<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: En Sevgili’nin hilyesi...  (xelmasx)</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/8919</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 15:11:46 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/8919" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>selin44 burada "En Sevgili’nin hilyesi...  (xelmasx)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8919#post-140466</link>
			<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 13:04:44 +0000</pubDate>
			<dc:creator>selin44</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">140466@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>ALLHIM SİZLERDEN RAZI OLSUNNNNNN
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mucize-net burada "En Sevgili’nin hilyesi...  (xelmasx)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8919#post-140380</link>
			<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 02:51:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mucize-net</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">140380@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah razı olsun.</p>
<p>Binlerce selâm ve salat sana Ya Resûlallah.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Cihan burada "En Sevgili’nin hilyesi...  (xelmasx)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8919#post-135408</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 11:03:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Cihan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135408@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Takdim<br />
Özlemekten yorulmuşum, kapında durdur beni<br />
Ucu sana dek ulaşan bir zincire vur beni </p>
<p>Beni çöllerden sorma, ki sonra Mecnun yerinir<br />
Aşksızlıktan taş kesilmiş şehirlere sor beni </p>
<p>Karanlık yerlerimi bir bir soyundum asfaltlara<br />
Şimdi yüreğim üşüyor, giyindir ey nur beni </p>
<p>Ben Leylama gidiyorum, çekil önümden Leyla<br />
Gayrı, cennet olsan durmam, bak çağırıyor beni </p>
<p>Toprağımın gözlerinden çöllerin yanağına<br />
Süzülen bir damlayım yar, kabul buyur beni </p>
<p>Hangi denize attımsa tutuştu saçlarından<br />
Bir kez bak, yoksa bu yürek yarı yolda kor beni
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Cihan burada "En Sevgili’nin hilyesi...  (xelmasx)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8919#post-135406</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 11:01:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Cihan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135406@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah her ikinizden de razı olsun elmas ve ceylan kardeşlerim<br />
selam ve dua ile...
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Cihan burada "En Sevgili’nin hilyesi...  (xelmasx)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8919#post-135401</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 11:00:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Cihan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135401@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>(Allah Rasulü´nün manzum resmi; salât O´na,selâm O´na)<br />
Ne uzun ne kısa kararında boy<br />
Soyu İbrahim´den, ne asil bir soy<br />
Saçları hoş, siyah, dalgalı bir koy<br />
Kemâlini giydir beni benden soy<br />
Varlığın ma´şuku cemâlin göster<br />
Bu kul varlığından soyunmak ister </p>
<p>Güneş pervanesi o güzel yüzün<br />
Nûrundan ışığı vardır gündüzün<br />
Solmaz bir gül rengin ne kış, ne güzün<br />
Tecellî ediyor yüzünde özün<br />
Hasretim, yanarım yüzünü göster<br />
Kölen bu devletle avunmak ister </p>
<p>Simsiyah gözlerin âhu misalin<br />
Daim Hakk´a bakar, her an visalin<br />
Beyazı ölçüsü gözde kemâlin<br />
Kaşların sûreti gökte hilâlin<br />
Râzıyım rüyada yüzünü göster<br />
Âşık ma´şukuna can sunmak ister</p>
<p>Omuzlar yapılı düzgün el ayak<br />
Boynu güzel, düzgün, gümüşten berrak<br />
