<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: peygamber - Son Konular</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/peygamber</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:46:03 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/peygamber/topics" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Kadriye burada "BİR PEYGAMBER(S.A.V) AŞIĞININ KALEMİNDEN...(Kadriye)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9181#post-139821</link>
			<pubDate>Sat, 16 Feb 2008 14:14:12 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Kadriye</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">139821@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ARKADAŞLAR bu anlatımı okudum ve çok etkilendim muhakkak sizinde okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p>Medinede bir şirkette elektrik teknisyeni olarak çalışan ALLAH dostu ve peygamber aşığı bir kardeşimiz işin son günü sabah mesaisinde kendisine verieln teknik görevi tamamlayıp ayrılmak üzere iken;<br />
Resulullahın ravzasında elektrik çarpması sonucu vefat etti Cennetul Bakiye defnedildi.<br />
tabi ailesi mecburi istikamet Türkiyeye döndü.<br />
o zaman 7 yaşında olan oğlu Muhammed Nebi Doğanay bugün ortaokul öğrencisi.<br />
kompozisyon dersi ödevi olarak;<br />
bir makale yazmış ve birincilik almış.işte o peygamber aşkını en derinden yaşayan bir yüreğin yansımaları.<br />
bilirizki dil kalpten geçen herşeyi ifade edemez. ALLAH bize de bu kardeşimiz gibi Resulullah sevgisini nasip etsin (amin) </p>
<p>BİR SENİ GÜNEŞİM,BİR BABAMI BİRDE TERLİKLERİMİ BIRAKMIŞTIM GELDİĞİM YERDE..<br />
BİR İLKBAHAR GÜNÜ GÜLLER GİBİ KOKAN MEDİNEDE DÜNYAYA GÖZLERİMİ AÇMIŞIM<br />
DOĞDUĞUM HASTANEDE SENİN RAVZANIN HEMEN YANI BAŞI OLDUĞU İÇİN,<br />
DUYDUĞUM İLK KOKU SENİN BAHÇENİN GÜL KOKULARI OLMUŞ..<br />
BABAM GELİPTE DAHA KULAĞIMA EZAN OKUMADAN KULAKLARIM SENİN MESCİDİNİN EZAN SESLERİYLE ŞEREFLENMİŞ..<br />
40 GÜNLÜK OLDUĞUMDA İLK ZİYARETİMİ DE SENİN HANE-İ SAADETİNE YAPMIŞIM..<br />
İLK ADIMLARIMI SENİN RAVZANDAKİ MERMERLERİNDE ATMIŞ VE RABBİMLE İLK BULUŞMAMI İLK SECDEMİ SENİN MESCİDİNDE YAPMIŞIM.<br />
HEMEN HEMEN YAPTIĞIM HER İLKTE SEN VARSIN..<br />
DAHA KONUŞMASINI ÖĞRENMEDEN SENİ SEVMEYİ ÖĞRENDİM BEN.<br />
BELKİ SENİ ÇOK TANIMAZDIM AMA SANKİ BANA ÇOK ÇOK YAKINMIŞSIN GİBİ SEVERDİM SENİ..<br />
SENİN EVİNİ HER ZİYARETE GELİŞİMİZDE SENİ GÖREMESEK BİLE SENİN VARLIĞINI HİSSEDER EVİNDEN HER AYRILIŞIMIZDA HÜZÜNLENİRDİK.<br />
ÇOCUUKLAR EVDE SIKILINCA BABALARI PARKA GÖTÜRSÜN İSTERLER.<br />
BİZ MEDİNEDE YAŞADIĞIMIZ SÜRECE HİÇ BABAMIZDAN BİZİ PARKA GÖTÜRMESİNİ İSTEMEDİK.<br />
BİZİM CANIMIZ SIKILMAZMIYDI HİÇ SANIRIM MEDİNEDEKİ HİÇ BİR ÇOCUĞUN CANI SIKILMAZDI ÇÜNKÜ ORADA HİÇ BİR YERDE OLMAYAN<br />
