<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="bbPress/1.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
		>
	<channel>
		<title>dua dostlugu &#187; Konu: Affeder mi, affetmez mi? (turkan)</title>
		<link>http://mucize.net/forum/topic/9884</link>
		<description>dualar</description>
		<language>tr-TR</language>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 20:41:55 +0000</pubDate>
		<generator>http://bbpress.org/?v=1.2</generator>
				<atom:link href="http://mucize.net/forum/rss/topic/9884" rel="self" type="application/rss+xml" />

		<item>
			<title>Cihan burada "Affeder mi, affetmez mi? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9884#post-151995</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 20:01:00 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Cihan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151995@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>YA GAFFAR YA SETTAR YA AFUVV YA RAUF YA ALLAH YA ALLAH YA ALLAH....
</p>]]></description>
					</item>
		<item>
			<title>Turkan burada "Affeder mi, affetmez mi? (turkan)"</title>
			<link>http://mucize.net/forum/topic/9884#post-151985</link>
			<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 19:51:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator>Turkan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">151985@http://mucize.net/forum/</guid>
			<description><![CDATA[<p>Ah Uhud! Yiğit Hamza nerelerde?<br />
Efendimiz'in gözyaşları nerelerde? O çetin gün nerelerde?<br />
Üzülüyordu Efendimiz, yanıyordu Hz. Hamza için.<br />
Fakat davası vardı; uğruna amcadan geçilir, Mekke'den geçilir, güneşten aydan geçilirdi.<br />
Ve geçti acısından Efendimiz, amcasının katili Vahşi'ye vardı, onu İslâm'a davet etti. Vahşi şöyle dedi:<br />
- Ey Muhammed! Beni İslâm'a nasıl çağırıyorsun? Adam öldürenin, şirk koşanın azaba uğrayacağını, o azap içinde hor ve hakir olarak kalacağını söyleyen sen değil misin? Ben bunların hepsini yaptım. Benim için bir çıkış yolu var mı ki?<br />
Bunun üzerine Cenabı Hak tarafından şu ayet nazil oldu:<br />
“Tevbe ve iman edip salih ameller işleyenlerin Allah kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.” (Furkan, 70)<br />
Bu ayet üzerine Vahşi dedi ki:<br />
- Ey Muhammed, salih ameller işleme şartı ağır. İhtimal ki ben iyi ameller yapacak gücü kendimde bulamam.<br />
Bunun üzerine bu kez şu ayet nazil oldu:<br />
“Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Ondan başka dilediği kimseleri bağışlar...” (Nisa, 48)<br />
Vahşi hâlâ korkuyordu, dedi ki:<br />
- Anladığıma göre bu bağışlama isteğe bağlı. Bilemiyorum ki, bu günahlarımla Allah beni affeder mi, affetmez mi?<br />
Ve bu samimi itiraflara, Rabbimiz'den hepimiz için bir cevap geldi:<br />
“Ey günah işlemekte haddi aşarak nefslerine karşı cinayet işlemiş kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlayıcıdır. Çünkü o çok bağışlayıcıdır çok esirgeyicidir.” (Zümer, 53)<br />
Vahşi boynunu büktü. Uhud günü öldürdüğü Hamza'yı düşündü, isyanla geçen yıllarını, boynunu büktü. Müslüman oldu. Sahabiler şöyle dedi:<br />
- Ya Rasulallah, biz de Vahşi'nin yaptıklarını yaptık. Bu müjdenizden biz de nasiplenecek miyiz? Efendimiz buyurdu:<br />
- Evet, bu tevbe eden herkes içindir.
</p>]]></description>
					</item>

	</channel>
</rss>
