MESNEVİ'DEN BEYİTLER
Her şey sevgilidir, aşıksa bir perde; diri olan
sevgilidir aşıksa bir ölü. Kimin aşka meyli yoksa
kanatsız bir kuşa döner; eyvahlar olsun ona.
Sevgilimin ışığı önde, artta olmadıkça nasıl önü-ardı
akıl edeyim ben? Aşk bu sözün söylenmesini ister; ayna
gammaz olmaz da ne olur? Aynan, biliyor musun, neden
gammaz değil? Yüzünden toz, pas silinmemiş, arınmamış
da ondan. [ I, 30-34 ]
Bu dünya bir dağdır, yaptıklarımızsa ses; ses
yankılanır, gene bize döner gelir. [ I, 215 ]
Bu riyazatlar, bu cefalar potanın, gümüşten posayı
ayırması içindir. İyinin, kötünün sınanması, kaynayıp
kötü tortudan ayrılması, üste ağması içindir altının.
[ I, 232-3 ]
Tanrı, bize yardım etmek dilerse gönlümüze, ağlayıp
inleme isteğini verir. Ne mutlu gözdür o göz ki onun
için ağlar; ne kutlu gönüldür ki onun için
yanar-kavrulur. Her ağlamanın sonu gülmektir; sonu
gören kişi mutlu bir kuldur. Nerde akarsu varsa orada
yeşillik vardır; nerde akan gözyaşı varsa oraya rahmet
gelir. [ I, 822-25]
Geminin içindeki su, gemiyi batırır; gemi altındakı
suysa gemiye arka olur. Malı-mülkü gönlünden sürmüştü
de bu yüzden Süleyman, ancak yoksul adını takınmıştı.
Ağzı kapalı testi, uçsuz-bucaksız denizin üstünde hava
dolu bir gönülle yüzer-gider. İçte yoksulluk havası
oldu mu insan, dünya denizinin üstünde eğleşir. Bu
dünya, tümden onun mülküdür de gönlünün gözünde hiçbir
şey değildir mal-mülk. [ I, 990-94 ]
Kim saygı sayarsa, saygı görür; kim şeker getirirse,
badem helvası yer. Temiz şeyler kimler içindir?
Temizler için. Sevgiliyi hoş tut, hoşluk gör; incit,
incin. [ I, 1500-1 ]
Söz söylemek için önce duymak, dinlemek gerek. Sen de
söze, dinlemek yolundan gir. [ I, 1636 ]
Yandım ben; birisi kavını tutuşturmak isterse benden
tutuştursun da çerçöpü alevlensin-gitsin. [ I, 1730 ]
Sel selliğini yapmaya, gürleyip akmaya başladı mı
başından kes seli; yoksa her yanı rezil eder, yıkar
gider. Fakat yıkılacakmış alem, varsın yıkılsın, gam
yemem ben; yıkık yerin altında padişahın definesi
bulunur. Tanrı'ya batmış kişi, daha da fazla batmak
ister; can denizinin dalgası gibi alt üst olmayı
diler. Denizin dibi mi daha hoş gelir ona, üstü mü,
onun oku mu daha güzeldir, kalkanı mı? A gönül,
neş'eyi beladan ayırd edersen, vesvese tarafından
paralanmış olursun. Dileğine erişmekte şeker tadı bile
olsa değil mi ki sevgili, dilekten vazgeçmeni istiyor;
vazgeç dilekten. A dost, aşıkların yaşayışı
ölmektedir; gönül vermedikçe gönlü bulamazsın sen.
[I, 1751-7;1759]
Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu
görmüştür. Böylece o mumun ışığı, yüz muma nakledilse,
o mumdan yüzlerce mum yakılsa, sonuncusunu gören bile,
asıl ilk mumu görmüş sayılır. Işığı istersen son
mumdan al; istersen can mumundan; hiçbir farkı yoktur.
İstersen son mumun ışığını gör; istersen geçmişlerin
mumunu gör. [ I, 1955-58 ]
Dinleyen, hem susuz, hem de arayıcı olursa, öğüt
veren, ölü bile olsa söyler. Dinleyen, yeni gelmiş,
usanmamış olursa, dilsiz bile yüz dilli kesilir.
[ I,2388-9 ]
Kadın. Tanrı ışığıdır, sevgili değil; kadın sanki
yaratıcıdır; yaratılmış değil. [I,2446]
Sevgi, acıları tatlılaştırır; çünkü sevgilerin temeli,
insanı doğru yola götürmektir. [I, 2591]
Sevgi, yalnız düşünce, tamamiyle mana olsaydı
namazının, orucunun şekilleri de yok olur-giderdi.
Dostların birbirlerine sundukları armağanlar bile
dostluğu belirten şeylerdir. Bu armağanlar, gizli
olan, görünmeyen sevgilere tanıklık etsin diye
sunulur. [I, 2636-8]
Tanrı'yı bir bilmek nedir? Kendini, o birin önünde
yakıp yandırmak. Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan
geceye benzeyen varlığını yakadur. Bakırı kimyada
eritir gibi varlığını, onun varlığında erit-gitsin.
İki elinle ben'e biz'e sımsıkı yapışmışsın; bütün bu
yıkıntılar ikilikten meydana gelmededir. [I, 3021-4]
Ana rahmindeki çocuk gibi azıcık oyna, kımılda da,
sana ışıkları gören duygular versinler. [I, 3192]
Kendini gören, birinin suçunu gördü mü, içinde
cehennemden bir alevdir, belirir. O ululanmaya da din
gayreti adını takar; kendindeki o ateşe tapan nefsi
görmez bile.
Herkesin ürktüğü, kaçtığı ölüme bile acı-acı
gülümserler. Kimsecikler, onların gönüllerine bir
zarar veremez; sedefe zarar gelir, inciye gelmez.
[I,3507-8]