PEYGAMBER EFENDİMİZİN(s.a.s.) ŞAKALARI

Yazan

içinde

Forumlar › Forumlar › Peygamberimiz › PEYGAMBER EFENDİMİZİN(s.a.s.) ŞAKALARI

  • Bu konu boş.
7 yazı görüntüleniyor – 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #6594
    idil
    Ziyaretçi

    Peygamberimiz çocukları çok severdi. Onlarla ilgilenir, sevindirirdi. Çocuklar Peygamberimizden hiç kaçmazlar, nerede görseler hemen yanına gelirler, çevresini sararlardı.

    Enes bin Mâlik anlatıyor:

    "Peygamber Efendimiz insanların en güzel ahlâklısı idi. Benim Ebû Umeyr adında küçük bir kardeşim vardı. Peygamber Efendimiz bizim eve gelerek onu gördüğünde,

    "Ebû Umeyr'i üzgün görüyorum, sebebi nedir?" "Babam, 'Yâ Resulallah, oynadığı nugayr kuşu öldü' dedi.

    (Nugayr, serçeye benzeyen kırmızı gagalı bir kuştur.)

    "Bundan sonra Peygamber Efendimiz, Ebû Umeyr'i ne zaman görse;

    "Ebû Umeyr ne oldu senin nugayr?' diye takılırdı."

    Hazret-i Enes'in kendisi de Peygamberimizin hizmetine on yaşlarında iken girmişti. Bir defasında Efendimiz kendisine:

    "Ey iki kulaklı adam" diye takılmıştı.

    Peygamberimiz aile içinde mükemmel bir eş, şefkatli ve sevimli bir babaydı. Zaman zaman eşleriyle de şaka yapar, onlarla olan samimiyetini geliştirirdi.

    Peygamberimizin aile içinde şöyle bir latifesi de olmuştu:

    Adamın biri Peygamberimizin amcasıoğlu Abdullah bin Abbas'a sordu:

    "Peygamber Efendimiz şaka yapar mıydı?"

    "Evet, yapardı."

    "Şakalarından bir örnek verir misiniz?"

    "Bir gün hanımına bol bir elbise giydirdikten sonra;

    "Güle güle giy, Allah'a şükret ve gelinler gibi yerde sürü' diye takıldı."

    Peygamberimiz kimsesiz, fakir, yoksul, herkesin yüz vermediği, ilgilenmediği insanlarla küçük şakalar yapar, kalplerini kazanırdı.

    Enes bin Mâlik anlatıyor:

    "Bir gün adamın biri Peygamber Efendimizin huzuruna geldi ve kendisinden bir binek hayvanı istedi.

    "Peygamberimiz ona, 'Peki, sana bir dişi deve yavrusu vereyim mi?' diye takıldı.

    "Adamcağız, 'Yâ Resulallah, ben sizden bir binek istiyorum, dişi deve yavrusunu ne yapayım?"

    "Peygamber Efendimiz gülerek:

    "Bütün develer dişi deve yavrusu değil midir?' buyurdu."

    Peygamberimizin dadısı ve Zeyd bin Hârise'nin hanımı Ümmü Eymen, bir gün Peygamber Efendimize gelir ve onu evine davet eder:

    "Yâ Resulallah, beyim sizi davet ediyor."

    "O da kim, hani şu gözlerinde beyazlık olan adam mı?"

    "Beyimin gözlerinde beyazlık yok yâ Resulallah!"

    "Evet, gözlerinde beyazlık var."

    "Vallahi yok yâ Resulallah."

    "Hiçbir insan yoktur ki, gözlerinde beyazlık bulunmasın."

    Peygamberimizin buna benzer bir latifesini Hasan-ı Basrî Hazretleri rivayet ediyor:

    Bir gün yaşlı bir kadın Peygamberimize gelerek:

    "Yâ Resulallah! Cennete girmem için bana dua eder misiniz?" dedi.

    Peygamber Efendimiz:

    "Yaşlı kadınlar Cennete giremez" diye ona takıldı.

    Bunun üzerine kadın ağlayarak oradan ayrıldı.

    Peygamber Efendimiz, Sahabîlere:

    "Gidin ona söyleyin, 'Sen Cennete yaşlı olarak giremezsin.' Cenab-ı Hak, 'Biz onları yepyeni bir yaratılışla yarattık da, eşlerine sevgi ile düşkün hep aynı yaşta genç kızlar yaptık' buyurmuyor mu?" (Vakıa Sûresi, 36.)

