<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: Gidenlerde bir ırmaktı, burdan da akıp gittiler. (turkan)</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/9396</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 20:40:57 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/9396" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>zez burada "Gidenlerde bir ırmaktı, burdan da akıp gittiler. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9396#post-143284</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 21:15:42 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">143284@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p><a href="http://www.terekli.com/sufi.htm" rel="nofollow">http://www.terekli.com/sufi.htm</a><br />
Canim benim Rabbim gönül gözü acilabilen kullarindan eylesin bizleri baska bir  hakikat yok....Testiten sizanlara olmazsa olmaz diye bir kücük yazi ekledim.Onuda oku..Rabbim senden razi olsun güzel yüreklim.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Gidenlerde bir ırmaktı, burdan da akıp gittiler. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9396#post-143243</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 20:34:25 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">143243@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Devamını da okumak isterim Zerrin ablacım. Konu açtıysan yazıyla ilgili bulamadım topiclerde.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>zez burada "Gidenlerde bir ırmaktı, burdan da akıp gittiler. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9396#post-143204</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 19:51:10 +0000</pubDate>
			<dc:creator>zez</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">143204@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Öl, böylece gerçekte olduğun hale dönüşebilesin.</p>
<p>Egonu öldür ki kutsal olanın içinde doğabilesin.</p>
<p>Geçmişi öldür ki; geleceğe açık hale gel.</p>
<p>Bilgini öldür ki; bilinmeyen içine dolsun.</p>
<p>Zihnini öldür ki; yüreğin tekrar atmaya başlasın.</p>
<p>Tasvvuf yolunu anlatan güzel bir yazi.  insallah devaminida  faydalanirsin.Rabbim gönül gözlerimizi acsin bilmediklerimizi ögretsin insallah. Turkan Allah razi olsun.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Gidenlerde bir ırmaktı, burdan da akıp gittiler. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9396#post-143162</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 19:09:23 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">143162@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Allah senden de razı olsun GaripGul kardeşim.<br />
1 Fatiha 3 İhlas senin için kabul buyur,<br />
Selametle.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>GaripGul burada "Gidenlerde bir ırmaktı, burdan da akıp gittiler. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9396#post-143157</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 19:05:43 +0000</pubDate>
			<dc:creator>GaripGul</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">143157@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Gün ilerledikçe, ondan bundan etkilendilçe, itilip kakıldıkça masumiyetinizi kaybetmeye başlarsınız.</p>
<p>INSA'ALLAH masumiyetimizi koruyanlardan oluruz...</p>
<p>ALLAH RAZI OLSUN TURKAN KARDESIM!!!<br />
HARIKA BIR YAZI<br />
ellerine yüregine emegine saglik<br />
kalp huzurun için<br />
1 FATIHA 3 IHLAS<br />
amin
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Gidenlerde bir ırmaktı, burdan da akıp gittiler. (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9396#post-143151</link>
			<pubDate>Tue, 19 Feb 2008 18:59:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">143151@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Bir ırmak, çok uzak dağlardaki kaynağından çıkıp çeşitli kırları ve vadileri dolaşarak sonunda çölün kumlarına ulaştı.</p>
<p>Her kelime bir potansiyeldir ve her bir kelimenin ruhuna girmeniz gerekir.</p>
<p>Bir ırmak…</p>
<p>Irmak, yaşam için kullanılan bir mecazdır –sizin yaşamınız için, benim yaşamım için, herkesin yaşamı için. Bir tesadüf eseri buraya gelmediniz. Hep buradaydınız. Irmağınız, uzaklarda tamamıyla unuttuğunuz dağlardan, artık hakkında fikrinizin olmadığı bir kaynaktan hep akıyordu.</p>
<p>Çeşitli kırları ve vadileri dolaştınız. Her türlü deneyimi yaşadınız. Bir çok yerlerden geçtiniz Tüm çeşitlilikten, tüm olanaklardan geçtiniz –yaşam sizi bu şekilde zenginleştirdi.</p>
