Dualar | Dua dostluğu | yazılar | iletisim I Melekler | Testiden sızanlar | Kurallarımız
DUANIN KABULÜ İÇİN ADAK ADAMAK
Dua Dostluğu (yenilik...) (Arşiv Ana sayfa) => Dualar ve Aminler

Konu: DUANIN KABULÜ İÇİN ADAK ADAMAK

Sayfa: 1 [ 2 ] 3

sevde 28.04.2008 07:58:00
evet bencede en güzeli arkadaslar böyle sorunlar yasamamak için en basta soru yazan bilgi paylasan arkadası üzecek sekilde elestiride bulunmayalım.Eğer o diyelim ki yanlıs bilgi veriyor yanlıs yönlendiriyor bu kötü bisey değil mi ama onu senin kırıcı sekilde elestirmen dahada kötü.O kul hakkı oluyor ve tevbesi de yok.Biraz daha hassas olalım lütfen...

rveyda 28.04.2008 07:58:45
DUANIN KABULU İÇİN ADANINCA O DUA KABUL OLUR MU? BİLGİSİ OLAN VAR MI?BEN İŞE GİRMEK İÇİN ADAK ADAMIŞTIM SONUNDA GİRDİM AMA BİLGİ İSTİYORUM SİZDEN...
senin sorun aynen bu şekilde...dolayısıyla ben de yada semıhus kardeşimizde herhangi bir algılama sorunu yok kardeşim...litfen sorunu bir kez daha oku ve niçin böyle bir cevap verdiğimi anlamaya çalış... ayrıca lütfen daha fazla hakaret etme..hadi bana ettin semihusa neden ediyorsun...kalbini kırdıysak özür dileriz ama senin sorundan senin söylediğin gibi bir şey anlaşılmıyor direk duam kabul olur mu diyorsun...duamın için adak adayabilir miyim demiyorsun...

ankara1892 28.04.2008 08:03:00
SEVDE TEŞEKKÜR EDERİM.. BU ŞEKİLDE SORU SORAN KİŞİ AŞAĞILANINCA İNSAN BURAYA SORU SORMAYA ÇEKİNİR HALE GELİYPO. SİTEDEN SOĞUYO. GİRMEK İSTEMİYO. Bİ DE BU SİTE SIRADAN Bİ SİTE DEĞİL PAYLAŞMAK AMAÇLI GÜZEL Bİ YER. LÜTFEN İNSANLARI SOĞUTMAYALIM BURADAN

zez 28.04.2008 08:04:58
Değerli Kardeşimiz;

Kurban adayan bir kimse bunu müsait olduğu herhangi bir zamanda kesebilir.

Türkçemizde adak olarak ifade edilen nezir, bir çeşit ibadettir. Zaten nezirin asıl mânâsı da, kişinin Allah rızası için yapması mübah olan birşeyi yerine getirmeye söz vermesi, adadığı şeyi yapmayı kendi üzerine vacip kılmasıdır. Dinen adanan birşeyin yerine getirilmesi vaciptir. Çünkü kişi Allah için söz vermiş bulunmaktadır. “Adaklarını da yerine getirsinler”1 meâlindeki âyet-i kerime, adak sahiplerine Cenab-ı Hakkın bir emridir. Peygamberimiz de, “Bir kimse bir şey adar da, adını koyarsa, belirttiği şeyi yerine getirmesi lâzımdır”2 buyururlar.

Ancak burada göz önünde bulundurulması gereken bir husus varsa, o da, adağın, adanan şeyi değiştirmediği, yani İlâhî takdire tesiri bulunmadığıdır. Sevgili Peygamberimiz bu meseleye şöyle işaret eder:
“Adak kaderden hiçbir şeyi değiştirmez. Ancak cimri kişiden atağı sebebiyle bir mal çıkarılır.”3

Adağın, insanın saadetine ve bedbahtlığına bir tesirinin olmadığını bilerek birşey adanır, sonra yerine getirilirse, kişi sevaba kavuşur. Ayrıca adak ancak farz veya vacip olan bir şeyden yapılabilir. Bu vazifeleri yerine getirmek de, şüphesiz insana sevap kazandıracaktır. Böyle olmakla beraber adak yapmadan da bu ibadetler yapılabileceğinden, hayır hasenat işlenebileceğinden, adak âdetine fazla alışmamak en iyisidir.

Adakta gaye Allah rızası olmalıdır. Bütün bu meselelerde Allah rızası şart koşulmalı, bir şey adanacaksa Onun hoşnutluğunu kazanmak için yapılmalıdır.

