Neden dualarım kabul olmuyor?

Yazan

içinde

Forumlar › Forumlar › Dua ve Aminler › Neden dualarım kabul olmuyor?

  • Bu konu boş.
14 yazı görüntüleniyor – 1 ile 14 arası (toplam 14)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1985
    gizem
    Ziyaretçi

    neden Allahım artık beni duymuyorsun?

    neden sıkıntılarıma derman olmuyorsun?

    neden bir yol açmıyorsun?

    neden artık benim yanımda değilsin?

    …

    neden, neden, neden …??!!

    sizce neden?

    ben nerde hata yapıyorum?

    isyan değil bu ama artık şüphe duymaya başlıyorum bilmiyorum

    noolursun Allahım beni bu saçma düşüncelerden kurtar

    bana bir yol aç, bir yol göster yardım et!

    eskisi gibi hep benim yanımda benimle birlikte olduğunu bileyim

    hissedebileyim bunu… lütfenn…

    artık canımı acıtma

    #69075
    kardelen34
    Ziyaretçi

    "Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı" başlıklı yazıyı oku kardeşim..Ana sayfadan yazılar bölümüne girersen orda var..

    Allah yardımcın olsun..

    #69076
    sedef
    Ziyaretçi

    inşallah olur inşallah.

    #69077
    MeLeK
    Ziyaretçi

    Senden aşağıda Hz. Hızır (a.s) ile ilgili yazılanları okumanı istiyorum.

    Allah ona yalvaran yakaran kullarını asla yanlız bırakmaz. İnan belki istediğin işte, dilediğinde bir şer var ve bu şekilde olması doğru olduğu için şu an bu durumdasındır.

    Belki şimdi üzülüyosundur ama hakkında hayırlı olanları yaşıosundur, bunu da sonra anlarsın belki…Sabret Sabret .. Sabrı sonu selamettir. Sana Ayetel Kürsi gönderiyorum, dirayetli olabilmen için. Allah'ım yardımcın olsun.

    Amin.

    H Z . HIZIR A.S.

    Hz. Mûsâ döneminde yaşamış ve peygamber olması kuvvetle muhtemel, hikmet ve ilim sahibi bir şahsiyet.

    Kur'ânı Kerîm'de, Hızır (a.s.)'in isminden açıkça bahsedilmez. Ancak Kehf Sûresi'nin 60-82. âyetlerinde yer alan Hz. Mûsâ ile ilgili kıssadan "Katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul…" (18/65) diye sözü edilen şahsın Hızır (a.s.) olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bizzat Peygamber Efendimizden gelen sahîh hadislerde bu şahsın Hızır olduğu açıkça belirtilmiştir (bk. Buhârî, ilm 16, 44, Tefsîru'l-Kur'ân, Tefsîru Sûrati'l-Kehf 2-4; Müslim, Fedâil 170-174).

    Bu rivayetlere göre bir gün Hz. Mûsâ isrâil oğulları arasında vaaz ederken ona kendisinden daha hikmet ve ilim sahibi kimsenin olup olmadığı sorulmuştu. Hz. Musâ: "Hayır, yoktur!" diye cevap verince Cenâb-ı Hak bir vahiyle Hz. Mûsâ'yâ Mecme'u'l-Bahreyn'de (iki denizin kavuşum yerinde) kullarından salih bir kul olan el-Hadir (Hızır)'in kendisinden daha âlim olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Hz. Mûsâ hizmetinde bulunan genç bir delikanlı ile Hızır'i bulmak üzere uzun bir yolculuğa çıktı. ikisi, iki denizin birleştiği yere ulaşınca, yolculukta yemek üzere azık olarak yanlarına aldıkları balıklarını unutmuşlardı ve Balık bir delikten kayıp denizi boylamıştı. Hz. Mûsâ oradan bir süre uzaklaştıktan sonra yemek için delikanlıdan balığı çıkarmasını istediği zaman balığın denize dalıp kaybolduğunu fârk ettiler. Hz. Mûsâ'nın Hızır'ı bulmasının alâmeti, bu balığın kaybolması olduğundan derhal oraya geri döndüler ve orada Hızır (a.s.)'i buldular. Bundan sonra Hz. Musa'nın Hızır ile, Kehf Sûresi 66-82. âyetlerinde anlatılan yolculuğu başladı.

