<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: hikayeler - Son Mesajlar</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/hikayeler</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 14:16:35 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/hikayeler" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Merve burada "Hikayelerle daha pozitif bakmaya çalışalım..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8084#post-124040</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jan 2008 16:05:29 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Merve</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">124040@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>hepsi de çok güzeldi Allah razı olsun amin
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Hikayelerle daha pozitif bakmaya çalışalım..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8084#post-123970</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jan 2008 13:56:21 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">123970@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>HATALARIMI HATIRLAYINCA<br />
Hz. İbrahim (a.s) cehennemi her hatırlayışında ağlardı. Hatta, bu esnada kalbinin atışı bile duyulurdu. </p>
<p>Bir gün Cebrail (a.s.) gelip ona: </p>
<p>"Ya İbrahim! Sen hiç dostun azap verdiğini gördün mü? Sen Allah’ın dostusun. O halde Allah’ın azabı olan cehennemden korkup ağlaman niyedir?" diye sordu. </p>
<p>Bunun üzerine Hz. İbrahim (a.s.) cevaben şöyle buyurdular: </p>
<p>"Ya Cebrail, hatalarımı hatırlayınca, dostluğumu unutuveriyorum."
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Hikayelerle daha pozitif bakmaya çalışalım..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8084#post-123969</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jan 2008 13:55:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">123969@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>GÖREBİLMEK<br />
Vaktiyle, saf temiz bir adam, Hazreti Hızır'ı görmek derdine görmüş. Bu aşk ile yanarken Bir müddet sonra nurani mübarek bir zat ile karşılaşmış.</p>
<p>-Selamun aleyküm...</p>
<p>- Aleyküm selam.</p>
<p>- Hayırdır Evlat, yolculuk nereye ? </p>
<p>-Ben Hızır’ı görmek istiyorum. Bunun için çıktım yola</p>
<p>-Peki Hızır’ı görünce tanıyabilecek misin.</p>
<p>-Ne olur Amca dua et ben Hızır'ı göreyim.</p>
<p>-Evladım inşaallah sen Hızır'ı böyle göreceksin(Kendisini işaret ederek bir taraftan)</p>
<p>-Aynen böyle göreceksin</p>
<p>-Dikkat et Hızır yerden böyle taşı alıp böyle elinde un gibi yapar. O anda yerden bir taşı alıp ufalayıp un gibi yapar.</p>
<p>-İşte böyle bir adam görürsen bil ki O Hızır</p>
<p>Adam;</p>
<p>-Sağol! Amca dikkat ederim Allah razı olsun diye cevap verir.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Hikayelerle daha pozitif bakmaya çalışalım..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8084#post-123965</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jan 2008 13:46:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">123965@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>KISMET<br />
Bir acelesi olduğunu, onu görür görmez anlamıştım. Sağanak halinde yağan yağmura aldırış bile etmiyor ve bükülmüş haline rağmen sağa sola koşuyordu. Yanına sokularak: "Hayrola teyzeciğim, dedim. Bir derdiniz mi var?" Sıcak bir tebessümle: "Buraların yabancısıyım evladım, dedi. Hastane tarafına gidecek bir araba arıyorum. "Biraz beklerseniz aynı dolmuşa binebiliriz", dedim. Oraya geldiğimizde size haber veririm. Teşekkür ederek yanıma yaklaştı ve küçük bir çocuk gibi şemsiyenin altına girdi. Nurlu yüzü yağmur damlacıklarıyla ıslanmış ve yanakları pembe pembe olmuştu. "Torunlarımdan biri menenjit geçirdi, diye devam etti. Ziyaret saati bitmeden ulaşmak istemiştim." "20 dakikanız var", dedim. "Hastaneye yakın ama, bu havada pek araba bulunmuyor."</p>
