Bu hatırayı,hadiseyi bizzat gözleriyle gören sahabi anlatır;
Medine valisi Salman Farisi,çok mütevazi idi.
Üzerindeki elbise,alalade bir müslümanın giydiği elbiseden farksızdı.
Aile içindeki durumu da böyle idi.
Birgün Medine çarşısından geçerken zenginlerden biri onu fakirbir hammal zannederek çağırdı.
Almış olduğu nevaleyi onun sırtına yükledi ve beraber yürümeye bşladılar.
Selmanın sırtında yük taşıdığını görenler koştular ve;
-Müsade buyurun biz taşıyalım dediler.
Selman hiç istifini bozmadan;
-Hayır,ben taşıyacağım,çünki adam sizi değil,beni bu işe tuttu.diye cevap verdi.
Eşya sahibi onun vali olduğunu anlayınca,rengi değişti ve ellerine kapanarak özür diledi.
Selmantebessüm ederek ona,'Hiç üzülmeyin,valilik ayrı şey,din kardeşine yardım etmek ayrı şey.
Ben yüklendiğim şeyi evinize kadar götüreceğim.
Birbirimize yardım etmek,zayıflerın elinden tutmak,hepimizin görevidir' dedi.
Ve İslamın gönüllere yerleştirdiği tevazuun manasını Ona öğretmeye çalıştı.
Yalnız Medineli zengin,Salmanı,hammal olarak tutuncayolda onunla biraz alay etmişti.
Hz.Salman ona son olarak şu öğüdü verdi;
'Bir daha Allahın kullarından hiç birini alaya alma,gördüğün her müslümanı kardeş bil.
Her müslümana karşı tevazu kanadını yerlere kadar indir.
Bizleri de böyle güzel hasletlerle beze Allahım.Amin