BİR BAŞÖRTÜSÜ HİKAYESİ

Yazan

içinde

Forumlar › Forumlar › Genel › BİR BAŞÖRTÜSÜ HİKAYESİ

  • Bu konu boş.
14 yazı görüntüleniyor – 1 ile 14 arası (toplam 14)
  • Yazar
    Yazılar
  • #2857
    recep1
    Ziyaretçi

    Burası bir kumaş pazarı… Ben de bir zamanların gözde bir kumaşıydım. Ama şimdi eskisi gibi bana rağbet etmiyorlar. Modam geçmiş. Renklerim canlı değilmiş. Yaşlı işiymişim. Bu yüzden diğer parlak renklerin altında kalmış, ezilme tehlikesiyle karşı karşıyaydım O karanlık ve tozlu yerde yıllardan beri bekliyordum. Üstümdeki top kumaşların parçaları bitiyor, yenileri geliyordu. Ustam kumaşları düzlerken bazen bana gözü çarpıyor esefle “Yer kaplıyorsun yıllardan beri burada. Seni artık buradan kaldırmak gerekiyor” diyordu kendi kendine.

    “Hayır” diye avazım çıktığı kadar bağırmak istiyordum. “Bir gün elbet beni de alan biri bulunacak”

    Diğer havalı renkler alay ederek “Komik olma, artık senin yüzüne bakan bile yok.” dediler. “Bir de bize bak. Ne kadar da güzeliz! Renklerimiz şeker gibi. Desenlerimiz göz alıcı. Oysa sen ne kadar da iç karartıcısın!”

    Kendimi savunarak “Hiç de iç karartıcı değilim! Bir zamanlar ben de yok satıyordum. Aranan bir kumaştım!”

    “O bir zamanlardı şekerim, şimdi bayanlar kendilerinin farkına vardılar. Daha güzel olmak istiyorlar. Daha çekici, daha göz kamaştırıcı olmak istiyorlar. Ama sen mahkeme suratlısın!” dedi uçuk bir pembe kumaş.

    İşte her gün böyle sözler duyuyor, gittikçe daha derinlere doğru kayıyordum. Doğru söylüyorlardı. Benim çoktan modam geçmişti. Oysa önceden bayanlar dikkat çekmemek için beni tercih ederlerdi. Benden genellikle başörtüsü yaparlardı. Ben bunları düşünürken içeriye genç bir bayan girdi. Ağır tavırlarıyla, sade giyimiyle vakarlı birine benziyordu. Ben bütün olanları diğer kumaşların altındaki küçük bir aralıktan izliyordum.

    Ustam müşteriyi görünce “buyurun küçük hanım, yardımcı olabilir miyim?” dedi.

    Genç kız sakin bir edayla bakışlarını kumaşların üzerinde gezdirip “başörtülük bir kumaş arıyorum” diye bir kuş gibi şakıdı. Bunu duyar duymaz kalbimden vurulmuştum. Bizim bulunduğumuz yere doğru geliyorlardı. Üstümdeki uçuk renkli kumaşlar güzellik yarışına girmiş gibiydiler. Benim duyduğumu onlar da duymuş, üstümde debelenip duruyorlardı. Fısıldayarak “susun geliyorlar” dedim.

    Portakal rengi bir kumaş “Eee sana ne oluyor? Biz varken senin hiç şansın yok!” dedi eğlenerek.

    “Şans mı, kader mi göreceğiz!” dedim. Genç kızın beni görmesini çok arzu ediyordum. Ama nasıl? O kadar derinlerde kalmıştım ki, ustam beni zahmet edip çıkarır mıydı?

    Ustam eline fıstık yeşili bir kumaşı alıp “Küçük hanım bu renk size çok yakışır. Şimdi genç kızlar hep bu renklerden alıyor.” dedi.

    Genç kız kumaşa göz ucuyla bakıp pek tenezzül etmedi. Diğer kumaşları inceliyor gittikçe gül yüzüne bir kaygı gelip oturuyordu. Ustam da genç kıza yardımcı oluyordu. “Yine siz bilirsiniz ama bence yaşınıza şu pembe, turuncu rengi çok uygun.” dedi.

