<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: Bir ömür yetmedi seni sevmeye</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/6329</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 05:05:28 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/6329" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Sevgi burada "Bir ömür yetmedi seni sevmeye"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/6329#post-117190</link>
			<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 23:55:38 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Sevgi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">117190@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>unutulmaz izler bıraktı arkasında rabbim bir daha yaşatmasın ümmeti muhammede bizlerede inşallah...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Merve burada "Bir ömür yetmedi seni sevmeye"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/6329#post-117188</link>
			<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 23:42:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Merve</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">117188@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>her zamanki gibi o gece de ailece oturmuş planlar yapıyorduk<br />
hava sıcak balkondaydık<br />
başımı gökyüzüne kaldırdığımda sayısını bilemediğim kadar yıldız kayıyordu...<br />
içim ürperdi o anda ...<br />
bizim geleceğimize dair planlar yapıldı ailecek ...<br />
mutluyduk yattık ...<br />
açtık gözümü üzerimde eşyalar sallanıyor her taraf şahadetler çığlıklar uğultular karışmış birbirine ...<br />
hayat durdu !!! evet durdu insanın beyni durdu diller sustu<br />
ölüm acıları donuk karşılandı<br />
Rabbim Rabbim Rabbim sen bidaha yaşatma<br />
sevdiklerimi bana bağışladın ya Rabbim senin övgüne layık olan tüm sıfatlarına sığınarak sana hamdü senalar olsun ...<br />
yaşatma Rabbim yaşatma bidaha kimseye<br />
ama unutturma da Rabbim yaşadıklarımızı<br />
unutturma ki yüceliğini unutmayalım<br />
unutturma ki her şeye kadir olduğun aklımızdan çıkmasın<br />
la ilahe illallah muhammedurrasulüllah
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Nur-Karabuk burada "Bir ömür yetmedi seni sevmeye"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/6329#post-117186</link>
			<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 23:15:38 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Nur-Karabuk</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">117186@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Çok,çok üzüldüm kardeşim.Allah sabrını artırsın.eşine de rahmetiyle muamele eylesin.yalnız şu var ki,senin böyle bir ruh eşine sahip olmana,onunsa anlattığın ölçülerde bir insan olmasına gıpta ettim.paylaştığınız duygulara,hayırda bir olabilmenize gıpta ettim.insanlar bugün etraflarına bakıp standartları tutturabilmişlerse mutlu olduklarını düşünerek yaşıyorlar.istisnalar çok muhakkak ama çoğu böyle.Oysa ahirete sevdalı olmak ve bunu iki ayrı cinsten insanın bir yuva kurarak başarabilmeleri çok zor.Bazıları bir ömrü,beyhude  yaşıyor, bazıları 3 aya bir ömrü öteleriyle birlikte sığdırıyor.<br />
Kardeşim,biliyorsun ki tek yürek olmuşsa yürekler,berabar olmak için maddeyi aşmışsa bedenler,eşinizin orda olması sizin burda olmanızın kıymeti yok.Bu sevda için şükretmeli insan.<br />
 Ve ötelerle bağını bu kadar yakın tuttuğu ve öteleri bu kadar aşina kıldığı için daha bir sevmeli sevdiğini insan.<br />
Bu engel olmamalı belki,yeni bir hayırlı yuva kurup,yeni ümitler yeşertmek için.<br />
