<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: İŞTE İNSAN BUDUR! (turkan)</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/9011</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:39:14 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/9011" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Turkan burada "İŞTE İNSAN BUDUR! (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9011#post-137698</link>
			<pubDate>Thu, 14 Feb 2008 15:48:17 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">137698@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Çok sağol. Rabbim sana da sabır ve selamet versin.<br />
İnşallah, Amin.. Güzel yorumlarını ve dualarını eksik etmediğin için Allah razı olsun.<br />
Selam ve dua ile..
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Mavera burada "İŞTE İNSAN BUDUR! (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9011#post-137662</link>
			<pubDate>Thu, 14 Feb 2008 15:05:18 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Mavera</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">137662@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>KARDEŞİM<br />
ALLAHIN SONSUZA DEK HİMAYESİNDE OL İNŞALLAH<br />
NE GÜZEL YAZILAR OKUTTURUYORSUN BİZLERE<br />
ALLAH HIFZETMEYİ DOĞRUYU GÖRÜP DOĞRUYU YAŞAMAYI NASİP KILSIN BİZLERE
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "İŞTE İNSAN BUDUR! (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9011#post-137085</link>
			<pubDate>Wed, 13 Feb 2008 19:56:53 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">137085@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Hayat sakin deniz gibi devam etmiyor. Bazan musi­bet dalgalan, sıkıntı fırtınaları arka arkaya diziliyor, imtihan oluyor, ikaz ediliyoruz.<br />
Ayette de Rabbimiz böyle buyuruyor:<br />
— İnsanlar iman ettik demekle bırakılacaklar, im­tihan olmayacaklar mı sanıyorlar?..<br />
Bazan biz de öyle gaflete dalıyor, imtihan olacağımızı pek aklımıza getirmiyoruz. Ama bu dalgınlık, bu gaflet çok sürmüyor, hemen bir imtihan geliyor peşinden...<br />
Ya bir hastalık, ya bir musibet, ya da bir iş güç zor­luğu bizi sıkıştırmaya başlıyor.<br />
Böylesi sıkıntılı devrelerde 'Bu da geçer yahu' diyerek sabretmeyi esas alanlar, elbette imtihanı kazanıyor, so­nunu zaferle tamamlıyorlar...<br />
Ama paniğe kapılanlar, eyvah şimdi ne olacak? di­yenler bir hayli telaş ve heyecan içine giriyorlar...<br />
Okuyucumun yaptığı gibi. Hemen adaklar adamaya başlıyorlar.<br />
— Bundan kurtulursam filan yerde bir koyun ke­sip Allah için fakir fukaraya dağıtacağım, diyerek vaatlerde bulunuyorlar.<br />
Sonra, Rabbimiz merhamet ediyor, sağ salim musi­betten sıyrılıyorlar. Sıra-geliyor adağım yerine getirmeye...<br />
Bu defa da şeytan başlıyor vesvese vermeye:<br />
— Adadığın kurbanı kesmesen ne olur ki? Allah (C.C.):ın senin kurbanına ihtiyacı mı var sanki?<br />
Şeytan bu ya, vazifesini her fırsatta yapacak, buldu­ğu menfezden hemen girmeye çalışacak..<br />
İnsanların, sıkışınca her fedakarlığı göze alıp kurtulunca da vazgeçmeleri neye benziyor biliyor musunuz?<br />
Arab'ın biri hurmanın tâ tepesine kadar çıkmış, hur­ma salkımını torbaya koyarak aşağıya sarkıtmış, hurma­yı kurtarmış. Ama bir de bakmış ki aşağısı pek uzak. Şa­yet bir düşse paramparça olacak. Başlamış adak adamaya<br />
— Ya Rabbi, buradan sağ salim inersem bir deve kurban edeceğim. Beni sağ salim indir...<br />
Titreye titreye inerken bakmış ki, tehlike azaldı. Yer yakınlaşıyor. Fikrini değiştirmiş:<br />
— Ta Rabbi, demiş, bir deve büyük olur. Bir koç kurban edeyim.<br />
Biraz daha inivermiş aşağıya. Bakmış ki tehlike daha da azaldı. Bu defa da fikrini değiştirmiş.<br />
Ya Rabbi, bir koç da büyük olur. Bu kuzu kurban edeyim.<br />
Biraz daha aşağıya inince bakmış ki, tehlike büsbü­tün azaldı. Bu defa ne yapmış biliyor musun?<br />
— Ya Rabbi, demiş. Kurban m urban ma fiş!.. Atmış kendini aşağıya...<br />
İnsan budur işte. Sıkışınca başka, kurtulunca da bir başka.<br />
Bir âyet-i kerime insanın bu halini daha çarpıcı şe­kilde nazara veriyor:<br />
— Bindiğiniz geminiz batsa, bir tahta parçasına tutunup batmak üzere olduğunuz sırada ümid ettiği­niz bütün sebepler yok olur. Can-ı gönülden Allah di­ye feryad edersiniz... Herşeyi vaad eder, her iyiliği yapmaya niyet edersiniz... Ne zaman Allah (C.C.) size sebepler halkeder, karaya çıkarsınız. Ondan sonra ya­vaş yavaş verdiğiniz sözü unutur, tekrar eski gafleti­nize dalar, yine Hak'dan yüz çevirirsiniz. İşte insan böyle unutkandır, küfran-ı nimettedir.<br />
Evet, evet insan böyledir. Tehlikeyle, musibetle yüz yüze gelince hemen Allah'a yüzünü çevirir, söz verir, vaadde bulunur. Ama tehlike geçip de işi yine yoluna gir­meye başlayınca tıpkı Arab'ın yaptığı gibi:<br />
— Kurban murban ma fiş! der, sözlerini de vaadlerini de unutur. Yine eski gafletine, ihmal ve tembelliğine dalıp gider. Hey gidi gafil insan hey! İnşallah siz böyle değilsiniz...[1]</p>
<p>alıntı...
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