    Renkli kumaşlar hep bir ağızdan “Eveeet!” dedi.

    Kendimi göstermek için büyük bir çabaya girmiştim. Ama diğerleri beni itekliyor, kendileri öne geçmek için beni eziyorlardı. İyice bunalmıştım. “Ahh boğuluyorum, çekilin üstümden be!” diye bağırmak istiyordum. Mutlaka beni arıyordu.

    Genç kız hayal kırıklığıyla “Aradığım burada değil galiba!” dedi.

    “Buradayım küçük hanım, ne olur devam edin!” diye bağırmak istiyordum. O kadar altta kalmıştım ki, gördüğüm tek şey karanlıktı. “Allah’ım ne olur bana yardım et!” dedim debelenerek.

    Genç kız kumaşlara üzgün bir şekilde bakıp “Teşekkür ederim.” dedi ustama. İşte gidiyordu. Ustam desen beni unuttu. “Usta! Duymuyor musun beni? Bak ben buradayım!” dedim çaresizlikle. Biliyordum ki beni duymayacaktı. Kaderimin gül yüzü gidiyordu işte.

    Ustam üstümdeki kumaşları düzlerken bir şey hatırlamış gibi birden “Küçük hanım bir dakika!” deyip üstümdekileri boşaltmaya başladı. Aman Allah’ım, giderek rahatlıyordum. Ferahlıyordum. Diğer kumaşlar mızmızlanıyordu. Kıvrak bir hareketle beni hızla çekip “Seni tamamen unutmuşum.” dedi kendi kendine yine. “Alıştık usta artık bu unutmalarına!” dedim ben de.

    Genç kız beni görünce hızla yanımıza geldi. Gözleri ışıldıyordu. Bana sevgiyle dokundu. İşte birbirimize ilk sevdalandığımız an. Gözlerini benden alamıyordu. Ben de onun gül yüzünden. Kader bizi bir araya getirmişti sonunda. Diğer kumaşlar bize gıptayla bakıyordu.

    Bilge bir kumaş “Eyvah” dedi. “Eyvah, çok gözyaşı göreceksin!” “Evet,” dedim. “mutluluk gözyaşları…”

    Eve geldiğimizde genç kız dakikalarca aynanın karşısında benden gözünü alamadı. Yıllardan beri böylesine değer verilmemişti bana. Beni başına örtüp namaz kılıyor, Kur’an okuyordu. Hiç böyle duygular yaşamamıştım. Dışarıda gül yüzlümü bir kalkan gibi koruyor, kem gözlerden saklıyordum. Onunla çok güzel günlere şahit oldum. Arkadaşları tarafından çok sevilen bir kızdı. Bazen dostluklarını kıskanıyordum. Benim onu sevdiğim gibi acaba o da beni seviyor muydu?

    Sürekli ders çalışıyor, kitaplar okuyor, uzun uzun düşünüyordu. Bazı geceler masanın başında uyuyakalıyordu. Kimi zaman uzaklara dalar, akşam olduğunda bir nilüfer gibi kendini iç dünyasına kapatırdı. Sonra gözleri bana kayar, gül yüzü gerçekten bir gül rengini alırdı.

    Bir gün ikimiz de korkunç bir şeyle sarsıldık. Mutlu günler sona ermişti artık. Gül yüzlüm artık okuyamayacaktı. Okuluna devam edemeyecekti. Okuma hakkını elinden almışlardı. Çünkü beni tercih etmişti. Başörtüsünü… Olmadık hakaretlere uğruyor, herkes geleceğini bilir gibi karanlık masallar uyduruyorlardı. Artık bizim için yeni bir süreç başlamıştı. Gül yüzlüm baskılara direnecek, kendisiyle aynı yasaklara maruz kalanlarla yeni ve anlamlı dostluklar kuracaktı..

