<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: HATİM.23.GÜN.(recep1)</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/4315</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:04:06 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/4315" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>zuhalklcr burada "HATİM.23.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4315#post-68523</link>
			<pubDate>Tue, 07 Aug 2007 22:15:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zuhalklcr</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">68523@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah razi olsun, Allah bizi ibret alanlardan eylesin,bizim bahcemiz var ben bahceye baktigimda hep düsünürüm kisin ki halini bahardaki halini kurmus yapraklar cürümüs cicekler nasil canlanir bahceyi gezerken hep teffekkür ederim allahin kudretini düsünürüm allah kabul etsin amin amin aminbh
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>tubik burada "HATİM.23.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4315#post-68428</link>
			<pubDate>Tue, 07 Aug 2007 17:49:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator>tubik</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">68428@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>allah kabul buyursun abicim
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>ceylan burada "HATİM.23.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4315#post-68413</link>
			<pubDate>Tue, 07 Aug 2007 17:16:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator>ceylan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">68413@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Araf 54. Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a1 kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı yücedir. </p>
<p>Allah kabul etsin<br />
Rabbim razı olduğu kullarından eylesin inşallah
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>selenay burada "HATİM.23.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4315#post-68363</link>
			<pubDate>Tue, 07 Aug 2007 14:52:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator>selenay</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">68363@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah kabul etsin<br />
Allah razı olsun
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>KadirBaba burada "HATİM.23.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4315#post-68361</link>
			<pubDate>Tue, 07 Aug 2007 14:50:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator>KadirBaba</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">68361@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ALLAH RAZI OLSUN RECEP AĞBİM.ALLAH KABUL ETSİN ÇABALARINI,11.FATİHA,HEDİYEMDİR SANA,LÜTFEN KABUL ET.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>recep1 burada "HATİM.23.GÜN.(recep1)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/4315#post-68358</link>
			<pubDate>Tue, 07 Aug 2007 14:47:20 +0000</pubDate>
			<dc:creator>recep1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">68358@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah rızası için Araf suresinin 1. ayetinden 57, ayetine kadar okudum.</p>
<p>Allah kabul etsin.</p>
<p>Bismillahirrahmanirrahim</p>
<p>1. Elif lam mim sad      </p>
<p>2. Kitabün ünzile ileyke fe la yekün fı sadrike haracüm minhü li tünzira bihı ve zikra lil mü'minın      </p>
<p>3. İttebiu ma ünzile ileyküm mir rabbiküm ve la tettebiu min dunihı evliya' kalılem ma tezekkerun      </p>
<p>4. Ve kem min karyetin ehleknaha fe caeha be'süna beyaten ev hüm kailun      </p>
<p>5. Fe ma kane da'vahüm iz caehüm be'süna illa en kalu inna künna zalimın      </p>
<p>6. Fe le nes'elennellezıne ürsile ileyhim ve le nes'elennel murselın      </p>
<p>7. Fe le nekussanne aleyhim bi ılmiv ve ma künna ğaibın      </p>
<p>8. Vel veznü yevmeizinil hakk fe men sekulet mevazınühu fe ülaike hümül müflihun      </p>
<p>9. Ve men haffet mevazınühu fe ülaikellezıne hasiru enfüsehüm bima kanu bi ayatina yazlimun      </p>
<p>10. Ve le kad mekkennaküm fil erdı ve cealna leküm fıha meayiş kalılem ma teşkürın      </p>
<p>11. Ve le kad halaknaküm sümme savvernaküm sümme kulna lil melaiketiscüdu li ademe fe secedu illa iblıs lem yeküm mines sacidın      </p>
<p>12. Kale ma meneake ella tescüde iz emartük kale ene hayrum minhhalaktenı min nariv ve halaktehu min tıyn      </p>
<p>13. Kale fehbıt minha fe ma yekunü leke en tetekebbera fıha fahruc inneke mines sağırın      </p>
