<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: HATİM.4.GÜN.(recep1)</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/3684</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Sun, 03 May 2026 02:02:10 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/3684" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>sedef burada "HATİM.4.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3684#post-60094</link>
			<pubDate>Sun, 22 Jul 2007 21:53:38 +0000</pubDate>
			<dc:creator>sedef</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">60094@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah kabul etsin inşallah
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Fatih burada "HATİM.4.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3684#post-58494</link>
			<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 01:21:59 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Fatih</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">58494@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ALLAH KABUL ETSİN ABİCİM . ALLAH SENDEN RAZI OLSUN . AMİN ECMAİN.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Cihan burada "HATİM.4.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3684#post-58462</link>
			<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 00:01:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Cihan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">58462@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah kabul etsin abiciğim şifa ve huzur vesilesi kılsın sizin için de...<br />
kandiliniz mübarek olsun<br />
selamlar<br />
sevgiler...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>recep1 burada "HATİM.4.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3684#post-58455</link>
			<pubDate>Thu, 19 Jul 2007 23:54:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator>recep1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">58455@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah razı olsun Kardeşlerim.</p>
<p>Kandilinizi kutlarım.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>meral burada "HATİM.4.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3684#post-58017</link>
			<pubDate>Thu, 19 Jul 2007 14:36:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator>meral</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">58017@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ALLAH RAZI OLSUN,YÜREGİNİZE SAĞLIK,KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN,RABBİM SİZİ SEVDİKLERİNİZDEN AYIRMASIN.21 AYETELKÜRSİ BU MUBAREK GÜNÜNÜN YÜZÜ HÜRMETİNE.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Hatice burada "HATİM.4.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3684#post-58001</link>
			<pubDate>Thu, 19 Jul 2007 14:24:19 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Hatice</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">58001@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ALLAH KABUL ETSİN İNŞALLAH...<br />
REGAİB KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN..
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Gulsen burada "HATİM.4.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3684#post-57999</link>
			<pubDate>Thu, 19 Jul 2007 14:23:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Gulsen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">57999@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ALLAHIM ÇOK YÜCE KATINDA KABUL EYLESİN<br />
AMİN AMİN.<br />
değerli abim Regaip kandiliniz mübarek olsun.<br />
Yüce merhametli Rabbimiz ettiğiniz ve ediceniz bütün ibadetlerinizi makbul kılsın.<br />
sizi çok sevdiği kullarının arasına katsın.<br />
bütün kalbimle dilerim.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>recep1 burada "HATİM.4.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/3684#post-57922</link>
			<pubDate>Thu, 19 Jul 2007 12:56:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator>recep1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">57922@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah rızası için Bakara suresinin 142. ayetinden 186. ayetine kadar okudum.</p>
<p>Allah kabul etsin.</p>
<p>Bismillahirrahmanirrahim </p>
<p>142. Se yekulüs süfehaü minen nasi ma vellahüm an kıbletihimülletı kanu aleyha* kul lillahil meşriku vel mağrib* yehdı mey yeşaü ila sıratım müstekıym      </p>
<p>143. Ve kezalike cealnakmüm ümmetev vesetal li tekunu şühedae alen nasi ve yekuner rasulü aleyküm şehıda* ve ma cealnel kıbletelletı künte aleyha illa li na'leme mey yettebiur rasule mimmey yenkalibü ala akıbeyh* ve in kanet le kebıraten illa alellezıne hedellah* ve ma kanellahü li yüdıy'a ımaneküm* innellahe bin nasi le raufür rahıym      </p>
<p>144. Kad nera tekallübe vechike fis semai fe lenüvelliyenneke kıbleten terdaha* fevelli vcheke şatnal mescidil haram* ve haysü ma küntüm fevellu vücuheküm şatrah* ve innellezıne utül kitabe le ya'lemune ennehül hakku mir rabbihim* vemallahü bi ğafilin amma ya'melun      </p>
<p>145. Ve le in eteytellezıne utül kitabe bi külli ayetim ma tebiu kıbletek* ve ma ba'duhüm bi tabiın kıblete ba'd* ve leinitteba'te ehvaehüm mim ba'di ma caeke minel ılmi inneke izel le minez zalimın      </p>
