<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: hikaye - Son Mesajlar</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/hikaye</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 20:49:45 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/hikaye" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Turkan burada "Gül-ü Bülbül öyküsü (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9880#post-153460</link>
			<pubDate>Sat, 01 Mar 2008 01:05:59 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">153460@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>"Derd ü mihnettir, beladır adı aşk,<br />
Bir marazdır, ibtiladır adı aşk,<br />
Andadır raz-ı adem, sırr-ı vücüd,<br />
Hiçtir, yoktur, bekadır, adı aşk."</p>
<p>Seyh Galip...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Ayse1 burada "Gül-ü Bülbül öyküsü (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9880#post-153209</link>
			<pubDate>Fri, 29 Feb 2008 22:30:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Ayse1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">153209@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>EHL-İ TEMKÎNEM BENİ BENZETME EY GÜL BÜLBÜLE<br />
DERDE YOK SABRI ANIN HER LÂHZA BİN FERYÂDI VAR</p>
<p>                      .........Fuzuli'den</p>
<p>Aşk'ta gizlilik gerektir.Oysa bülbül bu aşk ile çığlıklar atarak sırrını açığa vurur...<br />
Dolayısıyla EDEBE aykırı bir iş yapar. Üstün Aşık sabırlıdır,aşkını gizli yaşar...</p>
<p>(yorum İskender Pala'nın kitabından...)</p>
<p>***<br />
Bir yanda Aşkın delilikle eşdeğer olduğu,<br />
Malûm delilik,sınır tanımaz...<br />
Diğer yanda aşkın sabır ve gizlilikte en üstün haline ulaşacağı...<br />
Gel çık işin içinden şimdi denebilir...<br />
Bence ikisi de doğrudur.<br />
Birisi ilahi Aşk ve diğeri ise beşeri...<br />
işin inceliği burda saklıdır sanırım...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Ayse1 burada "Gül-ü Bülbül öyküsü (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9880#post-153188</link>
			<pubDate>Fri, 29 Feb 2008 22:10:34 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Ayse1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">153188@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Seni Sevenlerin Ola mı aklı<br />
Bir dem Usluyısa  her dem delidir...</p>
<p>                     ...Aşık yunus'dan</p>
<p>***<br />
AŞK NEDİR??<br />
AŞK, BİR DELİLİKTİR DERİM BEN...<br />
ÖYLE DELİLİĞE CAN KURBAN...<br />
***<br />
RABBİM! YALNIZ SANA MECNUN EYLE BİZLERİ...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>ZEYNEP burada "Gül-ü Bülbül öyküsü (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9880#post-152080</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 22:05:48 +0000</pubDate>
			<dc:creator>ZEYNEP</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">152080@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Hani, pişmek yanmak kadardır ya!…<br />
 Fuzûlî’ye göre aşk öyle bir ateştir ki, ruhları bin türlü kirinden arıtır ve gönülleri yaktıkça âşığa itibar kazandırıp rütbesini arttırır. Aşk işinde başarılı olmak, sevgilinin iltifatını ve aşkını kazanmak için bu yanışın derinlikli olması gerekir. Ne kadar çok yanarsa âşık, o kadar pişer bu meydanda. Çünkü bütün dertlerin çaresi aşktır, ötesi büyük bir boşluk… Tasavvuf, ilâhî aşkın o uzun patikalarında karşılaşılan güçlükleri aşmak, dikenleri çiğnemekle, belki onları aşk duyan gönüllerde yakmak, belki de bizzat gönülleri aşkta pişirmekle hedefine varır </p>
<p>                                                            İskender Pala
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Cihan burada "Gül-ü Bülbül öyküsü (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9880#post-151996</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 20:02:15 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Cihan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151996@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>AH AH MİN-EL AŞK................