Adakta vakit, yer, para, fakir gibi sınırlanmaya ve tayin edilmeye itibar edilmez. Ramazan ayında bir kurban keseceğini adayan kimse, onu herhangi bir ayda kesse olur. Yine, meselâ Fatih Camiinde namaz kılacağını nezreden bir kimse, adadığı aynı namazı Süleymaniye Camiinde kılsa caizdir. Falan fakire bir miktar para vermeyi adayan kimse, o parayı bir başka fakire verse de adağı yerine gelmiş olur.
Adağın sahih olması için bazı şartlara da uymak gerekir.

1. Adanan şeyin var olan ve yapılması mümkün olan bir şeyden olması icap eder. Bunun için meselâ, “Allah için dün oruç tutacağım” gibi bir sözle adak yapılmaz.
2. Yapılan adak dinen yasak ve günah sayılan bir şey olmamalıdır. Meselâ, kumar oynamayı, şarap içmeyi adamak bâtıldır.

3. Adağın farz veya vacip cinsinden birşey olması gerekir. Meselâ, oruç tutmak, namaz kılmak, kurban kesmek gibi. Yolculuğa çıkmayı, seyahat etmeyi, hasta ziyaretine gitmeyi adamak, adak sayılmaz.

4. Yapılan adak, adak sahibinin mâli gücünü aşmamalı ve başkasına ait bir şey olmamalıdır. Meselâ bir dana keseceğini adayan kimsenin buna gücü yetmezse bir koyunu kesebelir. Fakat bir başkasının koyununu kesmeyi adayan kimsenin bu adağını yerine getirmesi gerekmez.

Adağın bir insanın veya bir mahlûkun adına yapılması caiz olmaz. Meselâ, bir büyüğün, bir türbenin, bir yatırın adına adak yapılmaz. Yahudilere has bir âdet olan tavuk, horoz gibi kurban için caiz olmayan hayvanlar adanamayacağı gibi, mum yakmak gibi şeylerle de adak olmaz. Böyle şeylere itibar etmemeli, bütün yardım ve şifayı yalnız ve yalnız Allah’tan beklemeli, Ona iltica etmelidir.

Bazı nezirler vardır ki, bunlar yemine girmektedir. Bunlar için keffaret gerekir. Meselha biryere gitmemeyi, birşeyi yememeyi, bir işi yapmamayı adayan kimse, onları yaparsa yemin keffareti vermesi gerekir. Ayrıca bir adak kurbanı kesmesine gerek kalmaz.
Adanan şey eğer koyun, keçi ve sığır gibi kurban olması caiz olan bir hayvansa, bu hayvan kesildiğinde onun etinden nezrin sahibi yiyemeyeceği gibi, usül ve fürû tabir edilen yakınları da yiyemez. Yani, o kişi ile birlikteanası, babası, dedesi ve ninesi, çocukları ve torunları, hanımı yiyemez. Fakat kayın validesi, kayın pederi yiyebilir. Bu hayvanın etini fakire tasadduk etmek gerekir.4 Adak zenginlere verilmez. Bu etten adak sahibi ve yakınları yerse, yedikleri etin kıymetini tasadduk etmeleri gerekir. Ayrıca adak etinden istfade eden kimse, o etten adak sahiplerine ikram etse de câizdir, yiyebilirler.
Bu vesileyle bir hususa daha açıklık getirmekte fayda olacaktır. Ev, araba ve benzeri yeni bir şey alan kimse hem bir şükrâne olarak, hem de kazadan masun kalması niyetiyle bir hayvanalıp keser de etini fakir fukaraya dağıtırsa bu hem güzel bir davranış olur, hem de bir çeşit duâ sayılır. Bu kimse daha önce bir adak niyeti taşımadığından bu hayvan adak olmaz. Fakat, meselâ, “Bir araba alırsam Allah rızası için bir koyun keseceğim” diye niyet ederse, arabayı aldıktan sonra müsait olduu bir zamanda hayvanı keser, etini de fakirlere tasadduk eder.

