<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: Şems-i Tebrîzî hazretleri</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/10132</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 06:26:38 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/10132" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Ayse1 burada "Şems-i Tebrîzî hazretleri"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/10132#post-156719</link>
			<pubDate>Thu, 06 Mar 2008 03:27:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Ayse1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">156719@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>"<br />
Ben sağ olduğum müddetçe Kur’anın<br />
kölesiyim.<br />
Ben Muhammed muhtarın yolunun<br />
tozuyum.<br />
Benim sözümden bundan başkasını<br />
kim naklederse,<br />
Ben ondan da bizarım, o sözlerden de<br />
bizarım. "</p>
<p>Diyor Hazreti Mevlana...</p>
<p>Bu sözlerden de  anlaşılıyor ki, Hz. Mevlana, “Ben Kur’an-ı kerimin çizdiği dairenin dışına çıkmam. Beni bu dairenin dışında aramayın! Dinimizin yasakladığı şeyleri bana yüklerseniz üzülürüm” diyor.</p>
<p>RABBİM BİZE ONLARI, O HAKİKAT ERLERİNİ, HAKKIYLA TANIMAYI, EN DOĞRU ŞEKİLDE ANLAMAYI  NASİP EYLESİN.<br />
3 FATİHA İLE ...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zez burada "Şems-i Tebrîzî hazretleri"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/10132#post-156386</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2008 17:04:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">156386@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Bende 3 Fatiha yolluyorum biri Semsin ,biri Mevlananin biri Maveranin olsun Rabbim sen duyur.Amin.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mavera burada "Şems-i Tebrîzî hazretleri"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/10132#post-156290</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2008 14:42:32 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mavera</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">156290@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>3 FATİHA GÖNDERİYORUM RUHU ŞERİFLERİNE<br />
ALLAHIM HEDİYELERİMİ DUYUR ONLARA<br />
BİRİ ŞEMSİN<br />
BİRİ MEVLANANIN<br />
BİRİ YAZANIN
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zez burada "Şems-i Tebrîzî hazretleri"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/10132#post-156249</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2008 13:52:17 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">156249@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Hazret-i Mevlana ile Hazret-i Sems'in Bulusmalari </p>
<p>          Mevlana ile sems, bu iki kabiliyet, bu iki nur, bu iki ruh, nihayet bulustular, görüstüler. Bu tarihte Sems, altmis, Mevlana, otuz sekiz yasinda idi. Bu iki ilahi asik, bir müddet yalnizca bir köseye çekilerek kendilerini tamamiyle Hakk'a verdiler ve gönüllerine gelen ilahi ilhamlarla sohbetlere koyuldular. Sultan Veled der ki: "Ansizin Sems gelip ona ulasti; ona masukluk (sevilen, sevgili olmanin) hallerini anlatti, açikladi. Böylece de sirri yücelerden yüceye vardi. Sems, Mevlana'yi sasilacak bir aleme çagirdi, öyle bir aleme ki, ne Türk gördü o alemi ne Arap."</p>
<p>          Hazret-i Mevlana'nin Masukluk Mertebesine Erismesi: Bu hususu Sultan Veled söyle açiklar, "Alemdeki erenlerin derecelerinden üstün bir derece vardir ki o, masukluk duragidir. Aleme bu masukluk duragina dair haber gelmemis, bu durakta bulunanlarin ahvalini hiçbir kulak isitmemisti. Tebrizli Semseddin zuhur edip, Mevlana Celaleddin'i asiklik ve erenlik mertebesinden, bu zamana kadar duyulmamasi olan, masukluk mertebesine eristirmistir. Esasen Mevlana, ezelde, masukluk denizinin incisiydi, her sey döner, aslina varir." </p>
<p>           Kim, kimi aradi? Hatirlara gelebilecek, "Sems mi Mevlana'yi aradi, Mevlana mi Sems'i" sorusuna söyle cevap verebiliriz: Sems, Mevlana'yi, Mevlana'da Sems'i aramistir. Sems Mevlana'ya asik ve taliptir, Mevlana'da Sems'e asik ve taliptir. Çünkü asik, ayni zamanda masuk, masuk ayni zamanda asiktir. Mevlana der ki: "Dilberler (gönlü alip götürenler, manevi güzeller), asiklari, canla basla ararlar. Bütün masuklar, asiklara avlanmislardir. Kimi asik görürsen bil ki masuktur. Çünkü o, asik olmakla beraber masuk tarafindan sevildigi cihetle masuktur da. Susuzlar alemde su ararlar, fakat su da cihanda suzuslari arar."</p>
<p>   Hazret-i Mevlana'nin Manevi Yolculugundaki Safhalari</p>
<p>           Mevlana, manevi yolculugunu, olgunluga ermesini, su sözünde toplamistir. "hamdim, pistim, yandim." Mevlana'nin pismesi, babasi Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled ve Seyyid Burhaneddin'in feyizli nefesleriyle, yanmasi da Sems'in nurlu aynasinda gördügü kendi güzelliginin ask atesiyledir.</p>