    Peygamberimizin bir başka latifesini de Enes bin Mâlik'ten dinleyelim:

    "Çöl halkından Zahir adında bir adam vardı. Zahir Peygamberimize her gelişinde kendi yetiştirdiği ürünlerden hediyeler getirirdi. Şehirden çöle döneceği zaman da, Peygamber Efendimiz ihtiyacı olan şeylerle onun heybesini doldururdu. Gelen hediyelere bu şekilde karşılık verdikten sonra da şöyle buyururdu:

    "Zahir bizim çölümüz, biz de onun şehriyiz."

    "Peygamberimiz Zahir'i çok severdi. Halbuki Zahir hiç de güzel değildi. Fizikî olarak son derece çirkin bir adamdı.

    "Bir gün pazarda çölden getirdiği malları satmaya çalıştığı bir sırada Peygamber Efendimiz gitti, sessizce yaklaştı, Zahir'i arkasından kucakladı ve elleriyle gözlerini kapadı.

    "Zahir tutanın kim olduğunu göremiyordu. Tutan kimse bıraksın' diye çabalamaya başladı. Bu arada göz ucuyla arkasından tutanın Efendimiz olduğunu anlayınca sırtını Peygamberimizin göğsüne iyice dayamaya başladı.

    "Zahir'in bu neşeli hareketinden hoşlanan Peygamber Efendimiz yüksek sesle:

    "Bu köleyi satıyorum, var mı alan?' diye seslenmeye başladı.

    "Zahir boynu bükük, mahzun bir halde:

    "Yâ Resulallah, benim gibi değersiz bir köleye vallahi

    kuruş veren olmaz' deyince Peygamber Efendimiz: "Hayır, yâ Zahir, sen Allah katında hiç de değersiz

    değilsin' buyurdu."

    #208916
    Cihan
    Ziyaretçi

    ""çölde seni bekleyen bir kuş ta ben olsaydım

    YERYÜZÜNDE SENİ BİR GÖRMÜŞ TE BEN OLSAYDIM

    DAMAR DAMAR SENİNLE HEP SENİNLE DOLSAYDIM….."""

    #208951
    Cihan
    Ziyaretçi

    ""çölde seni bekleyen bir kuş ta ben olsaydım

    YERYÜZÜNDE SENİ BİR GÖRMÜŞ TE BEN OLSAYDIM

    DAMAR DAMAR SENİNLE HEP SENİNLE DOLSAYDIM….."""

    #208918
    Cihan
    Ziyaretçi

    Güneş pervânesi o güzel yüzün

    Nurundan ışığı vardır gündüzün

    Solmaz bir gül rengin ne kış ne güzün

    Tecelli ediyor yüzünde özün

    Hasretim, yanarım, yüzünü göster

    Kölen bu devletle avunmak ister

    Simsiyah gözlerin âhû misâli

    Dâim Hakk’a bakar her an visâlin

    Beyazı ölçüsü gözde kemâlin

    Kaşların sûreti gökde hilâlin,

    Râzıyım rûyada yüzünü göster

    Âşık maşukuna can sunmak ister

    #208952
    Cihan
    Ziyaretçi

    Güneş pervânesi o güzel yüzün

    Nurundan ışığı vardır gündüzün

    Solmaz bir gül rengin ne kış ne güzün

    Tecelli ediyor yüzünde özün

    Hasretim, yanarım, yüzünü göster

    Kölen bu devletle avunmak ister

    Simsiyah gözlerin âhû misâli

    Dâim Hakk’a bakar her an visâlin

    Beyazı ölçüsü gözde kemâlin

    Kaşların sûreti gökde hilâlin,

    Râzıyım rûyada yüzünü göster

    Âşık maşukuna can sunmak ister

    #208921
    Mutebessim
    Ziyaretçi

    SANA SIRILSIKLAM BİR BAKIŞTA BEN OLSAYDIM

    #208953
    Mutebessim
    Ziyaretçi

    SANA SIRILSIKLAM BİR BAKIŞTA BEN OLSAYDIM

7 yazı görüntüleniyor – 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

Daha fazla yazı