Forumlar › Forumlar › Peygamberimiz › BİR İNSAN OLARAK HZ.MUHAMMET(ALEYHİSSELAM)
- Bu konu boş.
-
YazarYazılar
-
30 Ocak 2008: 13:18 #7971
BİR İNSAN OLARAK HZ. MUHAMMED ( ALEYHİSSELAM )
Hazreti Peygamber sade giyinir, önüne gelen nimeti küçük görmezdi. Çoğu zaman kuru ekmek, hurma ve sütle yetinir, şikayetçi olmazdı. Bir yemekten hoşlanmadığında herhangi bir yorum yapmaz yiyemeyeceğini belirtirdi. Üç gün art arda buğday ekmeği ile karnını doyurmamış, Medine dönemi boyunca bir günde iki öğün yemek yememiştir. Hz. Aişe “ Ay gelir geçerdi de biz Muhammed ailesi yemek pişirmek üzere ateş yakmaz, sadece hurma ve su ile karnımızı doyururduk” demiştir.
Bir meclise geldiğinde boş bulduğu yere oturur, üst başa geçmez, “ Ben bir kral değilim “ diyerek kendisi için ayağa kalkılmasını istemez, elinin öpülmesine müsaade etmezdi. Bir defasında kendisini görüp heyecanlanan kimseye “ Heyecanlanma!! Ben kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum “ demiştir.
Kendi işini kendi yapardı. Elbisesini diker, yamar, ayakkabılarını tamir ederdi. Keçilerinin sütünü sağar, evi süpürürdü. Ailesi ile meşgul olur, ezan okunduğunda da namaza giderdi.
Eşlerini sever, onlarla ilgilenir, sohbet ederdi. Geceleri namaza kaldırır, daima iyilik yapmaları, ahiret yurdu için hazırlanmaları gerektiğini söyler, “Yarın kıyamet gününde ben sizler için bir şey yapamam” derdi. Bütün gayret ve çabası onların iyi birer kul, faziletli birer insan olmaları içindi. “ Kişinin, eşinin ağzına koyduğu lokma sadakadır “ der, kendisini ailesinin dünya ve ahiret saadetinden mesul tutardı. Hz. Aişe, Hz. Peygamber’in hiçbir eşine vurmadığını, kaba söz söylemediğini belirtir. Zaten Rasul-i Ekrem, “En hayırlınız ailesine karşı en merhametli olanınızdır” derdi.
Hz. Fatıma, işlerinin yoğunluğu ve değirmende tahıl öğütmekten dolayı karşılaştığı zahmetten dolayı, kendilerine bir harp esirinin hizmetçi olarak verilmesini istediğinde, Hz Peygamber, “Mescidde yatan aç ve çıplak insanlar varken, bu isteğinizi karşılayamam” diyerek onların bu taleplerini geri çevirmiştir. Akşam olduğunda kızı ve damadının yanına giderek, “Size benden istediğinizden daha hayırlı bir şey söyleyeyim mi? Yatacağınız zaman 34 defa Allahu Ekber, 33 defa Elhamdulillah ve 33 defa da Subhanallah deyiniz” buyurmuştur.
10 yıl boyunca Peygamberimize hizmet eden Hz. Enes’in şu şehadeti, Rasul-i Ekrem’in ev halkına muamelesini uzun uzadıya anlatmaya gerek bırakmamaktadır. “Rasûlullaha on yıl boyunca hizmet ettim. Bir kere bile bana, “ yaptığım şey için neden bunu yaptın, yapmadığım bir şey için de neden bunu yapmadın? Demediler.
Medine’ye giderken yol kenarında şarkı söyleyen küçük kız çocuklarını gördüğünde “Beni seviyor musunuz?” diye sormuş, “evet yâ Rasûlallah, seni seviyoruz” demeleri üzerine “Ben de sizleri seviyorum” demiştir.
Bir defasında bahçesine izinsiz girip de hurma toplayıp yiyen ve biraz da elbisesinin cebine koyan bir kimseyi azarlayarak ve elbisesini soyarak Rasûl-i Ekrem’e şikayetçi eden birine; “O, bilmiyordu, ona öğretmeliydin; o, açtı, onu doyurmalıydın! “ diyerek bahçe sahibine nasıl davranması gerektiğini öğretmiştir.
