<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: Mevla&#039;na Celaleddin-i Rumi</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/20</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 14:02:22 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/20" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Burcu burada "Mevla&#039;na Celaleddin-i Rumi"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/20#post-41</link>
			<pubDate>Wed, 11 Apr 2007 10:14:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Burcu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">41@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>· Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol,<br />
öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. </p>
<p>· Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır. </p>
<p>. Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş.. </p>
<p>. Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır.. </p>
<p>. Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir.. </p>
<p>· Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok. </p>
<p>. Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.. </p>
<p>· Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç? </p>
<p>· İsa'nın eşeğinden şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir. </p>
<p>· Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır. </p>
<p>· Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır. </p>
<p>· Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır. </p>
<p>· Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç? </p>
<p>· Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır. </p>
<p>· Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir. </p>
<p>· Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner? </p>
<p>· Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar </p>
<p>· Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayıverir. </p>
<p>· O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına<br />
bakarsan yolu yitirdin. </p>
<p>· Genişlik, sabırdan doğar. </p>
<p>· Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü. </p>
<p>· Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir. </p>
<p>· Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının. </p>
<p>· Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok. </p>
<p>· Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer. </p>
<p>· Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler. </p>
<p>· Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder. </p>
<p>· Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir. </p>
<p>· Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir. </p>
<p>· Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip<br />
pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur. </p>
<p>· Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah'tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası. </p>
<p>. Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.. </p>
<p>· Sarhoş, cinayeti yapar da sonra "özrüm vardı, kendimde değildim"der. Kendinde olmayış, kendiliğinden gelmedi sana,<br />
onu sen çağırdın. </p>
<p>· İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır. </p>
<p>· Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek. </p>
<p>· Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var </p>
<p>· Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır. </p>
<p>· Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak. </p>
<p>· Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü. </p>
<p>· Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde. </p>
<p>· Yol kesenler olmadıkça ,lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça,sabırlılar ,gerçek erler,yoksulları doyuranlar nasıl belirir,anlaşılır? </p>
<p>· Oyun ,görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır. </p>
<p>· Anlayış,edep şehirlilerdedir. Ziyafet,garip konaklamak da köylülerde. </p>
<p>· Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın,hepsi de ressamın elindedir,o elden çıkar. </p>
<p>· Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar. </p>
<p>· Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur. </p>
<p>· Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür. </p>
<p>· Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur. </p>
<p>· Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut. </p>
<p>· Verdiğini geri alan kişi, köpek gibi kusmuğunu yemiş olur. </p>
<p>· Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını,şarabı verene aç. </p>
<p>· Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,karşılığını bulma günüdür. </p>
<p>· Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır. </p>
<p>· Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler? </p>
<p>· Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese? </p>
<p>· Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler </p>
<p>· Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel, külhandan gelen yelden ayırt edilir. </p>
<p>· Dünya malı, bedene tapanlara helaldir. </p>
<p>· Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır. </p>
<p>· Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır. </p>
<p>· Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır. </p>
<p>· Kötü nefis, yırtıcı kuştur. </p>
<p>· Hırsın yemdir, cehennemse tuzak. </p>
<p>· Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler. </p>
<p>· Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın. </p>
<p>· Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır. </p>
<p>· Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da. </p>
<p>· Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Muhammet'in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz<br />
naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de. </p>
<p>· Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar<br />
kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir. </p>
<p>· Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez. </p>
<p>· Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz. </p>
<p>· Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de. </p>
<p>· İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.<br />
Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte. </p>
<p>· İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir. Göz ise ancak dostu görene denir. </p>
<p>· A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme. </p>
<p>· Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana. </p>
<p>· Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek. </p>
<p>· Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin. </p>
<p>· O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme. </p>
<p>· Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra </p>
<p>· Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin. </p>
<p>· Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki? </p>
<p>· Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç. Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç. </p>
<p>· İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır. Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana. </p>
<p>· Doğruluk, Musa'nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar. </p>
<p>· Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek Allah'ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir. </p>
<p>· Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır. </p>
<p>· Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker. Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi<br />
havada olur. </p>
<p>· Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden o zaman da biz inciniriz </p>
<p>· Ümit, güvenlik yolunun başıdır. </p>
<p>· Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda kuşların düşmanı ve avcısıdır.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Burcu burada "Mevla&#039;na Celaleddin-i Rumi"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/20#post-39</link>
			<pubDate>Wed, 11 Apr 2007 10:11:07 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Burcu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">39@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Koruktaki su ekşidir ama koruk üzüm olunca tatlılaşır, güzelleşir. Derken küpte yine acır, haram olur fakat sirke olunca<br />
ne güzel katıktır. </p>
<p>- Ay, yıldızlardan utanır ama yine de cömertliği yüzünden yıldızların arasında bulunur.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Burcu burada "Mevla&#039;na Celaleddin-i Rumi"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/20#post-37</link>
			<pubDate>Wed, 11 Apr 2007 10:09:59 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Burcu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">37@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>· Dert, insana yol gösterir. </p>
<p>· İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte, iman ise her zaman farzdır. </p>
<p>· İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur. </p>
<p>· Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak, yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz. </p>
<p>· Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz. Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir. </p>
<p>· Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım? </p>
<p>· Hangi tohum yere ekildi de bitmedi, ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun? </p>
<p>· Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu, testiler her an ona gelmeye can atar. </p>
<p>· Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır. </p>
<p>· Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede? </p>
<p>· Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur </p>
<p>· Dünya köpüktür. Tanrı sıfatlarıysa denize benzer. Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir. </p>
<p>· Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar. Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter. </p>
<p>· Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun. </p>
<p>· Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız. Bizi çekip ırmağınıza götürün. </p>
<p>· Dünyaya demir atmış Karun'u, yer çekti, yuttu. Ulular ulusu İsa'yı gökyüzü çekti, yüceltti. </p>
<p>· Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır. </p>
<p>· Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır. </p>
<p>· Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı'dır. Akbaba gibi leş avlamayız biz. </p>
<p>· Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o? </p>
<p>· Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O'nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır. </p>
<p>· Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar. </p>
<p>· Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi<br />
yavaş ol. </p>
<p>· Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar. </p>
<p>· Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında<br />
hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları. </p>
<p>· Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran<br />
olmadıkça feryat etmez. </p>
<p>· Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak. </p>
<p>· Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi. </p>
<p>· Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar? </p>
<p>· Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal, </p>
<p>· İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır. </p>
<p>· Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz? </p>
<p>· O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur. </p>
<p>· Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir. </p>
<p>· Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez. </p>
<p>· Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir. </p>
<p>· Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. </p>
<p>· Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur. </p>
<p>· Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır. </p>
<p>· Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan! </p>
<p>· Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi. </p>
<p>· Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur. </p>
<p>· Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur. </p>
<p>· Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa. </p>
<p>· Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür. </p>
<p>· Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir. </p>
<p>· Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de. </p>
<p>· Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret. </p>
<p>· Yoksul, cömertliğin aynasıdır. </p>
<p>· Peygamberler insanları Allah'a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar? </p>
<p>· Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin düşündürdükleri... </p>
<p>· Sabır, genişliğin anahtarıdır. </p>
<p>· Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur. </p>
<p>· Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir </p>
<p>· Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil. </p>
<p>· Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da altın gibi değerli olmasından değildir.
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