GÜL BAHÇELERİ VE BAHÇENİN BİRİCİK EFENDİSİ VARDI.<br />
SENİN BAHÇENİN MERMERLERİNE AYAKKABI İLE BASMAZDIK YALINAYAK DOLAŞIRDIK.<br />
KİM BİLİR KORKARDIK BELKİDE BAHÇENİN GÜLLERİNE BASIVERMEKTEN.<br />
YAZIN MERMER AYAKLARIMIZI YAKARDI OLSUN BU BİZİM HOŞUMUZA GİDERDİ.<br />
BABAMA SORMUŞTUM BİR SEFERİNDE<br />
-BABACIĞIM MEDİNE NEEDEN BU KADAR SICAK<br />
-EVLADIM MEDİNEDE İKİ TANE GÜNEŞ VAR,ONDAN DERDİ<br />
-NASIL OLUR BABACIĞIM GÜNEŞ BİR TANE DEĞİL Mİ * DERDİM<br />
BABAM GÜLEREK<br />
-BAK YAVRUM DOĞRU BÜTÜN DÜNYAYI ISITAN BİR TANE GÜNEŞ VAR AMA BİRDE ALEMLERİ ISITAN VE AYDINLATAN GÜNEŞ VAR<br />
O GÜNEŞ MEDİNEDE OLUNCA SICAKLIK İKİ KAT OLUYOR.<br />
BABAMIN BU CEVABI HOŞUMA GİDERDİ VE ISINIRDIM.<br />
GERÇEKTENDE AYAKLARIMIZI MERMER ISITIYORDU AMA İÇİMİZİ SEN ISITIYORDUN.<br />
MEDİNEDEN AYRILDIĞIMIZDAN BERİ BELKİ AYAKLARIMIZI ISINIYOR AMA İÇİMİZ BİR TÜRLÜ ISINMIYOR ÇÜNKÜ;<br />
ÇÜNKÜ GÜNEŞİMİZİN EN BÜYÜĞÜNÜ ORDA BIRAKTIK.BEN GÜNEŞİMİ KAYBETMİŞTİM.ONUN EVİNE BAHÇESİNE GİDEMİYORDUM ARTIK.<br />
GERÇİ IŞIĞI TA BURALARDA BİZİ AYDINLATIYORDU AMA İÇİMİ ISITMASI İÇİN ONUN RAVZASINDA YALINAYAK KOŞMAM LAZIMDI.<br />
EVET BAHÇENDE YÜRÜRKEN EZANLAR OKUNURDU.<br />
ÖYLE GÜZEL OKUNURDU Kİ,SANKİ BİLAL-İ HABEŞİ OKUYOR SANIRSINIZ.<br />
NAMAZ KILMAK İÇİN MESCİDE KOŞTURURDUK,BİLİR BİLMEZ.<br />
BABAMIN YANINDA NAMAZ KILARDIK.<br />
BÜYÜK SUTUNLARIN ALTINDAN GELEN SOĞUK RÜZGARDA SAÇLARIMIZI SAVURTURDUK.<br />
ZEMZEM BARDAKLARINDAN GÜLLER YAPARDIK.<br />
NAMAZ KILARKEN YANIMIZA USULCA BİR KEDİ SOKULURDU. BABAM İNCİTMEYİN ONU ONLAR EBU HUREYRENİN KEDİLERİ DERDİ.<br />
BİZDE İNANIRDIK.<br />
SENİN MESCİDİNE KEDİLERDE GİREBİLİRDİ.<br />
SEN ÇOK İYİ BİR EV SAHİBİ İDİN.<br />
ÇARŞAMBA GÜNLERİ HEP UHUDA GİDERDİK.SENİN EN ÇOK SEVDİĞİN AMCANI ZİYARETE ÇÜNKÜ O BİZİMDE AMCAMIZ SAYILIRDI.<br />
KARDEŞLERİMLE AYNEYN(OKÇULAR) TEPESİNE ÇIKAR,<br />
ORADAN UHUDDA YATAN 70 ŞEHİDE SELAM VERİRDİK.<br />
UHUD DAĞINA HER BAKTIĞIMIZDA SANKİ ORADA GÖRÜRDÜK.<br />
UHUDDA SENİN RAVZAN GİBİ GÜL KOKARDI.<br />
ORASIDA AYRI BİR GÜL BAHÇESİYDİ SANKİ.<br />
İŞTE BENİM 7 SENEM Kİ EN DEĞERLİ EN GÜZEL YILLARIM SENİN KÖYÜNDE SENİN SAVAŞTIĞIN YERLERDE<br />
SANKİ YANIMDA SEN VARMIŞSIN GİBİ SENİNLE DOPDOLU GEÇTİ<br />
SENİ GÖREMESEMDE SENİNLE YAŞAMAYA O KADAR ÇOK ALIŞMIŞTIMKİ<br />
SENİN YANINDAN AYRILIRKEN SANKİ BİR YANIM BİR CANIM BİR PARÇAM ORADA KALMIŞTI..<br />
BURALARI BANA GURBET OLUVERDİ. ELİMDE OLSA HEMEN YANINA KOŞAR GELİRİM.<br />
AMA HEP BÜYÜYÜNCE GİDERSİN DİYORLAR BEN SIRF SENİN YANINA GELEBİLMEK İÇİN BÜYÜMEK İSTİYORUM.<br />
SENİN YANINA GELDİĞİM ZAMAN BÜYÜMÜŞ OLSAM BİLE BAHÇENDEKİ MERMERLERDE YALINAYAK KOŞACAĞIM.<br />