<p>146. Ellezıne ateynahümül kitabe ya'rifunehu kema ya'rifune ebnaehüm* ve inne ferıkam minhüm le yektümunel hakka ve hüm ya'lemun      </p>
<p>147. Elhakku mir rabbike fe la tekunenne minel mümterın      </p>
<p>148. Ve li külliv vichetün hüve müvellıha festebikul hayrat* eyne ma tekunu ye'ti bikümüllahü cemıa* innellahe ala külli şey'in kadır      </p>
<p>149. Ve min haysü haracte fevelli vecheke şatral mescidil haram* ve innehu lel hakku mir rabbik* ve mallahü bi ğafilin amma ta'melun      </p>
<p>150. Ve min haysü haracte fevelli vecheke şatral mescidil haram* ve haysü ma küntüm fe vellu vücuheküm şatrahu li ella yekune linnasi aleyküm hucceh* ilellezıne zalemu minhüm fe la tahşevhüm vahşevnı ve li ütimme nı'metı aleyküm ve lealleküm tehtedun      </p>
<p>151. Kema erselna fıküm rasulem minküm yetlu aleyküm ayatina ve yüzekkıküm ve yüallimükümül kitabv vel hıkmete ve yüallimüküm ma lem tekunu ta'lemun      </p>
<p>152. Fezkürunı ezkürküm veşküru lı ve la tekfürun      </p>
<p>153. Ya eyyühellezıne amenüsteıynu bis sabri ves salah* innellahe meas sabirın      </p>
<p>154. Ve la tekulu li mey yuktelü fı sebılillahi emvat* bel ahyaüv ve lakil la teş'urun      </p>
<p>155. Ve le neblüvenneküm bi şey'im minel havfi vel cuı ve naksım minel emvali vel enfüsi ves semerat* ve beşşiris sabirın      </p>
<p>156. Ellezıne iza esabethüm müsıybetün kalu inna lillahi ve inna ileyhi raciun      </p>
<p>157. Ülaike alayhim salevatüm mir rabbihim ve rahmetüv ve ülaike hümül mühtedun      </p>
<p>158. İnnes safa vel mervete min şeairillah* fe min haccel beyte evı'temera fe la cünaha aleyhi ey yettavvefe bihima* ve men tetavvea hayran fe innellahe şakirun alıym      </p>
<p>159. İnnellezıne yektümune ma enzelna minel beyyinati vel hüda mim ba'di ma beyyennahü lin nasi fil kitabi ülaike yel'anühümullahü ve yel'anühümül laınun      </p>
<p>160. İllellezıne tabu ve aslehu ve beyyenu fe ülaike etubü aleyhim* ve enet tevvabür rahıym      </p>
<p>161. İnnellezıne keferu ve matu ve hüm küffarun ülaike aleyhim la'netüllahi vel melaiketi ven nasi ecmeıyn      </p>
<p>162. Halidıne fıha* la yühaffefü anhümül azabü ve la hüm yünzarun      </p>
<p>163. Ve ilahüküm ilahüv vahıd* la ilahe illa hüver rahmanür rahıym      </p>
<p>164. İnne fı halkıs semavati vel erdı vahtilafil leyli ven nehari vel fülkilletı tecrı fil bahri bima yenfeun nase ve ma enzelellahü mines semai mim main fe ahya bihil erda ba'de mevtiha ve besse fıha min külli dabbetiv ve tasrıfir riyahı ves sehabil müsahhari beynes semai vel erdı le ayatil li kavmiy ya'kılun      </p>
<p>165. Ve minen nasi mey yettehızü min dunillahi endadey yühıbbunehüm ke hubbillah* vellezıne amenu eşeddü hubbel lillah* velev yerallezıne zalemu iz yeravnel azabe ennel kuvvete lillahi cemıav ve ennellahe şedıdül azab      </p>
<p>166. İz teberraellezınet tübiu minellezınettebeu ve raevül azabe ve tekattaat bihimül esbab      </p>
<p>167. Ve kalellezınet tebeu lev enne lena kerraten fe neteberrae minhüm kema teberrau minna* kezalike yürıhimüllahü a'malehüm haseratin aleyhim* ve ma hüm bi haricıne minen nar      </p>
<p>168. Ya eyyühen nasü külu mimma fil erdı halalen tayyibev ve la tettebiu hutuvatiş şeytan* innehu leküm adüvvüm mübın      </p>
<p>169. İnnema ye'müruküm bis sui vel fahşai ve en tekulu alellahi ma la ta'lemun      </p>
<p>170. Ve iza kıyle lehümüt tebiu ma enzellellahü kalu bel nettebiu ma elfeyna aleyhi abaena* e ve lev kane abaühüm la ya'kılune şey'ev ve la yehtedun      </p>
<p>171. Ve meselüllezıne keferu ke meselillezı yen'ıku bi ma la yesmeu illa düaev ve nidaa* summüm bükmün umyün fe hüm la ya'kılun      </p>
<p>172. Ya eyyühellezıne amenu külu min tayyibati ma razaknaküm veşküru lillahi in küntüm iyyahü ta'büdun      </p>
<p>173. İnnema harrame aleykümül meytete ved deme ve lahmel hınzıri ve ma ühille bihı li ğayrillah* fe menidturra ğayra bağıv ve la adin fe la isme aleyh* innellahe ğafurur rahıym      </p>
<p>174. İnnellezıne yektümune ma enzelellahü minel kitabi ve yeşterune bihı semenen kalılen ülaike ma ye'külune fı bütunihim illen nara ve la yükellimühümüllahü yevmel kıyameti ve la yüzekkıhim* ve lehüm azabün eliym      </p>
<p>175. Ülaikellezıneşteravüd dalalete bil hüda vel azabe bil mağfirah* fe ma asberahüm alen nar      </p>
<p>176. Zalike bi ennellahe nezzelel kitabe bil hakk* ve innellezınahtelefu fil kitabi le fı şikakım beıyd      </p>
<p>177. Leysel birra en tüvellu vücuheküm kıbelel meşrikı vel mağribi ve lakinnel birra men amene billahi vel yevmil ahıri vel melaiketi vel kitabi ven nebiyyın* ve atel male ala hubbihı zevil kurba vel yetama vel mesakıne vebnes sebıli ves sailıne ve fir rikab* ve ekames salate ve atez zekah* vel mufune bi ahdihim iza ahedu* ves sabirıne fil be'sai ved darrai ve hıynel be's* ülaikellezıne sadeku* ve ülaike hümül müttekun      </p>
<p>178. Ya eyyühellezıne amenu kütibe aleykümül kısasu fil katla* el hurru bil hurri vel abdü bil abdi vel ünsa bil ünsa* fe men ufiye lehu min ehıyhi şey'ün fettibaum bil ma'rufi ve edaün ileyhi bi ıhsan* zalike tahfıfüm mir rabbiküm ve rahmeh* fe menı'teda ba'de zalike fe lehu azabün eliym      </p>
<p>179. Ve leküm fil kısası hayatüy ya ülil elbabi lealleküm tettekun      </p>