<p>14. Kale enzırnı ila yevmi yüb'asun      </p>
<p>15. Kale inneke minel münzarın      </p>
<p>16. Kale fe bima ağveytenı le ak'udenne lehüm sıratakel müstekıym      </p>
<p>17. Sümme le atiyennehüm mim beyni eydıhim ve min halfihim ve an eymanihim ve an şemailihim ve la tecidü ekserahüm şakirın      </p>
<p>18. Kalehruc minha mez'umem medhura le men tebiake minhüm le emleenne cehenneme minküm ecmeıyn      </p>
<p>19. Ve ya ademüskün ente ve zevcükel cennete fe küla min haysü şi'tüma ve la takraba hazihiş şecerate fe tekuna minez zalimın      </p>
<p>20. Fe vesvese lehümeş şeytanü li yübdiye lehüma mavuriye anhüma min sev'atihima ve kale ma nehaküma rabbüküma an hazihiş şecerati illa en tekuna melekeyni ev tekuna minel halidın      </p>
<p>21. Ve kasemehüma innı leküma le minen nasıhıyn      </p>
<p>22. Fe dellahüma bi ğurur fe lemma zakaş şecerate bedet lehüma sev'atühüma ve tafika yahsifani aleyhima miv verakıl cenneh ve nadahüma rabbühüma e lem enheküma an tilküemş şecerati ve ekul leküma inneş şeytane leküma adüvvüm mübın      </p>
<p>23. Kala rabbena zalemna enfüsena ve il lem tağfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirın      </p>
<p>24. Kalehbitu ba'duküm li ba'dın adüvv ve leküm fil erdı müstekarruv ve metaun ila hıyn      </p>
<p>25. Kale fıha tahyevne ve fıha temutune ve menha tuhracun      </p>
<p>26. Ya benı ademe kad enzelna aleyküm libasey yüvarı sev'atiküm ve rışev ve libasüt takva zalike hayr zalike min ayatillahi leallehüm yezzekkerun      </p>
<p>27. Ya benı ademe la yeftinennekümüş şeytanü kema ahrace ebeveyküm minel cenneti yenziu anhüma libasehüma li yüriyehüma sev'atihima innehu yeraküm hüve ve kabılühu min haysü la teravnehüm inna cealneş şeyatıyne evliyae lillezıne la yü'minun      </p>
<p>28. Ve iza fealu fahışeten kalu vecedna aleyha abaena ballahü emerana biha kul innellahe la ye'müru bil fahşa' e tekulune alellahi ma la ta'lemun      </p>
<p>29. Kul emera rabbı bil kıstı ve ekıymu vücuheküm ınde külli mescidiv bedeeküm teudun      </p>
<p>30. Ferıkan heda ve ferıkan hakka aleyhimüd dalaleh innehümüt tehazüş şeyatıyne evliyae min dunillahi ve yahsebune ennehüm mühtedun      </p>
<p>31. Ya benı ademe huzu zıneteküm ınde külli mescidiv ve külu veşrabu ve la tüsrifu innehu la yühıbbül müsrifın      </p>
<p>32. Kul men harrame zınetellahilletı ahrace li ıbadihı vet tayyibati miner rızk kul hiye lillezıne amenu fil hayatid dünya halisatey yevmel kıyameh kezalike nüfassılül ayati li kavmiy ya'lemun      </p>
<p>33. Kul innema harrame rabbiyel fevahışe ma zahera minha ve ma betane vel isme vel bağye bi ğayril hakkı ve en tüşriku billahi ma lem yünezzil bihı sültanev ve en tekulu alellahi ma la ta'lemun      </p>
<p>34. Ve li külli ümmetin ecel fe iza cae eclühüm la yeste'hırune saatev ve la yestakdimun      </p>
<p>35. Ya benı ademe imma ye'tiyenneküm rusülüm minküm yekussune aleyküm ayatı fe menitteka ve asleha fe la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun      </p>
<p>36. Vellezıne kezzebu bi ayatina vestekberu anha ülaike ashabün nar hüm fıha halidun      </p>
<p>37. Fe men azlemü mimmeniftera alellahi keziben ev kezzebe bi ayatih ülaike yenalühüm nesıybühüm minel kitab hatta iza caethüm rusülüna yeteveffevnehüm kalu eyne ma küntüm ted'une min dunillah kalu dallu anna ve şehidu ala enfüsihim ennehüm kanu kafirın      </p>
<p>38. Kaledhulu fı ümemin kad halet min kabliküm minel cinni vel insi fin nar küllema dehalet ümmetül leanet uhteha hatta ized daraku fıha cemıan kalet uhrahüm li ulahüm rabbena haülai edalluna fe atihim azaben dı'fem minen nar kale li küllin dı'füv ve lakil la ta'lemun      </p>
<p>39. Ve kalet ulahüm li uhrahüm fe ma kane leküm aleyna min fadlin fe zukul azabe bima küntüm teksibun      </p>
<p>40. İnnellezıne kezzebu bi ayatina vestekberu anha la tüfettehu lehüm ebvabüs semai ve la yedhulunel cennete hatta yelicel cemelü fı semmil hıyad ve kezalike neczil mücrimın      </p>
<p>41. Lehüm min cehenneme mihadüv ve min fevkıhüm ğavaş ve kezalike necziz zalimın      </p>
<p>42. Vellezıne amenu ve amilus salihati la nükellifü nefsen illa vüs'aha ülaike ashabül cenneh hüm fıha halidun      </p>
<p>43. Ve neza'na ma fı sudurihim min ğıllin tecrı min tahtihimül enhar ve kalül hamdü lillahillezı hedana li haza ve ma künna li nehtediye lev la en hedanellah le kad caet rusülü rabbina bil hakk ve nudu en tilkümül cennetü uristümuha bima küntüm ta'melun      </p>
