<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Etiket: sen - Son Konular</title>
		<link>http://mucize.net/forum/tags/sen</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:11:25 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/tags/sen/topics" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>zahra burada "Ne mutlu SEN&#039;ini bulabilene"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8915#post-135327</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 05:56:19 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zahra</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135327@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>KALPLERİMİZ ÇOK GENİŞTİ. İÇİNİ HEP BEN'LERLE DOLDURDUK. SANKİ BEN'LER KALPLERİMİZİ DAHA DA GENİŞLETTİ. KALPLERİMİZ GENİŞLEDİ GENİŞLEMESİNE AMA İÇİNDE O KADAR ÇOK BEN VARDI Kİ SEN'LERE YER KALMADI. KALPLERİMİZİ BEN'LERDEN SEN'LERE AÇMAYI BAŞARAMADIK. BUNU BAŞARMANIN BELKİ DE TEK YOLU VARDI" BEN" ÖLDÜRMEK. </p>
<p>Mevlana Mesnevi'sinde bir hikâye anlatır:<br />
Bir adam, dostunun kapısına gelip, kapısını çalar. İçeriden gelen ses:<br />
-Kapıyı çalan da kim, diye sorar.<br />
Adam:<br />
-BEN'im, diye cevap verince, dostu:<br />
-Git, şimdi zamanı değil, sonra gel der.<br />
-Adam, kapıdan ayrılır ve bir yıl dostunun hasretiyle yanıp tutuşur. Bir yılın sonunda dostunun kapısına tekrar gelir. Reddedilme korkusuyla kapıyı çalar.<br />
İçeriden gelen ses: </p>
<p>-Kim o, diye sorar. Adam:<br />
-SEN'im, diye cevap verir.<br />
Dost, adamı içeri davet eder:<br />
-Mademki BEN'sin, içeri gir. Ev dar iki kişi sığmıyor, der.<br />
Kaçımızın SEN' im diyebileceği, ruhunu birleştirebileceği bir dostu var? Kaçımız BEN'ini SEN yapmayı başarabildi? İşimiz hep BEN'lerle. Çok sevdiğimizi söylediğimiz halde SEN'im diyemiyoruz sevdiğimize. Ya sevgimizde bir problem var ya da BEN'imizde. Eğer sevdiğimizle SEN olabilseydik, arada mesafeler olsa bile SEN'imiz hep yakın olurdu. Bu yüzden"gözden ırak olan gönülden de ırak olur"sözü, SEN olamayan BEN'ler için doğru olsa gerek. SEN olmayı başarabilseydik maddi mesafelerin bir önemi olmaz, gözümüzden ıraklık, gönlümüzdeki ıraklığa engel olurdu.<br />
Biz BEN'likleri ne zaman aşarsak SEN'likler o kadar yanı başımızda olacak. "Gerçek aşk" da bu olsa gerek. SEN-BEN değil, sevdiğimizle bir olmak. </p>
<p>BEN'ini Leylası ile SEN yapan Mecnun'a "adın ne?" diye sorduklarında, "Leyla" diye cevap vermişti. Mecnun'un karşısına bir gün Leyla çıktığında, önce onu tanıyamamış, Leyla olduğunu anladığında ise ona şunları söylemişti; "Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâ"yım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Leyla öldüğünde ise Mecnun'a "Leyla ölmedi mi?" diye sorduklarında "Hayır, BEN Leyla'yım" diye cevap vermişti. </p>
<p>Hallac-ı Mansur, 'tan başka her şeyin batıl ve yalnız 'ın hak olduğuna kesin kanaat getirince, "sen kimsin?" sorusuna muhatap olduğunda "Ene'l-Hakk" (ben Hakk'ım) diye cevap vermiş ve bu cevap onun idamına sebep olmuştu. BEN'ini SEN yapmanın ne demek olduğunu bilmeyenler, kelime mânâsı; "Ben Hakk'ım" demek olan "Enel-Hak" sözünün hakîki mânâsının: "Ben yokum, Hakk var" demek olduğunu anlayamamışlar ve bu Hakk aşığını idam etmişlerdi. </p>
<p>Bir rivayete göre Hallac-ı Mansur'u darağacına astıkları vakit İblis yanına gelmiş ve "Bir sen ENE (BEN) dedin, bir de ben (Sen ene'l-Hakk dedin, ben "ene hayrun minhu" [Ben ondan hayırlıyım] dedim). Nasıl oluyor da , bu yüzden senin üzerine rahmet, benim üzerime lânet yağdırıyor?" diye sormuş. Hallâc-ı Mansûr şu cevâbı vermiş: "Sen "Ene" dedin, kendini ortaya koydun, ben "Ene" dedim, kendimi ortadan kovdum. Benliği ortaya getirmenin kötü, benliği ortadan kaldırmanın ise iyi olduğunu bilesin, diye bana rahmet, sana lânet etti." </p>