<p>   Hazret-i Mevlana ile Sems Hakkinda</p>
<p>           Mevlana, Sems ile Konya'da bulustugu zaman tamamiyle kemale ermis bir sahsiyetti. Sems, Mevlana'ya ayna oldu. Mevlana, Sems'in aynasinda gördügü kendi essiz güzelligine asik oldu. Diger bir ifadeyle Mevlana, gönlündeki Allah askini Sems'te yasatti. Mevlana'nin Sems'e karsi olan sevgisi, Allah'a olan askinin miyaridir (ölçüsüdür). Çünkü Mevlana, Sems'te Allah cemalinin parlak tecellilerini görüyordu. Mevlana açilmak üzere bir güldü. Sems ona bir nesim oldu. Mevlana bir ask sarabi idi, Sems ona bir kadeh oldu. Mevlana zaten büyüktü, Sems onda bir gidis, bir nesve degisikligi yapti. Sems ile Mevlana üzerine söz tükenmez. Son söz olarak söyle söyleyelim, Sems, Mevlana'yi atesledi, ama karsisinda öyle bir volkan tutustu ki, alevleri içinde kendi de yandi.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Şems-i Tebrîzî hazretleri"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/10132#post-156169</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2008 12:29:53 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">156169@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Kim Bu Şems?<br />
Bir deli mi..? Bir aşık mı..? Kendini anlatamamış bir garip mi..?Ya da bugün bile bazı kendini bilmezlerin pervasızca iddia ettiği  gibi Moğol Ajanı mı..?<br />
O’nu anlatan tarihi kaynaklar, en başından beri farklı olduğunu yazar.Gençliği de alıştığımız genç tiplemesinden uzaktır.Hep kaynayan,hep coşan bir şeyler vardır O’nda. Tahammül edemez patlar bazen,kendini evliya sanan, etrafında mürid toplayan bir sürü kişiyi kendine mürid eder.Cevaplayamayacağı hiçbir soru yoktur. O’nu bazen bir çocukla taş oynarken, bazen inşaatta kum taşırken, bazen de Yahudi mahallesinden şarap getirtirken görürüz.Tanıştığı insanları imtihana tabii tutar.”Evliyayım” diyenlere “bana biraz şarap getir” der.O kişi bundan çekinince de “tüm evliyalığını bir kadeh şaraba satmalısın” der.” Kim ne derse desin mantığını anlamadıkça, o mahalleye gidip şarap almaktan acaba ne derler korkusuyla çekindikçe, sen bana şeyh olmazsın” der.Bu imtihanlar Mevlana ile tanıştığında da sürer.Zaten Şems’i tek başına anlatmak mümkün değil. Her cümlemin sonunda ya da bir yerlerinde Mevlana olacaktır mutlaka.O kadar girmişler ki birbirlerine ağaç ile meyve,gökyüzü ile bulut gibiler sanki.Birbirlerine anlam ve değer katıyorlar.İşte gerçek sevgi ve dostluk da bu değil midir?Size anlam  katan,değer katan sevgileri kazanmak değil midir amaç?<br />
“Beden bakımından ondan uzağız amma;<br />
Cansız bedensiz ikimiz de bir nuruz;<br />
İster O’nu gör, ister beni...<br />
Ey arayan kişi! Ben O’yum, O da ben”<br />
Mevlana,
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zez burada "Şems-i Tebrîzî hazretleri"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/10132#post-156137</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2008 12:11:35 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">156137@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ÜÇ SUÂL VE BİR CEVAP</p>
<p>Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunları Şems-i Tebrîzî'ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanına gittiler. Şems-i Tebrîzî hazretleri mescidde, talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttiler, Şems-i Tebrîzî;<br />
"Sorun!" buyurdu. İçlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı.<br />
Sormaya başladı:<br />
"Allah var dersiniz, ama görünmez, göster de inanalım."<br />
Şems-i Tebrîzî hazretleri;<br />
"Öbür sorunu da sor!" buyurdu.<br />
O;<br />
"Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi?" dedi.<br />
Şems-i Tebrîzî;<br />
"Peki öbürünü de sor!" buyurdu.<br />
O;<br />
"Âhirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar, karışmayın!" dedi.<br />
Bunun üzerine Şems-i Tebrîzî, elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci, derhâl zamânın kâdısına gidip, dâvâcı oldu.<br />
Ve;<br />
"Ben, soru sordum, o başıma kerpiç vurdu." dedi.<br />
Şems-i Tebrîzî;<br />
"Ben de sâdece cevap verdim." buyurdu.<br />
Kâdı bu işin açıklamasını istedi. Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı:<br />
"Efendim, bana Allahü teâlâyı göster de inanayım, dedi. Şimdi bu felsefeci, başının ağrısını göstersin de görelim."<br />
O kimse şaşırarak;<br />
"Ağrıyor ama gösteremem." dedi.<br />
Şems-i Tebrîzî;<br />
"İşte Allahü teâlâ da vardır, fakat görünmez.<br />
Yine bana, şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı.<br />
Yine bana;<br />
"Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz." dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa, o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?" buyurdu. </p>
<p>Felsefeci, bu güzel cevaplar karşısında mahcûb olup, söz söyleyemez hâle düştü.
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