1. Hac Sûresi, 29.
2. Molla Husrev. Dürürü’l-Hukkâm. (İstanbul: Fazilet Neşriyat ve Matbaacılık, 1976),2:45.
3. Tirmizî, Nüzûr: 10.
4. İbni Âbidin, 5:208.

ankara1892 28.04.2008 08:05:36
RVEYDA ŞU ESMAYI HÜSNAYI OKURSAN Bİ DAHAKİ  HAFTAYA KESİN DUAN KABULL OLUR YAZAN TOPİĞE NİYE TEPKİ VERMEDİN. KESİN KABUL
 OLUCAK BİLMEM NE YAZMIYORUZ. BEN ADAMIŞTIM KESTİM AMA BUNU DOĞRUMU YAPTIM ACABA DEDİM.

gelincik 28.04.2008 08:06:32
Bir kalp kırdın ise kıldığın namaz namaz değil..
Yetmiş iki millet elin yüzün yumaz değil...
 
Evet Hacı Bektaşı veli ise bu konuda ne güzel demiş:
Bir gönül yıkmak kabeyi yıkmaktan daha büyük yıkımdır çünkü Kabe kul yapısıdır yeniden yapılır;Gönül Mevla yapısıdır tamir etmek zordur..

Cenab-ı Allah cümlemizi kalpleri kırmadan içine yerleşen kullarından eylesin
( AMİN )

Ankara kardeşim ben seni gayet iyi anlıyorum.. Sadece senden ricam Sitemiz için ve Site yöneticilerimizi zor durumda bırakmamak için cvp hakkını kullanma.. Tabi takdir her zaman senindir.

rveyda 28.04.2008 08:07:02
 Gülümseme pes doğrusu... kardeşim kimse kimseyi aşağılamıyor...insan gibi şuraya açıklama yapıyorum üstelik aşağılama yada kalp kırma gibi bir niyetim olmadığı halde yine de özür diliyorum hala neler yazıyorsunuz...pes doğrusu...

ankara1892 28.04.2008 08:07:58
NEYSE BEN GİRDİM İŞE ŞÜKÜRLER OLSUN ADAĞIMI DA KESTİM BORCUMDAN KURTULDUM. Bİ DAHA DA ADAMAM HERALDE BU KADAR ŞEYDEN SONRA

ankara1892 28.04.2008 08:08:43
TAMAM RVEYDA BARIŞTIK:)

sevde 28.04.2008 08:10:03
rveyda canım benim sen bu sorudan sunu mu anlıyorsun yani ankara1892 kardeşim hasa cidden bizi Allah la bir tutup bize duam kabul olur mu diye sorduğunu mu zannediyorsun cok acıkca belliki kardesimiz orda yazdığı soruda sunu anlatmaya calısmıs "adak adanması duanın kabulune vesile midir?"ben bunu acıkca görebiliyorum.Daha fazla arkadasın üzerine gitmeyelim.Biraz anlayıslı olalım.

rveyda 28.04.2008 08:13:22
ANKARA1892 BEN ZATEN KÜSMEMİŞTİM...DEMEK Kİ SEN KÜSMÜŞSÜN BARIŞTIĞINA SEVİNDİM...AMA UMARIM BENİM ÖZÜNDE NE DEMEK İSTEDİĞİMİ ANLAMIŞSINDIR YADA BEN ANLATABİLMİŞİMDİR..
SELAM İLE...DUALARDA BENİ DE AN OLUR MU... MUHABBETLE..

ankara1892 28.04.2008 08:18:38
ANLADIM ANLADIM SENİN DEMEK İSTEDİĞİNİ BEN

ankara1892 28.04.2008 08:19:48
TEŞEKKÜRLER TEKRAR SEVDE SEN DE BENİ ANLAMIŞSIN GAYET NET YANİ

rveyda 28.04.2008 08:20:34
sevde kardeşim daha fazla tartışmayalım bence...ben sadece Rabbe karşı çok dikkatli olmamız gerektiği kanısındayım...şöyşe bir şey yazmıştım " böyle şeyler okuyunca korkuyorum Rabbimin gazabından" diye...sevdecim bunu laf olsun diye yazmadım...inan içime bir korku bir sıkıntı düşüyor...çünkü Allahın bizden en çok istediği şey Kur'anda aklımızı kullanmamız...anlatabiliyor muyum...neyse canım bu konu böyle uzar gider....yine yanlış anlaşılırım sıkıntı olur....selam ve dua ile..benim için dua et..

ankara1892 28.04.2008 08:33:29
BENCE BURDA RABBİMİN GAZABINA UĞRAMAMIZI GEREKTİRECEK BİŞEY YAPMIYORUZ BEN BURDA ADAKLA İLGİLİ Bİ SORU SORDUM BİLENLER CEVAP VERDİ.BİLİNÇSİZCE İYİ YAPIYORUZ DERKEN YANLIŞ BİŞEY YAPMAK DAHA KÖTÜ.


Sayfa: 1 [ 2 ] 3