Ashâbdan Hazreti Câbir:
- Peygamberin yüzü güneş gibi, ay gibi parlaktı. Mehtaplı bir gecede bir kere Peygamberimizin, bir kere de ayın yüzüne baktım. Resulün yüzü daha çekiciydi." demişti. İki omuzunun arasında "Nübüvvet Hâtemi" vardı. Fakat, bu "Nübüvvet Mühürü" bir güvercin yumurtası kadar kırmızı bir gudde (beze, yumruca) idi. Siyah benler bir araya gelerek uzun kıllı bir ben oluvermişti
Cevdet Paşa der ki:
"Rengi ne kireç gibi ak, ne de karayağız, belki ikisi ortası ve gül gibi kırmızıya bakar, beyaz ve berrak, mübarek yüzünde nur parlardı. Gözlerinin akında bile kırmızılık vardı. Dişleri inci gibi parlar, söylerken Onun dişlerinden nur saçılır, gülerken ağzı bir lâtif şimşek gibi ziya saçarak açılırdı.