SENİN HASRETİN İÇİMİ ÜŞÜTÜYOR. BELKİ HASRETİN HERKESİ YAKAR AMA BENİ ÜŞÜTÜYOR İŞTE.<br />
ÇÜNKÜ BEN DOĞUMUMDAN BERİ SENİN SEVGİNLE ISINMAYA ALIŞKINIM.<br />
BAABM SENİN KÖYÜNDE KALMIŞTI. BİZ BABAMIN CENAZESİNİ GÖMERKEN ABİMİN TERLİKLERİ BABAMIN KABRİNE DÜŞTÜ.<br />
VE ORADA KALDI BEN O TERLİKLERİ ÇOK KISKANDIM. ÇÜNKÜ ABİMİN TERLİKLERİ HEP BABAMLA KALACAKTI.<br />
BABAMI SON ZİYARET EDİŞİMİZDE KİMSE GÖRMEDEN BENDE TERLİĞİMİ BABAMIN KABRİNİN ÜSTÜNE GÖMÜVERDİM.<br />
İŞTE BENİMDE TERLİĞİM HEP BABAMLA KALACAKTI..<br />
EVET DEMİŞTİM YA BİR GÜNEŞİMİ BİR BABAMI BİRDE TERLİKLERİMİ BIRAKTIM GERİDE.<br />
BABAM VE TERLİKLERİM GELEMEZLERDİ. AMA GÜNEŞİM HEP YANIMIZDAYDI.<br />
YETİMLERİN EFENDİSİ YETİMLERİ HİÇ IŞIKSIZ BIRAKIR MI<br />
DÜNYANIN BİR UCUNA GİTMİŞ OLSAYDIK BİLE BİZİ BIRAKMAYACAĞINI BİLİYORDUM.<br />
GÖZÜMÜZ GÖNLÜMÜZ SENİNLE AYDINLANIR EFENDİM..<br />
RUHUMUZ İÇİMİZ SICAKLIĞINLA ISINIR..<br />
BİR GÜN SANA GELİŞİM GEÇ BİLE OLSA GÜL BAHÇESİNİN MERMERLERİNDE YALINAYAK KOŞMAYI NASİB ET.<br />
TAKİ AŞKINLA SEVGİNLE BÜTÜN BEDENİM YANIP KAVRULSUN.<br />
TERLİKLERİMİ BIRAKTIĞIM MABED SON DURAĞIM OLSUN.. </p>
<p>Böyle güzel bir yazı ancak orada doğmakla orada büyümekle ve O yüce Peygambere hasretlik çekmekle yazılır.<br />
Peygamber diyarında ona komşu olarak büyümüş bir çocuk..<br />
onun hasretiyle yanıp tutuşan bir çocuk..<br />
içi üşüyen bir çocuk.. </p>
<p>ona kavuşunca ısınacağını bilen bir çocuk..<br />
ancak bu kadar güzel bir yazı yazabilir.<br />
ALLAH razı olsun....<br />
SELAM VE DUA İLE...<br />
--------------------------------------------------------------------------------
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zez burada "GAVSULAZAM ABDULKADİR-İ GEYLANİ"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/6976#post-109190</link>
			<pubDate>Fri, 21 Dec 2007 13:30:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">109190@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Abdul-kadir-i-Geylani</p>
<p>İslâm alimlerinin ve velilerinin büyüklerinden Hazreti Abdülkadir Geylani, 1078 yılında İran'ın Geylan şehrinde doğdu. Künyesi, Ebu Muhammed'dir. Muhyiddin, Gavs-ül-a'zam, Kutb-i Rabbani, Sultan-ul-evliya, Kutb-i a'zam gibi lâkabları vardır. Babası Ebu Salih bin Musa Cengidost'tur. Hz. Hasanın oğlu Hasan-ı Müsenna'nın oğlu Abdullah'ın soyundandır. Annesinin ismi Fatıma, lakabı Ümm-ül-hayr olup seyyidedir. Bunun için Abdülkadir Geylani, hem seyyid, hem şerifdir. Abdülkadir Geylani, 1166'da Bağdatta vefat etti. Türbesi Bağdattadır. Onun için şu ibare meşhur olmuştur: "Veliler Sultanı Abdülkadir Geylani, aşk ile doğdu, kemal ile ömür sürdü ve kemal-i aşk ile Rabb'ine vasıl oldu."</p>