Çünkü,yeni hayırlı yuvalarda yani hayırlı hizmetlere devam etmek gerekmekte.<br />
Belki çok abes gibi gelebilir yazdığım şeyler,ama bu duygu derinliğini,sizin, anladığınızdan eminim.Allah yar ve yardımcınız olsun kardeşim.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Burcu burada "Bir ömür yetmedi seni sevmeye"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/6329#post-101038</link>
			<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 19:26:12 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Burcu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">101038@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>bana “unutursun” diyenlere sadece acı bir tebessümle bakıyorum... Biz seninle senden ve benden öteleri aradık. </p>
<p>beni anlamışsın abim.beni bi sen anlamışsın sağol:(:(
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>tubik burada "Bir ömür yetmedi seni sevmeye"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/6329#post-100868</link>
			<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 11:05:13 +0000</pubDate>
			<dc:creator>tubik</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">100868@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Biz seninle bizden ötelere sevdalanmıştık.</p>
<p>:(((
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Toprak burada "Bir ömür yetmedi seni sevmeye"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/6329#post-100863</link>
			<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 11:00:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Toprak</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">100863@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>'BİR HAYAT YETMEDİ SENİ SEVMEYE’<br />
(1999 yılında yaşanan bir olay üzerine...)</p>
<p>Her şey güzel olacaktı. Sen, ben ve hayatımız…Hayallerimiz ve hedeflerimiz… Seni tanıyıp sevdiğimden sonra yaşamım adına verdiğim sözler... Hepsi çok güzel olacaktı, sen de olsaydın...</p>
<p>Seni tanımak bana hayatı tanımak gibi geldi. Seni tanımak, seni yaşamak, beraber olmak her şeyden güzeldi. Sonra seninle bu beraberliği ömür boyu sürdürmeye karar verdik. Daima mutlu olacağız ve birgün gelip ölüm ayırsa bile birbirimizi unutmayacağız diye nikâh memuruna söz verdik. Önce kilometre taşımdın, artık hayat arkadaşım...</p>
<p>Henüz üç aydır seninle aynı evi paylaşıyordum. Henüz üç aydır seninle kitap okuyor, çay içiyor ve hayata aynı pencereden bakıyordum. Evet, henüz üç aydır seni seninle paylaşıyor ve henüz üç aydır ‘yaşıyordum’.</p>
<p>Mutluydun... Bunu biliyor ve görüyordum. Senin mutluluğun beni de mutlu ediyordu. Seninle sevginin tılsımını çözmüştük... Evet ebedî bir sevginin kaynağının ‘birbirine bakmak’ değil, ‘birlikte aynı yöne bakmak’ olduğunu anlıyorduk... Senin en baştan beri kalıcı güzelliklere olan bağlılığındı seni bana sevdiren. Kalbinin Eyyub semtine koyduğun Allah sevgisi dalga dalga yayılıyordu etrafa. Gecen, gündüzün hep o sevgiyle aydınlanıyordu sanki. Huzurluyduk... Ve yuvamızın huzur kaynağı belki de senin geceleri sessizce yaptığın o dualardı.</p>
<p>Ta ki o geceye kadar…</p>
<p>Hatırlarsın o 17 Ağustos gününü... Seninle alışverişe çıkmış, epey yürüdükten sonra dönüşte annenlere uğramıştık. Onların dualarını almıştık ‘iki dünya mutluluğu’ adına... Bulaşıcı bir yanı vardı mutluluğun, bizi görenler de nerdeyse biz kadar mutlu oluyorlardı. Eve geç dönmüştük... Yorgun olmamıza rağmen uyumaya pek niyetimiz yoktu... Sen birer kahve yaptın ve uzun uzun sohbet ettik. Önümüzdeki günler hakkında, hedeflerimiz adına, niyetlerimiz adına konuştuk. Etrafımızdaki insanlara daha çok nasıl faydamız olur, bildiklerimizi nasıl daha çok anlatabilir, bilmediklerimizi nasıl daha iyi anlayabiliriz diye düşündük birlikte... O gece bir kez daha inandım seni tanıdıkça sevdiğime ve bilmenin sevginin başlangıcı olduğuna...</p>
