<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: SEVGİ KAŞIKLARI-Dilara</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/9537</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 21:38:49 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/9537" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>yelizzz burada "SEVGİ KAŞIKLARI-Dilara"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9537#post-145871</link>
			<pubDate>Thu, 21 Feb 2008 20:15:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator>yelizzz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">145871@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>cok güzel paylasimin icin allah senden razi olsun canim.
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Dilara burada "SEVGİ KAŞIKLARI-Dilara"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9537#post-145868</link>
			<pubDate>Thu, 21 Feb 2008 20:10:01 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Dilara</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">145868@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Sevgi Kaşıkları</p>
<p>Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: "Sevginin sadece<br />
sözünü edenlerle, onu<br />
yaşayanlar arasında ne fark vardir?"<br />
"Bakın göstereyim" demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden<br />
gönüle indirememiş<br />
olanlari çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi<br />
oturmuşlar yerlerine.<br />
Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve<br />
arkasından da, derviş<br />
kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.<br />
Ermiş "Bu kaşıkların ucundan tutup şöyle yiyeceksiniz"<br />
diye bir de<br />
şart koymuş. "Peki" demişler ve içmeye teşebbüs<br />
etmisler. Fakat o da<br />
ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp<br />
saçmadan<br />
götüremiyorlar<br />
ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar,<br />
öylece aç<br />
kalkmışlar sofradan.<br />
Bunun üzerine "Şimdi..." demiş ermiş. "Sevgiyi<br />
gerçekten bilenleri çağıralım<br />
yemeğe." Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile<br />
gülümseyen ışıklı insanlar<br />
gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyrun" deyince her<br />
biri uzun boylu<br />
kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki<br />
kardeşine uzatarak içmişler<br />
çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve<br />
şükrederek kalkmışlar<br />
sofradan."İşte" demiş ermiş: "Kim ki hayat sofrasında<br />
yalnız kendini görür<br />
ve<br />
doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini<br />
düşünür de<br />
doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır.<br />
Şüphesiz şunu da<br />
unutmayın; hayat pazarında alan değil veren<br />
kazançlıdır her zaman..
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