    Hz. Musa'nın yolculuğunda azık olarak taşıdığı balığın Mecme'u'l-Bahreyn'de denize dalıp kaybolması, bazı rivayetlerde ve çeşitli İslâm milletlerinin folklorunda, bu arada Türk folklorunda da bu suyun âb-i hayat olduğu, ölüleri bile canlandıran, içenleri ölümsüzleştiren bir hayat iksiri olduğu seklinde izah olunmuş, burada balığın canlanıp denize dalması meselesinde bir peygamberin hayatının ve Cenâb-ı Hakk'ın kudretinin söz konusu olduğu unutulmuştur. Buna bağlı olarak, Mecme'u'l-Bahreyn bölgesinde yaşayan birisi olarak Hızır (a.s.)'a da ölümsüzlük isnâd edilmiş ve kendisine beser üstü güçler ve yetkiler verilmiştir.

    Hızır aleyhisselâma verilen ilmin mahiyetini anlayabilmek için Musa (a.s.) ile olan yolculuğunu Kur'ân-ı Kerîm kısaca şöyle anlatır: Hızır (a.s.), yolculukta karşılaşacakları olaylara Musa peygamberin sabredemeyeceğini kendisine hatırlatmış ve O'ndan sabır için söz almıştır (el-Kehf,18/66-70). Önce deniz sahilinde, yolculuk için bir gemiye binmişlerdi. Hızır (a.s.) bir balta ile gemiyi delince kaptan tamir için geri dönmek zorunda kalmıştır. Musa (a.s.) sabredemeyip söyle demiştir: "Gemiyi, yolcularını boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın" (el-Kehf; 18/71). Yolculuğun sonunda, ilk bakışta görünmeyen ve perde arkası bilgi niteliğindeki sebebi Hızır (a.s.) şöyle belirtir: "O, deldiğim gemi, denizde çalışan birkaç yoksulundu. Onu kusurlu yapmak istedim. Çünkü gemi yolculuğa devam ederse, ileride her sağlam gemiye el koyan bir kral (deniz korsanları) vardır" (el-Kehf, 18/79). Yolculuk sırasında, diğer çocuklarla oynamakta olan bir çocuğu öldürdü. Musa (a.s.): "Kısas olmadan, masum bir cana nasıl kıyarsın? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın, dedi" (el-Kehf,18/74). Küçük çocuğun bu erken yaşta vefat ettirilme sebebi Hızır (a.s.) tarafından şöyle açıklandı: "Öldürdüğüm erkek çocuğa gelince; onun anne ve babası mü'min kimselerdi. ileride onları isyan ve inkâra sürüklemesinden korktuk istedik ki, Rableri bu ölen çocuk yerine kendilerine ondan daha temiz ve daha merhametli birini versin" (el-Kehf, 18/80,81). Burada Cenâbı Hak'kın, anne-babanın hayırlı kimseler olması sebebiyle, ileride kendilerini üzecek, büyük sıkıntılara sokacak bir çocuğu erken yasta vefat ettirip, onun yerine daha hayırlı bir evlâdın verilmesinin, gerçekte o aile için " hayır" olduğuna işaret ediliyor.

    Yolculuğun üçüncü merhalesi Kur'an'da söyle anlatılır: "Musa ve salih kul yollarına devam ettiler. Sonunda bir köye varıp, halkından yiyecek istediler. Halk ise onları misafir etmek istemedi. Musa ve salih kul, orada yıkılmak üzere olan bir duvar gördüler, Salih kul hemen onu doğrultuverdi. Bunun üzerine Musa: "isteseydin buna karşılık bir ücret alırdın, dedi. Salih kul şöyle dedi: işte bu seninle benim aramızın ayrılması demektir. Sabredemediğin şeylerin içyüzünü sana anlatacağım" (el-Kehf, 18/77,78). Evi, ücretsiz tamir etmesini salih kul (Hızır) söyle açıklar: "Bu ev, şehirde iki yetim çocuğun idi. Duvarın altında kendilerine ait bir hazine vardı. Bunların babaları salih bir kimseydi. Rabbin, onların rüştlerine erip, hazinelerini bizzat kendilerinin çıkarmalarını istedi. Bu Rabbinden bir rahmettir. Ben bunları kendiliğimden değil, Allâh'ın emriyle yaptım. işte, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur" (Kehf 18/82).