<p>44. Ve nada ashabül cenneti ashaben nari en kad vecedna ma veadena rabbüna hakkan fe hel vecedtüm ma veade rabbüküm hakka kalu neam fe ezzene müezzinüm beynehüm el la'netüllahi alez zalimın      </p>
<p>45. Ellezıne yesuddune an sebılillahi ve yebğuneha ıveca ve hüm bil ahırati kafirun      </p>
<p>46. Ve beynehüma hıcab ve alel a'rafi ricalüy ya'rifune küllem bisımahüm ve nadev ashabel cenneti en selamün aleyküm lem yedhuluha ve hüm yatmeun      </p>
<p>47. Ve iza surifet ebsaruhüm tilkae ashabin nari kalu rabbena la tec'alna meal kavmiz zalimın      </p>
<p>48. Ve nada ashabül a'rafi ricaley ya'rifunehüm bisımahüm kalu ma ağna anküm cem'uküm ve ma küntüm testekbirun      </p>
<p>49. E haülaillezıne aksemtüm la yenalühümüllahü bi rahmeh üdhulül cennete la havfün aleyküm ve la entüm tahzenun      </p>
<p>50. Ve nada ashabün nari ashabel cenneti en efıdu aleyna minel mai ev mimma razekakümüllah kalu innellahe harramehüma alel kafirın      </p>
<p>51. Ellezınettehazu dınehüm lehvev ve leıbev ve ğarrathümül hayatüd dünya fel yevme nensahüm kema nesu likae yevmihim haza ve ma kanu bi ayatina yechadun      </p>
<p>52. Ve le kad ci'nahüm bi kitabin fassalnahü ala ılmin hüdev ve rahmetel li kavmiy yü'minun      </p>
<p>53. Hel yenzurune illa te'vıleh yevme ye'tı te'vılühu yekulüllezıne nesuhü min kablü kad caet rusülü rabbina bil hakk fe hel lena min şüfeae fe yeşfeu lena ev nüraddü fe na'mele ğayrallezı künna na'mel kad hasiru enfüsehüm ve dalle anhüm ma kanu yefterun      </p>
<p>54. İnne rabbekümüllahüllezı halekas semavati vel erda fı sitteti eyyamin sümmesteva alel arşi yuğşil leylen nehara yatlübühu hasısev veş şemse vel kamera ven nücume müsehharatim bi emrih ela lehül halku vel emr tebarakellahü rabbül alemın      </p>
<p>55. Üd'u rabbeküm tedarruav ve hufyeh innehu la yühıbbül mu'tedın      </p>
<p>56. Ve la tüfsidu fil erdı ba'de ıslahıha ved'uhü havfev ve tamea inne rahmetellahi karıbüm minel muhsinın      </p>
<p>57. Ve hüvellezı yürsilür riyaha büşram beyne yedey rahmetih hatta iza ekallet sehaben sikalen suknahü li beledim meyyitin fe enzelna bihil mae fe ahracna bihı min küllis semerat kezalike nuhricül mevta lealleküm tezekkerun  </p>
<p>1. Elif Lâm Mîm Sâd.      </p>
<p>2. Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.      </p>
<p>3. Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!      </p>
<p>4. Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.      </p>
<p>5. Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.      </p>
<p>6. Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız.Peygamberlere de elbette soracağız.      </p>
<p>7. Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.      </p>
<p>8. O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.      </p>
<p>9. Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse işte onlar âyetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.      </p>
<p>10. Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!      </p>
<p>11. Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblisten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.      </p>
<p>12. Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.      </p>
<p>13. Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.      </p>
<p>14. Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."      </p>
<p>15. Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.      </p>
<p>16. Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."      </p>
<p>17. "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."      </p>
<p>18. Allah dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."      </p>
<p>19. "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."      </p>
<p>20. Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."      </p>
<p>21. "Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.      </p>
<p>22. Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rableri onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi.      </p>
<p>23. Dediler ki: "Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."      </p>
<p>24. Allah dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."      </p>
<p>25. Allah dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız."      </p>
<p>26. Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).      </p>
<p>27. Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.      </p>
<p>28. Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"      </p>
