Nurcan ablamın yazısını gördüm daha sonra kardeşi kanser hastalığına tutulan ve diğerlerini çok samimi üzüldüm elimden bişi gelmiyo dua etmekten başka napabilirim die düşünüodum aşaya indim çay demledim bide yanında kitap iii gider die rastgele bi kitapa attım elimi dr.Haluk Nurbakinin kitabı geldi elime ve inanmıcaksınız açar açmaz yazıcağım yazı çıktı karşıma belki yaşadıklarınıza çözüm getirmicek ama ben bu kadar rast gelişinde bi sır olduğunu düşünüorum ve eğer bu benim önüme çıktıysa bu Allah tarafından ve yazmam gerekio die düşünüorum yazı aynen şöyle:
''Biz yeryüzüne imtihan olmaya geldik '' Ne imtihanı olmaya geldik? Elestteki secdeye katıldık mı, katılmadık mı? Elestteki mescidimizde samimi miyiz, değil miyiz? Fahr-i Kainat Efendimizin niyazının arkasından gittik mi, gidemedik mi? yahut gittiysek bu gitmemiz bir yuvarlanış şeklinde miydiyoksa gönülden gelen bir ceyranın sıcaklığıyla, isteğiyle, Allah'a yakın olmanın zevkiyle mi oldu? Bütün bunları dünya hayatı içerisinde yaşayarak Allah'a göstermemiz lazım.
Dünya hayatının esrarı, dünya hayatının bu sırrı, koskoca kainat hükmü olan Kur'anın bizlere gösterdiği istikamet:'' HADİ BAKALIM EĞER ALLAH BEN SİZİN RABBİNİZ DEĞİL MİYİM? DEDİĞİ ZAMAN HAKİKATEN, EVET RABBİMİZSİN,DİYEN FAHR-İ KAİNAT'IN ARKASINDA İSENİZ GÖSTERİN KENDİNİZİ, BEN SİZİ DÜNYADA SIKACAĞIM, BEN SİZİ DÜNYADA ÜZECEĞİM, SİZE DÜNYAYI SEVDİRECEK BİR TAKIM BAHANELRE DE VERECEĞİM.SİZ BÜTÜN BUNLARA RAĞMEN ELESTE DÖNÜP HERŞEYİ TERKETME DİRAYETİNİ GÖSTEREBİLECEK MİSİNİZ? ''