<p>Ene'l-Hakk'ı bir başka şekilde ifade eden Yunus Emre de "Beni bende deme ben bende değilem! Bir ben vardır bende benden içeru"demiştir. </p>
<p>Hakk'ı dost edinip BEN'ini unutanlar bu birkaç örnekle sınırlı değil. Şimdi soralım BEN'imize, SEN'im diyebileceğimiz bir dostu bulmayı başardık mı? Birinin SEN'im diyebileceği kadar dost olabildik mi?<br />
Kalplerimiz çok genişti. İçini hep BEN'lerle doldurduk. Sanki BEN'ler kalplerimizi daha da genişletti. Kalplerimiz genişledi genişlemesine ama içinde o kadar çok BEN vardı ki SEN'lere yer kalmadı. Kalplerimizi BEN'lerden SEN'lere açmayı başaramadık. Bunu başarmanın belki de tek yolu vardı" BEN'i öldürmek. BEN'i öldürmek kolay kolay olacak bir şey değildi. BEN'e SEN dedirtebilmek için BEN'in iyi bir terbiyeye ihtiyacı vardı. BEN terbiye olmazsa SEN'i bulmak mümkün olmazdı. Bu terbiye de sevgi ve aşk ile olurdu. </p>
<p>BEN'imizi terbiye etmek için uğraştık mı? Böyle bir amacımız oldu mu?..</p>
<p>Muhyiddin İhyâ Efendi, "Rabbim, sen beni bana verdin,/ Ben de kendimi sana veriyorum" diyor. Bizi, bize veren O'na BEN'imizi verebildik mi? "Kendimi arıyorum, gören var mı?"diyecek kadar BEN'ini O'na veren ve O'nunla SEN olabilen Erzurumlu İbrahim Hakkı, O'ndan gelen her şeye razı olduğunu şu dizeleriyle bildiriyor: </p>
<p>Hoştur bana senden gelen,<br />
Ya gonca gül, yahut diken<br />
Ya hayattır yahut kefen,<br />
Nârın da hoş, nurun da hoş,<br />
Kahrın da hoş, lütfun da hoş.<br />
Gelse celalinden cefa<br />
Yahut cemalinden vefa<br />
İkisi de cana safa<br />
Nârın da hoş, nurun da hoş,<br />
Kahrın da hoş lütfun da hoş...<br />
Ne mutlu SEN'ini bulabilene </p>
<p>  Logged
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>NOZGEN burada "***SEN NE GÜZELVEKİLSİN YARABBİ AMİN***"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7650#post-118258</link>
			<pubDate>Thu, 17 Jan 2008 14:20:13 +0000</pubDate>
			<dc:creator>NOZGEN</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">118258@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>yarabbi nerde darda zorda olanvarsa sen yarveyardımcı ol allahım yarabbi sen rahmansın sen rahimsin senin gücün kudretin her şeye yeter sen herşeyi gizliyi olanı olmayanı bilensin sen teksin sen tüm dardakalanlara dermasın ey yücelerin yücesi karagecede karakarıncanın ayak seslerini duyup görenve işiten allahım dertlilere deva hastalara şifa borçlulara edalar nasipet yetimlere merhamet yoksullara rahmet din kardeşlerimize son nefeslerine kadar islam üzerine yaşamayı nasip eyle çocuk çocuklarımızı   ana baba sözü dinleyenlerden eyle yarabbim sen duaları kabul edesin sen yazelcelali velikramsın senin gücün kudretin herşeye yeter.SEN BİZLERİN YAR VE YARDIMCISI OL HASBİNALLAHÜ VENİMEL VEKİL.SEN NE GÜZEL VEKİLSİN ALLAHIM.AMİN Bİ HÜRMETEN LİL ALAMİN.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zez burada "Yâ Rabbî..............................(zez)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/7215#post-112732</link>
			<pubDate>Wed, 02 Jan 2008 22:13:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">112732@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Yâ Rabbî!.. Günahlarımızı rahmetinle af ve mağfiret eyle! Ölülerimizi de mağfiret eyle, yaşayanlarımıza hayırlar ihsan et!<br />
Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, belâdan, tembellikten, âcizlikten, zelil olmaktan, zulüm etmekten ve zulüm görmekten, cimrilikten, müsriflikten, azdıran zenginlikten ve doğru yoldan ayrılmaya sebep olan fakirlikten, şeytan ve nefsin şerrinden, düşmanın galebesinden, kötü huydan, bidat işlemekten, dalalete düşmekten, halis olmayan amelden, her çeşit günahtan, küfre girmekten, ölürken gelecek fitnelerden, kabir azabından, dinimize ve dünyamıza zarar verecek işlerden sana sığındık, bunlardan bizleri koru Yâ Rabbî!..<br />