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Gül-ü Bülbül öyküsü (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9880#post-151939</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 19:13:42 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151939@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Uzak diyarlardan bir sıkımlık can uçtu geldi. Ne hakla hakim olduğunu bilmeden, ferman yazdıran gülü buldu. Sanki Lokman Hekim'in bilmediği gizi çözmüştü...<br />
Ormanların aşağısındaki yeşilliğe kondu bülbül. O davudi sesiyle karşısına aldı kanlı zalim yarini:<br />
-Ey Gül, hiç halim yok yaram sarmaya. Derman ol derdime, dedi.<br />
Gül öyle uzaktı ki, dost kapısı sanan yanıldı. Vay haline yöresinden geçene. Yaprakları dahi aşıklarının kanına boyalı. Üstelik sanki toprağa esir olan kendisi değilmişçesine vakur. Sanki efganlar vaktini beklemiyormuşçasına cesur.<br />
-Be ahmak, zaten derdindir yarana derman olan. Aradığın her neyse dışında sanırsın; bil ki o senin içinde!<br />
-Neye böyle şiddetlisin Gül yar?<br />
-Çok uçmuşsun, hep boşa...<br />
Oysa Bülbül'cük zaten hüzünden kaçıyordu. Bir gün ölmekten korkuyordu. Sadece aşktır çözüm sanıyordu.<br />
Bir zaman hatası vardı. Yürekler vuslat ateşiyle yanıyordu. Gül-ü Bülbül arasında iki parmak mesafe kaldı. Ab-ı hayata dokunmuş olacaktı Bülbül; eğer Gül'ün busesine mahzar kılınsa...<br />
-Bak arkadaş, nice çiçek benden güzel kokar, nicesi daha renkli...<br />
-Allah sahiplerine bağışlasın.<br />
-Ey Bülbül vazgeç. Yanılırsın!<br />
-Yanılgım sen olasın ey yar.<br />
-Tek dileğim gitmendir.<br />
Bu son sözle sadaktan da yaydan da çıktı ayrılık oku. Doğruca Bülbül'ün kalbine kitlendi. Eski hüzünler şaka oldu. O kuş sustu, tabiat şaştı. Bülbül bulutların arasına atıldı.<br />
Bir şebnem ışıdı Gül dalına. Doğruyu yapmak şart mıydı sanki!<br />
Bülbül tam yedi sene içinde aradı. Bulabilse hemen yara koşup "İşte sevme gücü bu, özümde" deyiverecekti. Yoksullukla sınandı sevdası... Suskunlukla...Yalnızlıkla...<br />
Kristal göllerde aradı. "Yaa su, hani benim yansımam?" diye sorguladı. Turnalarla selam yolladı. Bir kavgaya daldı yetim.<br />
Gün geldi, devran döndü. Felek çekti kancasını bizim aşıklardan. Böylece ferahladılar, artık kalp yaralarına aldırmadılar.<br />
Zaman oldu gencecik bir bülbül ulaştı yeşilliğe. Orada saçları dökülmüş, canı çekilmiş bir çiçek sarısına rastladı. Yanına sokularak ünledi:<br />
-Be gafil ne direnirsin Azrail'e. Bak adına Gül denecek hal kalmamış sende, diye alayla uyardı. Gül ise hoş görülü bir tebessümle:<br />
-Ah o gençlikte ne güller vardı bu Lalezar'da da, sen gibi ne bülbüller yandıydı ateş-i aşka, dedi. Belki bunlar kalan son nefesleriydi. Şehadet getirdi. Genç Bülbül şaşkın, bocalayarak eski bir fotoğrafı izlercesine:<br />
-Sahi Aşk neydi? Dedi cahilane.<br />
Kimse anımsamadı
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>ddostt burada "Hiç Böyle Evlenme Olayı Duydunuz mu? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9865#post-151894</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 18:20:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator>ddostt</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151894@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>allahu ekber allahu ekber allahu ekber
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>ceylan burada "Hiç Böyle Evlenme Olayı Duydunuz mu? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9865#post-151892</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 18:16:10 +0000</pubDate>
			<dc:creator>ceylan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151892@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Mevla onlara komşu nasip etsin inşallah<br />
Rabbim razı olduklarından eylesin inşallah
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Hiç Böyle Evlenme Olayı Duydunuz mu? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9865#post-151884</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 18:05:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151884@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah razı olsun ablacım. Sağolasın,<br />
3 İhlas güzel yüreğine,