<p>Saate bakmıştım bir an, 3’e geliyordu. “Artık uyumalıyız” diye düşündüm... Sen her gün biraz okuduğun başucu kitabından birkaç sayfa okumak istedin. Ben ise tam sana iyi geceler dilemiştim... İşte o an... Ömrümde ilk defa duyduğum o uğultu koptu. Hiç bilmediğim bu uğultu, korkunç bir sallantıya dönüştü. Bu neydi Allah’ım... Sehpanın üzerindeki bardağı bile anında yere fırlatan bu sarsıntı neydi? Evet, bunu kabullenmek gerekiyordu, bunun adı depremdi... Gözlerindeki mananın adı ise korku…Hemen elinden tuttum, ayağa kalkıp kapının eşiğine gittik ama boşunaydı çabalarımız... Sallantı toz bulutu haline gelmişti. Biz dışarı çıkmadan tavan üzerimize çökmüştü. Ben senin üzerine düştüm, portmanto ise benim üzerime... Ve sen acı çekiyordun. Çünkü kırılan camlar bacağına batıyor, üstüne üstlük ben de hareket edemiyor ve sana acı veriyordum. Sen o kadar ince ruhluydun ki, ağlayarak benim canımı sıktığını söylüyordun. Eğer şimdi burada olsaydın, asıl böyle söyleyerek canımı sıktığını anlatırdım sana.</p>
<p>On sekiz saat bizi fark etmelerini, feryadımızı duymalarını bekledik. On sekiz saat birbirimizin ellerini tutup birbirimize teselli verdik. O onsekiz saatin bir dakikasında bana “ Eğer, ölürsem, seni orada bekleyeceğim.” dedin. Ve onsekiz saat, kimbilir belki de onsekiz ölümü bekledin.</p>
<p>Aradan dört gün geçmişti. Şehir o şehir değildi. İzmit bambaşka bir mekan olmuştu. Ben felaketi biraz olsun atlatmıştım. Sen ise kötüydün. Doktor, senin bacağının kesileceğini söyledi. Ben bunu duyar duymaz ikinci bir depremle dünya başıma yıkıldı sandım. Ama sen hâlâ gülümsüyordun. Sen nasıl bir insandın? Ne dünyaya ne de dünyalığa önem veriyordun. Senin için maddenin ve kaybedecek olduğun bir bacağın hiç önemi yok muydu? Hatta hayatta kalmanın bile...</p>
<p>Sekizinci gündü... Bir kibrit kutusu gibi yıkılan evler, evlerin altında kalan canlar, ümitler.. Çığlıklar, “Sesimi duyan var mı?” lar.. İsyanlar, sabırlar... Nice hikâyeler, mucizeler ve gönüllerde derin bir fay hattı... Şehirde keskin bir ceset kokusu ve insanlarda büyük bir hüzün hakim... Boş arsalar kireçlenmiş toplu mezarlarla dolu... Evini, annesini, kendisini kaybetmiş insanlar... İnsanların dilinde tek kelime: “deprem”...</p>
<p>Benim elimde, senin en çok sevdiğin çiçek, naif bir kırmızı gülle senin mezarının başındayım. Ne sen varsın yanımda, ne de ellerin avuçlarımda... Sen gittin, geride hüzün... Sen gittin, geride ben, hayallerimiz… Ve sen gittin, geride dolu dolu yaşanmış üç ay…</p>
<p>Şimdi omzumu sıvazlayan eller, “ Bırakma kendini. Unutur, yeni bir yuvayla yine mutlu olursun diyorlar.” Asla!.. Sen bana o zor dakikalarda ne demiştin? Biz seninle bizden ötelere sevdalanmıştık. Şimdi senin mezarının başındayım ve seninleyim. Bu bize yeter... Ey benim ötelerdeki eşim ve eş ruhum, bana “unutursun” diyenlere sadece acı bir tebessümle bakıyorum... Biz seninle senden ve benden öteleri aradık. Sen buldun aradığını.. Ben ise yoldayım hala.. İmtihanın bu en zor sorusunda sabır diliyorum Rabbimden. Ne olur, seni sevdiğimi, her an dua ettiğimi ve sana kavuşacağım günü şafak sayar gibi beklediğimi bil. Vekillerin en güzeline emanet ol...</p>
<p>YÜSRA MESUDE<br />
yüsramesude@beyazkalemler.com
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