<p>Ama siz unutmaya devam ediyorsunuz. Günlük kaygıların bilincinizin büyük bir kısmını ele geçirdiği için hatırlamıyorsunuz. Aslında deneyimlerinizin büyük kısmını unutmanız gerekir, çünkü dikkatiniz çok kısıtlı. Eğer farkındalığınız artarsa daha fazla anımsayabilirsiniz.</p>
<p>Buraya bir anda gelmediniz, bir sürekliliğiniz var. Bilinç bir ırmaktır.</p>
<p>Her an bir şeyler değişiyor; beden bir akıştır, varlığınız bir akıştır. Birbirini takip eden iki dakika içinde bile aynı değilsiniz. Sabahın erken saatlerinde herkes şükran dolu ve masumdur. Gün ilerledikçe, ondan bundan etkilendilçe, itilip kakıldıkça masumiyetinizi kaybetmeye başlarsınız.</p>
<p>Sürekli değişiyorsunuz. Eğer aynı kalmaya çalışırsanız hüsran yaşarsınız, çünkü o zaman yaşamın doğasına karşı gelirsiniz. Mesaj akmaktır, bırakmak. Mesaj akıntıyla birlikte gitmektir: budur yaşam. Ve korkmayın, çünkü bu ırmak yüzyıllardır akıyor ve gelecekte de akmaya devam edecektedir.</p>
<p>Siz evrenin bir parçasısınız. Yok olmayacaksınız. Gözden kaybolsanız bile yok olmazsınız; öz yok olmaz.</p>
<p>Bir ırmak, çok uzak dağlardaki kaynağından çıkıp çeşitli kırları ve vadileri dolaşarak sonunda çölün kumlarına ulaştı.</p>
<p>Sonunda!</p>
<p>Her bilinç, Sufi’nin ‘çöl’ dediği cul-de sac (çıkmaz sokak) noktasına ulaşır. Çöl, yok olduğunuzu hissetmeye başladığınız noktadır. Çöl, tamamıyla ümitsiz, anlamsız hissettiğiniz andır –ne yapılması veya yapılmaması gerektiğini bilmediğiniz, olmanın ya da olmamanın fark etmediği andır. Her bilinç, bir gün çöl ile karşılaşır; çünkü çölü geçmeden oldunlaşamazsınız. Bu her ruhun eğitiminin bir parçasıdır. </p>
<p>Bu çok garip bir fenomendir –insan ihtiyacı olan her şeye sahip olduğu bir zamanda çöl ile karşılaşır. Refah toplumu çöl ile yüzleşir. Fakir toplım halen çölden uzaktır. Zenginlik çölü yaklaştırır, çünkü arzuladığını her şeye sahipsiniz demektir. Her zaman hayalini kurduğunuz şeylere sahipsiniz, artık hayalini kuracak bir şey yoktur; çöl gelmiştir. Aniden bir çeşit uykusuzluk hissedersiniz. Uyuyamazsınız, çöl her yerdedir.</p>
<p>Bu çölü nasıl aşmalı –anlamsızlık, hüsran ve saçmalık çölünü?</p>
<p>Irmak, diğer engelleri aştığı gibi bunu da aşmaya çalıştı…</p>
<p>Her zaman geçmişe göre düşünürüz. Herkes bu şekilde karşılık verir. Karşılığın anlamı budur. Karşılık ile tepki arasındaki fark budur. Tepkide olayı o kadar masum bir gözle görürsünüz ki geçmişe göre değerlendiremezsiniz. Duruma göre hareket eder, geçmişi düşünmezsiniz. Geçmişe göre düşünürseniz ve geçmişi şu ana taşırsanız gelişme fırsatını ortadan kaldırırsınız; eski paslanmış kalıplarınızla hareket etmeye devam edersiniz. </p>
<p>Diğer engelleri aştığı gibi…</p>
<p>Dağları, platoları, vadileri aştı ırmak... Yüksek dağlardan, bilinmeyen bir kaynaktan gelerek uzun yollar katetti; uzun bir hacdaydı. Sert kayaları aşmak için bir çok deneyim yaşadı; her seferinde de başardı. Ama tüm bu deneyimler şimdi onun için yeni bir engel oluşturacaktı!…</p>
<p>Irmak çölü de aşmayı denedi, ama gitgide suyunun yok olduğunu gördü…</p>
<p>Zeka, yeni bir şeyle karşılaşıldığında, eski bir şey denenmeyeceği gerçeğini bilmektir. Durum yeni ise, yeni olun! Yaratıcı olun! Geçmişi bırakın! Bırakın bilinciniz yeniye tepki versin. Yanlış yapmaktan korkmayın, çünkü yeni bir durumda bağışlanamayacak tek hata, eskiyi tekrarlamaktır. </p>
<p>Irmak bir şekilde bu çölü aşması gerektiğine inanmıştı, ama hiç bir yolu yoktu sanki.</p>
<p>Sufiler inancın dışarıdan değil, derinlerden geldiğine inanırlar. Örneğin herkes mutluluğu arar –işte bu inanmaktır. Doğaldır. Kimse size mutluluğu aramanızı söylemedi. Kimse size mutluluğun olası olduğunu söylemedi. Aslında bir çok filozof mutluluğun olası olmadığını söyler. Freud mutluluğun olası olmadığını söyler. Nietzche, mutluluğun imkansız olduğunu söyler –hiç olmadı ve hiç bir zaman da olmayacak. Ama kim takar Freud’u veya Nietzche’yi? İnsanlar aramaya devam ediyor. Freud ve Nietzche bile aramaya devam etmiş. Her biri felsefi anlarında mutluluğun olası olmadığını düşünüyordu. Ama bir psikoanalist değil de bir insan olduğu –bir baba, bir koca, bir sevgili, bir arkadaş—olduğu anlar da vardı. Böyle anlarda da mutluluk arayışı sürdü.</p>
<p>Sufiler kelimeleri kendilerine göre kullanırlar. Dili evirip çevirirler ve kendi görüşlerine uydururlar. Ve bence onlar ‘inanç’ kelimesini gerektiği gibi kullanıyorlar.</p>
<p>Bir şekilde inanmıştı…
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
