Allah’ım, hamd sana mahsustur. Çünkü sabahı sen bizim için yarıp çıkardın; gündüzün ışığından sen bizi yararlandırdın; rızkların aranacağı yerleri sen bize öğrettin; bela ve afetlerden sen bizi korudun. Böylece biz ve tüm şeyler; gök, yer ve onlarda bulunan canlı cansız, hareketli hareketsiz, havada yükselen, yer altında gizli bulunan her şey senin olduk; senin yed-i kudretinde mülkünün ve saltanatının kapsamına girdik; iradenle bir araya geldik; emrin doğrultusunda bir şeyler yapabilmekte, tedbirin yönünde hareket etmekteyiz. Senin hükmettiğinden başka bir durum ve senin verdiğinden başka bir hayır bizim için söz konusu değildir, olamaz da.
(Allah’ım,) Bu (gün), yeni bir gündür; tanıklık etmeye hazır bir şahittir. Güzel işler yaparsak övgüyle bizimle vedalaşır; kötü işler yaparsak yergiyle bizden ayrılır.
Allah’ım, Muhammed ve âline salat eyle ve onunla (günle) iyi birlikteliği bize nasip et; bir suç işleyerek, küçük veya büyük bir günaha mürtekip olarak kötü bir şekilde ondan ayrılmaktan bizi koru. Bize bu günde bol bol iyilikler yaz; kötülüklerden arındır ve onun (günün) iki ucunun arasını hamd, şükür, mükâfat, birikim, lütuf ve ihsan ile doldur.