<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: Cehennem kimden korkar?!</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/8169</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:33:20 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/8169" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>ceylan burada "Cehennem kimden korkar?!"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8169#post-128708</link>
			<pubDate>Tue, 05 Feb 2008 10:29:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator>ceylan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">128708@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah razı olsun<br />
Rabbim uyanık kalpler nasip etsin inşallah
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>sevde333 burada "Cehennem kimden korkar?!"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8169#post-124930</link>
			<pubDate>Wed, 30 Jan 2008 13:03:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator>sevde333</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">124930@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Yetişkinlerin çoğu farkında bile değildir, istemenin gücü tutku seviyesine çıktığı takdirde, yani imkân-ı hayalî, onu taleb eden kişide bir 'aşk', bir 'şevk' husûle getirdiğinde, haricî imkânlar, mucizevî bir surette, hem de kendiliğinden ortaya çıkarlar.</p>
<p>Bir âşık hayal eder, hayal ettiği olur. Bir derviş dua eder, duası gerçekleşir. Bir mazlum beddua eder, zulüm mahv, zalim ise kahr olur.</p>
<p>Dua tamıtamına duyguların yönettiği, yönlendirdiği, şekillendirdiği bir eylemdir; herşeyden evvel tutkuyla, yani aşkla, şevkle, hatta kin ve nefretle yapılmak şartı vardır.</p>
<p>Dualar gibi, beddualar da tutkuyla beslenir, tutkudan beslenir. Her ne kadar dua iyi, beddua kötü ise de ikisinin de kendine mahsus hakikati vardır.</p>
<p>Hâl böyleyken, ey talib, gece gündüz dua ettiğinden ama dualarının/isteklerinin kabul edilmediğinden (gerçekleşmediğinden) bahisle şikayette bulunuyorsun; üstelik bir de utanmadan 'imkân-ı haricî yoksa, imkân-ı aklî veya hayalî ne işe yarar?' diyorsun.</p>
<p>Acaba kaç kere hatırlatmam gerekiyor: Sen varsan her şey var, sen yoksan hiçbir şey yok! Dünyanın, isteklerini değiştirdiği doğru. Unutma ki isteklerin de dünyayı değiştirir. Herşeyi kaybedebilirsin. Herşeyini kaybedebilirsin. Mahzuru yok, yeter ki kendini kaybetme! Kendini bulursan, her şeyi bulursun.</p>
<p>Kişi isterse herşeyi kendinde bulabilir. İnsan isteklerinden ibarettir çünkü.</p>
<p>Dikkat et, 'insan istediğinde, isteyebildiğinde, isteyebildiği sürece vardır' demiyorum; bilâkis dediğim şu: İnsan, istediği kadar vardır; istediği kadar, yani istediği ölçüde... (Krş. ölçü ve mikdar)</p>
<p>Neymiş, dua etmişmiş de olmamışmış...</p>
<p>Ey talib, sen bir kere hakkıyla dua et de olup olmayacağına sonra bakalım.</p>
<p>Hiç mi ibret almazsın, baksana, bir âşıkı cehenneme atmışlar, cehennem bile 'yandım Allah!' diye bağırmış.</p>
<p>Cehennemin korktuğu kişi hâline gelirsen ey talib, işte o zaman, dua etmeyi öğrenmişsin demektir
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