Göğsünden inen kıl zarif bir yaprak<br />
Benden mutlu sana sarılan toprak<br />
Azatlık istemem cemâlin göster<br />
Elim ellerine dokunmak ister </p>
<p>Bir tutam sakalın birkaçı beyaz<br />
Göbeksiz vücûdun serin kış ve yaz<br />
Canımı yoluna kurban etsem az<br />
Dostlar defterine köleni de yaz<br />
Açıver kapını yüzünü göster<br />
Gönül hasretinden yakınmak ister </p>
<p>Duyular mükemmel, dişleri inci<br />
Kokusuna tutkun yaşlısı genci<br />
Yürürken koşmadan olur birinci<br />
Kapına gelmiş bir garip dilenci<br />
Açıver ne olur yüzünü göster<br />
Garip ayağına kapanmak ister </p>
<p>Yukardan aşağı heybetle iniş<br />
Yürüyüşünde var hep bu görünüş<br />
Adetin baktığın tarafa dönüş<br />
Bize nasip olsun hayırlı bir düş<br />
Kerem et ne olur yüzünü göster<br />
Kim böyle bir düşten uyanmak ister </p>
<p>Nübüvvet mührünün sırtında yeri<br />
Mühürlemiş Rabbim eşsiz değeri<br />
Görmesinde eşit ön ile geri<br />
İpek mi, hayat mı, bu nasıl deri<br />
Bir dokunabilsem, yüzünü göster<br />
Kölen seyre dalıp bir kanmak ister </p>
<p>Seni ilk görenler korku çekermiş<br />
Sonradan alışır hemen severmiş<br />
Benzerini asla görmedim dermiş<br />
Erenler yolundan giderek ermiş<br />
Benzeri bulunmaz yüzünü göster<br />
Gönüller nûrunla yıkanmak ister </p>
<p>Peygamber mümine kendinden yakın<br />
Bu büyük bir lutfu Cenâb-ı Hakk´ın<br />
Eşleri annemiz, unutma sakın<br />
Ehl-i Beyt´e karşı edebi takın<br />
Sevgilim, Efendim yüzünü göster<br />
Rûh onun rengiyle boyanmak ister </p>
<p>Zâtının nûrundan vermiş sana can<br />
Hılkate rûhunla başlamış Rahman<br />
Yusuf´ta yok sende olan hüsnüân<br />
Ahlâkındır senin mûcize Kur´an<br />
Alemlere rahmet cemâlin göster<br />
Kölen rahmetine sığınmak ister </p>
<p>Ümmetin üstüne titreyen sensin<br />
Müjdeci, uyaran, gel diyen sensin<br />
Kulunu Allah´a sevdiren sensin<br />
Geceyi gündüze çeviren sensin<br />
Ey Hakk´ın şahidi yüzünü göster<br />
Kul şehâdetinle tanınmak ister </p>
<p>Allah´ı, cenneti umanlar için<br />
En güzel örneksin uyanlar için<br />
Kalbini zikirle yuyanlar için<br />
Hakk´ın yeminini duyanlar için<br />
Ey en güzel örnek yüzünü göster<br />
Fakir bu zîneti takınmak ister </p>
<p>Hakk´ın halîlisin, habîbi sensin<br />
Gönüllerin eşsiz tabîbi sensin<br />
En güzel hutbenin hatîbi sensin<br />
Ümmetin en büyük nasîbi sensin<br />
Aşkımın Leylâsı yüzünü göster<br />
Mecnun seni gözden sakınmak ister </p>
<p>En güzel, en üstün ahlâk senindir<br />
Cömertlikte kemâl elhak senindir<br />
Şefâatte en son durak senindir<br />
Mi´rac senin, Refref, Burak senindir<br />
Sen gördün, bize de cemâlin göster<br />
Pervane şem´ine hep yanmak ister
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>ceylan burada "En Sevgili’nin hilyesi...  (xelmasx)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/8919#post-135395</link>
			<pubDate>Tue, 12 Feb 2008 10:57:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator>ceylan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">135395@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>En Sevgili’nin hilyesi... </p>
<p>“Saçı fazla uzun olmazdı ve tam kıvırcık denilmeyecek derecede dalgalı idi. Saçını ortadan ayırır ve dört bölük halinde; ikisini omuzlarına, ikisini de kulaklarına doğru bırakırdı. Bazan kulaklarını açıkta bıraktığı da olurdu. Bu saçlar, misk gibi siyah renkli ve güzel kokulu idi. </p>
<p>Her iki mânâda alnı açıktı. Bu alın genişçe ve buğday renkli idi. Ancak ortasında daima bir nur parlardı. </p>
<p>Yüzü değirmi idi. Ona dikkatle bakılamazdı. Parlak bir çehresi vardı. Ayın ondördü gibi parlardı. Dolgun veya şişman olmadığı gibi kuru ve zayıf bir yüz de değildi. Yanakları ne etli ne de çöküktü. Yüzünün aklığı içinde yanaklarının kırmızısı gâlip idi. Terlediği zaman üzerine çiğ tâneleri kondurmuş gülü andırırdı. Öfkesi ve memnûniyeti, yüzünden anlaşılabilirdi. Uzun, ince ve hilal kaşlı idi. Kaşlarının ucunda kıvrım vardı. İki kaşı arasında tüy yok idi ve bembeyaz görünürdü. </p>
