<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: ELİF 4</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/3500</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 14:05:48 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/3500" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>KadirBaba burada "ELİF 4"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3500#post-54950</link>
			<pubDate>Fri, 13 Jul 2007 16:43:13 +0000</pubDate>
			<dc:creator>KadirBaba</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">54950@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>YAZI ÇOK GÜZEL.SURETİ ELİF OLANLARA,REHBER.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>kardelen34 burada "ELİF 4"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3500#post-54943</link>
			<pubDate>Fri, 13 Jul 2007 16:34:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator>kardelen34</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">54943@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Dostum, “elif” olmayı dilemişim sanırım bir vakt-i seherde, bir cesaretle….zor(luğunu) bilmemişim o zamanlarda; dilemişim..yar’ın huzurunda bir “elif” misali durabilmeyi dilemişim; oysa şimdilerde dizlerimin bağı çözülür; diz çökerim..be’ye meylederim; “başlasın bu cümle artık!” derken yine “elif” misali kalıveririm bir bir’in huzurunda..yine zorlukla, yalnızca, yalın-ca…</p>
<p>“elif” olmak zor imiş!<br />
ama her elif’in yanında akvâ olan’ın yardımı, yar’lığı var imiş!!</p>
<p>Dostum, bilir misin “elif “ olmaya talip olmak nedir, bilir misin insan nasıl “elif” olur? dilersin o’ndan sadece o’nun yar-lığını, dilenirsin…o’nun kucağından başka mekanlar sana soğuk gelir, üşürsün bir ağustos sıcağında..yürüdüğün yollar sana yabancı gelir; bildik mekanlar sıkar seni..tanımadığın sîmalar sana âşina gelir, tanımadığın kişiler senin niyazına girer; tanıdıkların ise yabancı nazarlarla bakarlar sana. hikmetine eremediğin hallerle örülür hayatın; susmayı seversin; sükûtu seversin; sükûtu hal edinenleri seversin…</p>
<p>Dostum, bilir misin, “elif” bağlanmaz kendisinden sonraki harfe…sadece kendinden önceki harfe bağlanır; en önceki’ne belki de..sen, dünyana sonradan girenlere sıkıca bağlandığın vakit “elif” olmaz adın..sanırsın ki o zaman üzerindeki zorluklar kalkacak; ama herkes yüklenir üzerine..yardımsız yar’lar doluşur dünyana..”yardımıyla gelen yar” gitti diye…</p>
<p>Aklımın al(a)madığı hallerin eteğinde gezinir dururum; belki aklım acziyetiyle susabilmeyi öğrenir diye..başımı tâ yüreğime kadar eğer, dinlerim o kısık fısıltıyı şimdilerde…</p>
<p>Dostum, şimdilerde “elif” der susarım; elimi bileğime koyar dinlerim nabzımı..atışları, dünyadaki hiç kimsenin isminde artmaz…yüreğim dünyadaki kimsenin isminde titremez; bu belki de lütuftur, yar’dandır …bu, belki de “elif “olmanın gereğidir.</p>
<p>allahu a’lem…</p>
<p>“elif” olmayı dileten de “var”imiş dostum;</p>
<p>“yar” olmayı dileyen imiş … </p>
<p>Alıntı
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
