<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: inceleme - Son Konular</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/inceleme</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 01:15:23 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/inceleme/topics" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Turkan burada "Senin Değerin?.. Öğren!"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8668#post-131776</link>
			<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 19:08:22 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">131776@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Her İnsan kendine bir değer biçer, atfeder ve vehmeder.Sonra kendine biçtiği bu değere şahit arar. </p>
<p>Bu değere şahitlik edenleri sever.<br />
Biçtiği bu değerden bile çok değerli olduğuna şahitlik edenlere ise aşık olur.<br />
Çektiği acıların kaynağı budur. </p>
<p>Bu yazıyı okuyan okuyucu yüreğine bakarsa dikkatlice ayan beyan görecektir ki, çektiği en büyük acı, ona hak ettiği değerin başkaları tarafından verilmemesi, bu değer iddiasına şahitlik edilmemesidir.İnsanlar yalancı şahit arar dururlar.Bazen bulurlar, en başlarında sevgi duyarla bazende aşk yaşadıklarını iddia ederler ve sonunda cayır cayır yanar yürekleri.Yalancı şahitlik kısa sürede biter zira. </p>
<p>Kişinin değeri, anlamı kadardır.<br />
Kişinin anlamını onun manası belirler.Mana yoksa anlam olmaz.<br />
Kişinin manası, davası kadardır.Kişi ancak davası kadar mana taşır.<br />
O halde kişi davasını nasıl öğrenebilir.<br />
Kişinin davası ancak derdidir.Derdin neyse davan odur. </p>
<p>Ey iddiacı sen derdin kadar değerlisin.Bırak başkalarınıda GERÇEK derdine bir bak..</p>
<p>Gerçek derdimizin ne olduğunun farkına varmamız, ümidiyle.</p>
<p>Selam ve dua ile.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Öz/Giz/İz/lediğimiz Mevlânâ..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8669#post-131835</link>
			<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 20:07:16 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">131835@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Özlediğimizdir Mevlânâ; Müslümanların kabalıklarla anıldığı zamanda, İslam’ın imajının kan ve kinle çoğaltıldığı çağda, nebevî incelikleri gündelik telaşların ateşinde kül ettiğimiz günlerde, bencilliklerimizin kabuğunu Haccın toprağında olsun kıramadığımız devirlerde, nezaketin ve hoşgörünün ellerimizin arasında kayıp gittiği demlerde, İslam olmanın insan olmayı içerdiğini unuttuğumuz yerlerde keskin bir Mevlânâ şiirinin kapısından içeri süzülüp kalbimize dokundurmayı özledik.</p>
<p>“Şarabı o içmiş ama siz sarhoş olmuşsunuz!” </p>
<p>Gizlediğimizdir Mevlânâ; dini Allah’a has kılmaktan uzaklaştığımız uykularda, namazı ve niyazı Mevlânâ hoşgörüsünün siperine atıp unuttu(rdu)ğumuz kurnazlıklarda, Kur’ân’ın bendesinin incelikli sözlerini eğip büküp Kur’ân yerine koyduğumuz tuhaf dindarlıklarda, sünnet-i seniyyeyi hayatının önceliği bilen saf kul, diri ümmet, duru insan Mevlânâ üzerinden sünnete muhalefet ettiğimiz, gözü yaşlı ama kalpsiz, peygamber aşığı görünümlü ama sünnetsiz sahte “tasavvuf”larda, işimize geleni yapıp, gelmeyeni inkâr ettiğimiz, örtü ve tesettür yokmuş gibi davrandığımız, üzerimize kulluğu alınmadığımız “kendin ye kendin pişir!” dini icat ettiğimiz yozluklarda sitemli bir Mevlânâ bakışından kaçırdık gözlerimizi.</p>
<p>“Ey affetmeyi seven Rabbim!<br />
Bizi affeyle. İsyân derdimize çâre eyle.”</p>
<p>İzlediğimizdir Mevlânâ...<br />
Ama nasıl?
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