    Zulme, sürgüne dûçar edilmişti. Bu bir başörtüsü sevdası olmalı. Sabret gül yüzlüm, sabret! Şu an karanlık. Belki gecenin en koyu olduğu bir vakit. Şafak yakındır gül yüzlüm, şafak yakındır. Başak başak olacak bir gün ümitlerimiz. Allah’ın rahmet kanadının altında buluşacak bir gün ellerimiz.

    #87837
    MAHZUN
    Ziyaretçi

    "ZAFER İNANANLARIN OLACAK"OGÜN İNŞAALLAH GELECEK GÖZ YAŞLARI.DİNECEK

    1 FATIHA KARDEŞİME RABBİM KABUL ETSİN

    #87838
    kaya
    Ziyaretçi

    Allah razı olsun henin nekadar güzel, çok güzel eline yüreğine sağlık. beni çok duygulandırdı. bir gün herkes bu gerçeği anlayacak ve öyle bir sımsıkı sarılacaklarki bu gerçeğe asla bırakmayacaklar. sabredenler daima muzaffer olmuşlardır… slm ve dua ile…

    #87839
    mukadder
    Ziyaretçi

    rabbim yolndan ayırmasın

    zlmedenlere hidayet eylesin…

    #87840
    armagan
    Ziyaretçi

    cok güzel bende okuyorum ve basörtülüyüm.bütün alayları bütün kötü düsünenlerı RABBİM ıslah etsın.ınsallah bıgün herkes gerceklerın farkına varır RABBIME emanet olun

    #87841
    behnan
    Ziyaretçi

    BİR GÜN HERŞEY TRERSİNE DÖNECEK İNŞ.

    #87842
    KadirBaba
    Ziyaretçi

    .

    #87843
    ceylan
    Ziyaretçi

    kapandığını sandığım yaralarım aslında oldukları yerde hala kanamaya devam ediyormuş

    Rabbim kimseyi elindeki nimetlerden hiç uğruna mahrum etmesin

    Allaha çok şükür ki

    "her gecenin bir sabahı

    her firavunun bir musası vardır"

    paylaşımın için Allah razı olsun

    #87844
    Mucize-net
    Ziyaretçi

    Elbet Rabbimiz en iyiyi bilen ve vermeye kadir olandır.

    Ya ALLAH derde çıkarsak yola elbet güler yüzler bir gün.

    #87845
    sibelhayat
    Ziyaretçi

    bende başörtülüyüm ve çok sorunlar yaşıyor. rabbim elbet bunları görüyor. inşallah birgün herşey düzelecek ve herkes gerçeklerin farkına varacak

    #87846
    Nur-Karabuk
    Ziyaretçi

    ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN KÜÇÜK ARKADAŞLARIM.ŞUNU İYİ BİLİN SİZİ AĞLAYARAK OKUYAN VE SİZİNLE GURUR DUYAN SİZİN YERİNİZDE,SİZİN YAŞINIZDAYKEN OLMAK İSTEYEN BÜYÜKLERİNİZ VAR.

    #87847
    meral
    Ziyaretçi

    GÜZEL BİR YAZI.ELİNE SAĞLIK LAKİN BEN KENDİ ŞAHSIMA BU SİTEDE BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNUN GÜNDEME GELMESİNİ İSTEMİYORUM.HERKES ÖZGÜRDÜR,KİMSE KİMSEYİ BU KONUDA ELEŞTİRMESİN.NE OLUR DUA DOSTLARIM İMANIN VE İMAMIN YÜREKTE OLDUĞUNU HEP HATIRLIYALIM.ALLAHA EMANET OLUN.

    #87848
    Nur-Karabuk
    Ziyaretçi

    Ah Meral ablacım,başörtüsü Allahın farzıyken şurda örtersin burda örtemezsin gibi bir sınırlama getiren insanlara değilde,bize mi söylüyorsun bunları :) kimse kimseyi hiç bi şeyle itham etmemeli zaten.

    #87849
    Zehra
    Ziyaretçi

    Allah her zorluğun arkasından bir kolaylık yaratır(talak-65:7).

    Rabbim herşeyin her halini hakkıyla bilendir.

14 yazı görüntüleniyor – 1 ile 14 arası (toplam 14)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

Daha fazla yazı