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zez burada "Hiç Böyle Evlenme Olayı Duydunuz mu? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9865#post-151710</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 15:36:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151710@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Turkan persembenin uguru ve nuru üstüne olsun kardesim...ne güzel yazilar yayimliyorsun.Allah senden razi olsun.ibretlik ve imana davet eden muhtesem yasanmis öyküler. Peygamberimiz (s.a.s) e bu  öyküde ismi gecen cismi gecen her sahabenin ve peygamber ehlinin ruhuna El Fatiha.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>cavide burada "Hiç Böyle Evlenme Olayı Duydunuz mu? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9865#post-151702</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 15:22:20 +0000</pubDate>
			<dc:creator>cavide</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151702@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Mevlam razı olsun.Bizlerede ihlasla ibadet etmeyi ve yaşamayı nasip eylesin.amin.amin.amin...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mavera burada "Hiç Böyle Evlenme Olayı Duydunuz mu? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9865#post-151692</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 15:14:01 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mavera</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151692@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ALLAHU EKBER<br />
ÇOĞU KİMSE BİLEMEZ KİMİN ALLAH KATINDAKİ YERİ NEDİR
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Hiç Böyle Evlenme Olayı Duydunuz mu? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9865#post-151688</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 15:06:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151688@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Yüzü simsiyahtı. Ama kendisi boyamamıştı ki! Kaldı ki, kalbi bembeyazdı. Buna rağmen onu basite alanlar vardı. Dedi ki:<br />
– Ya Resulûllah, yüzümün siyahlığı cennete girmeme mani midir?<br />
– Asla!<br />
– O halde beni niçin insanlar hor görüyorlar, kimse bana niçin kızını vermiyor?<br />
– Amir bin Veheb’in evine git ve “Rasûlullah selamı var, kerimeni bana nikahlamanı emretti” de.<br />
Siyah yüzlü genç hemen adrestedir. Kızın yanında babaya selamı aynen tebliğ eder ve teklifi de açıkça anlatır.<br />
Baba kızgın, hemen reddeder. Ancak, teklifi dinleyen kızcağız babasını ikaz eder:<br />
– Babacığım, vahiy gelir de sonra seni mahcup eder. Ne biliyorsun bu olayı Rabbimin emretmediğini? Efendimiz (sav)’in o emri tebliğ buyurmadığını? Hemen git, Resûlullah’tan özür dile ve beni o gence nikâhla. Resûlullah’ın uygun bulduğunu ben de uygun bulurum.<br />
Kızının ikazıyla mescide koşan baba özür diler:<br />
– Söylediğinin doğru olup olmadığını bilmiyordum. Demek ki doğruymuş. Kızımı verdim. Şu anda nikâhlısıdır.<br />
Efendimizin gence emri:<br />
– Git, evini hazırla, aile oturacak şekilde döşe.<br />
– Benim ev döşeyecek tek dirhemim bile yok!..<br />
– Öyle ise Ali’ye, Osman’a, Abdurrahman bin Avf’a git. Onlar sana ikişer yüz dirhem versinler.<br />
Uçarcasına gider. Onların her biri, emredilenden fazla yardımda bulunurlar ve sıra çarşının yolunu tutmaya gelmiştir. Bir ev hazırlamak için gerekli para elde mevcut. Hele zevcesi, ümidinin de üstünde bir azizedir âdeta...<br />
Çarşı yolunda hızla giderken kulağına bir ses gelir. Önce anlayamaz, duraklar ve nefesi kesilircesine dinler. Evet, evet yanlış anlamamıştır, doğrudur. Ses herkese ilan etmektedir:<br />
– Ey kendini Allah’a asker bilen Müslümanlar!<br />
Derhal atınıza binin, cihada yönelin. Ordu mescidin dışında beklemektedir. Siz böyle gün için varsınız dünyada! Düşman ani baskın yapacak!<br />
Şimdi ne olacak?.. Cihada mı gitsin, evlenmeye mi?.. Yönünü hemen değiştirir, demirciler çarşısına gider. İlk işi bir kılıç, sonra bir zırh, daha sonra da bir at almak olur. Elindeki paranın hepsini de harcamıştır. Ama cihad için lazım olan silahını da tamamlamıştır...<br />
Sıçradığı atının üzerinde kuş gibi uçar, bekleyen orduya toz duman içinde karışır.<br />
– Bu genç, herhalde Bahreyn’den gelen biridir, derler. Ancak onun siyahlığını fark eden Resûlullah Aleyhisselam:<br />
– Sen Saad mısın? buyurur.<br />
– Evet, deyince de dua eder:<br />
– Ceddine saadetler!..<br />
Kumlu çöllerden geçilir, tozlu yollardan gidilir ve nihayet düşmanla müthiş bir savaş başlar... Herkes cesaretle ileri atılır. Ama içlerinden biri herkesten de cesaretle atılır; saldırdığı tarafın adamlarını sağa sola püskürtür. Neden sonra meydan sakinleşir, düşman kaçmış, müşrikler yok olmuşlardır. Şehitler tespit edilirken, bir ses:<br />
