<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: Bugün, dün kaygılandığınız yarındır.</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/52</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 20:46:15 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/52" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>behnan burada "Bugün, dün kaygılandığınız yarındır."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/52#post-85310</link>
			<pubDate>Sun, 09 Sep 2007 21:34:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator>behnan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">85310@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>.....
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Nur-Karabuk burada "Bugün, dün kaygılandığınız yarındır."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/52#post-84971</link>
			<pubDate>Sat, 08 Sep 2007 22:57:26 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Nur-Karabuk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">84971@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Bak Burcu,sana söylemiş çoğusunuda....:))
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>behnan burada "Bugün, dün kaygılandığınız yarındır."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/52#post-83964</link>
			<pubDate>Thu, 06 Sep 2007 22:30:00 +0000</pubDate>
			<dc:creator>behnan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">83964@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>.....
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>behnan burada "Bugün, dün kaygılandığınız yarındır."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/52#post-83521</link>
			<pubDate>Wed, 05 Sep 2007 22:06:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator>behnan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">83521@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>BİZLERE BU GÜZEL HİKAYEYİ OKUTAN ŞİRİN KIZ . BEN BUNLARI YAZARKEN SEN ŞUANDA YOLLARDA BÜYÜK BİR SIKINTIDASIN BİLİYORUM AMA SENDE MİCHAEL GİBİ YAP HAYATI HEP İYİ TARAFLARINDAN GÖRMEYE ÇALIŞ..</p>
<p>SEN ÇOK GÜÇLÜSÜN BURCUM.....
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>sudemeral burada "Bugün, dün kaygılandığınız yarındır."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/52#post-83511</link>
			<pubDate>Wed, 05 Sep 2007 22:01:16 +0000</pubDate>
			<dc:creator>sudemeral</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">83511@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Çok güzel bir hikaye burcucum.Allah razı olsun<br />
Rabbim iki cihanda yüzünü güldürsün. AMİN AMİN AMİN
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Cihan burada "Bugün, dün kaygılandığınız yarındır."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/52#post-83491</link>
			<pubDate>Wed, 05 Sep 2007 21:38:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Cihan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">83491@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah cümlemize bize faydası olacak tercihler yapabilme gücü versin<br />
teşekkürler kardeşim...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>ceylan burada "Bugün, dün kaygılandığınız yarındır."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/52#post-83419</link>
			<pubDate>Wed, 05 Sep 2007 19:10:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator>ceylan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">83419@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>çok sevdiğim harika bir hikaye<br />
sağol burcu
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Burcu burada "Bugün, dün kaygılandığınız yarındır."</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/52#post-228</link>
			<pubDate>Wed, 11 Apr 2007 20:42:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Burcu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">228@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Michael herkesin imrendiği biriydi. Her zaman neşeliydi ve çevresine hep olumlu şeyler söylerdi. Birisi ona nasıl olduğunu sorduğunda: 'Daha iyi olamazdım' diye yanıtlardı. Doğal bir motivatördü. Eğer çalışanlardan birisi işyerinde kötü bir gün geçirmişse, Michael, ona, durumun olumlu taraflarına bakmasını söylerdi. Michael'in bu tarzı beni çok meraklandırdı, ve bir gün Michael'a gidip sordum; </p>
<p>- 'Anlamıyorum! Her zaman nasıl bu kadar pozitif biri olabiliyorsun? Bunu nasıl yapıyorsun?</p>
<p>Michael yanıtladı:'Her sabah kalktığımda kendime diyorum ki: 'Bu gün iki seçeneğin var: ya iyi bir ruh halinde olabilirsin ya da kötü bir ruh halinde, seçimini yap. Ben de iyi bir ruh halinde olmayı tercih ediyorum. Kötü bir şey olduğunda, ya kendimi kurban olarak görebilirim ya da bu durumdan bir şey öğrenebilirim. Ben de bir şey öğrenmeyi tercih ediyorum. Ne zaman birisi bana derdini anlatsa, onu sadece dinleyebilir, ya da hayatın olumlu taraflarını gösterebilirim. Ben de ikincisini tercih ediyorum. İtiraz ettim:'Hayır bu kadar da basit değil'. 'Evet bu kadar basit', Michael yanıtladı ve devam etti: 'Yaşam seçeneklerden ibarettir. Gereksiz ayrıntıları bir kenara bıraktığında her durumun bir seçenek olduğunu görürsün. Olaylara nasıl tepki vereceğini sen seçersin. İnsanların senin ruh halini nasıl etkileyeceğini kendin seçersin. Nasıl bir ruh hali içinde olacağını kendin seçersin. Hayatını nasıl yaşayacağın da senin seçimine bağlıdır'. Michael'in söyledikleri üzerinde uzun uzun düşündüm. Bir süre sonra kendi işime başlamak için işyerinden ayrıldım. Birbirimizle teması kaybettik, fakat hayat hakkında bir seçim yapacağım sırada sık sık onu ve hayata bakış şeklini düşündüm. Birkaç yıl sonra, Michael'in ciddi bir iş kazası ğeçirdiğini duydum. 18 saatlik bir ameliyat ve yoğun bakımdan sonra, Michael sırtına yerleştirilmiş demir çubuklarla hastaneden taburcu edilmişti. Kazadan 6 ay sonra Michael'i gördüm. Kendini nasıl hissettiğini sorduğumda, 'daha iyi olamazdım, yara izlerimi görmek ister miydin?' diye şakayla karışık yanıtladı. Teklifini reddettim, ama kaza esnasında beyninden neler geçtiğini kendisine sordum. Michael yanıtladı 'ilk aklıma gelen şey yeni doğacak kızımın sağlığı oldu. Yerde yatarken iki seçeneğim olduğunu düşündüm. Ya yaşayacaktım, ya da ölecek. Ben yaşamayı tercih ettim'. 'Korkmadın mı? Bilincini kaybetmedin mi?' diye sordum. Michael yanıtladı:'ilkyardım görevlileri bana sürekli düzeleceğimi söylediler. Fakat hastaneye getirildiğimde, doktorların ve hemşirelerin yüzlerindeki ifadeyi görünce gerçekten korktum. Gözleri adeta benim öldüğümü haykırıyordu. O anda bir şeyler yapmam gerektiğini anladım'. 'Ne yaptın?' diye sordum. Michael yanıtladı: 'iri cüsseli bir bayan hemşire bana sürekli sorular soruyordu. Benim herhangi bir şeye karşı alerjik olup olmadığımı sordu. 'Evet, yerçekimine karşı alerjim var' diye bağırdım. Gülüşmeleri üzerine onlara dedim ki; ben yaşamayı seçiyorum. Beni ölü biri gibi değil canlı birisi gibi ameliyat edin!'. Michael hem doktorlarının yeteneği, hem de inanılmaz tavrı sayesinde yaşamayı başardı. Her öğün hayatı dolu dolu yaşamak için seçme hakkımız olduğunu ondan öğrendim. Yaşama olan tavır ve bakış açımız her şeydir. 'Bu nedenle yarın için üzülmeyin, bırakın yarın kendisi için üzülsün. Her geçen günün kendine yetecek kadar derdi vardır'. Kaldı ki, bugün, dün kaygılandığınız yarındır.
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