    Bu hikmetlerle dolu yolculuktan, insanların günlük hayatta karşılaştıkları bir takım olayların, bazan büyük felaketlerin bir görünen yüzünün bir de asıl perde arkasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bazen şer olarak görülen olayların arkasından büyük hayırların ortaya çıktığı görülmektedir. Âyet-i Kerîmelerde söyle buyurulur: "Hoşumuza gitmediği halde, savaşmak size farz kılındı. Belki de hoşumuza gitmeyen bir şey sizin için daha hayırlıdır. belki hoşunuza giden bir şey de sizin için daha kötüdür. Allah bilir siz ise bilmezsiniz (el Bakara, 2/216). "… Eğer karılarınızdan hoşlanmıyorsanız. olabilir ki, hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah, sizin için çok hayır takdir etmiştir. " (en-Nîsâ, 4/19). Rasûlullah (s.a.s.), Hızır(a.s.)'in ilmiyle ilgili olarak, gemi yolculuğu sırasındaki bir konuşmayı söyle nakleder: "Bir serçe, denizden gagasıyla su alıp, gemiye konmuştu. Hızır (a.s.) bunu Hz. Musa'ya göstererek şöyle dedi: Allah'ın ilmi yanında, benim ve senin ilmin, su serçenin denizden eksilttiği su kadar bir şeydir

    #69078
    Merlin23
    Ziyaretçi

    ALLAH AÇOILAN HİÇBİR ELİ GERİ ÇEVİRMEZ UNUTMA KERDEŞİM ASLA HAYIRLI VAKTİ BEKLİYORSUNDUR ACELE TEME RABBİMİN SABREDEN KULLARINDAN OL AMİN.

    #69079
    fatmafatma
    Ziyaretçi

    papatyacım, inan ki aynı şeyleri ben de düşünüyorum ve isyan etmemeye çalışıyorum, inan ki çok zor,onca duama rağmen hala aynı noktadayım, ne ileri ne geri.. ama sabretmemiz lazım. sabır kardeşim sabır..

    #69080
    Sibel
    Ziyaretçi

    öle deme canm benim allahın gücüne gider sabret muhakkak mükafatını alacaksın

    #69081
    zeze
    Ziyaretçi

    kardeşim aynı şeyleri bende yaşıyorum hatta bazen allah tarafından lanetlendiğimi bile düşünmüşümdür ama yaşıyorsak hala bir umut var belkide bu da bizim sınavımız sabır et ve ne olursa olsun unutma ondan başka bizi herşeyimizle bilen kimse yok kardeşim seni çok iyi anlıyorum ve yüce rabbimden sana ve hepimize sabır diliyorum inşallah en kısa zamanda atalatırsın canım benim amin.

    #69082
    MAHZUN
    Ziyaretçi

    HER DUANIN BİR ZAMANI VARDIR.

    SEN RABBİMDEN AYRILMA, İNŞAALAH DUANA İCABET EDECEKTİR.

    DÜNYADA ,YADA AHİRETTE

    RABBİMİN HAZİNESİ GENİŞ ALLAHA EMANET OL

    1 AYETEL KURS-İ SENİN İÇİN

    HEYBEYE İLAVE EDİN

    #69083
    nurcan
    Ziyaretçi

    ALLAH KENDİSİNE AÇILAN ELLERİ GERİ ÇEVİRMEKTEN HAYA EDER KARDEŞİM SABIRLI OL ALLAH YARDIMCIN OLSUN

    #69084
    ceylan
    Ziyaretçi

    (Duam kabul olmadı) demek yanlıştır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Dua edenin ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, yahut ahirette mükafatını bulur.) [Deylemi]

    http://mucize.net/forum/topic/1897?replies=51

    bu sayfaya istersen bir göz at belki sana faydası dokunur

    Rabbim hayırlar ihsan etsin

    #69085
    papatya
    Ziyaretçi

    yoluma ışık tuttunuz hepiniz

    Allah razı olsun sizlerden

    Allah dualarımızı kabul etsin, bizleri şaşırtmasın, doğru yolundan ayırmasın inşa'Allah

    okuduğun duaların 2 katı sevabı sizin olsunn

    ve yoluma ışık tutan kalbiniz hiç kırılmasın

    #69086
    Cennet
    Ziyaretçi

    Kardeşim zamanını bekle. Sabır en büyük ibadetlerden bitanesidir, sabrın sonu selamet.

    #69087
    estel
    Ziyaretçi

    dua dostum nerden biliosun ki belki ettigin dualr senin için hayırlı diildir.insan geleceginde ne var nerden bilebilir ki.hiç böyle düşünme zamanı gelmemiştir daha sabırlı ol.

14 yazı görüntüleniyor – 1 ile 14 arası (toplam 14)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

Daha fazla yazı