'Ey âdem oğlu, dua senden icabet benden; istiğfar senden, bağışlamak benden; tövbe senden, kabul etmek benden; şükür senden, fazlasıyla vermek benden; sabır senden, yardım benden... Ne istedin ki Benden, sana vermedim.”
“BANA DUA EDİN, İCABET EDEYİM”
Bu konuya açıklık getiren diğer bir hadîs-i kudsî de şudur:
“Ben, kulumun zannı üzereyim. Artık dilediği gibi düşünsün!..”
Yâni siz dua ederken, o duanızın kesinlikle kabul göreceğini düşünürseniz, biliniz ki mutlaka isteğiniz meydana gelecektir!..
Nitekim, bu açıdan olaya bakıldığı içindir ki, önde gelen evliyâullahdan İmamı Rabbanî Ahmed Faruk Serhendî şöyle demiştir:
“Bir şeyi istemek, ona nâil olmak demektir; Zirâ Allahû Teâlâ kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez.”
Esasen dua etmek söz konusu olduğunda, bir şey isteyeceğimizde hemen şu âyet-i kerîmeyi hatırlamamız gerekmektedir:
“ALLAH İSTEMEDİKÇE SİZ İSTEYEMEZSİNİZ !.”
Peki, biz dua ettiğimiz zaman, kabul olur mu?..
Yâni, sizde ortaya çıkan bu istek, gerçekte Allah istemiş olduğu için sizde ortaya çıkmaktadır!.. Eğer, Allah istememiş olsaydı, siz dahi o şeyi isteyemezdiniz.
En kolay, en ucuz yâni bedâva, ve en tesirli şey DUA’dır. İşte bu yüzdendir ki, DUA için, `”mü’minin silâhıdır” buyurulmuştur.