KURBAN VE KURBAN BAYRAMI
Kurban, belirlenmiş bir hayvanı, belirli bir vakitte Allah rızası için kesmektir. Belirlenmiş hayvandan kasıt, “koyun, keçi, sığır ve deve gibi kurban edilmesi dinen caiz olan hayvanlar” dır. Belirli vakitten kasıt da Kurban Bayramı günleridir.
İmam-ı Âzam Ebû Hanife Rahmetullahi Aleyh Hazretleri'ne göre kurban kesmek müslümanlara vaciptir. Kur'an-ı Kerîm'den delil olarak “O hâlde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” âyetidir.
Fıkıh ulemâsı, kurbanın vücûbuna delil olarak bazı hadisleri gösterirler. Bunlardan bazılarını burada zikredelim:
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki:
“Kurban kesin. Zira o, babanız İbrahim'in sünnetidir.” Bir başka hadis-i şerifte de şöyle buyurmuştur:
“Hâli vakti yerinde olduğu hâlde (dinî ölçüye göre zengin sayıldığı hâlde), kurban kesmeyen kişi bizim musallâmıza (namazgâhımıza, mescidimize) yaklaşmasın!”
Kurban Kesmenin ÂdÂbı
Kurban kesiminde aşağıdaki hususlara riayet edilmelidir:
* Kurbanın, bayramın ilk üç gününden herhangi birinde kesilebileceği gibi ilk gününde kesilmesi çok daha faziletlidir.
* İmkânlar dâhilinde kurbanı, kurban sahibinin kesmesi efdaldır. Eğer bunu yapamıyorsa, bir Müslüman kardeşini vekil ederek kestirir.
* Kurban, kesilirken kıbleye doğru yatırılır, kesmeden önce şöyle dua edilir.
* “Allahım! Bu, sendendir ve sanadır.”
Sonra:
* “Ben, hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.”
* “Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içidir.” âyetleri okunur ve kesenler hep birlikte:
* “Bismillâhi Allahu ekber, Allahu ekber, lâ ilâhe illallahu vallahu ekber…” duası okunarak kurban kesilir.
* Kurbanı vekâleten kestiriyorsa, kestiren kişinin kesenle beraber:
“Bismillâhi Allahu ekber, Allahu ekber, lâ ilâhe illallahu vallahu ekber…” duasını okuması uygundur.
* Az önce mealleri verilen âyetleri bilmeyenlerin, hulûs-i kalple Allah'a yönelmiş olarak ve temiz bir niyetle: “Bismillâhi Allahu ekber, Allahu ekber, lâ ilâhe illallahu vallahu ekber…” demeleri de yeterli olur.
* Hayvanı kesecek bıçağın çok iyi bileylenmiş olması gerekir. Böylece hayvana eza verilmemiş olur.
Cabir Radıyallahu Anh Hazretleri'nin kurbanla ilgili Peygamber Efendimiz'den naklettiği bir hadis-i şerifte şöyle anlatılmaktadır:
“Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kurban kesme günü boynuzlu, semiz ve burulmuş iki koç kesti. Onları kesmek için yatırdığı zaman “Ben yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ben Allah'a şirk koşanlardan değilim; namazım, öteki ibadetlerim, sağlığım ve ölümüm bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ındır. O'nun ortağı yoktur. Ve ben müslümanlardanım. Yârabbi bu kurban sendendir, senin içindir. Muhammed'in ve ümmetinin adına ‘Bismillâhi Allahu ekber' dedi ve kurbanlarını kesti.”
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem:
“Kurbanlarınızdan yiyin, tasadduk edin ve biriktirin.” buyurmaktadır.
Bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre; bir müslüman kesmiş olduğu kurbanın etinden bir miktarını çoluk çocuğu ile yer, bir miktarını da yoksullara ve muhtaçlara dağıtır. Çoluk çocuğun, yani kurban sahibinin aile fertlerinin yediği kurban eti, hadiste geçen “biriktirmeye” tekabül eder. Her halükarda kurban kesen kişinin iki rekât namaz kılarak Cenâb-ı Hakk'a hamd-ü senâ etmesi, dua etmesi ve kurbanın Hak katında kabulü için yalvarması uygun görülmüştür.
KURBAN MÜJDESİ
Bir müslüman, samimi duygularla kurbanını keserse, kıyamet gününde bunun karşılığını kat kat görecektir. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu konuda şöyle buyurmaktadır:
“İnsanoğlu Allah nezdinde, kurban gününde kurban kesmekten daha sevgili bir iş işlememiştir. O kurban; kıyamet gününde boynuzları, postu ve tırnakları ile gelir. Kurban kanının Allah nezdinde büyük itibarı vardır. Kan akıp yere düşmeden kurban kabul olur. Kurbanı temiz ve hâlis bir kalp ile Allah'a takdim edin.”