<p>29. De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (ona) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak ona ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine ona) döneceksiniz."      </p>
<p>30. Allah bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık layık oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.      </p>
<p>31. Ey Ademoğulları! Her mescitde ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü o, israf edenleri sevmez.      </p>
<p>32. De ki: "Allah'ın, kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, dünya hayatında mü'minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için âyetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz."      </p>
<p>33. De ki: "Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmanızı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır."      </p>
<p>34. Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.      </p>
<p>35. Ey Âdemoğulları! İçinizden size benim âyetlerimi anlatan Peygamberler gelir de her kim Allah'a karşı gelmekten sakınır ve halini düzeltirse, artık onlara korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir.      </p>
<p>36. Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.      </p>
<p>37. Kim, Allah'a karşı yalan uyduran veya onun âyetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve rızıklardan) payları erişir. Sonunda kendilerine melek elçilerimiz, canlarını almak için geldiğinde, "Hani Allah'ı bırakıp tapınmakta olduğunuz şeyler nerede?" derler. Onlar da, "Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular" derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler.      </p>
<p>38. Allah şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, "Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver" derler. Allah der ki: "Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz."      </p>
<p>39. Öncekiler sonrakilere, "Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kazanmış olduğunuz şeylere karşılık, azabı tadın" derler.      </p>
<p>40. Âyetlerimizi yalanlayanlar ve o âyetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.      </p>
<p>41. Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.      </p>
<p>42. İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.      </p>
<p>43. Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler" derler. Onlara, "İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!" diye seslenilir.      </p>
<p>44. Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'd ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar, "Evet" derler. O zaman aralarında bir duyurucu, "Allah'ın laneti zalimlere!" diye seslenir.      </p>
<p>45. Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermek isteyenlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir.      </p>
<p>46. İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur A'râf üzerinde de bir takım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından tanımaktadırlar. Cennetliklere, "Selam olsun size!" diye seslenirler. Onlar henüz cennete girmemişlerdir, ama bunu ummaktadırlar.      </p>
<p>47. Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" derler.      </p>
<p>48. A'râftakiler simalarından tanıdıkları bir takım adamlara da seslenir ve şöyle derler: "Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!"      </p>
<p>49. "Sizin, Allah bunları rahmete erdirmez' diye yemin ettikleriniz şunlar mı?" (Sonra cennetliklere dönerek) "Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz üzülecek de değilsiniz" derler.      </p>
<p>50. Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar, "Şüphesiz, Allah bunları kafirlere haram kılmıştır" derler.      </p>
<p>51. Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkar edip durdularsa biz de onları bugün öyle unuturuz.      </p>
<p>52. Andolsun biz onlara, bilerek açıkladığımız bir kitabı, inanan bir toplum için bir yol gösterici ve rahmet olarak getirdik.      </p>
<p>53. Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?" Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlah diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır.      </p>
<p>54. Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a1 kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı yücedir.      </p>
<p>55. Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.      </p>
<p>56. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah'ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.      </p>
<p>57. O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde (yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