<p>180. Kütibe aleyküm iza hadara ehadekümül mevtü in terake hayra* elvasıyyetü lil valideyni vel akrabıne bil ma'ruf* hakkan alel müttekıyn      </p>
<p>181. Fe mem beddelehu ba'de ma semiahu fe innema ismühu alellezıne yübeddiluneh* innellahe semıun aliym      </p>
<p>182. Fe men hafe mim musın cenefen ev ismen fe asleha beynehüm fe la isme aleyh* innellahe ğafurur rahıym      </p>
<p>183. Ya eyyühellezıne amenu kütibe aleykümüs sıyamü kema kütibe alellezıne min kabliküm lealleküm tettekun      </p>
<p>184. Eyyamem ma'dudat* fe men kane minküm merıdan ev ala seferin fe ıddetüm min eyyamin uhar* ve alellezıne yütıykunehu fidyetün taamü miskın* fe men tetavvea hayran fe hüve hayrul leh* ve en tesumu hayrul leküm in küntüm ta'lemun      </p>
<p>185. Şehru ramedanellezı ünzile fıhil kur'anü hüdel lin nasi ve beyyinatim minel hüda vel fürkan* fe men şehide minkümüş şehra felyesumh* ve em kane merıdan ev ala seferin fe ıddetüm min eyyamin uhar* yürıdüllahü biküml yüsra ve la yürıdu bi külüm usr* ve li tükmilül ıddete ve li tükebbirullahe ala ma hedaküm ve lealleküm eşkürun      </p>
<p>186. Ve iza seeleke ıbadı annı fe innı karıb* ücıbü da'veted daı iza deani felyestecıbu lı vel yü'minu bı leallehüm yarşüdun  </p>
<p>142. Bir takım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. Allah dilediği kimseyi doğru yola iletir."      </p>
<p>143. Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl'e tabi olanlarla, gerisin geriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz, Allah insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.      </p>
<p>144. (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) hep o yöne dönün. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.      </p>
<p>145. Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.      </p>
<p>146. Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden bir takımı bile bile gerçeği gizlerler.      </p>
<p>147. Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma!      </p>
<p>148. Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.      </p>
<p>149. (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram'a doğru dön. Bu elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.      </p>
<p>150. (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.      </p>
<p>151. Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik.      </p>
<p>152. Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.      </p>
<p>153. Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.      </p>
<p>154. Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.      </p>
<p>155. Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.      </p>
<p>156. Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.      </p>
<p>157. İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.      </p>
<p>158. Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kâ'be'yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse şüphesiz, Allah onu bilir, karşılığını verir.      </p>
<p>159. İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder.      </p>
<p>160. Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.      </p>
<p>161. Fakat âyetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onların üstünedir.      </p>
<p>162. Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.      </p>
<p>163. Sizin ilahınız bir tek ilahtır. Ondan başka ilah yoktur. O Rahmân'dır, Rahîm'dir.      </p>
<p>164. Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah'ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.      </p>
<p>165. İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah'ın olduğunu ve Allah'ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi.      </p>
<p>166. Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.      </p>
<p>167. Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.      </p>
<p>168. Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.      </p>
<p>169. O, size ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.      </p>
<p>170. Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?38      </p>
<p>171. İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.      </p>
<p>172. Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.      </p>
<p>173. Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.      </p>
<p>174. Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.      </p>
<p>175. İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)      </p>
<p>176. Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler.      </p>
<p>177. İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.      </p>
<p>178. Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.      </p>
<p>179. Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.      </p>
<p>180. Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.      </p>
<p>181. Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.      </p>
<p>182. Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.      </p>
<p>183. Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.      </p>
<p>184. Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.      </p>
<p>185. (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.      </p>
<p>186. Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