<p>Kirpikleri siyah ve uzun idi. </p>
<p>Gözünde ezelden bir sürme mevcuttu. Beyazı katı beyaz; karası kapkara idi. Gözleri geceleyin de gündüz gibi görürdü. İlahî aşkın eseri bazan gözlerinde kızarıklık oluştururdu. Baktığı zaman karşısındaki kişi nazarına dayanamaz ve gözlerine dikkatle bakamazdı. </p>
<p>Burnu mütenasip idi. İki kaşına yakın olan kısmı bir parça yüksekçe idi. Koku almakta çok hassastı. </p>
<p>Ağzı ne çok büyük; ne de çok küçük idi. </p>
<p>Dişleri aralıklı olup üst üste değildi. İnci gibi bembeyazdı. Konuşurken ön dişleri arasından bir nur çıkar gibi görünürdü. Güldüğü zaman dişleri dolu taneleri gibi parlardı. </p>
<p>Gülüşü tebessümden ibaretti. Kahkaha ile gülmekten hayâ ederdi. Eğer kahkaha ile gülecek olsa Arş-ı Âlâ titrerdi. Bu sebeple ömrü boyunca hiç kahkaha ile gülmedi. </p>
<p>Çenesi yuvarlak idi. </p>
<p>Sakalı sık ve siyah idi. Ömrü boyunca sakalında yalnızca 17 kılı ağarmıştı. Her yeri aynı uzunlukta kesilirdi. </p>
<p>Boynu ve gerdanı bembeyaz idi. Bu boyun, ne uzun; ne kısaydı. Gerdanı çok güzel görünüşlüydü. </p>
<p>Pazuları etli ve beyaz idi. </p>
<p>Omuzları genişti. Üzerinde tek tük kıllar mevcut idi. Yassı yağrınlı olup yağrının ortası etli idi. Nübüvvet mührü onun iki kürek kemiği arasında ve sağ omzuna yakın bir yerde bulunuyordu. Bu mühür, siyaha çalan sarı renkte olup çeyrek altın büyüklüğünde bir ben idi. Üzerinde dik duran siyah kıllar var idi. </p>
<p>Beden olarak ince yapılıydı. Vücut yapısının bir benzeri daha yaratılmamıştır. Giyecek olarak en çok beyaz; sonra yeşil rengi tercih ederdi. Yazın ince atlas kumaş; kısın yün giyerdi. Elbisesi asla gösterişli olmazdı. Ömrü boyunca aynı anda iki elbiseye birden sahip olmadı. </p>
<p>Bir yere yöneldiği zaman bedeniyle birlikte döner, asla başını çevirerek bakmazdı. Başını çevirip bakmak insanı hayasız eylediği için onun bu tavrı ümmetine sünnet olmuştur. </p>
<p>Vücudundaki kemikler irice ve muntazam idi. </p>
<p>Pazusu koluyla; uylukları da ayaklarıyla şekilce birbirine uygun idi. Kuru yâhut ince olmayıp dolgun idiler. Her azası birbirinden güzel idi. El ve ayak ayaları genişçe idi. El parmakları uygunluk içindeydi. </p>
<p>Göğsü ve karnı birbirine uygun ve aynı düzgünlükte idi. Göbeği yuvarlaktı. Göğsünden göbeğine kadar bir çizgi hâlinde kıllar uzanırdı. </p>
<p>Orta boylu sayılırdı. Göze çarpacak kadar kısa; dikkat çekecek kadar da uzun değildi. Orta boylu olmasına rağmen kendisinden uzun birinin yanında el ayası kadar uzun görünürdü. O kişi yanından ayrılınca yine orta boylu gösterirdi. Boyu selvi misâli düzgün idi. Bedeninde kıl yok idi. Teni gül gibi kokardı ve yaşı ilerledikçe âdetâ tazelenirdi. Ne zayıf; ne de etli ve göbekli idi. Her bir parmağı kalem gibi düzgün idi. </p>
<p>Yürürken hızlı yürürdü. O kadar ki ayakları altında yeryüzü dürülüyormuş gibi olurdu. Yürürken ona yetişebilmek zor idi. Hayasından yokuş iner gibi önüne eğik olarak yürür ve etrafına bakınmazdı. </p>
<p>Yolda birdenbire karşısına çıkıveren kişi ondan heybet duyar ve aciz kalırdı. </p>
<p>Konuştuğu kişiye güzel kokusu siner ve birkaç gün çıkmazdı. Bir çocuğun başını okşasa birçok günler çocuğun kokusundan, ona Peygamberimiz’in dokunduğu bilinirdi. O çocuk, diğer akranları arasında daima fark edilirdi. Konuştuğu her kişi sözlerindeki güzellik ve tatlılık ile onun kulu kölesi olmaya hazır olurdu. Etkili konuşması ile müşrikler Müslümanlığı seçerdi. Sözlerinde ruha ferahlık veren bir edâ var idi. Asla dedikodu ve malayâni konuşmazdı. </p>
<p>Kısacası yaratılış ve huyca ne o tam olarak kimseye benzer; ne de kimse O’na benzeyebilirdi. Bir hadîs-i şerîfte; “Ben en fazla babam Hz. Âdem’e benzerim; peygamberler içinde bana en çok bezeyen de atam Hz. İbrahim’dir.” buyurmuştur. </p>
<p>Allah razı olsun elmas kardeşim bu güzel paylaşımın satır arasında kalmaması için konu açtım<br />
Rabbimiz bizleri En Sevgiliye yar eylesin inşallah
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