– Allahü Ekber! Evlenmek üzere olan Saad da şehit!<br />
Efendimiz onun cesedi başına gelir, mahzun şekilde bakar:<br />
– Seni Havz-ı Kevserimin başında bekleyeceğim!<br />
Bir hayret nidası daha:<br />
– Allahü Ekber!<br />
Sonra döner, oradakilere hitap eder:<br />
– Kılıcını, mızrağını ve atını alın, kendisini gönüllü olarak isteyen kızcağıza verin. Babasına da deyin ki:<br />
– Kızını vermekte tereddüt ettiğin siyah yüzlü gence Allahü Teâla cennet hurilerini lâyık gördü!<br />
Ve hayret nidaları birbirini takip eder:<br />
– Allahü Ekber! Allahü Ekber!..
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>yelizzz burada "Affet Anne, okuyun kardeşler (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9861#post-151686</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 15:03:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator>yelizzz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151686@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ahhh ahhh ana gibisi yok iste.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zez burada "Affet Anne, okuyun kardeşler (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9861#post-151638</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 14:25:53 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151638@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Rabbim hepimize ana ve babalarimizin bizden razi olmasini nasip et..Amin.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Affet Anne, okuyun kardeşler (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9861#post-151594</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 14:02:44 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151594@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Devamı konuyla ilişkili değildi :) fazla kopyalamışım sildim dostlar.<br />
Selam ve dua ile.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Affet Anne, okuyun kardeşler (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9861#post-151590</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 13:58:33 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151590@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Peygamber Efendimizin sahabesinden Alkame adında, aslında sadakası bol, hayır ve hasenatı çok, namazına düşkün, iyi bir kimse ağır bir hastalığa tutulmuş, koma halinde yatıyormus. Durumun ağır olduğunu gören Hz. Ali yanında kelimeyi sahadet getirmeye başlamıs. Ancak hastanın dili tutulduğundan hiçbir şey söyleyemiyormus. Hemen Peygamber Efendimize haber vermişler.”Alkame’nın annesi, babası sağ mı ?” diye sormus. Evet anası yaşıyor diye cevaplayıp yaşlı kadını Peygamber Efendimize getirmişler. Sevgili Peygamberimiz sormuş” Oğluna bir kırgınlığın varmidir?” diye. “Evet ya Resullallah oğlum benim kalbimi kırmıştır, bu nedenle ona dargınlığım vardır” diye cevaplamıs. . Peygamberimiz:’Anladım , Alkame’ye annesi dargın olduğundan kelimeyi sehadet getiremiyor, korkarım ki imansız gidebilir. Hadi hemen çalı çırpı toplayıp getirin. Ateş yakıp Alkeme’yi ateşe atacağız” deyince Kadıncağız ağlamaya ve feryada başlamış” Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz:</p>
<p>“Allah’in azabı çok şiddetli ve devamlıdır. Dünya ateşine hiç benzemez. Sen eğer evladının ateşe atılmasını istemiyorsan Alkame’den hoşnut ve razı olmalısın . Ve analık hakkını da ona helal etmelisin , ta ki evladın , ciğerparen cehennem ateşinde yanmasın” demis. Annenin merhametinin kudretine bakın ki kadıncağız derhal ellerini semaya çevirerek” Ya Resullallah , Allah’i seni ve bu etrafımızdaki mübarek sahabey’i kıramı şahit tutarım ki ben oğlumdan razı öldüm. Ona olan bütün analık haklarımı helal ettim, helal ettim, helal ettim. Ahirette de oğlumdan şikayetçi olmayacağım” demis. Bunun üzerine Peygamberiniz Bilal ‘i hastanın yanına göndermis. Görülmüş ki Alkame nin dili çözülmüş ve kelime-i sehadet getirerek ruhunu teslim ediyor.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zez burada "SEVİLENLERDEN OLMAK!!!"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8610#post-144887</link>
			<pubDate>Thu, 21 Feb 2008 02:05:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">144887@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Aminnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Cihan burada "Arkadaşını al, beraberce cennete girin. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9487#post-144617</link>