<p>Durağa herkesten önce geldiğimiz için, dolmuşa da rahatça bineceğimizi zannediyordum. Ancak araba yanaştığında, arkamızda duran 4-5 kişinin bir anda hücum ettiğini gördüm. İçeriye doluşan ve arkadaş olduğu anlaşılan adamlara: "İlk önce biz gelmiştik, dedim. Sırayı bozmaya hakkınız var mı? Ön koltukta oturanı: "Hak istiyorsan, Hakkari' ye gideceksin arkadaşım", dedi. "Hem oradaki haklardan K.D.V de alınmıyormuş." Bu laf üzerine attıkları kahkahalarla bindikleri araba sarsılmış ve sinirlerim allak bullak olmuştu. Sakinleşmeye çalışarak: "Ben biraz daha bekleyebilirim, dedim. Ama şu ihtiyar teyzenin hastaneye yetişmesi gerekiyor. Bu defa şoför lafa karışıp: "Teyzenin arabaya falan ihtiyacı yok be kardeşim", dedi. "Okuyup üfledi mi, hastaneye uçuverir." Tekrar kopan kahkahalarla birlikte araba uzaklaşıp gitti. Yaşlı kadına baktım, tevekkülle susuyordu. 5-10 dakika sonra gelen bir başka dolmuşa onunla beraber bindim ve şoföre, teyzeyi hastanede indirmesini söyledim. Yaşlı kadın, yapacağı ziyaretten ümitsiz görünmesine rağmen şikayet etmiyordu.Üstelik trafik de, yarı yolda tıkanıp kalmıştı. Şoför: "Yolun bu durumu, hayra alamet değil, dedi. Sebebini anlasam iyi olacak." Arabayı çalışır vaziyette bırakıp ileri doğru yürüdü ve biraz sonra döndüğünde: "Kısmete bak yahu, dedi. Bizden önce kalkan dolmuşa kamyon çarpmış. Heyecanla: "Bir şey olmuş mu, diye atıldım. Yani yaralı falan var mı?" "Herhalde, diye cevap verdi. Dolmuşta bulunanları, teyzenin gideceği hastaneye kaldırmışlar." Göz ucuyla yaşlı kadına baktım. Solgun dudaklarıyla bir şeyler mırıldanıyor ve sanki onlar için dua ediyordu. Şoför, koltuğuna yavaşça otururken: "Kısmet işte, diye tekrarlayıp, duruyordu. Sen kalk koca bir kamyonla çarpış. Hem de Türkiye'nin öbür ucundan gelen Hakkari plakalı bir kamyonla...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Hikayelerle daha pozitif bakmaya çalışalım..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8084#post-123961</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jan 2008 13:34:47 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">123961@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ALLAH'IN HİKMETİNE AKIL ERMEZ<br />
Zünnun-i Mısrî Hazretleri anlatıyor: </p>
<p>      Nil Nehri kenarında bulunuyordum. Bir de baktım ki kocaman bir akrep geliyor. Çok korktum. Onu öldürmek istedim. Baktım ki bana doğru gelmiyor. Takip ettim. Suyun kenarına kadar geldi. O sırada sudan bir kurbağa çıktı. Akrebi sırtına aldı, karşıya geçirdi. Ben de onları takip ediyordum. Karşıda akrep kurbağanın sırtından indi. İlerde, bir ağacın altında yatan ve mışıl mışıl uyuyan bir gence doğru yöneldi. Genç tanıdığım, günah işlemekle vakit geçiren âsi birisiydi. Kendi kendime "Allah Allah, demek ki bu akrep karşıdan bu genci zehirlemek için buraya geldi" diye düşündüm. Akrebi öldürmek istedim. Bu sırada kocaman bir yılanın da uyuyan gence doğru geldiğini gördüm. İyice şaşırmıştım. Genci zehirleyecekti.<br />
       Akrep yılana doğru yöneldi. Kafasının üzerine çıktı. Kafası üzerinden yılanı sokmaya başladı. Öldürünceye kadar yılanı soktu. Yılan öldükten sonra tekrar geldiği yere yöneldi. Kurbağa, kenarda onu bekliyordu. Akrebi sırtına aldı, karşıya geçirdi.<br />
       Demek ki akrep o genci sokmak için değil, yılandan onu korumak için gelmişti. Daha doğrusu onun için vazifelendirilmişti. Buna çok hayret ettim. Uyuyan genci uyandırıp hadiseyi anlattım. O da hadisenin çok tesiri altında kalmıştı. Ondan sonra tevbe etti ve bir daha kötülük işlemedi. Hep iyi insanlarla beraber ve iyi ameller işlemekle meşgul oldu.
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
