p>
<p>Dağları, platoları, vadileri aştı ırmak... Yüksek dağlardan, bilinmeyen bir kaynaktan gelerek uzun yollar katetti; uzun bir hacdaydı. Sert kayaları aşmak için bir çok deneyim yaşadı; her seferinde de başardı. Ama tüm bu deneyimler şimdi onun için yeni bir engel oluşturacaktı!…</p>
<p>Irmak çölü de aşmayı denedi, ama gitgide suyunun yok olduğunu gördü…</p>
<p>Zeka, yeni bir şeyle karşılaşıldığında, eski bir şey denenmeyeceği gerçeğini bilmektir. Durum yeni ise, yeni olun! Yaratıcı olun! Geçmişi bırakın! Bırakın bilinciniz yeniye tepki versin. Yanlış yapmaktan korkmayın, çünkü yeni bir durumda bağışlanamayacak tek hata, eskiyi tekrarlamaktır. </p>
<p>Irmak bir şekilde bu çölü aşması gerektiğine inanmıştı, ama hiç bir yolu yoktu sanki.</p>
<p>Sufiler inancın dışarıdan değil, derinlerden geldiğine inanırlar. Örneğin herkes mutluluğu arar –işte bu inanmaktır. Doğaldır. Kimse size mutluluğu aramanızı söylemedi. Kimse size mutluluğun olası olduğunu söylemedi. Aslında bir çok filozof mutluluğun olası olmadığını söyler. Freud mutluluğun olası olmadığını söyler. Nietzche, mutluluğun imkansız olduğunu söyler –hiç olmadı ve hiç bir zaman da olmayacak. Ama kim takar Freud’u veya Nietzche’yi? İnsanlar aramaya devam ediyor. Freud ve Nietzche bile aramaya devam etmiş. Her biri felsefi anlarında mutluluğun olası olmadığını düşünüyordu. Ama bir psikoanalist değil de bir insan olduğu –bir baba, bir koca, bir sevgili, bir arkadaş—olduğu anlar da vardı. Böyle anlarda da mutluluk arayışı sürdü.</p>
<p>Sufiler kelimeleri kendilerine göre kullanırlar. Dili evirip çevirirler ve kendi görüşlerine uydururlar. Ve bence onlar ‘inanç’ kelimesini gerektiği gibi kullanıyorlar.</p>
<p>Bir şekilde inanmıştı…
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