Yâ Rabbî!.. Bize sarsılmaz bir iman, güzel bir ahlâk, şükredici bir kalb, sabredici beden, zikredici dil, kaza ve kaderine rıza gösteren hayırlı ömür, salih evlât, dünya ve ahirette güzellik ihsan et! Ana ve babamızı da mağfiret eyle!</p>
<p>Yâ Rabbî!.. Kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini, bütün enbiyânın, Ehl-i beytin, Eshâb-ı kirâmın ve bütün evliyâ-i kirâmın sevgisini ve sevgine kavuşturacak amel ve işleri nasip eyle!</p>
<p>Yâ Rabbî!.. Dinine severek hizmet etmeyi, kul borçlarını ödemeyi ve şehit olarak ölmeyi nasip eyle!</p>
<p>Bize hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak göster!<br />
Yâ Rabbî!.. Bu vatanı bizlere bırakan ecdadımızın ruhunu şad eyle! Memleketimize hizmetleri geçmiş ve Allah için harp etmiş dedelerimize rahmet eyle! Yurdumuzu her çeşit düşmandan koru! Çünkü sen her şeye kâdirsin!.. Dualarımızı kabul eyle!” (Âmin!)
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Burcu burada "seni sevmek..."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/46#post-217</link>
			<pubDate>Wed, 11 Apr 2007 20:21:48 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Burcu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">217@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>o gün televizyonda izlemiştim bir manken konuşuyordu sevdiği hakkında...şimdi bende konuşucam senin hakkında...</p>
<p>diyorduki onunla bildiklerimi yendien öğrendim bütün ezberlerimi unuttum herşeyi baştan ezberledim diyordu...</p>
<p>bende böyleyim işte..</p>
<p>seninle sevmeyi öğrendim ,yaşamayı öğrendim nefes almayı becerebildim sonunda..kalbim çarpabildi delice..<br />
her sabah yepyeni umutlarla başladım güne..senden bi ses ti bir soluktu mutluluk haber alabilme sesini duyabbilme seni görebilme olasılığıydı..</p>
<p>birlikteliğimiz boyunca seni görme olasılığım her nekadar gaussien bi dağılım oluşturmamış olsada ve hiç bir zaman bir pik noktamız olmayacak olsada ben seni seviyorum..<br />
kalbimin frekansı senin kalbinin doğal titreşim frekansıyla ölçüştüğü için rezonansta yaşıyoruz aşkı delice salınımlarla....ama yıkım yok...<br />
umut var<br />
mutluluk var<br />
sevmek var<br />
sevilmek var<br />
düşünmek var..<br />
sevmek için görmek diil<br />
sevmek için dokunmak diil<br />
sevmek için duymak diil<br />
sevmek için onu hissetmek o olmadanda onunla olabilmekti gerekli olan tek şey..</p>
<p>aşk içinde onu kaybetme korkusunu bir bıçak gibi saplı duyduğunda aşktı..<br />
aşk tıpkı tan(x) grafiğinde gibi mutluluğu artı sonsuzda<br />
acıyı ise eksi sonsuzda yaşadığında aşktı<br />
bzen ağlıyorum<br />
bazen gülüyorum bazen dşünüyorum<br />
bazen düşünmüyorum..<br />
ama seni hep seviyorum..<br />
sevgi senin için bişiler yapabilmekti..<br />
sevgi kendine yapmadığın şeyi onun için yapmak verdiğin sözleri onun için tutmaktı..<br />
sevgi onu herşeye rağmen,koşulsuz,çünküsüz,acabasız sevebilemkti..<br />
sen bunu hiç okumayacksın biliyorum ama yinede söylüyorum bağıra bağıra...</p>
<p>seni çok ama çok seviyorum yanımda olmsanda...mesafeler zor diil bana<br />
zor değil aşkıma aşkıma..</p>
<p>""""herşeyi anlattım sana<br />
olan<br />
olmayan<br />
acıtan<br />
sancıtan....<br />
bilsem ki sana varmak içindi hepsi;<br />
bütün o mola sancıları<br />
bütün stabilize arkadaşlıklar<br />
daha hızlı koşardım<br />
severadım gelirdim gözlerinin derin yeşilliğine""""</p>
<p>gözlerim her yeşile baktığında;aklıma düşen<br />
gözlerin<br />
gözlerin<br />
ve yine<br />
gözlerin olacak...</p>
<p>seni seviyorum..
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
