>Hüzün yoksa, insani içten içe yakan,>yaktigi gibi bir o kadar da olgunlastiran dert yoksa eger,>o zaman, evet iste o zaman gaflet dehlizinde yok olma riski belirir.>>Ah dostum! Eger, «hüzün nedir?» diye aklina bir sual>gelecek olursa, onu disarida degil de bilâkis kendinde ara.>>Hüzün...Gönlün derûnî ve bir o kadar da ulvî misafiri...>Sinsi sinsi girer kalplere de dîvâne eder insani...>Ah hüzün!.. Deli dostum!..>>Insan, hüzünlü oldugu sürece olgunlasir. Hüzün yoksa,>insani içten içe yakan, yaktigi gibi bir o kadar da olgunlastiran>dert yoksa eger, o zaman, evet iste o zaman gaflet dehlizinde>yok olma riski belirir.>>Hüzün ve ask. Iki samimî dost. Bakildikta birbirinden ayirt>edilemeyen iki yüce dost.>>Âh insan!.. Insan ne kadar gariptir ki kendisini mecnun eden>bu müptelânin kendisinden ayrilmasini istemez. Yanmak ister>hüznün kucaginda.>>Rahat durmak varken niye basini derde sokasin, niye hüzün>ummaninda yok olasin, diye bir sual aklini mesgul edebilir?..>>Hüznü tasiyan/yasayan insan bilir ki ne kadar hüzünlü olursa>bir o kadar asktan tat alacaktir. Sevgiliyi anarak ve onun>hüznüyle yasayarak geçirilen vakitler en güzel vakitlerdir muhakkak.>>Çünkü ayni dili konusanlar degil ayni duygulari paylasanlar>anlasabilirler. «Hüzün nedir? Neden insan hüzün ister?»>gibi sorularin cevabini ancak ve ancak yasayanlar bilir.>>Ah dostum! Simdi tek söyleyecegim su: Eger, «hüzün nedir?»>diye aklina bir sual gelecek olursa, onu disarida degil de>bilâkis kendinde ara.>>Iste o zaman hüznü anlamakla kalmayacak, onun yakiciliginda>olgunlasacaksin.
Hüzün yoksa, insani içten içe yakan,
(1 mesaj) (1 katılımcı)-
18 yıl önce gönderildi #
Cevapla
Mesaj gönderebilmek için giriş yapmalısınız.