DUA DOSTLARIM BENİM BU YAŞIMA KADAR (EN AZ 8 SENEDİR) ÇOK NASİBİM OLDU.AMA BİR TÜRLÜ EVLİLİK GERÇEKLEŞMEDİ.BİR ÇOK KİŞİ KISMETİMİN BAĞLANDIĞINI SÖYLÜYOR.
SİZCE BU NASIL ÇÖZÜLÜR?LÜTFEN BANA BİR AKIL VERİN.NE OKUYAYIM NE YAPAYIM?
KISMET NASIL AÇILIR?
(18 mesaj) (6 katılımcı)-
18 yıl önce gönderildi #
-
ALLAHIM SEN BANA HAYIRLI Bİ EŞ NASİP ET ALLAHIM DE. ÜSTÜNE 100 SUBHANALLAHİ VE Bİ HAMDİHİ ÇEK.
18 yıl önce gönderildi # -
ALLAH RAZI OLSUN İNŞ BUNU DENEYECEĞİM
18 yıl önce gönderildi # -
İnşallah açılır kısmetin hebuncum.
18 yıl önce gönderildi # -
ben size bir kevser suresi okuyorum siz de bol bol okuyun inşaallah
sübhanallahi ve bi hamdihi...
Allah hakkınızda hayırlar nasip etsin18 yıl önce gönderildi # -
Evlenmek, nasibi çıkmak veya çıkmamak da takdire bağlıdır. Allahü teâlâ, takdirine göre sebepler yaratmaktadır. Mesela bir kız dua eder, (Ya Rabbi, evlenmek hakkımda hayırlı ise, evlenmeyi bana nasip eyle) der. Duası kabul olursa evlenir. Evlenmek için tedbir almak ve sebeplere yapışmak lazımdır. Mesela kötü birisi ile evlenip de suçu kadere yüklemek doğru değildir.
Tedbir alıp sebeplere yapıştıktan sonra evlenemedim diye kendini sıkıntılara sokmak çok yanlış olur. (Nasibuke, yusibuke) buyurmuşlardır. (Nasipse, kavuşursun) demektir. Yine, (Nasipse gelir Hint’ten, Yemen’den, nasip değilse, ne gelir elden) demişlerdir.
Sıkıntılı şeylerden kurtulmak için, rahat ibadet edebilmek ve haramlardan kaçmak için, sabrederek dua etmek gerekir. Peygamber efendimiz, (Müminin silahı duadır) buyurdu. (İ. Ebiddünya)
Kur’an-ı kerimde de mealen, (Ey iman edenler, Allah’tan sabır ve namazla yardım isteyiniz) buyuruluyor. (Bekara 153)Görüldüğü gibi, sabrın, namaz ve duanın önemi çok büyüktür. İnsana sıkıntı bazı şeylerde ısrar etmesinden ileri gelir. Tedbir almalı, fakat tedbire de güvenmemeli. Çünkü tedbir, takdiri bozamaz. Takdire boyun eğmek ve ona inanmak farzdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kadere rıza göstermek mutlu olmaya, rızasızlık ise mutsuzluğa alamettir.) [Tirmizi]Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
İnsana gelen elemler, takdir-i ilahi ile gelmektedir. Razı olmak gerekir. İbadetlere devam, elemlere, hastalıklara sabredebilmelidir. Allahü teâlânın kereminden afiyet beklemelidir! Mahluklardan bir şey beklememeli, her şeyin Hak teâlâdan geldiğini bilmelidir! Dertlerden, elemlerden kurtulmak için dua ve istiğfar etmelidir! Onun takdiri, iradesi olmadıkça, kimse kimseye zarar veremez. Bununla beraber, sebeplere yapışmak, Peygamberlerin yoludur. Sebeplerin tesirini de Allahü teâlâdan talep etmelidir! (C.1, m.72)18 yıl önce gönderildi # -
