Tersinden Okunan Hikaye
Her hikayenin tersinden bir okunuşu, her rüyanın tersine bir tabiri var. Kimse tek dünyaya ait değil çünkü. Ve hiç kimse tek hayat yaşamıyor. Bu yüzden bunca ölüm var.
Simurg’un tersinden okunuşu güzel zamanların güzel insanlarına acı veriyor elbet. Ama o tersinden okunuş,bazen yeniden kuruyor hikayeyi.
Ney zehir,hem panzehir, diyor Mevlana.
Varlığın esası yokluk, neş’e sitem anlamına geliyor Hamid’e göre:
Teşrih-i vücud kıl; Ademdir
Ta’mik-ı neşat kıl: Sitemdir
Yaşam ölüme dönüşüyor demek, ölüm yaşama. Gülüş ağlayışa, ağlayış gülüşe.
Doğru ,ateş gülzar değil midir Hz. İbrahim’de ve kimi gülşenler külhan kesilmez mi yeri gelince? Kimi ,zindan olup da gül bahçesi,gül bahçesine dönüşmez mi zindan? O,Yusuf’a aydınlıktır da,karanlık dışarıda kalanın payına düşer. Tutsak hüküm verir,hüküm giyer Züleyha. Efendi köledir dahası,köle efendi tahtından. Geda şeyhtir,şeyh geda. Sayyad şikar,şikar sayyad, kısacası.
Hacı Bayram Veli,bu ters okumalar içre,yangını dermanla bir tutmuyor mu?
Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm
Yanmada derman buldu bu gönlüm,
böyle demiyor mu?
Ve deniz karaya dönüşmedi mi Musa’ya ve kara,deniz kesilmedi mi Firavn’a?
Ben Leyla’yı bulduğumdan yahut kaybettiğimden beri,
diyor Sezai Karakoç. Leyla’yı bulmak çünkü onu kaybetmek anlamına geliyor. Kaybetmek de bulmak anlamına geliyor Leyla’yı, çölde bir suretin üzeri çizilmişse.
Değil mi ki vakti gelir suret aslolur,asıl suret. Mana mecaza dönüşür,mecaz manaya. An gelir derun zahir olur,zahir derun. Sırr aşikardır da,aşikar sırrolur birden.
Suret,bulmak. Suret,yitirmek. Ses yok oluş,ses var oluş. Yazı olmak ,yazı tükenmek. Bana yakın,benden uzak. Ben sen’imdir,sen bensin. Biz O’yuzdur;O,biz.
Süre gider tersinden okunan hikaye.
Doğrusu, hayat hikayedir kimi zaman;kimi,hikaye hayat. Yazar kahraman olur birden,kahraman öyküler yazar. Rüya gerçek olur bazen,bazen gerçektir rüya, bir ömrü hayal çiçeği aramakla geçirir Novalis.
Pervane ateşe koşar da ışığın cazibesine,yanıp kül olur sadece.Ateşin aydınlatmak için saçtığı ışık,pervaneyi yakıp kül eder her şeyden önce. Varlığı sağlayan,yokluğa nedendir artık. Yokluğu emreden,varlığın biricik sebebi. Çünkü aşk varoluş,çünkü yok oluş.
Aşk nefret,aşk merhamet. Bir bakışta gün kararır,bir bakışta gece aydınlanır. “Gün uzar yüzyıl olur”,bir an’a gelmez bazı bir gün.
Visal firak demektir,vuslat fıkrat. Fuzuli bunun için diyor ya,benim derdime kılacağın derman işte bana asıl dert odur. Öyleyse ,”Gittin,şimdi senle olma zamanı”.
Acıda sevinç,sevinçte acı? Sancı ilaç yazdırır,ilaç sancı.
Cevr lütuf olur kimi,kimi lütuf cevre dönüşür. Ümitsizlik ümidin varlığı anlamına gelir de,ümit ümitsizlik demektir düpedüz.
Fırtına limandır çünkü,liman fırtına. Işık karanlık ve bulmak yitirmek değil miydi bir başka açılımda? Hazine felaket getirir de,felakette hazine saklıdır. Kâr bela yazdırır,bela hanesine kaydolunur kâr. Zerre hayır,zerre şer,böyle değil mi?
Ölüm dirimdir,dirim ölüm. Mevlana için şeb-i arus (düğün gecesi) ölüm vakti. Kimi ölüler diriler değiller mi? Ve kimi diriler de ölü değil mi şimdiden? Küllerinden dirilir de kaknüs,varlığa hak kazanamaz bir türlü var olan. Var yoktur,yoktur var.
Güneş gecenin en karanlık ve soğuk vaktine doğar. En yüksek noktasını tutmuşken göklerin düşmeye başlar. Gün kararır,gece aydınlanır.
Yolun sonu,başıdır aynı zamanda,başlangıcı bitiş noktası. Nokta bitirir,nokta başlatır.
Süre gider tersinden okumalar.
Ez-cümle: Bir okumakla nizama girer hikaye,bir başka okumayla esasından bozulur. Bir bakışta gizli bütün mesele. Nereden bakarsanız,oradasınız. Bir bakışla kuruluyor kainat çünkü. Bir başka bakışla temelinden çözülüyor.
Bir dokunuşta yitip gider hayat. Bir dokunuşta geri gelir sessizce,bir başka dokunuşta yitirilmek üzere. Yine ve yeniden.
Belki tüm bunlar su ile ateş arasında bir yer olmadığından.
Hayat ile öykü arasında ve düş ile gerçek arasında bir yer.
Olmadığından.