Bir masal vari hayat, bir varmış bir yokmuş..
Peki gerçek sevda nerede ?
Aciz insanlar mı?
Bil ki yüreğim, onlar bir gelmiş bir gitmiş..
Bulana dek aşkın gerçek yüzünü,
Sen hep böyle kalacaksın bir yanmış, bir sönmüş..
Evet şimdi emellerin kapında duruyor?
Peki yüreğim söyle bu halde varamazsan rabbe bunun ne değeri kalmış..
Belki geç oldu ama anladım, ne büyüyen bedenim, ne övülen aklım var imiş benim..
Yürek yaradana olan samimiyet imiş, her şey onda başlar onda bitermiş...
Dua nedir diye sorduğumda kendime.. Dua sadece O'nun bizden bir isteği.. Peki o istediğini boş geri çevirir mi???
Bizden dua etmemizi sıkıntılı anımızda sığınmamızı ondan yardım dilememizi istemişse bunun bir nedeni yokmudur?
Yaradan bilmiyor mu bizim vesvese veren nefsimizi? Bilmiyor mu şeytanın (haşa) "Bak rabbin seni bu günde yalnız bıraktı hani duaların kabulü" diye umudumuzu kırışını?
Biliyor, öyleyse bunda bir hikmet gizli...
Ne olmuş vermedi, ben biraz canım yansa da devam edemiyor muyum hayatıma?
Peki benim kazancım ne bundan diyorsun değil mi yüreğim?
Yarım salise sonundane olacağını biliyor musun?
Neden bu an için hayıflanıp duruyorsun?
Verdiğinde utancından kızarmayacak mısın?
Senin kazancın bu dünyanın senin olmadığını bilmen, senin kazancın acizliğini tanıman, senin kazancın acıları tadarak acı çekenlere ilaç olman..
Eğer yaradana kulluksa yürek, eğer kendini bilebilmekse yürek..
Küçüksün yüreğim, çok küçük...