<p>Bir gün Abdülkadir Geylani’ye, "Bu işe başladığınızda, bu yola adım attığınızda, temeli ne üzerine attınız? Hangi ameli esas aldınız da böyle yüksek dereceye ulaştınız?" diye sordular.</p>
<p>Buyurdu ki: "Temeli sıdk ve doğruluk üzerine attım. Asla yalan söylemedim. Yalanı kağıda bile yazmadım ve hiç yalan düşünmedim. İçim ile dışımı bir yaptım. Bunun için işlerim hep rast gitti. Çocuk iken maksadım, niyetim, ilim öğrenmek, onunla amel etmek, öğrendiklerime göre yaşamaktı. Küçüklüğümde Arefe günü çift sürmek için tarlaya gittim bir öküzün kuyruğundan tutunup, arkasından gidiyordum. Hayvan dile geldi ve dönüp bana; "Sen bunun için yaratılmadın ve bununla emrolunmadın" dedi. Korktum, geri döndüm. Evimizin damına çıktım. Gözüme, hacılar gözüktü. Arafat'ta vakfeye durmuşlardı. Anneme gidip; "Beni Allah ü teâlânın yolunda bulundur. İzin ver, Bağdat'a gidip ilim öğreneyim. Salih zatları ve evliyayı bulup ziyaret edeyim" dedim. Annem sebebini sordu, gördüklerimi anlattım. Ağladı, kalkıp babamdan miras kalan seksen altının yarısını kardeşime ayırdı. Kalanını bana verip, altınları elbisemin koltuğunun altına dikti. Gitmeme izin verip, her ne olursa olsun doğruluk üzere olmamı söyleyip, benden söz aldı. "Haydi  selamet versin oğlum. ü teâlâ için ayrıldım. Artık kıyamete kadar bir daha yüzünü göremem" dedi. Küçük bir kafile ile Bağdat'a gitmek üzere yola çıktım. Hemedan'ı geçince, altmış atlı eşkıya çıka geldi. Kafilemizi bastılar. Kervanı soydular. İçlerinden biri benim yanıma geldi. "Ey derviş! Senin de bir şeyin var mı?" diye sordu. "Kırk altınım var" dedim. "Nerededir?" dedi. "Koltuğumun altında dikili" dedim. Alay ediyorum zannetti. Beni bırakıp gitti. Bir başkası geldi, o da sordu. Fakat, o da bırakıp gitti. İkisi birden reislerine gidip, bu durumu söylediler. Reisleri beni çağırttı. Bir yerde, kafileden aldıkları malları taksim ediyorlardı. Yanına gittim. "Altının var mı?" dedi. "Kırk altınım var" dedim. Elbisemin koltuk altını sökmelerini söyledi. Söküp, altınları çıkardılar. "Neden bunu söyledin?" dediler. "Annem, ne olursa olsun yalan söylemememi tembih etti. Doğruluktan ayrılmayacağıma söz verdim. Verdiğim sözde durmam lazım" dedim. Eşkıya reisi, ağlamaya başladı ve; "Bu kadar senedir ben, beni yaratıp, yetiştiren Rabbime verdiğim sözü bozuyorum" dedi. Bu pişmanlığından sonra tövbe edip, haydutluğu bıraktığını söyledi. Yanındakiler de, "İnsanları soymakta, yol kesmede sen bizim reisimiz idin, şimdi tövbe etmekte de reisimiz ol" dediler. Sonra, hepsi tövbe ettiler. Kafileden aldıkları malları sahiplerine geri verdiler. İlk defa benim vesilemle tövbe edenler, bu altmış kişidir."
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
