“Ey Âdemoğlu! senin günahlarının çokluğu bir araya toplanıp, âdetâ üst üste yığılıp bulutlara ve semâvâta dek yükselse (bu ifâde çokluktan kinâyedir) belki arşa dek çıksa ve bütün âlemleri kaplasa, (yinede Cenâb-ı Hakkın katında, O’nun rahmet-i ilâhiyesi yanında, bir nokta kadar bile değildir.)”
Bu kadar çok günahı olan, sonradan nâdim olup istiğfâr etse:
“Benden mağfiret talep ettiğinden dolayı seni afveder hatâlarını setr ederim. Onlardan en ufak bir eser bırakmayacağım gibi, belki seyyiâtını hasenâta tebdîl eylerim.”
“Ey Âdemoğlu! eğer sen bana yer dolusu hatâ ile gelsen, şâyet bu hatâlarının arasında şirk yok ise Ben Azîmü’ş-şân da sana yerler dolusu mağfiretim ile tecellî edip, seni bağışlarım.”
DOSTLARIM NE DEMELİYİZ BEN SÖYLİYEYİMMİ.
SUBHANALLAHİ VE Bİ HAMDİHİ.
SUBHANALLAHİ VE Bİ HAMDİHİ.
SUBHANALLAHİ VE Bİ HAMDİHİ.
SUBHANALLAHİ VE Bİ HAMDİHİ.
SUBHANALLAHİ VE Bİ HAMDİHİ.