<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: Halil İbrahim Bereketi</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/10206</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:30:06 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/10206" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>muhtacm burada "Halil İbrahim Bereketi"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/10206#post-157435</link>
			<pubDate>Fri, 07 Mar 2008 00:01:09 +0000</pubDate>
			<dc:creator>muhtacm</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">157435@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>NE GÜZEL BİR ÖYKÜ DEĞİL Mİ ELİNE SAĞLIK CANIM ALLAHIM TÜM DUA DOSTLARIMIN GÖNLÜNE SOFRASINA KESESİNE HALİL İBRAHİM BEREKETİ VERSİN SEVİNÇLERİNE DE  AMİN
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>aYSEUAR burada "Halil İbrahim Bereketi"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/10206#post-157367</link>
			<pubDate>Thu, 06 Mar 2008 23:02:01 +0000</pubDate>
			<dc:creator>aYSEUAR</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">157367@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş vardır. Büyüğü Halîl, küçüğü İbrâhim. Halîl, evli çocuklu. İbrâhim bekârdır. </p>
<p>Ortak bir tarlaları vardır bunların. Ne mahsul çıkarsa, iki pay eder, bununla geçinip giderler. </p>
<p>Bir yıl, yine buğdayı harman yapıp, ikiye ayırırlar. İş kalır taşımaya. </p>
<p>Halîl, bir teklif yapar:</p>
<p>- İbrâhim! Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle!<br />
- Peki âbi! </p>
<p>Halîl gidince İbrâhim düşünür:</p>
<p>“Âbim evli ve çocuklu. Ona daha çok buğday lâzım”. </p>
<p>Ve kendi payından bir miktar atar onunkine. </p>
<p>Az sonra Halîl çıkagelir:</p>
<p>- Haydi İbrâhim! Önce sen doldur da taşı ambara!<br />
- Peki âbicim!</p>
<p>İbrâhim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola. </p>
<p>O gidince, Halîl düşünür bu defa:</p>
<p>“Çok şükür, ben evliyim, kurulu düzenim var. Ama kardeşim henüz bekâr. O, daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek”. </p>
<p>Ve kendi payından atar onunkine birkaç kürek. </p>
<p>Bu, böyle sürüp gider. Ama birbirlerinden habersizdirler. Nihayet akşam olur. Karanlık basar. Ama harmanyerindeki buğday yığını hiç azalmamıştır. </p>
<p>Hattâ çoğalmıştır. </p>
<p>Hak teâlâ onların bu hâlini çok beğenmiş ve bir “Bereket” vermiştir buğdaylarına. </p>
<p>Öyle ki, günlerce taşırlar da yine bitiremezler. Aksine çoğalır buğdayları. Dolar taşar ambarları. </p>
<p>Bu gün “Bereket” denilince, bu kardeşler akla gelir. </p>
<p>“Halîl İbrâhim bereketi”
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