Kendisini taşlayıp, horlayanlar için canına kastedip kendisiyle savaşanlar için Yüce Allah’a; “Allah’ım onları affet, çünkü onlar bilmiyorlar” şeklinde dua ettiğini okuduğumuzda “( Ey Muhammed) Sen af yolunu tut, bağışla, iyiliği emret, cahillere de aldırma” A’raf Suresi, Ayet 199 ) ayetinin hayata konabileceğini ve yine Rasûl-i Ekrem’in “ Rabbim, bana imtikan alacak gücüme rağmen düşmanlarımı affetmemi, benimle ilişkisini kesenle görüşmemi ve beni mahrum bırakana vermemi emretti” sözünün hakikatini daha iyi anlayabiliyoruz.
Naz ve nimet içinde büyüdüğü halde, Müslüman olması sebebiyle ailesi tarafından dışlanıp fakr u zarûrete dûçar kalan Mus’ab bin Umeyr’i yırtık-pırtık elbiseler içinde gördüğünde gözyaşları akıtarak onun bu fedakarlığına saygı gösteren; Câbir bin Abdullah’ın ifadesiyle, kendisinden bir şey istenildiğinde asla “hayır!” demeyen, kapısına gelenleri boş çevirmediğinden nice geceler ailesi ile birlikte aç yatan, elinde kalmış bir miktar parayı verecek bir fakir bulamadığında, o parayı alıp evine gidip yatmaktan utanıp da mescidde yatan ve sabahleyin bir fakir bulunup da o parayla ihtiyacı karşılandığında Allah’a hamd edip evine giden… evet, bu örneklerde ve benzeri yüzlerce örnekte Rasûlullah’ın eşsiz ahlâkını görmek mümkündür.
Hayatı boyunca insanlar için tek üstünlük ve fazilet ölçüsü olarak “takvâ” ya başvurmuş, “üstünlük ancak takva iledir” diyerek her türlü emaneti ehli olana tevdi etmişti.
KAYNAK:
YASİN GÜNAYDIN
VELİ KARATAŞ
***
Bu canlar feda olsun uğruna nur yüzlü peygamberim… gül kokulum,cağnım efendim…
30 Ocak 2008: 13:27 #241705UYAN EY GÖZLERİM
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Azrail’in kastı canadır inan
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Seherde uyanırlar cümle kuşlar
Dillu dillerince tesbihe başlar
Tevhid eyler dağlar, taşlar, ağaçlar
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Semavatın kapuların açarlar
Müminlere rahmet suyun saçarlar
Seherde kalkana hülle biçerler
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Bu dünya fanidir sakın aldanma
Mağrur olup tac-u tahta dayanma
Yedi iklim benim deyu güvenme
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Benim, murad kulun, suçumu affet
Suçum bağışlayub günahım ref’et
Resul’un sancağı dibinde haşret
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
SULTAN üçüncü Murat han'ın eseridir.
30 Ocak 2008: 13:27 #241653UYAN EY GÖZLERİM
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Azrail’in kastı canadır inan
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Seherde uyanırlar cümle kuşlar
Dillu dillerince tesbihe başlar
Tevhid eyler dağlar, taşlar, ağaçlar
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Semavatın kapuların açarlar
Müminlere rahmet suyun saçarlar
Seherde kalkana hülle biçerler
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Bu dünya fanidir sakın aldanma
Mağrur olup tac-u tahta dayanma
Yedi iklim benim deyu güvenme
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Benim, murad kulun, suçumu affet
Suçum bağışlayub günahım ref’et
Resul’un sancağı dibinde haşret
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
SULTAN üçüncü Murat han'ın eseridir.
3 Şubat 2008: 20:09 #241707Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed….
3 Şubat 2008: 20:09 #241655Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed….
3 Şubat 2008: 20:20 #241709Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed….
3 Şubat 2008: 20:20 #241657Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed….
9 Şubat 2008: 12:37 #241712Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed….
9 Şubat 2008: 12:37 #241659Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed….
9 Şubat 2008: 12:54 #241714Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed.
Rabbim hepimizi şefaatine nail eylesin.
9 Şubat 2008: 12:54 #241661Allahumme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed.
Rabbim hepimizi şefaatine nail eylesin.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.