			<pubDate>Wed, 20 Feb 2008 20:31:38 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Cihan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">144617@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>YA ALLAH YA ALLAH YA ALLAH YA VEHHAB YA SETTAR YA GAFFAR YA ALLAH YA ALLAH
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Arkadaşını al, beraberce cennete girin. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9487#post-144612</link>
			<pubDate>Wed, 20 Feb 2008 20:24:42 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">144612@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah razı olsun canım kardeşim. Cümlemize İnşAllah. Amin.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Merve burada "Arkadaşını al, beraberce cennete girin. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9487#post-144591</link>
			<pubDate>Wed, 20 Feb 2008 20:12:29 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Merve</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">144591@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Rabbim cennet eylesin mekanını =)</p>
<p>dünyanı da cennet gibi hayırlı rızıklarla bereketlendirsin amin
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Arkadaşını al, beraberce cennete girin. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9487#post-144580</link>
			<pubDate>Wed, 20 Feb 2008 20:07:53 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">144580@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resûlullah (sas) ile beraber bulunuyorduk. Bir ara azı dişleri görülecek şekilde gülümsedi. Sebebini sorduğumuzda şöyle buyurdular: -Ümmetimden iki kişi Allâh'ın huzuruna gelirler.<br />
Birisi, </p>
<p>-Yâ Rabb, benim bunda hakkım var; hakkımı bundan al, bana ver, der. </p>
<p>Allah Teâlâ da ötekine, </p>
<p>- Hakkını ver, buyurur. </p>
<p>Adam, </p>
<p>- Yâ Rabb, bende sevap nâmına bir şey kalmadı, der. </p>
<p>Cenâb-ı Hakk, </p>
<p>- Baksana, bu adamın sevabı kalmadı, ne dersin? buyurur. </p>
<p>Adamcağız, </p>
<p>- O halde benim günahlarımdan alsın, der. </p>
<p>Resûlüllah (sas) Efendimiz bunu anlatırken gözleri yaşardı ve, 'O gün büyük bir gündür. İnsan; günâhının alınmasını ister.' dedi. </p>
<p>Bunun üzerine Allah Teâlâ hak sahibine, </p>
<p>- Başını kaldır ve cennete bak, buyurur. </p>
<p>Adamcağız, </p>
<p>- Yâ Rabb, inci ile işlenmiş, gümüşten ve altından köşkler görüyorum. Bunlar hangi peygamber, hangi sıddîk veya hangi şehitler içindir? der. </p>
<p>Allah Teâlâ, </p>
<p>- Bunlar, bana ücretini verenler içindir, buyurur. </p>
<p>Adamcağız, </p>
<p>- Bunların hakkını kim ödeyebilir? der. </p>
<p>Hz. Allah, </p>
<p>- Sen istersen bunlara sahip olabilirsin, buyurur. </p>
<p>Adam, </p>
<p>- Nasıl olur, yâ Rabb? deyince, </p>
<p>Cenâb-ı Hakk, </p>
<p>- Hakkını bu adama bağışlamakla, buyurur. </p>
<p>Adam, </p>
<p>- O halde ben bunu affettim, der. </p>
<p>Allahü zû'l-Celâl hazretleri de, </p>
<p>- Arkadaşını al, beraberce cennete girin, buyurur. </p>
<p>Sonra Resûlüllah (sas) Efendimiz; </p>
<p>‘Allah’tan korkun, O'na karşı çok saygılı olun ve siz de kendi aranızı düzeltin. Bakınız, bizzat Hazret-i Allah mü'minlerin arasını buluyor.” buyurmuşlardır
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "SEVİLENLERDEN OLMAK!!!"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8610#post-142578</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 13:10:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">142578@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Bazı dostlarımız var aramızda, onlara hitaben;</p>
<p>Allah sevdiklerinden etsin... Sevmek, seviyorum demek bir iddia.<br />
İş sevilenlerden olmak..
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Merve burada "Altıyüz Dirhemlik İp (DİNİ HİKAYE)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9136#post-139735</link>
			<pubDate>Sat, 16 Feb 2008 13:01:42 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Merve</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139735@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah razı olsun amin
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>nuryuzlum burada "Altıyüz Dirhemlik İp (DİNİ HİKAYE)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9136#post-139718</link>