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Peygamber efendimiz, bir hadis-i şerifinde, (İkiyüz yılından sonra, sizin en iyiniz, hafifülhâz olandır) buyurdu. Hafifülhâz nedir, dediklerinde, (Hanımı ve çocuğu olmayandır) buyurdu. (Ebu Ya’la)Bişr-i Hafi, Bayezid-i Bistami, Ebül-Hüseyn Nuri [ve Rabia-i Adviyye] gibi büyük âlimler bekâr idi. Hicretin ikiyüz yılından sonra gelenler arasında, bunların ve bunlar gibi olanların şeref ve üstünlüklerini, bu hadis-i şerif bildirmektedir. (İhya)
18 yıl önce gönderildi # -
aşağıdaki sayfadan isterseniz dileğinizin gerçekleşmesi için faydalanabilirsiniz
inşallah Rabbim hakkınızda hayırlar ihsan etsin
http://mucize.net/forum/topic/1897?replies=5118 yıl önce gönderildi # -
EVLİLİK TAMAMEN KADERMİ CEYLAN ABLA
18 yıl önce gönderildi # -
evet kaderdir
18 yıl önce gönderildi # -
YANİ BİZİM İSTEMEMİZ ANLAMSIZMI
18 yıl önce gönderildi # -
KAFAM KARIŞIYO BU KONUDA
18 yıl önce gönderildi # -
SORMAK İSTEDİĞİM ŞU DOĞUM VE ÖLÜM TARİHİMİZ TAMAMEN İRADEMİZDOŞONDA YAZILMIŞ EVLİLİKTE BÖYLEMİ?
18 yıl önce gönderildi # -
DIŞINDA DÜZELTEYİM
18 yıl önce gönderildi # -
Allahü teâlânın meydana gelecek hâdiseleri ilm-i ezelîsi (başlangıcı olmayan ilim sıfatı) ile ezelde (başlangıcı olmayan öncelerde) bilip takdîr etmesi ve bu hâdiselerin zamânı gelince, Allahü teâlâ tarafından yaratılması ve meydana çıkması. Allahü teâlânın birşeyin varlığını ezelde bilip, takdîr etmesine kader, kaderin yâni varlığı dilenilen şeyin zamânı gelince yaratılmasına kazâ denir. Kazâ ve kader kelimeleri birbirinin yerine de kullanılır.
Kazâ ve kaderime râzı olmayan, beğenmeyen, gönderdiğim belâlara sabretmeyen benden başka Rab arasın. Yeryüzünde kulum olarak bulunmasın. (Hadîs-i kudsî-Mektûbât-ı Rabbânî)
Îmânın şartlarından biri de kazâ ve kadere hayr ve şerrin Allahü teâlâdan geldiğine inanmaktır. Cenâb-ı Hak her kulunun başından geçecek her şeyi önceden bilir. Kaderi değiştirmek kimsenin elinde değildir. Dilerse cenâb-ı Hak değiştirir. Kader, cenâb -ı Hakk'ın kullarından gizlediği bir sırrıdır. (Kemâhlı Feyzullah Efendi)18 yıl önce gönderildi # -
Kader, Allahü teâlânın bir sırrıdır. (Hadîs-i şerîf-İhyâ-u Ulûmiddîn)
Kader, tedbîr ile sakınmakla değişmez. Fakat kabûl olan duâ, o belâ gelirken korur. (Hadîs-i şerîf-İhyâ-u Ulûmiddîn)
Kader değişmez. Kazâ kadere uygun olarak meydana gelir. Kazâ her gün çok değişip sonunda kadere uygun olunca yaratılır. (Ebüssü'ûd Efendi)18 yıl önce gönderildi # -
umarım yardımcı oldum
allah hakkında hayırlar ihsan etsin18 yıl önce gönderildi # -
allah razı olsun ablacım allah yardımcın olusun saolasın
18 yıl önce gönderildi #
Cevapla
Mesaj gönderebilmek için giriş yapmalısınız.