			<pubDate>Sat, 16 Feb 2008 12:46:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator>nuryuzlum</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139718@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>güzel bir hikaye umarım faydalanırsınız.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>yelizzz burada "En Değerli İnsan, Kulağından Gireni Yüreğine Gömen İnsandır. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9141#post-139203</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 20:09:34 +0000</pubDate>
			<dc:creator>yelizzz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139203@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>cok güzel ve cok dogru... sagol kardes.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "En Değerli İnsan, Kulağından Gireni Yüreğine Gömen İnsandır. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9141#post-139191</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 20:00:10 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139191@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar, ama her<br />
fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da<br />
ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.</p>
<p>Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde,altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.</p>
<p>Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına<br />
gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.</p>
<p>Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: "Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir.O heykeli bulunca bana haber ver."</p>
<p>Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel<br />
gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa<br />
çağırttı.Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.</p>
<p>Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse<br />
çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç,hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.</p>
<p>Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.</p>
<p>Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından<br />
çıktı.İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan<br />
çıktı.</p>
<p>Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı.<br />
Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.</p>
<p>Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:</p>
<p>"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul<br />
değildir.En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.<br />
Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim"
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Cihan burada "Yolumuzdaki Engeller (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9140#post-139189</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 19:58:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Cihan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139189@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah'ım basiretimizi arttır, bizden beklediklerini görebilme gücü ve gördüklerimizden ders alabilme kabiliyeti nasib et bizlere amin amin<br />
Allah razı olsun kardeşim<br />
selam ve dua ile...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Yolumuzdaki Engeller (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9140#post-139186</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 19:52:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139186@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu.</p>
<p>Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.</p>
<p>Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti. </p>
<p>Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı .. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde .."Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral.<br />
Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. </p>
<p>"Her engel, yaşam koşullarınızı daha<br />
iyileştirecek bir fırsattır .."
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>sudemeral burada "Altıyüz Dirhemlik İp (DİNİ HİKAYE)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9136#post-139127</link>
			<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 18:42:34 +0000</pubDate>
			<dc:creator>sudemeral</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139127@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah razı olsun kardeşim.<br />
Çok güzel bir hikaye.
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
